{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">         <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1926 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1136<br>KARAR TARİHİ\t: 03/06/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/491 Esas 2021/395 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 03/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03/06/2025<br><br>\t      Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:                  <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan fatura alacağının tahsili amacıyla  Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2020/3029 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının 22/09/2020 takip tarihinden sonra, 29/09/2020 tarihinde borca istinaden 2.360,00-TL ödeme yaptığını, müvekkilinin 16.689,92-TL ana para alacağı kaldığını ileri sürerek, ödenmeyen 16.689,92-TL ana alacak  üzerinden itirazın iptaline takibin devamına   takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.           <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ve davacının   ...nin süt ve yoğurt ürünlerinin...'de kendilerine tahsis edilen bölgede dağıtımını ve satışını yaptıklarını, dava konusu  kasaların ise, söz konusu süt ve yoğurtların taşındığı kasalar olduğunu,  dağıtım sistemin çalışma şekli  sabaha karşı 04.00 - 05.00 saatlerinde fabrikaya gelerek, kasalarda bulunan yoğurt ve sütleri kendi araçlarına alıp, akabinde kendi bölgelerinde bütün gün boyunca söz konusu ürünlerin dağıtımını sağlamak olduğunu, araçtaki mal bitinceye kadar veya yeni mal ihtiyacı ortaya çıkana kadar dağıtıma devam edildğiini, bir aracın malı aldıktan sonra en erken kasa iadesi için fabrikaya bir sonraki gün  sabaha karşı 04.00 - 05.00 saatlerinde yeni ürünleri almak amacıyla gittiği takdirde ulaşıldığını, ancak, araçtaki ürünler bitmediyse, yeni ürün ihtiyacı ortaya çıkana kadar dağıtım aracı fabrikaya uğramamakta ve kasa iadesi yapılmadığını,  söz konusu süt ve yoğurt dağıtımı sisteminin işleyişinin bu şekilde olduğunu, dava konusu faturanın ise işbu kasaların sözde iade edilmemesinden kaynaklı olarak kesildiği iddia olunan kasa faturası olduğunu, halbuki söz konusu kasaların 851 tanesinin davacıya iade edildiğini,  geriye kalan 237 kasanın ise süt ve yoğurt dağıtım işinin süreklilik arz etmesi ve çoğu zaman bir kısım kasanın marketlerde bırakılması sebebiyle, ilerleyen zamanda . ...ne teslim edildiğini,  söz konusu sistemde hiçbir zaman kasaların tamamının iadesinin  mümkün olmadığını, müvekkilinin elinde davacıya ait hiçbir kasa bulunmadığını, davacıya iadesi gerçekleşmiş olan kasalar üzerinden bir kasa bedeli talebi davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, davacının hem kasaları elinde bulundurmuş olacağını hem de elinde olan kasalardan kasa bedeli tahsil ederek haksız ve hukuka aykırı bir kazanç elde etmiş olacağını, müvekkilinin almış olduğu kasalara ilişkin kendisine tebliğ edilen faturaya itiraz etmediğini, müvekkilinin  itiraz etmesinin işin işleyişine aykırı olduğunu, müvekkili tarafından alınan kasalar davacıya iade edilirken, iade faturası düzenlendiğini  ve davacı tarafından söz konusu iade faturalarına haksız bir şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek açılan davanın  reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>MAHKEMECE: \"...Dava, İİK.nun 67.madde uyarınca açılmış olup, ticari ilişki kapsamında ödenmeyen fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Harçlandırılan dava değeri: 16.689,92-TL'dir.<br>Davacı vekili delil olarak; Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2020/6412 Esas sayılı dosyası, fatura, arabuluculuk tutanağı, taraflara ait, ticari defter ve kayıtlar ile bilirkişi incelemesine dayanmış, dayanak belgelerini dosyaya sunmuştur.<br>Davalı vekili delil olarak; Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2020/6412 Esas sayılı dosyası, fatura, kasa teslim tutanağı,  taraflara ait, ticari defter  ve kayıtlar, tanık  ile bilirkişi incelemesine dayanmış, dayanak belgelerini dosyaya sunmuştur.<br>Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü’nün 2020/3029 E.s. takip dosyası ile; 19.049,92-TL fatura alacağı ile 57,41-TL işlemiş faiz  toplamı 19.107,33-TL alacağın   faiziyle  birlikte tahsili istemi ile, davacı tarafından davalı aleyhine 23.09.2020  tarihinde girişilen ilamsız icra takibi, ödeme emrinin 29.09.2020 tarihinde tebliği, davalının 05.10.2020 tarihli  borca  itirazı üzerine  durmuş, davacı tarafından  1 yıllık  yasal  hak düşürücü süre içinde  dava açıldığı tespit edilmiştir.<br>Taraflar arasında, ticari ilişkinin bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı,  uyuşmazlığın  davacı tarafından davalıya teslim edildiği iddia edilen  süt ve yoğurt dağıtımı sırasında kullanılan kasaların iade edilip edilmediği, iade edilmiş ise davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, kasaların asıl maliklerinin kim olduğu, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde olup olmadığı, yönünde  olduğu  tespit edilmiştir.<br>Mahkememizin 31.03.2021  tarihli ara kararı gereğince; söz konusu uyuşmazlık konusunda taraf defter ve kayıtları üzerinde  bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bilirkişi  tarafından  hazırlanan bilirkişi raporda; davacının  2020 yılına ait yevmiye defteri, defter-i kebir ve envanter defterlerinin kanuni süresi içinde açılış  tasdiklerinin yapıldığını, ancak 2020 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdik tarihinin 30.06.2021 olması sebebiyle henüz kapanış tastiğinin yapılmadığını, davacı resmi defter kayıtlarında;10.12.2020 tarihi itibariyle davalının davacıya 16.689,92.-TL tutarında borçlu olduğu, <br>\t<br>Davalının 2.sınıf işletme esasına göre defter tuttuğu, davalı ...’in 2020 yılına ait işletme defterini  DBS (Defter Beyan Sistemi) üzerinden tuttuğunu,  gelir ve gider sayfalarından anlaşıldığını, davalı defterlerine göre, davacının davalıya  29.744,26TL tutarında borçlu olduğunu,<br>\t<br>Taraf defter kayıtları arasında 46.434,18.-TL tutarında bakiye farkı olduğunu, davalı tarafından, davacı şirket adına düzenlenen 3 adet ve KDV Dahil 46.434,18-TL toplam tutarındaki faturaların, davalı işletme defteri gelir sayfalarına gelir olarak kaydedilirken; davacı defterlerine hiç kaydedilmeyerek anılan 3 adet faturanın içeriğinden 15.10.2020 tarih 13.054,34.-TL tutarlık fatura dışında Eylül 2020 döneminde kesilen 2 adet faturayı da noter ihtarnamesi ekinde davalıya iade edildiğinden 3.620,24-TL davalının borcunun  olduğunu  bildirilmiştir.<br>Dosya içine alınan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; gerçeğe ve hukuka uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere dava ve takip konusu olan    süt ve yoğurt dağıtımı sırasında kullanılan kasaların  tamamının davacıya teslim edilmesi gerekirken tamamın teslimi yapılmadığı, dosyaya sunulan Emre Kasa Teslim tutanakları 08/2020 ve 09/2020 dönemleri ayrı ayrı başlıklar atılarak incelenmesi neticesinde, Ağustos 2020 dönemi Kasa Teslim Tutanaklarında  davacı tarafından davalıya Ağustos 2020 döneminde  2.943 Adet Kasa verildiği, karşılığında davalının 1.855 Adet kasayı geriye davacıya teslim ettikten sonra davalının uhdesinde 1.088 Adet davacıya geri teslim edilmeyen kasa kaldığı ve bu 1.088 Adet Kasayı 02.09.2020 tarihli faturasıyla kasa bedeli (Ağustos 2020) Açıklamasıyla tanesini 13,00.-TL + KDV olarak Davalıya fatura düzenlediği; Ağustos 2020 dönemindeki tutanaklar ile davacının düzenlediği faturanın uyumlu olduğu tespit edilmekle; anılan faturayı kabul etmek gerektiği, <br>Eylül 2020 dönemi Kasa Teslim Tutanaklarında davacı tarafından davalıya Eylül 2020 döneminde 3.428 adet kasa verildiği, karşılığında davalının 4.280 adet kasayı geriye davacıya teslim ettikten sonra davalının fazladan -852 adet davacıya fazladan geri kasa verdiği )Ağustos döneminde uhdesinde kalanlardan bir kısmının davacıya geriye verildiği) ve bu -852 Adet Kasanın 851 adedini 15.10.2020 tarihli faturasıyla kasa bedeli (2020 Eylül ayına istinaden) Açıklamasıyla tanesini 13,00.-TL + KDV olarak Davacı şirkete (tarafımdan yapılan tespite göre 1 adet eksik) fatura düzenlediği; Eylül 2020 dönemindeki tutanaklar ile davalının düzenlediği faturanın 1 Adet * 13,00.-TL = 13,00.-TL + %18 KDV 2,34 = 15,34.- TL tutarında eksik düzenlendiğinin tespit edildiği, davacının  kasa teslim edilmemesi nedeniyle davalıdan olan alacağının 3.620,24-TL olduğu, davalının bu miktara yapmış olduğu itirazın iptalinin gerektiği, İİK.nun 67.maddesi uyarınca alacak likit olduğundan davacı yararına % 20 tazminat verilmesi gerektiği sonucuna varılmış aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir. '' gerekçesi ile; <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve hakimin taktirine göre:<br>İş yoğunluğu nedeniyle gerekçesi sonradan yazılacak ekli kararda açıklanmak üzere davanın  kısmen  KABULÜNE,<br>Davalının Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2020/3029  esas sayılı icra takibine  3.620,24-TLye  yapmış olduğu itirazın iptaline.,<br>Takibin itirazı iptal edilen tutar üzerinden, talepnamedeki şartlarla devamına,<br>Davacı yararına %20 ( 724,04-TL ) tazminat verilmesine,<br>Fazlaya ilişkin 13.069,68-TL istemin reddine, \" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin dosyada sunulu olduğu halde; bilirkişi tarafından dosyanın eksik incelendiğini ve dosyada faiz hesaplamasının yapılmadığını, raporun bu yönüyle hükme esas alınmaya elverişli olmadığı halde ilk derece mahkemesi tarafından itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun sözleşme incelenmeden hazırlandığından, dosyada sunulu kasa teslim tutanaklarının sözleşmeye aykırı olacak şekilde değerlendirildiğini, bilirkişi raporunda birçok hesaplama hatası olmasına rağmen, ilk derece mahkemesi tarafından anılan rapora dayanarak verilen kararı kabul etmediklerini, müvekkil şirkete tebliğ edilmeyen bir faturaya dayanılarak alacaklarının daha düşük hesaplandığını, müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarında yapılan incelemeler neticesinde davalının borçlu olduğu hususunun tespit edildiğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararının kopyala-yapıştır yöntemi ile yazıldığını, bilirkişi raporunun aynen gerekçe olarak alıntılandığını, ayrıca delillerin değerlendirilmesinde dosyayla ilgisi olmayan icra dosyalarının delil olarak belirtildiğini, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının doğruluğu ve haklılığı noktasında şüphe oluştuğunu, ayrıca müvekkil lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; bu tutarın altında vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve kararın bu yönüyle de bozulması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava: itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; ilk derece mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, davalının davacıya 237 adet kasayı teslim etmediğinin dosyaya sunulan delillerden anlaşılmasına, bilirkişi tarafından kasa bedelinin taraflar arasında düzenlenen faturalara göre belirlenmiş olmasına, davacının delil listesinde bildirmediği sözleşmeyi sonradan sunmasının iddianın genişletilmesi niteliğinde olmasına ve davalının muvafakatinin bulunmamasına göre davacı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/06/2021 tarih ve 2020/491 Esas 2021/395 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 223,20 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 392,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 03/06/2025  <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de41f276fba620e7","SID":"3e79dcb0d5640460"}}