{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2237 <br>KARAR NO:2025/949<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:25/03/2021<br>NUMARASI:2018/644 Esas, 2021/263 Karar <br>DAVA:İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynamlı)<br>Taraflar arasındaki  itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurt içi ve yurt dışı taşımalara aracılık eden forwarder hizmeti sağlayan bir firma olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta müvekkili şirketin davalının İngiltere'ye ihraç edeceği ticari mallarının nakliyesini organize etmek için görevlendirildiğini, davalıya ait ticari emtialar için üç adet taşıma gerçekleştirildiğini, bu bağlamda müvekkilinin üzerine düşeni yaptığını ve davalıya ait emtiaları İzmir'den İngiltere'ye taşınmasını sağladığını, söz konusu taşımaların dava dışı... A.Ş tarafından gerçekleştirildiğini, yükün varış yerindeki gümrük masraflarının ödenmeyip yükün çekilmemesi neticesinde kamyonların varış yerinde bekleme masrafı oluştuğunu, bu bekleme ücretleri ile ilgili taşıyıcı dava dışı ... firması tarafından müvekkil şirkete kesilen bekleme ücreti faturalarının müvekkili ile dava dışı ... ile arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında ödenmiş olduğunu, müvekkili şirketin tüm çabalarına rağmen davalının bekleme ücreti faturalarını ödemediğini, söz konusu bedellerin ödenmesi için müvekkili tarafından Üsküdar ...Noterliği'nin 09.04.2018 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya gönderildiğini, ihtara rağmen ödemelerin yapılmaması karşısında davalı/borçlu aleyhine... sayılı dosyası aracılığıyla icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafın haksız itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, bu nedenle eldeki davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, davalının malları teslim alınmasını sağlayamaması nedeniyle yüklerin kamyonlarda 6 gün beklemek zorunda kaldığını, bekleme ücretinin günlük 200,00-Euro olmak üzere, taşıma başına 1.200,00-Euro olarak hesaplandığını, müvekkili şirket tarafından davalı yana kesilen faturaların her ne kadar 1.200,00-Euro olsa da, müvekkili tarafından davalıya faturalar kesildikten sonra taşıyıcı firma ... Nakliyat ile yapılan şifahi görüşmeler neticesinde her bir fatura için 200,00-Euro indirim sağlanarak 1.000,00-Euro olarak düzenlendiğini, bu nedenle davalı tarafa icra takibi başlatılırken 1.000,00-EURO olarak işleme konulmuş olup toplamda 3 fatura için toplam 3.000,00-EURO talep edildiğini beyanla davalının ... sayılı dosyasına karşı yapmış olduğu itirazın iptaline ve icranın devamına, davalının  %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında müvekkili davalı firmanın davacı firmaya hiçbir borcunun bulunmadığını, davacı şirketin, borcun sebebi olarak 25.05.2017 tarihli ... numaralı, 25.05.2017 tarihli ... numaralı ve 25.05.2017 tarihli ... numaralı fatura olmak üzere toplam 3 adet fatura göstererek bu faturalardan kaynaklı alacağının olduğunu iddia ettiğini, ne var ki müvekkili davalı firmanın, davacı firmaya karşı hiçbir borcunun olmadığını, davacı firmanın tüm alacaklarının ödendiğini, bu nedenle başlatılan takibin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, esasen söz konusu faturaların davacı şirket tarafından davalı şirkete daha evvel e-fatura sistemi üzerinden gönderildiğini, bu faturaların içeriğinin davalı şirketin yükümlülüğünde olmadığını, meri mevzuat açısından davalı şirketin böyle bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, bu nedenle faturalara, fatura içeriklerine ve fatura tutarına itiraz edildiğini Beşiktaş ...Noterliğinin 29.05.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle davacıya bildirildiğini, ancak davacı şirketin aynı faturaları yaklaşık bir yıl sonra Üsküdar ...Noterliğinden 09.04.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnameyle bir kez daha müvekkili davalı şirkete gönderdiğini, müvekkili davalı şirket tarafından Beşiktaş ... Noterliğinin 25.04.2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnameyle cevap verilen faturalara, fatura içeriğine ve fatura tutarlarına bir kez daha itiraz edildiğini, müvekkili davalı şirket tarafından gönderilen ihtarnamelerde de açıkça belirtildiği üzere, davaya konu faturaların mükerrer düzenlendiğini, ayrıca dava dilekçesindeki iddiaların aksine, davalı firma yetkililerince yapılan incelemede davacı firmanın yurt dışı taşımacılığı kapsamında kamyon üzerinde bekleme ücretini gerektirir hiçbir iş ve işlemi olmadığını, kamyon üzerinde bekleyen hiçbir yükün bulunmadığının tespit edildiğini, dolayısıyla anılan faturalardan kaynaklı davacı firmanın davalı firmadan talep edebileceği hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, bu nedenlerle, davacı firmanın hukuka ve yasaya aykırı taleplerinin ve davanın reddinin gerektiğini, öte yandan icra takibindeki belirtilen asıl alacak/fatura tutarları ile icra takibine mesnet faturalar üzerindeki rakamların farklı olduğunu, bu şekilde takip dayanağı belgelerdeki/faturalardaki miktar ile takibe konu edilen alacak miktarlarının farklı olması sebebiyle farzımuhal davacı firma alacağının da belirsiz olduğunu, dolayısıyla başlatılan icra takibinin bu nedenle de usule ve yasaya aykırı olduğunu, davanın bu nedenle de reddinin gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... teknik açıdan yeterli, denetime açık, bilimsel verilere dayalı görülerek Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; Davacı defterlerinde dava dışı fiili taşıyıcı ... firması ile yürütülen ticari ilişkin kayıtlarda 3.993,10 TL x 3 şeklinde toplam 11.979,30 TL kayıtlı olduğu ve hesaben davacı tarafından bu miktarlarda takas mahsup suretiyle ödendiği, Dava dışı ... Lojistik firmasına ödendiğine dair defter kayıtları ile uyumlu bulunduğu, davacının TL hesaplaşmaya karşın davalı yana EURO cinsinden talepte bulunduğu ve aynı gün olmasına karşın yüksek fatura tanzim ettiği, somut olayda varma yerinde vaki beklemeden gönderenin sorumlu tutulabileceği, ancak bundan taşıma işleri organizatörünün kar beklentisi olmaması gerektiği, katlandığı miktarı davalıya yansıtabileceği, TTK ve CMR Konvansiyonu hükümleri ile taşıma anlaşmasına göre davacının ancak 11.979,30 TL bekleme masrafı olarak katlandığı miktara 09.04.2018 temerrüt tarihi itibarı ile faiziyle davalıya yansıtabileceği belirtildiğinden ve Mahkememizce de tespit edildiğinden davacının davalıya yansıtabileceği tutarın 11.979,30-TL olduğu nazara alınarak Mahkememizce davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından ... sayılı takibine yapılan itirazın 2.278,08- Euro asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu tutara takip tarihinden itibaren 3095 Sayılıı Kanunun 4-a maddesi uyarınca TCMB'nin Euro cinsinden 1 yıllık vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Hüküm altına alınan 11.979,30-TL likit nitelikte olup, davalı itirazında haksız bulunduğundan,  İ.İ.K.nun 67/2. maddesi hükmü gereğince davalı aleyhine takdiren tespit edilen miktarın % 20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Bununla birlikte her ne kadar Mahkememizce davacının davalıya yansıtabileceği tutarın 11.979,30 TL olduğu tespit edilmişse de davalının icra takibine yaptığı itirazın 2.202,08-Euro asıl alacak yönünden iptaline karar verilmesi gerekirken sehven yapılan hesap hatası sonucunda kısa kararın (1) numaralı bendinde 2.278,08-Euro asıl alacak yönünden davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline karar verilmiştir. Hükmün tashihi HMK'nın 304.maddesinde düzenlenmiştir. HMK md.304: ''Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, Mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir.'' şeklindedir. Bu düzenleneme uyarınca Mahkememizce kısa kararda yapılan hesap hatası gerekçeli kararda 2.202,08-Euro olarak düzeltilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.... \" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından... sayılı takibine yapılan itirazın 2.202,08- Euro asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu tutara takip tarihinden itibaren 3095 Sayılıı Kanunun 4-a maddesi uyarınca ...'nin Euro cinsinden 1 yıllık vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan 11.979,30,-TLnin %20'si oranında 2.395,86-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece dava dışı ... firmasına ait ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını, bilirkişi raporunda ... firmasına müvekkili tarafındna yapılan ödemenin TL cinsinden olduğu bu nedenle EURO cinsinden davalıdan bunu talep edip edemeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğunun tespit edildiğini, oysa dava dışı ... Lojistik'e ait ticari defterler üzerinde mahkemenin talimatıyla yapılan bilirkişi incelemesine ilişkin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda söz konusu bedellerin 1.000 EUR x 3 =3.000 EUR olduğu açıkça görüldüğünü, yine dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları delil listemizin 2-c, 3-c ve 4-c maddelerinde dava dışı atom lojistik tarafından müvekkile kesilen her bir fatura tutarının 1.000 EUR olduğu açıkça görüldüğünü, Müvekkilinin, dava dışı ... lojistik firmasına TL cinsinden değil EUR cinsinden ödeme yaptığını, yapılan ödemenin dekontu da dava dilekçemizin ekindeki delil listesinin ek-5 nolu maddesinde bulunduğunu, (cari hesap kapsamında yapılan 12.170,00 EUR'luk ödeme dekontu) sonuç olarak müvekkilinin, ... Lojistik firmasına EUR cinsinden yaptığı ödemeyi davalıya yine  cinsinden rücu ettiğini,Mahkemenin gerekçesinde ise müvekkilinin, dava dışı ... Lojistik firması ile TL cinsinden mahsuplaştığı bu nedenle de müvekkilin katlandığı miktar kadar davalıya rücu edebileceği yönünde hüküm kurulmuştur. Oysa müvekkilin katlandığı miktar 3x1000 EUR =3000 Eur olduğunu, bu nedenle de davanın tam kabulü gerekirken kısmen kabulü haksız olduğunu, ayrıca kısmen kabul nedeniyle davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin de haksız olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Dosya kapsamında sunmuş oldukları cevap ve itiraz dilekçelerinde de ayrıntılı olarak açıkladıkları üzere, müvekkili şirket ile davacı ... şirketi arasında taşıma, bekleme ücretiyle alakalı sözleşme bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin davacı ... şirketine herhangi bir borcu da bulunmadığını, davacının, işbu dava konusu icra takibi haksız ve mesnetsiz olduğunu, ancak mahkeme kararında iş bu hususlara dikkat edilmeden, yalnızca davacı tarafında iddia ve delilleri esas alınarak karar verildiğini, Müvekkil şirketin bekleme ücretiyle ilgili bir yükümlülüğü bulunmadığını, davacının alt taşeronuna ödediği tutar TL bazında olup, taşeron firmada yalnızca TL bazında fatura düzenleyebileceğini, faturaları döviz bazında düzenleyemeyeceği gibi döviz bazında da icra takibi başlatamayacağını, taşeron firmanın kayıtlarında bekleme ücreti TL bazında kayda alındığı gibi davacının  da TL bazında ödeme/mahsup yaptığını, bu nedenle TL bazında yapılan ödeme için döviz bazında fatura düzenlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu hususta davacı tarafından başlatılan dava konusu icra takibi haksız olup, takibin iptali gerekirken mahkeme tarafından aksi karar verilmesinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını ve kararın kaldırılması gerektiğini,Dosya kapsamında alınan 27.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda açıkladıkları  hususlar dikkate alınmadan hesaplamalar yapılmış olup, raporun hazırlanma aşamasında yeterli dikkat ve özen gösterilmediğini, mahkeme tarafından yeterli dikkat ve özen gösterilmeksizin yalnızca davacı tarafın iddia ve talepleri doğrultusunda hazırlanan hatalı 27.01.2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, son olarak belirtmek gerekirse; davaya konu faturaların mükerrer düzenlendiğini, ayrıca davacının yurt dışı taşımacılığı kapsamında kamyon üzerinde bekleme ücretini gerektirir hiçbir iş ve işlemi olmadığını,  kamyon üzerinde bekleyen hiçbir yükün bulunmadığının tespit edildiğini, bu kapsamda davaya konu anılan faturalardan kaynaklı davacının müvekkili şirketten talep edebileceği hiçbir hak ve alacağı bulunmadığından 25.03.2021 tarihli mahkeme kararının tümüyle kaldırılması, davacının sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde yer alan iddia ve taleplerinde reddi gerektiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, eşya taşımadan kaynaklı bakiye alacaklarının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine  ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş; bu karara karşı, her iki taraf  vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde:Davacı, takip tutarı olan 3.000 Euro yönünden  dava değeri olarak 5,44 TL kur karşılığı olarak 16.320,00 TL yönünden itirazın iptalini talep etmiş, yargılama sonucu kurulan hükümde 2.202,08 Euro yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, buna göre 797,92 Euro ( dava tarihinde kur olan 5.44 TL karşılğı 4.340,68 TL)  yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili, davanın reddine karar verilen bölüm yönünden  istinaf isteminde bulunmuştur. HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca, miktar ve değeri 3.000 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bu miktar yeniden değerleme oranı ile hüküm tarihi olan 2021 yılı itibariyle 5.880,00 TL'ye baliğ olmuştur. Bu durumda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu  kararında reddedilen ve davacı yanca istinaf  edilen  kısmın, davacı önünden kesinlik sınırının altında kaldığı ve kararın davacı bakımından  kesin olduğu anlaşılmaktadır.HMK' nın 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak, aynı Yasa'nın 352/1.b. maddesi gereğince istinaf mahkemesince karar verilmesi mümkündür. Bu açıklamalar ışığında, kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kısmının kesin nitelikte olması nedeniyle, davacı vekillinin istinaf başvurusunun HMK'nın 346 ve  352/1.b maddeleri uyarınca  reddi gerekmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde:Davacı yanca, davalının İngiltere'ye ihraç edeceği ticari mallarının nakliyesini organize eden olduğu, taşımaların dava dışı ... AŞ tarafından fiilen yapıldığı, bu surette yapılan üç taşıma işinde gönderen sıfatındaki  davalının alıcı yanca malların  teslim alınmasını sağlayamaması nedeniyle yüklerin kamyonlarda altı gün beklemek zorunda kaldığı, bu nedenle fiili taşıyana  bekleme süresi kapsamında  cari hesaptan mahsup ile ödenen tutardan davalının sorumlu olduğu ileri sürülmüştür. Öncelikle davaya konu taşımaların gerçekleştiği ve bu konuda taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ihtilafsızdır.Taraflar arasındaki ihtilaf taşıma ilişkisi kapsamında bekleme masrafının kimin sorumluluğunda olduğu konusundadır. İlk derce mahkemesince sunulu deliller ile taraf ticari defter ve kayıtlarında inceleme yaptırılarak alının bilirkişi raporları içeriğindeki tespitler dikkate alındığında,  faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde ise kayıtlı olmadığı, bekleme ücreti olarak dava dışı fiili taşıyıcı ....A.Ş. tarafından düzenlenen 3 adet faturanın dava dışı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalara ilişkin ödemelerin davacı şirket kayıtlarında cari hesaptan mahsup şeklinde ödendiği, dosya kapsamından  05.05.2017 tarihinde ...ile Türkiye'den yola çıkan araçların 16.05.2017 ve 17.05.2017 tarihlerinde İngiltere'ye vardıkları, ... ödemesi yapılmadığından araçların teslimat yerine yürüyemediği ve bekleme durumun ortaya çıktığı, bu konuda göndericiye bilgi verildiği, 19.05.2017 tarihinde bir ödemesi yapıldığı ancak bu ödemenin ... ödemesi olduğu, bu ödemenin yapılması sırasında ki beklemeden dolayı Park Ücretinin doğduğu, bununla  ilgili ödemenin ise 23.05.2017 tarihinde tamamlandığı, bu ödemelerin tamamlanmasını takiben araçların hemen teslimat yerine hareket edebildiği, davacı şirket tarafından yurt dışı taşıma hizmetinin verilmesi esnasında her aşamasında göndericinin bilgilendirildiği, taşıyıcının ve dolayısı ile davacı şirketin ... ve Park Ücretinin ödenip ödenmemesinin takibinden CMR 11 maddesi   çerçevesinde sorumlu görülemeyeceği anlaşılmıştır.Taşıma sözleşmesinin uygulanmasında yükleme ve boşaltma TTK'nın 863.maddesinde düzenlenmiştir. TTK md.863: ''(1)Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. (2)Yükleme ve boşaltma ile ilgili olarak, durumun gereklerine göre belirlenecek makul bir süre için, aksi kararlaştırılmadıkça, ayrıca ücret istenemez. (3)Taşıyıcı, sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme veya boşaltma süresinden daha fazla beklerse, bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanır.'' şeklindedir. Buna göre TTK m. 863 uyarınca şartları oluşmuşsa taşıyıcının (ve taşıma işleri organizatörünün)bekleme ücreti isteyebileceği, Taşıma işleri organizatörünün, fiili taşımayı gerçekleştiren ve bekleme sebebiyle kar kaybına uğrayan fiili taşıyıcıya bekleme ücreti ödemesi şartıyla ödediği tutarı gönderenden talep edebileceği sonucuna varılmaktadır. TTK 863.Madde hükmünce de taşıyanın bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanacağı, dava dışı fiili taşıyıcı  ... A.Ş. İle davacı şirketin bekleme ücreti olarak faturalandırdığı bedelin kadri maruf ve  uygun bir ücret olduğu tespiti ile kurulan hüküm isabetli olup, davalı vekilinin bekleme ücretinden müvekkilinin sorumlu görülemeyeceği  yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu içeriğindeki tespitler dikkate alınarak, davacı defterlerinde dava dışı fiili taşıyıcı ... firması ile yürütülen ticari ilişkin kayıtlarda 3.993,10 TL x 3 şeklinde toplam 11.979,30 TL kayıtlı olduğu ve cari hesap mahsubuyla  davacı tarafından bu miktarlarda fiili taşıyana ödendiği,  dava dışı  fiili taşıyana  davacının TL mahsuplaşmayla ödemesine karşın davalı yana EURO cinsinden fatura düzenleyerek  talepte bulunduğu ve aynı gün olmasına karşın yüksek fatura tanzim ettiği, somut olayda varma yerinde vaki beklemeden gönderenin sorumlu tutulabileceği, ancak bundan taşıma işleri organizatörünün kar beklentisi olmaması gerektiği, katlandığı miktarı davalıya yansıtabileceği, TTK ve CMR Konvansiyonu hükümleri ile taşıma anlaşmasına göre davacının ancak 11.979,30 TL bekleme masrafı olarak katlandığı miktara 09.04.2018 temerrüt tarihi itibarı ile faiziyle davalıya yansıtabileceği belirtildiğinden ve davacının davalıya yansıtabileceği tutarın 11.979,30-TL olduğu nazara alınarak, bu tutarın Euro karşılığı hesaplanan 2.278,08- Euro asıl alacak  tutarı yönünden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, davacının TL ödeme tutarı kapsamında Euro olarak fahiş fatura düzenlediği, buna göre döviz bazlı faturaya ilişkin takip başlatılamayacağı yönündeki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle,  davacı vekilinin istinaf dilekçesinin kesin karara yönelik olması nedeniyle HMK'nın 346 ve 352/1.b. maddeleri uyarınca reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 346 ve 352/1.b maddeleri uyarınca reddine, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 613,71 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,7-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 29.05.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"580408b6ae91daba","SID":"2a64c82683323181"}}