{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   7. HUKUK DAİRESİ     <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           7. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: .....   <br>KARAR NO\t: .....<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ..... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>KARAR TARİHİ\t: 05/11/2019<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: 02/02/2021<br>DAVACI\t: ... -   ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... -.....<br>DAVALI\t: ... -  .....<br>VEKİLİ\t: Av. ... - .....<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 19/09/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/09/2023<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafa muhtelif ürünlerin metal parçaların boya ve sair işlemlerinin yaptırıldığını, davalının anlaşmaya uygun iş yapmaması nedeniyle davacının zarara uğradığını, davalı tarafından hatalı olarak boyanan ve bedeli ödenen malzeme ile ilgili reklamasyon ve kalitesizlik bedeli açıklaması ile 2.863,16.-TL ve 234,82 EURO bedelli iki adet fatura düzenlendiğini, davalının söz konusu faturayı kabul etmeyerek iade ettiğini, haksız olarak ödenmek zorunda kalınan tutar için icra takibine geçildiğini, takip tutarının kayıt ve belgelerle uyumlu olduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, faiz talebinin 3095 sayılı Kanuna uygun olduğunu, alacağın likit olduğunu belirterek itirazın iptali ile %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketin, davacı şirketin boya işlerini yaptığını, davacı tarafın işlerin istenilen kalitede olmadığı iddiasının doğru olmadığını, ayıba yönelik zamanında başvuru yapılmadığını, ayıp ihbarında bulunulmadığını, davacı şirket tarafından fatura gönderildiğinde, boya hatası iddialarını kontrol etmek için davacı şirkete gidildiğini, ancak hatalı boyandığı iddia edilen ürünlerin sevk edildiği söylenerek, kontrol edilmesine izin verilmediğini, boyama işleminde hata olduğunun kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddi ile %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br> Mahkemece, taraf defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin 20-23 Nisan 2018 tarihinde teslim edildiğinin anlaşıldığı, ayıp ihbarına yönelik dosyaya sunulan mail yazışmalarının ise 18 Haziran 2018 tarihli olduğu, davacı tarafın muayene ve ihbar sürelerine riayet etmediği, davalı şirketin 10.455,50.-TL’lik faturasına karşılık davacı şirketin reklamasyon ve kalitesizlik açıklaması ile 10.455,50.-TL’lik fatura düzenleyerek borcu sıfırladığı, davaya konu faturaların bundan sonra düzenlendiği, işlemin tamamen ayıplı olduğunu iddia ettiği, ancak dosya kapsamı ile bunu ispatlayamadığı, ürünlerin üçüncü kişiye gönderilmesi nedeniyle ürünler üzerinde inceleme yapılamadığı,  bu ürünler üzerinde yapılmış bir delil tespitinin de bulunmadığı, dava konusu faturalardan birisinin yabancı para cinsinden düzenlendiği, ancak bunu gerektirecek bir neden olduğunun açıklanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu takibin dayanağının, hatalı olarak boyanan ve bedeli ödenen malzemelerle ilgili olduğunu, dosyaya sunulan mail ve whatsapp yazışmalarından, ayıp ihbarının 24/04/2018 tarihli yazışmada yapıldığının anlaşıldığını, mail yazışmalar ve whatsapp yazışmalarının, 6100 sayılı HMK 199. maddesi uyarınca belge olduğunu, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarının da bu yönde olduğunu, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin; 2015/17604-2015/29258  sayılı kararında, tacirler için getirilen ihbar sürelerine uyulup uyulmadığının ispatında genel ispat kurallarının geçerli olacağını, whatsapp yazışmalarından ayıp ihbarının zamanında yapıldığının anlaşıldığını, mail yazışmalarından da ürünlerin ayıplı olduğunun anlaşıldığını belirterek  mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan fazla ödemenin iadesi için yapılan icra takibine itirazın iptali istemidir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu hukuki ilişki 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi niteliğindedir. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Eser sözleşmesinde işin sözleşme koşullarına uygun olarak yapılıp teslim edildiğini yüklenici, iş bedelinin ödendiğini veya eser ayıplı ya da eksik ise bu hususları da iş sahibi ispat etmelidir. <br>Kanun'da aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğundan (TMK m. 6 ve HMK m.190) somut olayda  dava konusu imalâtın ayıplı olduğunu ispat yükü iş sahibi davacıya aittir (Y. 15 H.D.'nin 24/01/2011 tarih, 2010/588-2011/246 sy. k).  <br>HMK 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.<br>Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile, davalı şirketin 10.455,50.-TL’lik faturasına karşılık davacı şirketin reklamasyon ve kalitesizlik açıklaması ile 10.455,50.-TL’lik fatura düzenlediği ve borcunu sıfırladığı, akabinde de dava konusu faturaları düzenlediği anlaşılmıştır. Dolayısıyla; davacının, davalının gönderdiği ürünlerin tamamının ayıplı olduğunu ve bu ayıplar nedeni ile dava konusu faturalar kadar alacağı olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Her ne kadar davacı taraf whatsapp yazışmalarına dayanmış ise de, bu yazışmalar, ayıbın niteliği ve miktarını ve davacının fatura bedelleri kadar alacaklı olduğunu ispata yeterli değildir. Az yukarıda da açıkladığı üzere; ayıbın varlığı, niteliği ve miktarının tespitinin çözümü özel veya teknik bir bilgi gerektirdiği için, bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kaldı ki, mahkemece davalı şirket yetkilisi isticvap edilmiş ve davalı şirket yetkilisi, davacının mail ve whatsapp yazışmalarını yaptığı kişinin davalı şirketi temsile yetkili olmadığını belirtmiştir.<br>Davanın dayanağı icra takip dosyasında ibraz edilen takip dayanağı faturalara konu ürünlerin üzerinde yapılmış bir delil tespiti dosyaya sunulmamış, ürünlerin üçüncü kişiye teslim edildiğinden  mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmasına olanak tanınmamıştır. İmalât konusu ayıplı malların ibraz edilememesi veya üzerinde inceleme yapılamaması karşısında ayıp, ayıbın niteliği ve düzenlenen faturaya uygunluğu   iddiası kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur ve davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir.<br>HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda,  ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan  davacı vekilinin  istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br><br>1-..... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... tarih .....sayılı kararı usul esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br>\t<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gerekli 374,93.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 315,63.-TL harcın ilk derece mahkemesince bu davalıdan  alınarak Hazine'ye irat kaydına,<br>3-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,<br>4-Karar  tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından  vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 19/09/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t\t\t<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"50bae331a04f0ca0","SID":"c003c751d38d2382"}}