{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2298 Esas<br>KARAR NO: 2025/988 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2022/209 Esas- 2022/826 Karar<br>TARİH: 03/10/2022<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalının müvekillerine ticari ilişkiye dayalı faturalar ve cari hesaptan kaynaklı oluşan borcunu ödemediğini, bu nedenle hakkında icra takibi başlatıldığını, açılan icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 03/10/2022 Tarih, 2022/209 Esas- 2022/826 Karar sayılı kararında;\"Dava, faturadan kaynaklı cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.İİK'nın 67. Maddesinde itirazın iptali davası düzenlenmiş olup maddede takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği, davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde borçlunun takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının,  diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir. İtirazın iptali davaları icra takibine ve takipteki sebebe sıkı sıkıya bağlı davalar olup takipte hangi sebebe ve miktara dayanılmış ise yargılama da o miktar ve sebep üzerinden yürütülür. Öyle ki itirazın iptali davalarında ıslah yolu ile müddeabihin arttırılması da mümkün değildir. Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının  ...Ltd. Şti., borçlunun ..., alacağın faturadan kaynaklı  17.773,21-TL asıl alacak ve 606,90-TL faiz cari hesap alacağı olduğu, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve alacaklı tarafından İİK 67 de belirtilen yasal bir yıllık itiraz süresinde davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava  TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabuluculuğa başvuru şartının sağlandığı ve arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup davalının tuttuğu işletme hesabı defterini incelemeye ibraz etmemesi sebebiyle yalnızca davacı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış ve inceleme neticesinde davacının defterlerini usulüne uygun tuttuğu dolayısıyla sahibi lehine delil olma vasfı taşıdığı anlaşılmış,davacının ticari defter kaydı,BS bildirimi,satış ve irsaliye faturalarının birbirini teyidi neticesinde  davalıdan 17.773,21-TL fatura alacağı bulunduğu ve dosya kapsamında davalı tarafından ödeme ve benzeri borcu sonlandırıcı belge sunulmadığı anlaşılmış olduğundan asıl alacak yönünden ve fatura tarihleri ile takip tarihi arasında 606,90-TL faiz işlemiş olduğu anlaşıldığından faiz yönünden davanın kabulüne, alacağın likit olması ve davalının itirazında haksız olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve tarafların tacir olması sebebiyle asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, ''Davanın   KABULÜ ile, Davalının Büyükçekmece ... İcra Dairesi ...E ssayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 17.773,21-TL asıl alacak ve 606,90-TL faiz üzerinden takibin aynen devamına, Devamına karar verilen  17.773,21-TLalacağa  takip tarihinden itibaren reeskont avans faiz uygulanmasına' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin maalesef davadan haberdar olmadığını ve davanın müvekkilinin gıyabında yürüdüğünü, neticeten da davanın kabul edildiğini, davacının; müvekkiline söz konusu malları teslim etmediğini, herhangi bir teslim tutanağı vs. olmadığını, buna rağmen davacının, müvekkilinin boşluğundan faydalanarak davayı yürüttüğünü ve sonuç aldığını; Gerek mahkeme gerekse de bilirkişi tarafından malların teslim edildiğine dair bir ibare bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini beyanla Yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda ‘davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davalının davadan haberdar olmadığı ve yargılamanın yokluğunda yürütüldüğü, davacının davalıya herhangi bir mal teslim etmediği, bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda bu yönde bir tespit yapılmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından; dava dilekçesinde davalının adresinin \"... Mah. ... Sk., No:..., İç Kapı no: ..., Karabağlar/İzmir\" olarak gösterildiği, bu adrese dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini gösterir tebligat çıkarıldığı, 21/03/2022 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, davalının usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermediği, icra takip dosyasındaki davalı borçlu adresinin aynı adres olduğu ve davalının bu adrese yapılan ödeme emri tebliğine binaen borca itiraz dilekçesi sunduğu, Mahkemece 03/10/2022 tarihli duruşmada verilen bilirkişi inceleme kararı ile bilirkişi raporunun da davalının aynı adresine tebliğ edildiği, bu itibarla davalının davadan haberdar edilmediği ve yokluğunda yargılama yapıldığına dair istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Somut olayda; davacı tarafından fatura konusu malların davalıya teslimine dair sunulan irsaliyenin teslim alan kısmının isim yazılmaksızın imzalandığı, imzanın davalıya ait ve sevk irsaliyesinin tüm faturalar için düzenlenmiş olup olmadığının anlaşılamadığı, Mahkemece bu hususun araştırılmadığı ve davalının irsaliyedeki imza yönünden isticvap edilmediği, 2 nolu duruşmada tarafların ticari defterleri üzerinde 18/07/2022 tarihinde bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmelerine karar verilmekle birlikte, verilen sürenin kesin süre olmadığı, ayrıca taraflara ibrazdan kaçınmanın sonucu olarak diğer tarafın defterlerindeki kayıtların delil olarak esas alınacağının ihtar edilmediği, bu şekilde malların teslim edilip edilmediği belirlenmeksizin, yalnızca davacının ticari defterlerindeki kayıtlara göre düzenlenen bilirkişi raporunun esas alınması ile davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmış, davalı vekilinin bu kısma yönelik istinaf sebebi haklı bulunmuştur. Buna göre Mahkemece, sevk irsaliyesinin aslı veya okunaklı suretinin dosyaya ibrazı sağlanarak tüm faturalar için düzenlenmiş olup olmadığının tespiti, davalıya, adresi itibariyle ilgili talimat mahkemesi aracılığı ile ibraz edilen irsaliyenin okunaklı sureti eklenmek suretiyle teslim alan imzasının kendisine ait olup olmadığı hususunda beyanının alınması için  HMK'nın 171. maddesine uygun isticvap davetiyesi çıkartılıp beyanının alınması, imzanın kabul edilmemesi ve/veya sevk irsaliyesinin tüm faturaları kapsamaması halinde yine talimat mahkemesi aracılığı ile davalı tarafa dava ve takip konusu edilen alacağın ilişkin olduğu yıllara ait ticari defterlerini ibraz etmesi, etmediği taktirde sonuçlarının ne olduğu ihtaratını içerir kesin süreli davetiye çıkartılıp defter ve kayıtları üzerinden bilirkişi raporu alınması ve alınacak raporun tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmesi, ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde ise ihtarın sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;  Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/10/2022 tarih ve  2022/209 Esas ve 2022/826 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5383f0f2bafc359d","SID":"64462e0b67d0a093"}}