{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   14. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C<br>B U R S A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:...<br>KARAR NO\t...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 18/01/2021<br>NUMARASI\t:...<br>\t  ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  ...<br>\t  Av. ...<br>\t  ...<br>\t  Av. ...<br>...<br>DAVALI\t: .......<br>VEKİLİ\t: Av. ......<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 13/09/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/09/2023<br>Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda;<br>İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ: <br>       Davacı vekili, elektrik mühendisi olan müvekkilinin firması ... Mühendislik çatısı altında yenilebilir enerji sistemleri kurulumu ve tasarımlarına proje, mühendislik ve danışmanlık hizmeti vermekte olduğunu, bu kapsamda davalı şirkete güneş enerji sistemlerinin elektrik tesisatları ile ilgili çeşitli proje çizimleri yapıldığını, projelerin teslim edildiğini, proje onaylarının alındığını ve resmi merciler nezdinde kullanıldığını, müvekkilince yapılan bu projeler bazında 9 adet fatura düzenlendiğini, söz konusu faturalar davalı tarafa ihtarname ekinde gönderilmişse de iade edildiğini ve bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, müvekkilinin daha önce de davalı şirkete aynı kapsamda hizmet verdiğini ve projeler çizdiğini, söz konusu hizmete ait fatura bedellerinin ödendiğini, ayrıca davalının icra takibine itirazından sonra da bir hizmet verildiğini ve bedelinin ödendiğini, hazırladığı projelerin bir taraftan uzmanlık gerektiren diğer tarafından ilgili resmi merci tarafından yetkilendirme yapılması kaydıyla hazırlanıp ilgili kuruma sunulabilen projeler olduğunu, ayrıca proje müellifinin projeyi gerçekleştirecek olan şirketin %51 ortağı olması ya da büro tescil belgesi ile belgelendirilen mühendislik bürosunun sahibi olması gerektiğini, projelerin ... Mühendislik Danışmanlık büro tescil belgesi ile kurumlara sunulduğunu, müvekkili davalı şirket ortağı olsa da  şahıs firması aracılığıyla hizmet akdi bulunduğunu, proje belgelerinde de proje müellifinin kendi firması olduğunun yazılı olduğunu, davalı şirket çalışanlarının proje hazırlama yetki ve yeterliliklerinin bulunmadığını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>       Davalı vekili, dava konusu projelerin fatura tarihlerinden en az 13 ay önce başladığını, dolayısıyla faturaların yasal sürede düzenlenmediğini, davacının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, müvekkili şirketin ücretli personelleri tarafından hazırlanan projeler için davacının ücret istemekte olduğunu, müvekkiline karşı sadakat borcu olan davacının sadece imza attığı projelere ilişkin ücret isteyemeyeceğini, davacının şirkete ortak edilmesindeki temel amacın bu konudaki tecrübesi olduğunu, söz konusu projelerde hiçbir emek sarfetmediğini, projelerin müvekkili çalışanlarınca hazırlandığının davacı tarafça delil olarak dayanılan proje onay belgelerinde de yazılı olduğunu, davacının müvekkili şirket tüzelkişiliğini temsilen bu imzaları atmış olması nedeniyle TBK 135.maddesi uyarınca alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiğini, dolayısıyla borcun ortadan kalktığını, davacı iddialarının hakkın kötüye kullanılması kapsamında olduğunu, zira şirketin tüm sermayesinin şirket müdürü Murat Kılıç tarafından yatırıldığını, şirkete mesleki tecrübesi nedeniyle ortak edilen davacının kendisinden beklenen emeği ortaya koymadığını, TTK 581.maddesi hükmü gereğince davacının olası emeklerinin sermaye sayılamayacağı sabit olmasına karşın davacıya hisse verilmesindeki temel amacın bu olduğunun açık olduğunu, davacının hak etmediği halde şirketten bir çok ödeme aldığını, müvekkilinin projelerinden de işletme sorumlusu sıfatıyla sabit ücret kazanmaya devam ettiğini, davacının şirket ortaklarınca tasfiye kararı alınmasının tartışıldığı dönem içerisinde kişisel menfaati yönünde bu faturaları düzenlediğini, davacının bu süreçte ortaklıktan çıkma davası da açtığını, önceki tarihlerde düzenlenen faturaların davacının fiili ve hukuki yönetim yetkisiyle kendisi tarafından muhasebe kayıtlarına alındığını, zira noterde düzenlenen vekaletname ile kendisine yetkiler verildiğini, güven duygusu içinde o dönem bu işlemlerin denetlenmediğini  savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: <br>       Mahkemece, davacının faturalara konu elektrik tesisat projeleri çizimi edimini yerine getirdiğini yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacının aynı zamanda davalı şirketin ortağı olduğu ve bir dönem davalı şirketin yöneticiliğini de yaptığı, taraflar arasında takibe ve davaya konu faturaların davalı tarafça kabul edilmeyip davacıya iade edildiğinde ihtilaf bulunmaması nedeniyle defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmediği, davacının iddiasına delil olarak sunduğu Tedaş'a sunulan Ges projelerine ilişkin bir kısım belgelerde proje sorumlusu olarak davacının isminin yazmakta, kaşe ve imzası bulunmakta ancak belgelerde  projeyi çizen kısmında davacı çalışanlarının isminin bulunmakta olduğu, davacının 21/03/2019 tarihli cevaba cevap dilekçesinde mail yazışmalarına atıf yaparak, bir kısım projelerin kendisi tarafından çizilmediğini belirttiği, bu projelere ilişkin belgelerde de proje sorumlusu olarak davacının ismi yazmakta ve imzası bulunmakta ancak belgelerde  projeyi çizen kısımda üçüncü kişilerin isminin bulunmakta olduğu, dolayısıyla davacı beyanına göre sonuca varılamayacağı, takibe dayanak faturalardaki işlere ilişkin sunulan projelere ait belgelerde proje sorumlusu kısmında davacının isim kaşe ve imzasının bulunmasının iddianın ispatı için yeterli bir delil olmadığı, takibe dayanak faturalardan önceki tarihlerde düzenlenen projelendirme faturalarının ise davacının davalı şirkette fiili ve hukuki yönetim yetkisinin bulunduğu dönemde muhasebe kayıtlarına alındığı, dolayısıyla davacı tarafın bu önceki faturaların davalı tarafça kabul edildiği iddiasının davaya dayanak yapılan faturalara ilişkin edimin yerine getirildiğine karine teşkil etmeyeceği, ayrıca önceki döneme ait faturaların dava konusu olmadığı,  iddianın tanıkla veya teamüllerle ispatının mümkün olmadığı, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>     Davacı vekili, mahkemece davaya konu uyuşmazlığın esasının tespit edilemediğini, müvekkili davalı şirketin ortaklarından biri olup, gerçekleştirmekte olduğu elektrik mühendisliği mesleği ile şirkete hizmet sunduğunu,  davalı şirketçe gerçekleştirilen Güneş Enerji Sistemi projelerinin neredeyse tamamının müvekkilinin TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası tarafından verilen yetkisi çerçevesinde ilgili kurumlara sunulduğunu ve projelerin hayata geçirildiğini, davalı şirkete projelendirme hizmetinin sunulabilmesi ve yetkili kurumlarca bu projelerin kabul edilebilmesi için hizmeti sunan kişinin TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen 1 kV üstü ve 1 Kv altı tescil belgesinin ve TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen büro tescil belgesinin bulunması gerektiğini,  müvekkilinin yetkili kurumdan almış olduğu tescil belgesi ve büro tescil belgesi ile davalı şirketçe uygulaması yapılacak işleri projelendirdiğini,  ancak mahkemece bu hususların dikkate alınmadığını, kararın doğru olabilmesi için anılan proje kapaklarında projeyi çizen olarak ismi geçen kişilerin tek başlarına bu projeyi tamamlayabiliyor olması gerektiğini, oysa projeyi çizen kişinin yetkili kurumlar çerçevesinde hiçbir ehliyetinin bulunmadığını, bu projelerin müvekkilinin imzası ve belgeleri olmaksızın uygulanabilir hale gelmediğini, uzmanlık gerektiren bir konu olan bu hususların Elektrik Mühendisleri Odasından sorularak yahut bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespiti mümkün iken, mahkemece delilleri değerlendirilmeksizin ve toplanmaksızın karar verildiğini, <br>      mahkemece davanın hukuka ve hakkaniyete uygun şekilde aydınlatılabilmesi bakımından gerekli delillerin toplatılmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, davanın sadece defter incelemesine yönelik değil başkaca hususlarda ve özellikle uzmanlık gerektiren elektrik mühendisliği uygulamaları noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerektiğini,  mahkemece müvekkilinin sadece davalı şirket ortağı olmasından yola çıkılarak bir hüküm oluşturulduğunu, <br>       mahkemece hatalı gerekçelendirme yapıldığını, mahkemece müvekkilinin bir dönem yöneticilik yaptığının belirtildiğini, ancak hangi tarihlerde, hangi belgeye dayanarak, hangi yetkilerle yönetici olduğunun açıklanmadığını, müvekkilinin davalı ... hukuken ve fiilen yönettiği dönemde düzenlediği faturaları kabul ettiği yönünde gerekçeli kararda yer alan gerekçenin de  tamamen gerçek dışı ve hatta hayali olduğunu, müvekkilinin 18/08/2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde şirket müdürlüğünün sona erdirildiğini, yerine şirket müdürü olarak Murat Kılıç’ın atandığını,  halbuki davalı şirkete kesilen ve davalı tarafça müvekkiline ödenen faturaların 2015 yılı itibari ile söz konusu olduğunu, hatta ortaklıktan çıkma aşamasında dahi müvekkilince kesilen faturaların ödemelerine devam edildiğini, 24/10/2018 tarihinde kesilen fatura bedelinin ödendiğini,  müvekkilinin fiilen ve hukuken nasıl şirketi yönettiğinin asla anlaşılamadığını,<br>      cevaba cevap dilekçelerinde bir takım projelerin müvekkili tarafından çizilmediğinin belirtilmesinin söz konusu olmadığını, anılan projelerin davaya konu alacak iddiası ile ilgisi olmadığının belirtildiğini,  15/12/2020 tarihli dilekçede de yalnızca bu projeleri ve bu projelerin ne surette yapıldığını ve neden alacak iddialarına konu edilmediğini açıkladıklarını belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>     HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.<br>     Dava, birden çok faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br>     Davacı, ortağı olduğu davalı şirket için yine sahibi olduğu ..... Mühendislik Danışmanlık firması nezdinde elektrik projeleri hazırlama işi yaptığını, davalı şirketçe daha önce düzenlenen fatura bedelleri ödenmekte iken dava konusu faturaların bedellerinin ödenmediğini ileri sürmüş; davalı ise, davacının projelerde davalı ... temsilen imza attığını, projelerin davacı tarafından değil dava şirket çalışanları tarafından çizildiğini, davacının herhangi bir emek sarfetmediğini savunmuş, buna karşılık davacı ise, projeyi çizen personelin tek başına yetki ve yeterliliğinin bulunmadığını, bu projelerin kendisine ait şahıs firmasının imzası ve belgeleri olmaksızın uygulanabilir hale gelmediğini, proje müellifinin kendisinin firması olduğunu ileri sürmüştür.<br>     Davacı, taraflar arasında elektrik projeleri hazırlanması konulu eser sözleşmesi bulunduğunu ileri sürmekte olup, sözleşme ilişkisi kurulması hukuki işlem niteliğinde olduğundan diğer sözleşme türlerinde olduğu gibi TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinde de, taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu hususu yazılı delille veya ikrar, yemin, ticari defterler gibi diğer kesin delillerle ispatlanmalıdır. <br>     Davacı delil olarak proje dosyalarından bir takım belgeler sunmuş olup, incelendiğinde, 2015 tarihli geçici kabul tutanaklarında tesisin projesini yapan elektrik mühendisi olarak davacının isminin yazılı olduğu, proje tasdik belgelerinde projeyi çizen kısmında bazen davacının bazen farklı şahısların isimleri bulunsa da belgeler üzerinde  davacının şahıs firması Durma Mühendislik Danışmanlık firmasının kaşesi ve imzasının bulunduğu, ilgili belediye yazılarında elektrik projesi hazırlama ve onaylamada davacı firmasının yetkili olduğunun  belirtildiği görülmüştür.<br>     Dosya kapsamından davacının aynı zamanda davalı şirketin ortağı olduğu ve kısa bir dönem müdürü olduğu, ancak 07/08/2014 tarihinden beri şirket müdürünün dava dışı Murat Kılıç olduğu, bununla birlikte davalı şirket tarafından davacıya ..... 5.Noterliği’nin 17/09/2014 tarih ..... yevmiye sayılı vekaletnamesi ile mal alma, satma ,sözleşme imzalama ve feshetme, ticari defter ve belgeleri sunma vb. konularında yetkiler verildiği anlaşılmaktadır. <br>     Öte yandan dosya kapsamında davalı şirket ana sözleşmesine rastlanılmadığından, taraflarca davacı ortağa, şirkete karşı asıl yükümlülüğü olan sermaye koyma borcu  dışında, şirketin iştigal konularına ilişkin danışmanlık hizmeti verme veya proje hazırlama gibi  ek(ikincil) bir yükümlülük getirilip getirilmediği anlaşılamamıştır.<br>     Yine iş bu davaya konu edilmeyen  önceki tarihli faturaların düzenlendiği dönemde davacının davalı ... fiilen yönettiği ve faturaları ticari defterlere kendisinin kaydettirdiği ileri sürülmüş ve mahkemece bu iddia haklı bulunmuş ise de, “fiilen yönetme” iddiasının ne şekilde haklı bulunduğu gerekçelendirilmeden karar verilmesi hatalı olduğu gibi, yukarıda sözü edilen vekaletnamedeki yetkilerin kapsamı değerlendirilmeden ve  iş bu davaya konu icra takibinden sonra düzenlendiği anlaşılan 24/10/2018 tarihli fatura bedelinin de ödendiği iddiası üzerinde durulmadan karar verilmesi de doğru görülmemiştir.<br>    Ayrıca davacı firmasının kaşesi bulunduğu halde faturalandırılmayan bir takım projeler olduğu anlaşılmakta olup, davacı tarafça bu hususa ilişkin 15/12/2020 tarihli dilekçede bir takım açıklamalarda bulunulmuş, bu projelerin tamamlamaya yönelik ikincil projeler olduğu, bu nedenle faturalandırılmadığı belirtilmiş ise de, mahkemece bu açıklamalara ilişkin bir değerlendirmede de bulunulmamıştır.<br>    Yine davalının cevabında ileri sürdüğü “davacının davalı şirketin projelerinden işletme sorumlusu sıfatıyla sabit ücret kazanmaya da devam ettiği” yönündeki iddiasının da açıklığa kavuşturulması gerektiği açıktır.<br>     Üstelik iş bu davadaki uyuşmazlığın çözümü hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği halde, bu yönde bir inceleme yaptırılmadan karar verilmesi de hatalıdır.<br>    Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan hususların açıklığa kavuşturulması, bu kapsamda davacının şahıs firması olan Durma Mühendislik Danışmanlık firması ile davalı şirket arasında şifahi olarak elektrik projeleri hazırlanması hususunda akdi bir ilişki kurulup kurulmadığı, davacı firması ile projeyi çizen şahısların yapmış oldukları işin ve yetkilerinin kapsamı, önceki ve sonraki faturalara ilişkin taraflar arasındaki fiili uygulama tespit edilip,  buna göre davacının söz konusu fatura bedellerine hak kazanıp kazanmadığının tespiti için, konusunda uzman elektrik mühendisi bir bilirkişi ile mali müşavir bilirkişiden, faturaların dayanakları olan tüm belgeler, tarafların ticari defter ve kayıtları ve davalı şirket ana sözleşmesi üzerinde de inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>    Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a/6 maddesi uyarınca hükmün kaldırılmasına ve yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçe ile;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ... 1.Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 18/01/2021 tarih, ... esas ve ... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>     Dairemiz kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>    2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>     3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>     4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinafa başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>       Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-g hükmü uyarınca  KESİN olmak üzere 13/09/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01cf2d65e1a0a241","SID":"6e3f4fb9ba45fd3e"}}