{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   14. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:...<br>T.C<br>B U R S A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t:...<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t :...<br>ÜYE\t\t ...<br>ÜYE\t\t : ...<br>KATİP\t\t :...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t : ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t : 22/10/2020<br>NUMARASI\t\t :...<br><br>DAVACI\t: V...<br>VEKİLİ\t: Av. V<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t:20/09/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:27/09/2023<br>Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda;<br>İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ: <br>Davacı vekili, ..., ... Mahallesinde yapılacak olan binanın işlevinin Çocuk Hastanesine dönüştürülmesi için davalının bir mimarlık ofisi ile anlaşma sağladığını, ancak müvekkil şirketle de uygulayıcı sıfatıyla çalışmak istediğini, tarafların çocuk sağlık tıp merkezi yapılması hususunda hizmet ortaklığı için sözlü bir şekilde anlaşmaya vardıklarını, müvekkilinin işletmenin istekleri ve gerekleri doğrultusunda uygulama yaparken kullanılabilecek detayda ;mimari proje  ,elektrik projeleri, mekanik projeler ve çelik arakat-statik projeler ve iç mekan uygulama görselleri olmak üzere çeşitli çalışmalar yaptığını, 2015 yılı Ocak ayında tarafların görüşmelere başladıklarını ve kısa süre sonra “mevcut binanın işlerliğinin Ayakta Tedavi Merkezine dönüştürülmesi” için gerekli tüm çalışmaların başlaması için şifahen anlaşmaya vardıklarını, e-posta yazışmaları ile verilen hizmetin ve sürecin açık şekilde anlatılmakta olduğunu, müvekkilinin tüm uygulama projeleri, bu projelere ait tüm disiplinlerde kullanılacak malzeme seçimleri, malzemelerin uygulama tarifleri ve teknik şartnamelerin hazırlanması, birim fiyat tariflerinin hazırlanması, tam tekmil ihale dosyası oluşturulması işlerini davalı için talebi üzerine yaptığını, her yapılan iş için davalı şirketin proje sorumlusu olarak atanmış olan ... ... hanımın talepleri doğrultusunda tüm disiplinlere ait yetkililerin katılımıyla toplantılar düzenlendiğini, proje ve dosyalar hazırlandığını ve keşif-metrajlar oluşturulduğunu, şartname ve birim fiyat tarifleri hazırlandığını, daha sonrasında mükerrer seferler revizyon istendiğini ve hem tüm projeler hem de diğer yazılı dokümanlarda istenen revizyonların defalarca yapıldığını ve teslimatların yapıldığını, Ocak ayında başlayıp Ağustos ayına kadar süren görüşmeler, yapılan toplantılar ve sunulan çözümler ve projelerin davalı yanca alınıp  beğenilip kullanıldığını, fakat kötü niyetli olduğunu düşündükleri davalı firmaca yapılan işlere “ruhsat alamadık / kiralamada sorunlar çıktı vb.” bahaneler bulunarak ana sözleşmenin imzalanmadığını,  ancak gerek tanık anlatımları gerek e posta yazışmalarından da anlaşılacağı üzere arada sözlü bir hizmet anlaşmasının bulunduğunu, ayrıca sözleşme görüşmeleri  sırasında dahi tarafların sorumluluklarının bulunduğunu, doktrinde \"culpa in contrahendo\" olarak adlandırılan bu tür sorumluluğun da tazminat talebine dayanak yapılabileceğini, bu yönde Yargıtay kararlarının da bulunduğunu, müvekkili mimari proje ve keşif metraj çalışmaları ile ihale dosyası çalışması yaparken, bu hizmeti tamamlayan diğer işler için başka ekipler ile çalıştığını, müvekkili tarafından kurulan bu ekibin davalı ile çeşitli günlerde toplantılar yaptığını, toplantılar sonrasında aylar süren çok derinlikli uygulama hedefli çalışmalar yapıldığını, proje ve ihale dosyası hazırlanan bu süreçte Pedmer tarafından yapılan ihaleyi alan müteahhit firma için yol haritası olacak tüm projeler ve şartnamelerin müvekkili tarafından kurulan bu ekip tarafından yapıldığını,  dava sırasında ehil bilirkişilerce tespit edilecek hususlar için alacak ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle fatura bedelini davalıdan talep etmekte olduklarını, dava sırasında ortaya çıkacak hizmetlerin ilgili meslek kuruluşundan rayiç bedel tespit edilmesi ile net rakamın ortaya çıkacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 23.600,00  TL olan alacak için davanın kabulü ile tespit edilen hizmet bedelinin ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>       Davalı vekili, müvekkilinin söz konusu binanın Sağlık Bakanlığı ve Bayındırlık Bakanlığı Yönetmeliklerine göre yapılması ve izinlerinin alınabilmesi için aynı anda 10 farklı mühendislik firması ile görüşmeler yaptığını, davacının da bu ön çalışma yapan firmalardan biri olduğunu,  tüm mühendislik şirketlerinin de birbirinden haberinin olduğunu, yapılan tüm çalışmaların elektronik posta yoluyla yapıldığını ve proforma faturaları ile uygulama projelerinin gönderildiğini, ancak davacı dışında hiçbir firmanın fatura düzenleyerek ücret talebinde bulunmadığını, zira ihaleye katılmak isteyen ve proje sunan tüm şirketlere ön hazırlık için ödeme yapılmayacağı bilgisinin verildiğini, müvekkilinin Bayındırlık Bakanlığı'nın poz numarası ile ihale yaptığını ve en uygun teklifi veren firmaya ihaleyi verdiğini, 2015 yılı şubat ayında yapılan görüşmede binanın inşaat,elektrik ve teknik proje uygulamalarının Sağlık ve Bayındırlık Bakanlığı'nın yönetmeliğine uygun olarak yapılması gerektiği, yapılacak işin fiyatının belirlenebilmesi için de keşif ve uygulamaların yapılması gerektiği hususunun görüşüldüğünü, her iki tarafın sunduğu yazışmalarda da görüldüğü üzere hiç bir şekilde ön hazırlık çalışmalarının bir bedelinin olduğuna dair kayıt bulunmadığını, Çocuk Sağlık Merkezi'nin en uygun fiyat teklifi veren firmaya yaptırılacağı bilgisinin davacı tarafından bilinmekte olduğunu, sadece ihaleyi alabilmek için başka firmalarla projeler hazırlandığını ve hastane yönetimi ile sürekli irtibatta olmak istediğini, davacının kendi ekibi içinde gösterdiği firmalardan ... ... Mühendislik firmasının da  müvekkili tarafından yapılan ihaleye teklif sunan firmalardan biri olduğunu, uygulama hedefli çalışmalar davacının istediğini, ancak müvekkili ile ne kadar ilgili olduğu ihaleye sunmuş olduğunun ihaleye sunmuş olduğu Bayındırlık Bakanlığı’'nın istediği şartlara uygun olmayan teklifle gösterildiğini, netice olarak da davacının teklifinin firma yetkilileri tarafından uygun görülmediğini, davacının 567.622,02 TL. teklif sunduğunu ancak bu yapılacak olan işlerde Bayındırlık Bakanlığı'nın poz numaralarından hiç bahsedilmediğini, ihalenin ise inşaat işleri için en düşük fiyat teklifinde bulunan poz numaralarına göre hazırlanan ... ... ... verildiğini, ihale bedelinin ise iddia edilenin çok çok altında olup 449.843,41 TL olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesi ile de davacının yapmış olduğu proje örneklerinin hiç birinin benzerlik göstermediğinin ve kullanılmadığının tespit edilebileceğini, davacı tarafın ihalenin yapılmasından aylar sonra fatura göndererek alacak iddia etmesinin dürüstlük kurallarıyla bağdaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: <br>       Mahkemece, davacı tarafından hazırlanan proje ile davalının Çevre ve Şehircilik Bakanlığından Çocuk Sağlığı ve İşletme Merkezi izni almak için hazırlattığı projenin % 90 oranında örtüştüğü, aralarında ufak farklılıkların olduğu, bilirkişiler tarafından davacıya ait proje ve bu projeye dayanılarak hazırlanmış yaklaşık maliyet mahal listeleri ve yapı işi ihalesi için hazırlanmış dokümanlar incelendiğinde, davacı firmanın avan proje ötesinde uygulamaya yönelik çalışmalarda yaparak proje yapım işi yaklaşık maliyet belirlenmesi ve teklif temin etmeye yönelik dökümanlar hazırlanması hususunda hizmet verdiği, davacı da dahil olmak üzere tüm teklif istenen firmalara 05/08/2015 - 07/08/2015 tarihleri arasında teklif isteme maili gönderilmeden önce davacı ile işin yapım metodu, proje ve maliyet çalışması yapıldığı, işin yaklaşık maliyetine göre proforma fatura istendiği ve sözleşme şartlarının görüşüldüğünün yazışmalardan tespit edildiği, davalı tarafın diğer görüştüğü firmalardan ayrıca proje ve danışmanlık hizmeti almadığı, davacı şirket tarafından proje ve yaklaşık maliyet çalışmasının yapıldığı, bilirkişilerce 19.775,88 TL hizmet bedeli hesaplanmış olduğu gerekçesiyle davanın KISMEN KABULÜNE, 19.775,88 TL nin dava tarihi olan 17/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>     Davacı vekili, 06/08/2019 tarihli raporda sadece mimari proje bedeli dikkate alınarak yapılan hesaplamada hizmetim tam teslimi halinde talep edilebilecek tutarın 41.898,05.-TL olduğunun belirtildiğini,  raporun sonuç kısmında detay projeleri, orijinal teslim ve yaklaşık maliyet için yapılması gereken ve eksik olan birim fiyat tarifleri nedeniyle işin %40 lık kısmının yapılmış olduğu kanaati ile 19.775,88.-TL hizmet bedelinin talep olunabileceğinin izah edildiğini, oysa dava dilekçelerinde tüm detayları ortaya koyarak emsallerle sadece ihale dosyası için 42.221.-TL talep edebileceklerini ortaya koymuş olduklarını,  bilirkişilerce değerlendirme yapılırken verilen hizmetler kalem kalem belirtildiği halde bir çok çalışmanın dikkate alınmaması, sadece mimari uygulama+detay proje+orjinal teslim+yaklaşık bedel olarak hesabı ve bu hesap ile elde edilen 41.898,05.-TL nin de % 40 'ının yapılmış olduğu kanaatinin hatalı ve hakkaniyetsiz olduğunu,  müvekkilinin dava aşamasında alacağı fazla olduğu halde kısmi bir hesapla KDV dahil 23.600.-TL olarak fatura düzenlediğini ve davalıdan talep ettiğini, bilirkişilerin detaylandırdıkları birden fazla kalem için tamamlanma açısından % 40'lık bir oran vermiş olmalarının izahtan uzak olduğunu, aynı zamanda bir danışmanlık hizmeti verildiğini ve edimin tam olarak ifa edildiğini, ihale dosyasının davacı müvekkili tarafından hazırlanmış olması ve herhangi eksik görülmeyerek başvurunun kabulü  karşısında bu hizmetin de tam ve eksiksiz ifa edildiğinin  açık olduğunu, %40'ın neye göre belirlendiğinin muallak olduğunu, emeğinin karşılığını tam alamayan müvekkilinin bu karar ile hizmetinin karşılığını tam alamadığı gibi davada red olunan kısım nedeniyle artı mağduriyet yaşayacağını, bilirkişi raporlarıyla da ortaya konulduğu üzere verilen hizmet bedelinin davada talepleri gibi 23.600,00 TL olduğunun ortaya konulmuş olunması karşısında davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.<br>Davalı vekili, mahkemece delillerin değerlendirilmediğini ve hükmün gerekçelendirilmediğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı müvekkilinin işletmekte olduğu Tıp  Merkezi'nde Sağlık Bakanlığının belirlemiş olduğu kriterler doğrultusunda tadilat/ değişiklik yapılması için bir ön taslak proje çalışması yapılması işi olduğunu, müvekkilinin bir Tıp Merkezi işleten biri olarak bu işi en uygun fiyata ve kritere uygun olarak hazırlayan ve teklif sunan firma ile bu işi yapacak olduğunu, davacının da bu projeyi yapmak isteyen firmalardan biri olduğunu, dava konusu uyuşmazlık ise bu ön projenin hazırlanmasından ve yapılan işlerden ücret talep edilip edilemeyeceği yönünde olduğunu, ancak hükmün gerekçesinde bu işin yargılama neticesinde açığa çıktığı gibi bir gerekçelendirme yapılmıştır ki bunun hatalı olduğunu, ilk cevap dilekçelerinden itibaren beyan ettikleri üzere bu tür bir ön çalışma yapılmasından davacı tarafın ücret istemeyeceğini belirtiğini ve dosyaya sunulan 20.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği gibi bir sözleşme imzalayarak müvekkiline gönderdiğini, uyuşmazlık konusunun kararda belirtilen çalışmalardan ücret talep edip edemeyeceği noktasında olduğunu, ihtilaf konusu davacının kendi kendine ilk başta hazırlamış olduğu ilk ön projenin hatalı olması sebebiyle daha detaylı ikinci ön projenin hazırlanmasında müvekkilinin hiç bir kusuru ve kötüniyeti bulunmadığını, ücrete hak kazanma ile ilgili en doğru tespitlerin  20.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda yapılmış olduğunu, bu raporda  davacının hatalı projeler hazırladığının, üstelik bu hazırlık projelerinden de ücret talep etmeyeceğine dair taahhütname imzalamış olduğunun belirtilmiş olduğunu, ancak mahkemece bu delilin değerlendirilmediğini ya da neden bu delile itibar edilmediğine dair bir gerekçe de yazılmadığını,20.05.2019 tarihli Bilirkişi Raporunun 11. Sayfasında  ayrıntılı açıklama yapıldığını, davacının projesinin Sağlık Bakanlığı'nın istediği kriterlere göre hazırlanmadığını ve dolayısıyla da taraflarınca da kullanılmadığını, davacının hazırladığı ön hazırlık projeleri için de şartnamede de belirtildiği üzere ' bedel talep etmemeyi kabul ettiğini, ancak bu raporda belirtilen  hususların ve tanık beyanlarının  mahkemece değerlendirilmediğini ve gerekçelendirilmediğini, mahkemece  dört yılı aşan yargılama sonucunda 4 farklı bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğunu, bu   raporlarda tespit edilen ortak hususların ise davacının tüm projelerinde mimarının isim-imza ve tarih bulunmadığı ve böyle bir proje için mutlaka mimarın imzasının ve onayının alınması gerektiği; davacının ''ÖzelPedmer Tıp Merkezi Projesi ,İnce İnşaat İşleri Telif İsteme Şartnamesi 'ni imzalamış olduğu.(hiç bir bedel talep etmeyeceğine dair madde bulunmaktadır) olduğunu, davaya esas teşkil eden delillerinin üstünlüğünün açıklanmadığını, mahkemece dosyaya sunulmuş olunan projenin %90 oranında benzerlik göstermesinin davacının diğer firmalardan daha çok çalışmış olduğuna ve ücrete hak kazanmış olacağına dair en belirgin delil olarak esas alındığını, ancak bu projenin benzerlik göstermesinin temel sebebinin davacının ilk çalışmasını ''hastane'' olarak yapmış olması ve bu hatasını kapatmak istemesi ile daha çok özveri ile müvekkile sanki işi kendi yapacakmış gibi özen göstermiş olmasından kaynaklanmakta olduğunu, ilk kök rapora yapmış olduğumuz itirazlarını tekrarladıklarını, tadilatı yapılacak bina küçük bir yer olup yapılacak her türlü değişikliğin en az %90 oranında benzeyeceğinin kesin olduğunu,  20/05/2019 tarihli Bilirkişi Raporunda ise bu hususa dikkat çekildiğini, raporda davacının bizim projemiz dediği Mimari, Elektrik ve Makine Tesisatı Projeleri üzerinde tadilatı hazırlayan proje müelliflerinin isimlerinin ,imzalarının ve imza tarihlerinin olmadığı ,ilgili Meslek Odaları kayıt numaralarının bulunmadığı hususlarının tespit edildiğini, kendilerine  ait olduğunu söyledikleri özellikle mimari proje için müellifinden izin alması gerektiğini ve bu iznin dahi alınmadığını, üzerinde tarih, isim ve imza olmayan bir projenin delil olarak kabul gördüğünü ancak gerekçelendirilmediğini, hangi delilin diğerine neden üstün tutulduğu, alınan diğer bilirkişi raporlarına neden değer verilmediği, son raporun hangi gerekçeler ile diğer raporlara üstün tutulduğu gibi gerekçelere yer verilmediğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>     HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.<br>       Dava, faturadan doğan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>     Davacı, taraflar arasında davalıya ait binanın işlevinin çocuk sağlık tıp merkezine dönüştürülmesi için gerekli projelerin ve ihale dökümanlarının hazırlanması hususunda anlaşma sağlandığını, davalının talebi üzerine revizyonlar da yapılarak edimin yerine getirildiğini, projelerin davalı yanca alınıp  beğenilip kullanıldığını, ancak çeşitli bahanelerle yazılı sözleşmenin imzalanmadığını, sözlü hizmet anlaşması mevcut olduğu gibi davalının sözleşme öncesi sorumluluğunun da söz konusu olduğunu, ancak yapmış olduğu işlere karşılık düzenlenen faturanın davalı tarafça kabul edilmediğini ileri sürmüş; davalı ise, söz konusu binanın mevzuata uygun yapılması ve izinlerinin alınabilmesi için aynı anda davacı gibi bir çok mühendislik firması ile görüşmeler yaptığını, ihaleye katılmak isteyen ve proje sunan tüm şirketlere ön hazırlık için ödeme yapılmayacağı bilgisinin verildiğini, ihale sonucu en uygun teklifi veren firmaya ihalenin verildiğini, davacının yapmış olduğu proje örneklerinin kullanılmadığını savunmuştur.<br>     Dosya kapsamında mevcut tarafların 22/01/2015-10/08/2015 tarihleri arasında yapmış olduğu e-posta yazışmaları incelendiğinde, davacının hazırlayacağı proje ve dökümanlar için tarafların bilgi alışverişinde bulundukları ve toplantılar yapıldığı, davacının yapılacak ihale işine ilişkin mekanik tesisat işleri, inşaat işleri ve elektrik işleri konulu proforma faturalar gönderdiği, akabinde davalının revize talepleri doğrultusunda projede değişiklikler yapıldığı, 01/07/2015 tarihinde davacının proforma faturalara konu işlerle ilgili sözleşme göndererek imzalanmasını istediği, 03/07/2015 tarihinde davalı tarafın sözleşmeye eklenmesini istediği hususları belirttiği, akabinde davacının bu konuya ilişkin bilgi verdiği ve 08/07/2015 tarihinde davalının sözleşmeyi hazır hale getireceklerini, imzalanması ve yer teslim tutanağı için de haber verileceğini bildirdiği,  24/07/2015 tarihinde ise davacının revize teklifinde bulunduğu, 05/08/2015 tarihinde tarihinde davalının davacının fiyat teklifini sorduğu ve aynı tarihte farklı firmalardan da fiyat teklifi istediği,    07/08/2015 tarihinde davacının önceki tekliflerini gönderdiklerini belirttiği, 10/08/2015 tarihinde ise davalının davacıdan referanslarını sorduğu görülmüştür.<br>      Mahkemece alınan 18/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda, davacı firmanın avan proje ötesinde uygulamaya yönelik çalışmalar da yaparak davalıya aralarında sözleşme olmasa da proje, yapım işi yaklaşık maliyet belirlenmesi ve teklif temin etmeye yönelik dokümanlar hazırlanması hususunda hizmet verdiği, davacı ve davalının projelerinin %90 oranında örtüştüğü, davacının yapmış olduğu işler karşılığında dava tarihi fiyatlarıyla KDV dahil 20.724,00 TL, bilirkişi rapor tarihi itibari ile KDV dahil 26.468,00 TL bedele hak kazandığı belirtilmiştir.<br>     Bu rapora davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine alınan 20/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacının projelerinde mimar isim ve imzası ile tarih bulunmadığı, projelerin kendi içinde uyumlu olmadığı, davacının projesinin davalı tarafından kullanılmadığı, davacının imzasını taşıyan şartname ile davalının teklif sunan firmalarla ilgili tercihine göre bedel talep etmemeyi kabul ve beyan ettiği, davacının üzerine aldığını ifade ettiği tadilat işinin ifası için binanın mimarından gerekli mimari izin ve onayların alınmadığı, dolayısıyla hak ettiği bir bedel bulunmadığı belirtilmiş, söz konusu rapora davacı tarafça itiraz edilmiştir.<br>    Bu kez her iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla alınan  06/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacının sunduğu mimari planlar ile davalının dosyaya sunduğu onaylı projedeki kat planlarında mimari projelerde %90 oranında benzerlik olduğu, diğer elektrik ve mekanik projelerindeki kat planları ve mahallerin onaylı mimari proje ile uyumsuz olduğu, davacının çalışmalarını yaptığı tarihten sonra İlçe Belediyesinin ve Sağlık Bakanlığının mimari projeyi onaylamış olduğu, ancak ihale dosya kapsamında olması gereken detay projelere dosyasında rastlanılmamış olup, bu eksikliklerin hesaplamada dikkate alındığı, buna göre davacının hak ettiği bedelin 16.759,22 TL+KDV toplam 19.775,88 TL olduğu belirtilmiştir.<br>        Görüldüğü üzere davalı tarafça diğer firmalara teklif sunulmadan davacı ile yaklaşık 7 ay süresince yapılacak mekanik tesisat işleri, inşaat işleri ve elektrik işleri için proje ve ihale dökümanlarının hazırlanması hususunda görüşmeler yapıldığı, söz konusu işlerin davacı tarafça yapılmakta olduğu, mekanik tesisat işleri, inşaat işleri ve elektrik işlerinin davacı tarafından yapılmasına ilişkin olarak düzenlenen proforma faturaların ve hazırlanan sözleşmenin davalı tarafça değerlendirmeye alındığı, eklenecek maddeler bildirildikten sonra  imzalanacağı ve yer teslim tutanağının düzenleneceği bilgisinin verildiği, ancak akabinde yine revizyon görüşmelerinin yapıldığı ve davacıdan yeni fiyat teklifi istendiği anlaşılmaktadır.<br>      Davacının davalı için avan projenin ötesinde uygulama projeleri ve teklif temin etmeye yönelik dökümanlar hazırladığı tarafların kabulünde olup uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık tüm bu işlerin mekanik tesisat işleri, inşaat işleri ve elektrik işleri sözleşmesinin imzalanabileceği düşüncesiyle bila bedel yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>     TBK 470 vd maddeleri uyarınca eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Taraflar arasında bedelin kararlaştırılmamış olması sözleşmeyi bedelsiz hale getirmez. Kural bu olduğuna göre, eser niteliğindeki yapılan tüm bu işlerin bedelsiz olarak yapıldığını ispat yükü davalı iş sahibi üzerindedir. <br>      Ne var ki sunulan e-posta yazışmalarından bu yönde bir sonuca varılamamıştır. Yine 18/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda davacının yapmış olduğu işlerin herhangi bir detay ve uygulama verisi bulunmayan ve bu nedenle de uygulamada ücretlendirilmeyen ön hazırlık niteliğindeki avan projesi kapsamının ötesinde uygulama projesi niteliğinde olduğu açıklanmış, yine gerek bu rapor gerekse 06/08/2019 tarih raporda davacının mimari projesi ile davalının uygulandığı projenin %90 oranında örtüştüğü dolayısıyla davalı tarafça davacının mimari projesinin kullanılmış olduğu, ancak detay belgelerinin eksik sunulması nedeniyle hak edilen bedelin buna göre hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.    Dolayısıyla davacı ile yapım işi sözleşmesi imzalanmamış olsa dahi, söz konusu yapım işinim uygulama projesi ve fiyat teklifi dökümanlarının hazırlanması işi, ayrı bir sözleşmenin konusunu teşkil edebilecek nitelikte olup, bu işlere ilişkin taraflar arasında şifahi bir anlaşma sağlandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>    Öte yandan davacı tarafça edimleri kapsamında hazırlanan teklif isteme şartnamesinde, iş sahibi davalının işi dilediği alt yükleniciye vermekte ve sözleşmenin imzalanmasından önce istediği zaman bu işin ihalesinden vazgeçmekte serbest olduğu, alt yüklenicilerin davalının bu tercihi dolayısıyla herhangi bir hak ve tazminat talebinde bulunamayacaklarına dair hükmün mevcut ise de, söz konusu şartname davalı tarafça davacı yönünden kabul edilip imzalanıp uygulanmadığına göre, söz konusu hükmün davacı aleyhine yorumlanması mümkün görülmemiştir. Dolayısıyla taraflar arasında bedel karşılığında bir takım projelerin hazırlanmasına ilişkin şifahi bir anlaşmanın bulunmadığı veya proje hazırlanmasının yapım işinin bir parçası(ön hazırlık safhası) olduğu kabul edilse dahi, e-posta yazışmaları da dikkate alındığında, yapım işi sözleşmesinin imzalanacağına duyulan güven nedeniyle sözleşme öncesi sorumluluk ilkesi nedeniyle de davacının talebinde haklı olduğu kabul edilmelidir.<br>      Dolayısıyla birbiriyle uyumlu 18/06/2018 ve 06/08/2019 tarihli bilirkişi raporları da dikkate alındığında davacının dava konusu faturada belirtilen ... Çocuk Hastanesi Uygulama Detay Projeleri Yapılması, Keşif-Metraj ve İhale Dosyası Hazırlanması, Birim Fiyat ve Şartnamelerin Oluşturulması işi karşılığında TBK 481.maddesi uyarınca bir bedele kazandığının kabulü gerekmiş olup, davalı tarafça mahkemece hükmedilen tutara yönelik bir istinaf sebebi ise ileri sürülmemiştir.<br>    Bununla birlikte 18/06/2018 tarihli rapor doğrultusunda karar verilmesini isteyen, mahkemece bedel yönünden hükme esas alınan  06/08/2019 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak ise herhangi bir itirazda bulunmamış olan davacının, 06/08/2019 tarihli rapordaki bedel tespitine yönelik istinaf sebeplerine de itibar edilmemiştir.<br>     O halde mahkemece verilen kararda sonucu itibariyle bir isabetsizlik bulunmamakta olup, açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının HMK 353/1-b/1 maddesine göre ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçe ile;<br>1-Taraflar vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b/1 maddesine göre ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken istinaf harcı 1.350,89‬ TL'den, peşin alınan 337,76 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.013,13‬ TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı  269,85 TL’den, peşin alınan 59,30 TL’nin mahsubu ile bakiye 210,55 TL’nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf talebinde bulunan taraflarca karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerlerine bırakılmasına,  artan gider avansının yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Karar tebliğ, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>     Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 362/1-a maddesine göre KESİN olmak üzere 20/09/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye-...<br><br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a65096c87f2b388e","SID":"ae232b85bd11356a"}}