{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/132 <br>KARAR NO\t: 2025/1037<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t                : 26/10/2023<br>NUMARASI\t: 2023/364 Esas - 2023/579 Karar<br><br>DAVACI\t:....<br>VEKİLİ\t:....<br>DAVALI\t:....<br>\t:....<br>VEKİLİ\t:....<br><br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 04/03/2020<br>KARAR TARİHİ\t  : 28/05/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 28/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalının Akhisar OSB'de bulunan fabrikasındaki çalışanlarına yemek hizmeti sunma işini üstlendiğini ve bir süre bu işi yerine getirdiğini, bu iş kapsamında davalıya Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Akhisar Şubesinin 50.000,00-TL bedelli teminat mektubu verildiğini, yapılan işin karşılığında davalıya faturalar kesildiğini  faturaların davalı tarafça bir süre ödendiğini, taraflar arasındaki anlaşmanın sona erdiğini, davalının  son kesilen faturalardan kaynaklı cari hesap bakiyesini ödemediğini, sözlü görüşmelerle bir süre beklense de cari hesap bakiyesinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Akhisar İcra Müdürlüğünün 2018/1335 Esas dosyasından takip başlatıldığını, davalının takibe itirazını sözleşmedeki şartlara  bağladığını ancak itirazın hukuka aykırı olduğunu, fatura alacakları yönünden davalı aleyhine dava ikame edildiğini, sözleşmeyi gerekçe göstererek fatura alacaklarını ödemeyen davalının müvekkili tarafından verilen teminat mektubunu da müvekkiline bilgi vermeksizin nakde çevirdiğini, davalının işbu eyleminin haksız olduğunu, müvekkilinin hiçbir personelinin davalının iş yerinde devamlı olarak çalışmadığını,  aralarında İş Kanununa uyun bir alt/üst işverenlik ilişkisinin hiçbir zaman oluşmadığını, müvekkilinin SGK ve Vergi borçlarının da şarta bağlandığını ancak bunun geçerli olmadığını,  SGK ve Vergi borçlarından nispilik ilkesi gereği müvekkilinin tek başına sorumlu olduğunu,  sözleşmenin konusunun yemek hizmet alımı olduğunu, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunmadığını,  buna rağmen davalının taşımadığı bir riski bahane ederek ödeme yapmaktan kaçınmasının haksız ve usule aykırı olduğunu, Vergi ve SGK borçlarına ilişkin davalının bir zarara uğrama ihtimalinin bulunmadığını, teminat mektubunun haksız yere paraya çevrildiğini, davalının müvekkili üzerinden uğradığı hiçbir zararın bulunmadığını, ilerleyen aşamada da uğraması muhtemel bir zararının da  olmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile haksız olarak nakde çevrilen ... nolu 14.01.2016 tarihli teminat mektubunun karşılığı olan 50.000,00-TL'nin nakde çevrilme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanın  6.6.Teminat ve iadesi başlıklı maddesi gereğince müvekkilinin sözleşmesel hakkını kullanarak teminat   mektubunu paraya çevirdiğini, sözleşmenin 5.4. maddesinde “Satıcıya ait fatura tutarı, ilgili aylık döneme ait ay sonundan itibaren 3.6’ya göre Satıcıdan istenilen tüm evraklar Yıldız Entegre’ye teslim edildikten sonra 15 (onbeş) gün içerisinde ve ödeme günü olan PERŞEMBE gününde yapılacaktır.” hükmünün yer aldığını, sözleşmenin 3.5. maddesinde (aslında kastedilen 3.5. maddesidir. Sehven 3.6. yazılmıştır. Madde metni incelendiğinde zaten anlaşılacaktır) “Satıcı, her ay sonunda bir önceki aya ait işçi vergi ve sigorta prim tahsil makbuzları ile işçileri tarafından imzalanmış usulüne uygun ücret bordrolarını ve ücretlerin SATICI’nın personeline ödediğini gösteren belgeleri, Yıldız Entegre kontrol elemanlarına tasdik ettirdikten sonra üç nüsha halinde Yıldız Entegre’ye ibraz edecektir. Aksi takdirde bu belgeler tamamlanıncaya kadar hiçbir ödeme yapılmayabilir.” hükmünün yer aldığını, bu maddenin sözleşmeye konma amacının, alacaklı işçilerinin haklarını tam olarak aldığından emin olunması olduğunu, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, işçilerin haklarını alıp almadığının (kıdem-ihbar tazminatları, maaş, yıllık izin, fazla mesai vb.) kesin bir biçimde belli olmadığını,  müvekkilinin hem kendi menfaatlerini hem de işçilerin menfaatlerini korumak adına cari hesaba konu alacağı saklı tuttuğunu, sözleşmenin 5.5. Maddesine göre Yıldız Entegre'nin, satıcının her ay hak edişinden teminat olarak 20.000,00 TL (Yirmi bin TL) tutma hakkına sahip olduğunu, 6.6.4. maddesinde “Sözleşme konusu işin sözleşmede ve mevzuatta belirtilen hususlar dahilinde tamamlanması ile S.G.K. ve Vergi Dairesinden alınacak ilişiksizlik belgesinin Yıldız Entegre’ye ibraz edilmesini müteakip, Satıcının kesin teminatları en geç 30 gün içerisinde iade edilecektir.” hükmünün yer aldığını, davacının SGK ve Vergi Dairesinden sözleşme gereği getirmesi gereken belgeleri ibraz etmediğini, müvekkilinin davacı tarafın bu yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen teminatları iadeden imtina edebileceğini, sözleşmenin 6.6.5. maddesinde “Bu şartlar gerçekleşmiş olsa dahi zarar tehlikesi olan hallerde Yıldız Entegre teminatları iadeden imtina edebilir, satıcı bu hususu kabul etmiştir, böyle bir halde hiçbir hak talebinde bulunmayacağını kabul ve taahhüt etmiştir.” hükmünün yer aldığını, 6.6.2. maddesinde “Satıcının tarafından sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi veya sözleşmeye aykırı davranılması veya Satıcının kusuru sebebiyle sözleşmenin Yıldız Entegre tarafından feshi veya sözleşmenin Satıcı tarafından feshi halinde veya sözleşmede belirtilen hallerde teminatlar, herhangi bir ihtara, mehile veya hüküm alınmasına gerek olmaksızın Yıldız Entegre’ce irat kaydedilir. Cezai müeyyide olarak teminatların irat kaydından başka Yıldız Entegre’nin bu yüzden uğradığı zarar da ayrıca Satıcı' dan talep, dava ve tahsil edilir.” hükmünün yer aldığını, müvekkilinin takip konusu miktarı cezai şart olarak irat kaydetme hakkının bulunduğunu, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi haksız bir biçimde müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, davacının işçilerine haklarını ödeyip ödemediği, yaptığı işten kaynaklı SGK ve vergi borçlarını ödeyip ödemediğinin belli olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin takip konusu miktarı sözleşme gereği tutmasının sözleşmeye uygun olduğunu, Teminat ve İadesi başlıklı 6.6.5 maddesinde “Bu şartlar gerçekleşmiş olsa dahi zarar tehlikesi olan hallerde Yıldız Entegre teminatların iadeden imtina edebilir, satıcı bu hususu kabul etmiştir, böyle bir halde hiçbir hak talebinde bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder'' şeklinde düzenleme mevcut olduğunu, SGK ve vergi borçları ile işçi alacaklarına ilişkin açılabilecek her türlü dava ve takibin müvekkili yönünden risk teşkil edebileceğini, davacının sözleşme maddelerinin genel işlem şartlarına uygun  olmadığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, her iki tarafın tacir olduğunu, davacının SGK ve vergi borçlarından sadece kendisinin sorumlu olduğundan bahsettiğini, oysa sorunun sadece SGK ve vergi borçları olmadığını, davacının kendi işçilerinin alacaklarını tam olarak alıp alamadığının tespiti olduğunu, davacının SGK nezdinde müvekkili şirketin alt işvereni olarak kayıt açtırmış olup bu iş dolayısıyla doğabilecek borçlardan müvekkili şirketin de risk altında olduğunu, teminat mektubunun paraya çevrilmesi işleminin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğunu, dava haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...1-Davanın KABULÜ İLE, 50.000,00-TL'nin teminatın nakde çevrildiği tarih olan 24.12.2018 tarihinden itibaren  işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı firma açısından, sözleşme tarihi itibariyle risk meydana geldiği, işbu hususta davacı firmaya eksikleri tamamlaması ihtar edilmiş ise de, davacı firma tarafından sözleşme döneminde eksikliklerin tamamlanmadığını, sözleşme kapsamında, teminat mektubunun nakde çevrilmesi hususunda önceden ihtarname gönderilmesine bile gerek olmamakla, sözleşmenin 6. maddesinin bu konuda ayrıntılı olarak düzenlendiğini,  davacı tarafın S.G.K. ve vergi dairesinden de sözleşme gereği getirmesi gereken belgeleri ibraz etmediğini, kaldı ki davalı şirket alacaklı tarafın bu yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen teminatları iadeden imtina edebileceğini, davacı tarafın, işçilerine haklarını ödeyip ödemediği, yaptığı işten kaynaklı SGK ve vergi borçlarını ödeyip ödemediği ihtilafa konu ... tarihinde belli olmadığını, mahkemece değerlendirmenin ... tarihi itibariyle yapılmadığını, mahkemece genel işlem şartları yönünden yapılan değerlendirme ve TMK.2 kapsamında yapılan değerlendirmenin dava konusu olaya uygun olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; istinaf ilamındaki tüm eksikliklerin tamamlandığını, davalının ne kamu alacakları ne de işçilik alacakları yönünden hiçbir riski kalmadığı, hizmet alımının sona erdiği, davalının davacıdan bir ihtiyacı kalmadığı, son faturayı bir anda sözleşme nedeniyle ödemediği bu durumun hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davalının herhangi bir risk taşımadığı, aleyhe bir zarara uğramasının hukuk normlarında mümkün olmadığı halde ödeme yapmaktan kaçındığını, ödeme yapmama gerekçesi olarak gösterilen maddelerin, hizmet alımının devam ettiği zaman diliminde hiç dikkate almayıp, hizmet alımı sona erdikten (amiyane tabirle öküz öldükten ortaklık bittikten sonra) bir anda gündeme getirilip ödeme yapmamanın hakkaniyetli olmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2023 tarih, 2023/364 Esas -  2023/579 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrilmesi nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında 01.01.2017 tarihinde imzalanan ve sözleşmenin 6.9.1 maddesine göre, 1 yıl süreyle geçerli \"Yemek ve Kahvaltı Hizmeti Verilmesine Ait Sözleşme\" isimli sözleşme kapsamında davacının davalıya yemek ve kahvaltı hizmeti verdiği, sözleşmenin 6.6. maddesi uyarınca, davalıya teminat mektubu verdiği, davalının 50.000,00 TL bedelli teminat mektubunu işin bitiminde davacıya iade etmeyip nakde çevirmesi üzerine davacının teminat mektubu bedelinin nakde çevirme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği, davalının teminat mektubunun iadesi şartlarının sözleşmenin 6.6.4 ve 6.6.5. maddelerinde açıklandığı, davacının bu hükümler uyarınca SGK ve Vergi Dairesinden ilişiksiz ve borcu yoktur belgesini ibraz etmesi gerektiğini, ayrıca davacının işçilerine ödeme yapıp yapmadığı belirli olmadığından işçilik alacakları yönünden riskin devam ettiğini belirterek davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince vergi dairesi ve SGK'dan davacının borcu olup olmadığına dair yazı cevapları alındıktan sonra davanın reddine karar verildiği, dairemizin 2022/924 esas 2023/814 karar sayılı ilamı ile “…Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılması gereken iş; sözleşme döneminde davalıya ait iş yerinde çalışan davacı işçilerinin belirlenmesi, bu işçilerin bu döneme ilişkin işçilik alacağı olup olmadığının araştırılması, yine bu döneme ilişkin olarak davalı veya davacıya işçilik alacağı davasının açılıp açılmadığının araştırılması, SGK ve vergi dairesi borçlarından davalının sorumlu tutulup tutulamayacağının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi olmalıdır.” Gerekçesiyle kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrası mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>Dosya kapsamına göre; sözleşme süresince taraflarca edimlerin yerine getirildiği, sözleşmeye aykırı davranıldığına ilişkin bir iddianın ileri sürülmediği, herhangi bir anlaşmazlık yaşanmadan sözleşmeye devam edildiği görülmüştür. Bunun sonucu olarak da sözleşmenin tarafı olan davalının, sözleşmenin diğer tarafı olan davacıya borcunu ifa edeceği yönünde tam bir güvence verdiği ve davacı tarafın da borcun ifa edileceği inancına iyi niyetle bağlanarak kendisine düşen edimleri yerine getirdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle aralarında devam eden hizmet alımı şeklindeki ticari ilişkinin sona ermesi sonrası sözleşmenin tarafı olan davalının sözleşmenin şartlarının yerine getirilmediğini ileri sürerek borcunu ifa etmemesi hakkın kötüye kullanılması (TMK m.2) niteliğini taşımakta olup davalının, davacının sözleşmedeki hükümlere (teminat ve iadeye ilişkin 6.6. maddesi dışındaki) uyulmadığına ilişkin savunmasının sözleşme süresince davalının bu aykırılıklara itiraz etmemesi, fatura borçlarını ödemesi dikkate alındığında dinlenme olanağı bulunmamaktadır.<br>Teminatın iadesine ilişkin sözleşmenin 6.6. maddesi yönünden yapılan değerlendirmede; teminat iadesi için davacının SGK ve vergi borcunun bulunmaması gerektiğinin hüküm altına alındığı, vergi dairesinden gelen cevabı yazıya göre, davacının sözleşme tarihi itibariyle vergi borcunun devam ettiğinin belirtildiği anlaşılmış ise de, anılan hükmün varlık sebebi davacı borçları sebebiyle alacaklıların davalıya müracaat etmeleri halinde davalının uğrayacağı zararın teminat altına alınmak istenmesi olduğu, bu durumda davalının, davacının SGK ve vergi borcundan sorumlu tutulup tutulamayacağı ile davalının iş yerinde çalışan davacı işçilerinin bu döneme ilişkin alacaklarının olup olmadığı ve üst işveren sıfatıyla davalıya karşı dava açıp açmadıklarının araştırılması gerektiği, mahkemece yapılan araştırmada davacı işçileri tarafından davalı aleyhine açılan bir işçilik alacağı davasının bulunmadığı gibi, gerek kaldırma kararı öncesi gelen vergi dairesi kayıtları gerek ise de kaldırma kararından sonra gelen vergi dairesi kayıtlarına göre davacının sözleşme dönemine ilişkin yapılandırılmış borcundan davalının sorumluluğunun da bulunmadığının anlaşılması karşısında ve yine sözleşmenin 6.2. maddesi gereği az yukarıda açıklandığı üzere sözleşme süresince taraflarca edimlerin yerine getirildiği, sözleşmeye aykırı davranıldığına ilişkin bir iddianın ileri sürülmediği, herhangi bir anlaşmazlık yaşanmadan sözleşmeye devam edildiği, bunun sonucu olarak da sözleşmenin tarafı olan davalının, sözleşmenin diğer tarafı olan davacıya borcunu ifa edeceği yönünde tam bir güvence verdiği ve davacı tarafın da borcun ifa edileceği inancına iyi niyetle bağlanarak kendisine düşen edimleri yerine getirdiği, dolayısıyla teminatın nakde çevrilmesi şartlarının da oluşmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetlidir.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; dava türünün \"Alacak\" olmasına rağmen, \"Tazminat\" şeklinde yanlış olarak gösterildiği, karar başlığında dava türü yazılırken gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği anlaşılmakta ise de; bu husus, sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 3.415,50-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.123,85-TL'nin mahsubu ile kalan 2.291,65-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/05/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00d8a02cd13ef4f1","SID":"d9e23068132ffd0b"}}