{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1156 - 2025/1274<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/1156 <br>KARAR NO\t: 2025/1274<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                        \t                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/170 E.  -  2023/45 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı İptali, Hükümsüzlük <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/02/2023 tarih ve 2022/170 E. - 2023/45 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin oyun kağıdı, okey takımı, tavla, satranç, yapboz, yayın grupları başta olmak üzere 400'e yakın çeşitte oyun seti ürettiğini, ürünlerini ... adı altında birer marka haline getirdiğini, ticari unvanında da kullandığını, ... ve ... esas unsurlu markaları bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markaları ile ayniyete varacak derecede benzer olduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. <br>Davalı şirket vekili, müvekkilinin her türlü spor ve oyun malzemeleri, üretimi, satışı, pazarlaması işi ile faaliyet gösterdiğini, markalar arasında 6(1) maddesine göre karıştırılma olasılığı bulunmadığını, markaların anlamlarının günlük dilde de sıklıkla kullanılan kelimeler olduğunu, \"... kelimesinin “sert, katı, şiddetli, kesin” anlamına geldiğini, \"...'”In “yıldız” anlamına geldiğini, SMK 6/1 dışındaki “6/3\" “6/5” ve “6/6\" gerekçeli itirazlarının iş bu dava kapsamında değerlendirilmesinin usulen mümkün olmadığını, faaliyet alanlarının farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının \"Şekil+...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"Şekil+...\" ve diğer ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın olmadığı, davacı tarafın \"Şekil+...\" ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanamadığı, davacı tarafın \"Şekil+...\" ibareli  başvuru üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil  diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının başvuruya konu markası ile müvekkilinin tescilli markaları arasında ayniyete varacak derecede benzerlik olduğunu, ihtilafa konu markanın müvekkilinin hak ve tescil sahibi olduğu \"...\" ibaresini  birebir içerdiğini, başvuruda yer alan markanın sonuna eklenen ve ayırt edicilik katmayan bir harf bulunmasının, markalar arası ayırt edilemeyecek seviyedeki benzerliği kaldırmaya yetmeyeceğini, SMK 6/1’de aranan markalar arası benzerlik koşulunun fazlasıyla mevcut olduğunu, markaların kapsamlarının da aynı bulunduğunu, müvekkilinin sektör içerisindeki tanınmışlığından faydalanmaya çalışıldığını, “...” ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olup,  \"...\" ibaresinin müvekkilinin ticaret ünvanı ile de iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının \"Şekil+...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"Şekil+...\" ve diğer ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların esas unsurlarının anlamsal olarak farklı olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının Şekil+...\" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının \"Şekil+...\" ve diğer ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının mallarından satın almak isterken davalının başvuru markalı malını satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, davacı tarafın \"Şekil+...\" ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasının kanıtlanamadığı, davacı tarafın \"Şekil+...\" ibareli  başvuru üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2025\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ecf91b3bae00e947","SID":"242c787de68c38cc"}}