{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ       <br>Esas-Karar No: 2022/1239 - 2023/1060<br>T.C.<br>TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2022/1239 <br>KARAR NO\t: 2023/1060<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: OKTAY KAHYAOĞLU  (38062)<br>ÜYE\t\t: YASİN KÖSE  (122338)<br>ÜYE\t\t: YUSUF EREN  (125999)<br>KATİP\t\t: NURDAN  KARABAK  (133535)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TRABZON ASLİYE ... MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29.03.2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/572 - 2022/351 E.K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: <br>İHBAR OLUNAN\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 02.06.2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02.06.2023<br><br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı tarafından davacı şirket aleyhine açılmış olan İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün *sayılı dosyası nedeniyle Trabzon 4. İcra Müdürlüğünün Talimat dosyası ile davacı şirketin adresinde o günkü muhammen bedelleri 54.000,00 TL olan makinelerin haczedilmiş olduğunu, davacı şirket yetkilisi ... tarafından faturalar ibraz olunarak istihkak iddiasında bulunulmuş ancak hacizlerin kaldırılmadığını, İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesine açmış oldukları davanın kabulü ile haczedilen maların taraflarına iadeisne ve yapılan haczin geçersizliğine dair verilen kararın Yargıtay ilamı ile kesinleştiğini, bu nedenle haksız ihtiyati ve normal hacizlerin çerçevesinde maddi ve manevi olarak uğranılan zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep ettikleri görülmüştür. <br>CEVAP :  <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının zararının bulunduğu ve manevi olarak şirket itibarının zedelendiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, takibe konu çekin davacı şirket yetkilisi Murat Balcı tarafından düzenlenmiş olduğunu beyan ederek davanın reddini talep ettiği talep ettiği  görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; \"Haksız haciz nedeniyle tazminata hükmedilebilmesi için davalının kötüniyetinin ve ağır kusurunun varlığı gereklidir. Davacı her ne kadar  hacizden dolayı zarar gördüğünü  iddia etmiş ise de  dosyaya zararla ilgili somut deliller ibraz etmemiş, cihaz üzerine takip başlangıcı ile beraber ihtiyati haciz konulduğu, haciz  nedeniyle cihazların 01/06/2015 tarihinde yediemine verildiği, 09/06/2015 tarihinde İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün haciz kararı ile  başka bir yediemine teslim edildiği, davacının istihkak davasının kabulü kararının icra mahkemesi tarafından verildiği, icra mahkemesi kararlarının maddi  anlamda kesin hüküm niteliğinde olmadığı, davacının, davalı alacaklının haczinden dolayı meydana gelmiş bir zararı olduğu hususunu, ve  davalının söz konusu hacizde kötü niyetle ve ağır kusurlu olduğunu ispatlayamadığı\" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK'nın 97. Ve devamı maddeleri gereğince İcra Mahkemesinin verdiği hükümlerin maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımış olduğunu, yerel mahkemenin dosyada mevcut ve Yargıtay onamasından geçen İstanbul 16. İcra hukuk Mahkemesi kararının maddi anlamda kesin hüküm olmayışından hareketle vermiş olduğu kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu, haksız olarak haczedilen malların parçalanarak muhafaza altına alınmış olduğunu, parçalanarak muhafaza altına alınan malların tek başlarına değerlerinin olmadığını, bu durumun davalı tarafın kötü niyetli olarak davacı şirketi zarara uğratmak gibi kötü niyetinin olduğunu kanıtladığını, yine davalı kötü niyetli olarak davacı şirket adresinin Trabzon olduğunu bilerek davacı şirket adresini Şişli/İstanbul olarak bildirmiş ve ihtiyati haciz kararı aldırmış olduğunu, yine davalının davacı şirket yetkilisi -- aynı zamanda borçlu şirketinde yetkilisi olduğunu beyan ederek haksız muvazaa talebini güçlendirmeyi amaçladığını, ancak --- çekin düzenlenmiş olduğu tarihte takip borçlusu şirketin ortağı yada yetkilisi olmadığını, tüm bunlara rağmen davalının açıkça kötü niyetli olmadığı kanısına varılmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporu tebliği ile bedel arttırım için kendilerine bir hafta süre verildiğini, ıslah tarihinin hemen arkasında ise davalı yana fazla vekalet ücreti taktir edilmek maksadıyla tek hakim tarafından verilmiş olan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :<br>Dava, haksız haciz sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı, borçlu olmadığı halde kendisine ait eşyaların davalı tarafından haczedilip muhafaza altına alındığını, istihkak davası ile eşyaların kendisine ait olduğunun ispatlandığını, yapılan haczin haksız olduğunu, ayrıca haczedilen eşyaların muhafaza esnasında hasara uğradığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.<br>Maddi Tazminat Talebi Yönünden<br>İlk derece mahkemesince, haksız haciz sebebiyle tazminata hükmedilebilmesi için davalının kötüniyetli ve ağır kusurlu olması gerektiği kabul edilmiş ise de bu değerlendirme yerinde değildir. Zira haksız haciz, haksız eylem mahiyetinde olup, failin kusurlu olması yeterlidir.<br>Ayrıca ilk derece mahkemesince istihkak davası sonucu verilen kararın kesin hüküm teşkil etmediği yönündeki değerlendirmesi de yerinde olmayıp, istihkak davası sonucu verilen karar kesin hüküm teşkil etmektedir.<br>Bu haliyle ilk derece mahkemesince davacının maddi tazminat talebi bakımından, istihkak davasının görüldüğü dosya incelenmeden, haczedilen malların muhafaza altına alınma ve iadesine ilişkin tüm tutanaklar temin edilmeden karar vermesi doğru görülmemiştir.<br>Manevi Tazminat Talebi Yönünden<br>Haksız hacze dayalı manevi tazminat talebinde bulunulması için davalının kötüniyetli ve ağır kusurlu olması ve zararın bulunması gerekmektedir (Yargıtay HGK 2020/4-585 E, 2022/907 K).<br>Davacı taraf, davalı tarafın kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğu hususunu ileri sürmekte olup, buna ilişkin istihkak davasının görüldüğü dosyaya delil olarak dayanmaktadır. Ne var ki ilk derece mahkemesince bu dosyanın incelenip değerlendirilmediği anlaşılmıştır. Bu haliyle manevi tazminat istemine ilişkin deliller toplanıp değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>Mahkemece yapılması gereken; istihkak davasının görüldüğü dosyayı getirtmek, haciz ve muhafaza ile ilgili tüm tutanakları getirtmek, muhafaza altına alınan eşyaların davacıya iadesine ilişkin tutanağı getirtmek, davacının tanıklarını dinlemek, istihkak davası sonucu verilen kararın kesin hüküm oluşturduğunu dikkate almak, toplanan deliller kapsamında davalının kusur durumunu tespit etmek, davacının zararının oluşup oluşmadığını değerlendirmek, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırmak ve neticesine göre davacının tüm talepleri yönünden bir karar vermekten ibarettir.<br>Yapılan değerlendirme neticesinde ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin usulünce toplanıp değerlendirilmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a-6 hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile Trabzon Asliye ... Mahkemesinin * tarih ve * Esas, * Karar sayılı kararının HMK'nun 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>2-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harcın davacıya İADESİNE,<br>4-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına ALINMASINA,<br>5-İstinaf kanun yolu başvurusunun incelenmesi sırasında duruşma yapılmadan karar verildiğinden bu aşama için vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine GETİRİLMESİNE,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nun 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 02.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>Oktay KAHYAOĞLU<br>Başkan 38062<br> e-imzalı<br>Yasin KÖSE<br>Üye 122338<br> e-imzalı<br>Yusuf EREN<br>Üye 125999<br> e-imzalı<br>Nurdan KARABAK<br>Katip 133535<br>e-imzalı <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ff0fd5cbf97cb6e","SID":"a09fd845dfcfdde7"}}