{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t:  <br>KARAR TARİHİ\t: 26/10/2021<br><br>DAVACI\t: ... (...)\t  <br>VEKİLİ\t: Av <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti<br>KARAR TARİHİ\t: 11/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/12/2023<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili, müvekkilinin 2010 yılında kooperatife üye olan tanıdıkları vasıtası ile davalı kooperatifin o tarihlerde başkanı olan .... ile tanıştığını, ....'ın kendisini kooperatife üye olması için ikna ettiğini, müvekkilinin kooperatife üye olmayı kabul ettiğini ve Bursa 2. Noterliğince düzenlenen 26/07/2010 tarih ve ... yevmiye nolu devir sözleşmesi ile ...'ın kendisine ait hisselerden 95 nolu üyelik hakkını 5000 TL bedel karşılığında müvekkiline devrettiğini, buna ilişkin olarak 08/10/2010 tarihli yönetim kurulu kararını, üye kayıt belgesini de müvekkiline teslim ettiğini, müvekkiline bu parayı şimdiden öderse bundan sonra hiçbir ödeme yapmadan kendisine 150 m2 lik bir daireyi teslim edeceklerini söylemesi üzerine müvekkilinin 10.000 Dolar ve 1500 Euro verdiğini, kendisine inşaatı yapacak ... tarafından düzenlenmiş 24/07/2010 tarihli 8000 USD ve 26/07/2010 tarihli 2000 USD ve 1500 Euro karşılığı 6000 TL lik iki adet makbuz verildiğini, bundan sonra müvekkilinin 11/10/2011 tarihinde 200 TL ve 15/12/2012 tarihinde 200 TL olmak üzere üyelik aidatlarını ödediğini, birkaç defa daha para gönderdiğini ancak makbuzlarını almadığını, 2018 yılına kadar müvekkilinin ... ile sürekli irtibat içinde olduğunu, müvekkilinin 2018 yılında kızının ihtiyacı olması sebebiyle kooperatifteki hissesini paraya çevirebileceğini düşünerek ....'ı arayıp durumu anlattığını, ... bir süre çeşitli bahanelerle müvekkilini oyaladığını daha sonra da telefonlarına dahi çıkmamaya başladığını, bunun üzerine kuşkulanan müvekkilinin kooperatifi araştırdığında ...ın 2016 yılında kooperatifin başkanlığından ayrıldığını, kendisine ait bir üyelik kaydının da bulunmadığını öğrendiğini, belgeleri ile birlikte kooperatife başvurduğunda ise üye kaydının yapılmayacağını, ...'ın eski defterleri kendilerine teslim etmediği, yolsuzluk yaptığı cevapla karşılaştığını, Bursa 15.Noterliğinden 12/04/2019 tarihinde ihtarname göndererek talebini yinelediğini ancak kendisine gönderilen cevabi yazı ile aynı şekilde ...'ın koopratifte bir adet hissesi varken bunu çeşitli kişilere devir ettiğini, kendilerine defter ve belgeleri teslim etmediğini, kooperatife kayıtlı 71 üye olduğunu buna karşılık 78 hissenin mevcut olduğunun beyan edildiğini, kayıtlardan görüldüğü gibi ...'ın kooperatifte 2016 yılına kadar yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığını, dolayısıyla kooperatif adına yaptığı işlemlerden kooperatifin sorumlu olduğunu, müvekkili ile yapılan üyelik sözleşmesinin de bu çerçevede geçerli bir sözleşme olduğunu ileri sürerek üyeliğinin tespit ve tescilini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, davacı tarafın 2010 yılında satın aldığını iddia ettiği hisseler nedeni ile üyelik tespiti talep ettiğini, dava konusu satış işleminin üzerinden 9 yıl geçtiğini, dava konusu iddiaların zamanaşımına uğradığını, yine kooperatif esas sözleşmesinin 46. maddesi uyarınca kooperetif adına düzenlenecek belgelerin en az 2 yönetim kurulu üyesi tarafından imzalanmış olması gerektiğini, Metin Tolunay'ın  hissesini kendisine sattığına dair açılan başkaca davalar da bulunduğunu, yine kooperatif esas sözleşmesinin 17. maddesi uyarınca \"Ortaklık, yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek suretiyle 10. maddedeki ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebilir\" hükmüne rağmen davacı tarafça, müvekkili kooperatife karşı, yazılı olarak hisse devraldıklarına dair bir başvuru yapıldığını gösterir belgede sunulmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.  <br>         <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davanın, kooperatif üyeliğinin tespiti, devir sözleşmesinin geçerliliği ve devir alanın üyeliğinin tespiti talebine ilişkin olduğu, dava dışı  davalı kooperatifin yönetim kurulu başkanı .... kooperatif üyeliğini Bursa 2.Noterliği'nin 26/07/2010 tarih ve .... yevmiye sayısıyla davacıya devir ettiği, davalı kooperatife ait defter kayıtları, hazirun cetvellerinde 95 nolu üyelik kaydının ...'a ait olduğu, davalı kooperatifin 08/10/2010 tarihli Kooperatif Yönetim Kurulu başkanı ... ile üyeler ....yer aldığı karar defterinde, davacı ...'nın....'ın hissesini alarak üyeliğe kabul kararı verildiğinin görüldüğü ve yönetim kurulu üyesi \"imzanın kendine ait olduğunu\"  açıkça celse de kabul ettiği ve Kooperatif Yönetim Kurulu başkanı ... tarafından hissenin devredildiğinden bu belgenin geçerli olup davalı kooperatifi bağlayacağı ve Kooperatif Ana Sözleşmesinin 11. maddesi uyarınca ortaklığa kabul yönetim kurulu kararı ile gerçekleşeceğinden davacının kooperatif üyesi olduğu kanaatine varılarak davanın kabulune, her ne kadar ...'ın aynı üyeliği Bursa 1. ATM ... Esas sayılı dosyasında dava konusu hissenin ...i'ye devredildiğinin davalı tarafından savunulmuş ise de davacı ...'ya üyelik devrinin (26/07/2010) ....ye göre devir tarihi olan 06/09/2010'den önce, yine yönetim kurulunun karar metninde öncelikle ...'nın üyeliğine karar verilmiş olduğu davacıya üyeliğin geçtikten sonraki üyelik devrinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının davalı...Kooperatifine üye olduğunun tespiti ile kooperatifin ortaklık defterine tesciline karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davalı vekili, dosyası içerisinde birbiri ile zıt yönde iki ayrı rapor bulunmasına rağmen mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için üçüncü bir rapor alınmadan davacı lehine olan ikinci raporun esas alınarak davanın kabul edildiğini, kooperatifin toplamda 78 hissesi bulunduğunu, davacının da üye olduğu kabul edilir ise 79. üyeliğin tesis edilmesi gerekeceğini, oysa Yargıtay kararları ile sabit olduğu üzere mahkeme kararı ile yeni üyelik tesisinin mümkün olmadığını, Metin Tolunay'a ait hissenin ...'ye ait olduğuna dair verilmiş bir mahkeme kararı bulunduğunu, ...'ın kooperatif adına gerçek dışı belgeler üreterek bu yolla gerçek dışı üye kayıtları ve hisse devirleri yaptığı yönündeki tanık beyanları ve yine Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi kayıtları dikkate alındığında,  davacı tarafçı dosyaya sunulan belgelerin, usulsüz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde,  müvekkilinin kooperatif üyeliğini  kooperatifin yetkili kişisi olan başkanından devraldığını, kendisinin üyelik başvurusunun kabul edilip kaydının yapıldığını, imzaları kabul edilen yönetim kurulu karar defteri ve üye kayıt formu ile müvekkilinin üyeliği devraldığının sabit olduğunu, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmadığını, hukuki değerlendirme olduğunu belirterek istinaf başvurusunun reddini  talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti talebine ilişkindir. <br>Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup davalı vekilince süresi içerisinde karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Dosya kapsamı uyarınca; Bursa 2. Noterliğince düzenlenen 26/07/2010 tarih ve ...yevmiye nolu devir sözleşmesi ile ...'ın kooperatifteki 5 nolu üyelik hakkını 5000 TL bedel karşılığında davacıya devrettiği, üyelik devrine ilişkin 08/10/2010 tarihli yönetim kurulu kararı uyarınca ise Metin Tolunay'ın 86 nolu üyeliğini ...ya devrettiği, 95 nolu üyeliğini ise...i'ye devrettiği, ...'ın sahip olduğu hisseyi birden fazla kişiye devrettiği iddiasıyla Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yargılandığı, UYAP kayıtlarına göre, Metin Tolunay'ın mahkumiyetine karar verildiği ancak söz konusu kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.<br>Yine Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında .... tarafından davalılar ... ve kooperatif aleyhine davacı ....i'nin ....'ın  kooperatifteki hissesini 06/09/2010 tarihinde Bursa 16. Noterliği'nin... yevmiye nolu hisse devri sözleşmesi ile devraldığı, davacının, kooperatife  08/10/2010 tarih ve 76 sayılı yönetim kurulu kararı ile  üyeliğe kabul edildiği iddiasıyla kooperatif üyeliğinin tespiti davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde ...'ın 1 adet paya sahip üye olduğu, hisse devri sözleşmesi sonrası yapılan genel kurul toplantı tutanaklarında davalı ...'ın 1 üyelik kaydının bulunduğu, 08/10/2010 tarih ve 76 sayılı yönetim kurulu kararı doğrultusunda davanın kabulü ile davacı ....i'nin davalı .... Kooperatifine üyeliğe kabulü ile, davalı Metin Tolunay'ın hissesinin davacı ... adına kooperatif üyesi olarak tespiti ve tesciline karar verildiği, <br>Bursa  Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ise davacı ...tarafından Bursa 16. Noterliği'nin 25/11/2010 gün ve ...yevmiye sayılı hisse devri sözleşmesi ile ...'dan iki adet hissesini devraldığı iddiasıyla davacının kooperatif nezdinde üyeliğinin ve iki adet hissesinin bulunduğunun tespitine karar verilmesinin talep edildiği, yapılan yargılama neticesinde ise davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>Öncelikle somut olayda davacı, dava dışı ...'dan kooperatif üyeliğini devir aldığını ileri sürerek üye olduğunun tespitini talep etmiş ise de, ... davada taraf olarak gösterilmemiştir. Davanın niteliği gereği mahkemece verilecek kararın ortaklığını devreden dava dışı  ...'ın  hukukunu doğrudan ilgilendireceği kuşkusuz olup,  mahkemece  davacı vekiline dava dışı devir eden .... aleyhine  1163 sayılı Kooperatifler Yasası hükümlerine göre davalı kooperatif nezdinde bulunan haklarını davacıya devrettiği ve davalı kooperatifin ortağının davacı olduğuna dair dava açması için önel verilmesi, dava açıldığında işbu dava ile birleştirilmesi,  iddianın ve savunmanın birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön düşünülüp usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadan, doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir  (Yargıtay 23. HD.nin  2014/856 E. 2014/2040 K., Yargıtay 23. HD.nin  2011/301 E. 2011/297 K.).<br>Diğer  yandan kooperatif ortaklığının devir biçimi yasada gösterilmemiştir. Ancak pay devrinin alacağın temliki yolu ile yapılması, temlikin de BK'nın 163. maddesi maddesi uyarınca yazılı olması gerekmektedir. Üyeliğe bağlı hak ve alacakların borçlusu kooperatif, alacaklısı ise üyeliği devir alan yeni ortaktır. Eğer devir eden ortak pay yönünden borçlu ise, borcun nakli hükümleri uygulanır borç devir alana geçer. Ancak, pay devri için resmi şekle bile gerek bulunmamaktadır. Her ne kadar yapı kooperatifinde, ortakları mal sahibi yapmak amacı olsa bile, pay devri, bir satış vaadi de değildir. Bu nedenle, adi yazılı devir dahi geçerlidir. Üyelik devir sözleşmesi yapıldığı tarih itibariyle sözleşmenin yanları arasında geçerli sonuç doğurmasına karşın, kooperatif bakımından ise 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/3. ve anasözleşmenin 17/1. ve 2. maddeleri hükümleri gereği, devrin kooperatife bildirilmesi ve yönetimin makul sürede yapacağı inceleme sonunda devir alanın ortaklık şartlarını taşıması durumunda devir alanı makul süre içerisinde üyeliğe kabulü kararı verdiği tarihte hüküm ifade eder. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. madde hükmünde yer alan yazılı başvuru koşulu, devrin geçerliliğine ilişkin olarak değil, devrin kooperatife iletilmesi ve kabulü için ispat bakımından sevk edilmiştir. Bu nedenle, kooperatif üyelik hakkının devredildiğinin davadan önce davalı kooperatife bildirilmemesi, devir alanın hakkına olumsuz bir etki yapmaz. Devir alanın açtığı üyeliğin tespiti davası ile davalı kooperatife üyelik başvuru yapılmış gibi olduğundan, üyelik koşullarını taşıdığının belirlenmesi halinde devir alanın üyeliğinin tespitine karar  verilmesi gerekir (Bu yönde bkz. Yargıtay 23. HD.nin 2014/2051 E., 2014/6905 K.; 2015/3561 E., 2016/283 K. sayılı ilamları).<br>Eldeki davada, dava dışı ... tarafından kooperatifteki üyeliğinin birden fazla kişiye devir edildiği, bunun ile ilgili olarak Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı ve ceza dosyasında bir çok  katılan bulunduğu, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarında da ... tarafından yapılan mükerrer hisse devir sözleşmeleri nedeniyle kooperatif üyeliğinin tespiti davaları açıldığı, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan 26/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda ....ın bir adet paya sahip üye olduğu, ... ile yaptığı 06/09/2010 tarihli devir sözleşmesi sonrasında yapılan genel kurul toplantı tutanaklarında da ....'ın bir üyelik kaydının bulunduğu tespit edilmiş olup ....adına kayıtlı kooperatif hissesinin devri hususunda açılan başka davalar bulunup bulunmadığının araştırılarak ve açılan davaların birleştirilerek ....'ın davalı kooperatifte kaç adet üyelik hakkının bulunduğunun, ilk üyelik devrinin kime yapıldığının tespiti ile kooperatif ana sözleşmesinde ilk üyelik devri yapılan kişinin ortaklığa kabulünü engeller nitelikte bir hüküm bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek, sonraki üyelik devirlerinde ortada devredilebilecek bir payın bulunmadığı, bu sebeple yapılan sonraki pay devirlerinin gerçersiz olacağı nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi de yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, mahkemece eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak deliller toplanmadan ve incelenmeden hüküm tesis edildiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;    <br>1-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-6 hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>2-)\tGerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden tarafa talep halinde ilk derce mahkemesince iadesine,<br>4-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br><br>...<br><br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır  <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ebdc152d9ae9bfc9","SID":"57fdd75b3c32c50a"}}