{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/640 <br>KARAR NO: 2025/830<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/02/2025<br>NUMARASI: 2024/699 Esas 2025/152 Karar <br>DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz<br>Davanın aktif husumet yokluğundan reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı ... AŞ'nin yönetim kurulu başkan vekili olduğunu,%35 payların sahibi ...'ün paylarının Hollanda'da bulunan yine dava dışı ... ne devredildiğini, bu şirketin tek ortağının ... Ünvanlı yine Hollanda merkezli bir şirket olduğunu,  devralan şirketin pay devrinden 2 hafta önce 1.000-Euro sermaye ile kurulduğunu, TTK'nın 198. Maddesi uyarınca dolaylı iştirak halinin de bildirim yükümlülüğü kapsamında olduğunu ancak bu durumun bildirilmediğini, devir işleminin tesciline ilişkin yönetim kurulu tarafından bir karar alınmadığını bu durumun TTK'nın 198 ve TSY'nin 107 maddesine aykırı olduğunu, ticaret sicil müdürünün tescil edilecek olgunun gerçeği tam olarak yansıtıp yansıtmadığını araştırması gerektiğini, ortada geçerli bir pay devri bulunmadığını beyanla, müvekkilinin 01/11/2024 tarihinde terkin talebinde bulunduğunu, ancak tescil olunan hususların iptalinin kesinleşmiş yargı kararıyla mümkün olduğundan bahisle talebinin reddedildiğini ileri sürerek İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 06/11/2024 tarihli ... sayılı red kararının iptaline, pay devrinin tescil işleminin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin sicil kayıtlarının terkini yönünde bir karar verilebilmesi için davalı olarak gösterilmesinin şart olmadığını, davacının talebinin muhatabının dava dışı ...AŞ olduğunu, TTK'nın 198. Maddesi bildiriminin konusunu teşkil eden ... şirketi bakımından doğrudan ve tam bir hakimiyet söz konusu olmadığından ortağı olan şirket bakımından da dolaylı hakimiyet söz konusu olmayacağından davacı tarafın iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Feri müdahiller ..., ..., ... İlaç.. AŞ vekilleri ; ... şirketinin  ...'den ... Ticaret A.Ş.'nin %35'ni devralarak pay sahibi olduğunu, hisse satış/devrini gerçekleştiren ... tarafından yapılan bildirimler uyarınca devrin ... pay defterine kaydedildiğini, temsile yetki ve ilanı için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirimde bulunulduğunu ve 25/10/2024 tarihinde tescil ve ilan edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davaya müdahale talebinin kabulüne karar verilmesini ve davanın reddini talep etmişlerdir.Feri müdahil ... vekili; müvekkilinin ...A.Ş.'nin paylarının %30'nun sahibi olduğunu, müdahale talebinin kabulüne karar verilmesini ve davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; 6102 sayılı TTK nın 34, TSYnin 39. maddesi uyarınca tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil tarafından verilecek kararlara karşı ancak ilgililerin itiraz edebileceği düzenlendiği, tescil edilen konulardaki her türlü değişikliklerin de tescili gerektiği,yönetmeliğin 22. maddesi uyarınca tescil başvurusu ilgililer veya temsilcileri yahut hukuki halefleri tarafından yapılacağı, ilgililer; tacirin gerçek kişi olması halinde kendisi veya vekili ya da yetki verilmiş temsilcisi, tacirin tüzel kişi olması halinde ise onun yetkili organları veya yetkili temsilcileri olduğu; dava konusu işleme ilişkin şirket anonim şirket olup, yönetmeliğin 22/2. maddesince tescil başvurusu yapabilecek ilgililer tahdidi olarak sayılmış olup, anonim şirket yönünden ilgililer; şirket kuruluşunda şirket sözleşmesi ile belirlenen yönetim kurulu veya temsile yetkilendirilen üye ya da üyeleri olduğu  ilgililer kapsamına ise şirket ortaklıklarının ve organ olarak hareket etmeyen yönetim kurulu üyelerinin girmediği, bu kişilerin tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak sicile başvuru hakları olmadığından, sicil işlemine itiraz davası açma haklarının da bulunmadığı, davacının dava dışı anonim şirketin müştereken yetkili yönetim kurulu başkan yardımcısı olup, tescilin iptali istemini organ sıfatıyla değil, ortak sıfatıyla ileri sürdüğü 6102 sayılı Kanun'un 34. ve Yönetmeliğin 22. maddesi uyarınca sicil işlemine itiraz davası açabilecek 'ilgililer' kapsamında bulunmadığından aktif husumet yokluğu  nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı vekili; TTK'nın 198 maddesinin şirketin pay sahipliği yapısındaki değişiklik gerçekleşmesi halinde hakimiyet ilişkilerinin tespitini ve şirketler topluluğu hükümlerinin etkili biçimde uygulanması için gerekli şeffaflığı sağlamayı amaçladığını, yapılan hukuka aykırı tescil sebebiyle, davacı ...'ün TTK'nın şirketler topluluğu hükümlerinden doğan haklarını kullanmasının engellendiği, Sanovel'de bir hakimiyet ilişkisi kurulup kurulmadığı ve hakimiyetin hukuka aykırı kullanılması halinde açılabilecek davaların TTKnın 202 madde uyarınca kime yöneltileceğinin belirsiz olduğunu, ...'a sözde devredilen paylar da A Grubu paylar olup, bu pay grubuna tanınan yönetim kuruluna aday gösterme gibi imtiyazların pay sahipleri tarafından birlikte kullanılması gerektiğini,mevcut durumun davacının sahip olduğu A Grubu paylara tanınan imtiyazların kullanılamamasına da sebep olacağını,davacının terkin talebinde hukuki yararı bulunduğunu, TTK'nın 28 madde uyarınca da ilgili sıfatına sahip olduğunu, zarar gören ilgili üçüncü kişinin tescile karşı başvurabileceği hiçbir hukuki yol olmadığı anlamına geleceğini, 25.10.2024 tarihli bildirim, tescil ve ilan işleminin TTK'nın 198(1) maddesine aykırı yapıldığını  ileri sürmesi beklenecek tek ilgilinin davacı olduğunu, feri müdahiller tarafından kontrol edilen yönetim kurulunun dava açmayacağını ...'ün 23 Ekim 2024 tarihli dilekçe ile bildirimde bulunduğunu,yönetim kurulu kararı alınmadan YK başkanı ve üyesinin  23 Ekim 2024 tarihinde tescil talep ettiklerini, bildirim Müdürlükçe tescil edilerek TTSG'nin 25.10.2024 tarihli ve 11194 sayılı nüshasında ilan edildiğini, tescilin dayanağının talep dilekçesinden ibaret olduğunu,devrin pay defterine işlendiği tespit edildiğini,tescilin TTK nın 198(1) madde bildiriminin tescil talebinin yetkili organ kararına dayanması veya pay defterinden ilgili sayfanın ibraz edilmesi gerektiği yönünde olduğunu, bildirim yükümlülüğü, hükümde sayılan pay oranı eşiklerinin \"doğrudan veya dolaylı olarak\" aşılması ve altına düşülmesi hâlinde doğduğunu, dolaylı iştirak eden konumundaki teşebbüs veya teşebbüsler hakkında hiçbir bilgi içermeyen bildirimin içeriği TTKnın 198'e ve TSY m. 107'ye aykırı olup eksik, yanlış ve yanıltıcı olduğunu;  kurulan birlikte hâkimiyetin ortak paydaşının gerçekte kim olduğunun ve bu dolaylı iştirak durumunun TTK m. 198 ve TSY m. 107(3) uyarınca tescil ve ilan edilmesi gerektiğini,devir alanın hâkimi olan yer alan teşebbüs veya teşebbüsler,devir alanı nihai olarak kontrol eden teşebbüs de dahil olmak üzere, TTK nın 198' maddenin amir hükmüne rağmen kamuya açıklanmadığını, tescil işleminin yok hükmündeki tevsik edici belgeye, yani pay defteri kaydına dayanılarak yapıldığını, davanın reddi durumunda, genel kurul toplantılarında donmuş oy hakları ve diğer haklar kullanılarak alınabilecek ve kararların yokluğunun tespiti davalarının sonuçlanması ve kesinleşmesi yıllar süreceğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 06/11/2024 tarihli ... sayılı ret kararına itiraz ile 25/10/2024 tarihli tescil işleminin terkini istemine ilişkindir.Ticaret Sicili Yönetmeliğinin \"başvuruya yetkili kişiler\"başlıklı 22 (1).maddesinde; Tescil başvurusu ilgililer veya temsilcileri yahut hukuki halefleri tarafından yetkili müdürlüğe yapılır. İlgililer; tacirin gerçek kişi olması halinde kendisi veya vekili ya da sözleşme ile kendisine yetki verilmiş temsilcisi, tacirin tüzel kişi olması halinde ise onun yetkili organları veya yetkili temsilcileridir.Anonim şirketlerde tescil olunacak hususlarda;tescil olunacak hususlarda tasfiyeden çıkılması hariç olmak üzere ;  yönetim kurulu veya  temsile yetkili  üye ya da üyeleri olarak belirlenmiştir.,hükmünü haizdir. Yönetmeliğin 30 maddesi; Tescil talebi ilgililer veya mümessilleri yahut hukuki halefleri tarafından salahiyetli sicil memurluğuna yapılır.\"denilmektedir.  TTK nın 34 (1)  madde –  İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. Kanun ve ilgili yönetmelik hükümlerine bakıldığında; özellikle eldeki davayı da içerecek şekilde (silinme) istemleri ile ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı dava açacaklarından söz edildiği, ilgililer kapsamına ise şirket ortaklarının ve organ olarak hareket etmeyen yönetim kurulu üyelerinin bu kapsama girmediği sonucuna  varılmaktadır. Ticaret Siciline tescil için başvuru hakkı olmayan, ilgililer kapsamına dahil olmayan kişilerin başvurusunun kabulüne imkan olmadığı gibi itiraz davası açmaları da mümkün değildir. İlk derece mahkemesinin, şirket ortakları ve organ olarak hareket etmeyen yönetim kurulu üyelerinden birinin itiraz hakkının bulunmadığının kabulü yerinde bulunmuştur. Elde ki dava şirkete karşı açılan bir dava olmadığından, davacı vekilinin davacının ilgili sayılması gerektiğine ilişkin uzman görüşünün dikkate alınmadığı, yapılan tescilin TTK'nın 198 maddesine aykırılık içerdiği, tescil edilen olgunun organ kararına dayanması gerektiği, hisse devir alanın oy haklarının donduğuna ilişkin istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle \"ilgililer\" kapsamında kalmayan davacının terkin talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından  davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a968929b9d678d74","SID":"16eb0b88f82b146e"}}