{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">     <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1915 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1168<br>KARAR TARİHİ\t: 03/06/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/05/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/802 Esas 2021/353 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 03/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03/06/2025<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla borçlu davalı aleyhine Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2019/395 E. sayılı dosyasından takip başlatıldığı, dosyadan başlatılan takipte gönderilen 7 örnek ödeme emrine karşı borçlunun müvekkile hiçbir borcu bulunmadığı iddiasıyla haksız yere ve kötüniyetli olarak itirazı sonucunda takibin durdurulduğu, müvekkil şirketin davalı şirket ile ticari ilişkide bulunduğu, davalının borca itiraz dilekçesinde hakkında başlatılmış olan icra takibine ilişkin müvekkil şirkete hiçbir borcu bulunmadığını belirtmişse de davalının bu beyanlarının asılsız ve gerçeği yansıtmadığı, davalının Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2019/395 E. sayılı dosyasından yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı/borçlunun davacıya  %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br> Davalı tarafça esasa cevap  süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı  görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Uyuşmazlığın,  taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı cari hesaba dayalı ödenmeyen fatura bedelinin tahsili için Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2019/395  Takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür. Tüm deliller toplanmış, Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2019/395 Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden getirtilerek incelenmiş, borçlu vekilinin 26/02/2019 tarihli dilekçesi ile borca, faize, fer'ilerine ve yetkiye itiraz ettiği anlaşılmıştır.<br>Dava,  İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.<br>2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.<br>Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.<br>Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.<br>Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.<br>Dosya ve taraflara ait ticari defter ve dayanakları üzerinde uyuşmazlık konularında inceleme yapılmasına karar verilerek SMMM bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişinin mahkememize verdiği 06/03/2020  havale tarihli raporunda özetle; davacı şirkete ait 2018 yılı ticari defterlerin 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi ve V.U.K. 182, 220, 221 Maddesi uyarınca yapılması gereken noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, Usulüne uygun tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, 2019 yılı ticari defterlerinin ibraz edilmediği, davalı şirkete ait ticari defterlerin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında e-defter olarak tutulduğu görülmüş olup e-defterlerin yasal süresinde e-defter beratının alındığı, Usulüne uygun olarak tutulan yukarıda listelenen ticari defterlerin davalının lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı şirket ticari defterlerinde 2017 yılından devreden bakiyenin olmadığı, 2018 yılında davacı şirket tarafından davalı şirkete toplam bedeli 103.169,76 TL olan 6 adet fatura düzenlediği ve kayıt altına alındığı, 30/09/2018 tarihinde..yevmiye no ile toplam bedeli 90.000,00 TL olan 3 adet alınan çek kaydı yapıldığı, 2018 yıl sonunda davacı şirket ticari defterlerinde davalı şirketin 13.169,76 TL borçlu olduğu, Davacı şirket tarafından 2019 yılı ticari defterleri ibraz edilmemiş olmasından dolayı (2019 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdik onayı 31/06/2020 tarihi olup, henüz basılmamış olmasından kaynaklı olarak)  icra takip tarihi itibariyle borç alacak durumunun tespit edilemediği, davalı şirket ticari defterlerinde 2017 yılından devreden bakiyenin olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 15/08/2018 tarihinde başladığı, 2018 yılında davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen toplam bedeli 103.169,76 TL olan 6 adet faturanın kayıt altına alındığı, 20/09/2018 tarihinde 2984 yevmiye no ile toplam bedeli 90.000,00 TL olan 3 adet verilen çek kaydı yapıldığı, 21/12/2018 tarihinde 4240 yevmiye no ile 13.169,76 TL bedelli 27088 nolu fiyat farkı faturası düzenlendiği ve kayıt altına alındığı, 2018 yıl sonunda davalı şirket ticari defterlerinde davacı şirketin alacağının bulunmadığı bakiyenin sıfırlandığı, Davalı şirket ticari defterlerine göre icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin alacağının olmadığı, bakiyenin 0,00 TL olduğu, taraf defterlerinde; davacı şirket tarafından düzenlenen faturalar ve davalı şirket tarafından yapılan ödemeler yönünden bir uyumsuzluğun bulunmadığı, bakiye farklılığının davalı şirket ticari defterlerinde kayıt altına alınmış ancak davacı şirket ticari defterlerinde kayıt altına alınmamış olan davalı şirket tarafından düzenlenmiş 21/12/2018 tarihli 27088 nolu 13.169,76 TL bedelli fiyat farkı faturasından kaynaklandığı, takip tarihinden itibaren asıl alacak için %9 yasal faizi ile birlikte tahsili talebinde bulunduğunu belirtmiştir. <br>Davacı vekilinin itirazları doğrultusunda mevcut dosya kapsamına göre bilirkişiden ek  rapor alınmış, bilirkişinin mahkememize verdiği 06/01/2021 havale tarihli ek raporunda özetle; tarafına taraf defterleri incelenerek borç-alacak durumunun tespiti istenmiş olduğu,  yalnızca taraflara ait ticari defterlerin incelendiği ve bakiye farklılığının tespit edildiği, fiyat farkı faturası hakkında görüş bildirilmediği belirtilmiştir.<br>Mahkememizin 25/05/2021 tarihli duruşmasında; Davacı vekili; celse arasında ek rapora ve davalı tarafa ilişkin beyan dilekçelerini tekrar ettiklerini, alacaklarının mevcut olduğunun kanıtlandığını, fiyat faturasının dikkate alınamayacağının belirtildiği, davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davaya konu miktarın davacı şirket tarafından 21/12/2018 tarihli fiyat farkı faturası ile davacı şirkete ...kargo ... şubesi ile gönderildiği ve teslim edildiği, ayrıca ticari defterlerinde de bu hususun mevcut olduğu, 06/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği, gerek görülmesi halinde ticari defterlerin incelenmesi için bilirkişi raporu alınmasına aksi taktirde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Aynı oturumda verilen ara karar ile, yeniden ek rapor alınması talebinin dosyadaki ek rapor yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan reddine karar verilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları esas alınarak;  davanın  kabulü ile; Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2019/395 Esas sayılı takip dosyada vaki itirazın iptali ile takibin 13.169,76-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte takibin devamına, asıl alacak üzerinden  %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. \" şeklindeki gerekçe ile;\"Davanın  KABULÜ ile;<br>Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2019/395 Esas sayılı takip dosyada vaki itirazın iptali ile takibin 13.169,76-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte takibin devamına, <br>Asıl alacak üzerinden  %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, \" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin 26/12/2019 tarihli 1 numaralı celsenin 4 numaralı kararında, 6100 S. Kanun'un 222. maddesi gereğince dava konusu ticari defter, kayıt ve ve belgelerin mahkemeye ibraz edilmesi, ibraz edilemiyorsa bulunduğu yerin yazılı olarak bildirilmesi istendiğini,  davacı vekili tarafından dava dilekçesine cevap verilmediği için delil ileri sürülemeyeceği  iddia edilse de, bilindiği üzere bu durum tüm iddiaların inkarı anlamına geldiğini,  delil bakımından Yargıtay, cevap dilekçesi vermeyen davalının inkar kapsamındaki savunmasını ispat için karşı delil sunma hakkını kabul ettiğini, davacı yanın 2019 yılı ticari defterlerini ibraz etmediği ve takip tarihi itibariyle borç alacak durumu ispat edilemediğini,  işbu bilirkişi raporunda görüleceği üzere de davalı şirketin ticari defterinde, 21/12/2018 tarihinde 4240 yevmiye no ile 13.169,12 TL bedelli 27088 nolu fiyat farkı faturası düzenlendiği ve kayıt altına alındığını, 2018 yıl sonunda davalı şirket ticari defterlerinde davacı şirketin alacağının bulunmadığını, bakiyenin sıfırlandığını, söz konusu 21/12/2018 tarihli 27088 nolu 13.169,12 TL bedelli fiyat farkı faturasının ilgili dönemde vergi dairesine BS  formları ile beyan edildiği, söz konusu bakiye farklılığının davacı şirket ticari defterinde kayıt altına alınmamış olmasından kaynaklandığının kesinleştiği, davalı hakkındaki davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılması ve  yerel mahkemeye iade edilmesi gerektiğini,  <br>davacı vekilinin de dava dilekçesinde belirttiği üzere TTK madde 21/2'ye göre \"bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır\" dendiğini,  karşı tarafa tebliğ edilen fiyat farkının faturasına yasal süresi içinde itirazda bulunulmadığını,  borca itiraz dilekçesinde  yer verdiklerini,, ancak yerel mahkeme tarafından bu dikkate alınmadığını,  06/03/2020 tarihli bilirkişi raporu ve 06/01/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda da sayın bilirkişi uzmanlığını aşan incelemelerde bulunduğunu,  hâkim tarafında yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunduğunu, 6 numaralı celsede, fiyat farkı faturasını davacı şirkete teslim eden ... kargo ... şubesine müzekkere yazılması ve elen takip yetkisi talebinde bulunduğunu,  dosyaya sundukları  delilleri değerlendirmediğini, davacı şirket vekilinin, iade faturası kapsamında bahsedilen faturanın  tebliğ edilmediğini, borçtan kurtulmaya yönelik olarak yapıldığını ve kanunen gerekli koşulları taşımadığını iddia ettiğini,  söz konusu iddianın asılsız olduğunu, fiyat farkı faturasının, davacı şirkete ... Kargo ... şubesi aracılığı ile gönderilmiş ve teslim edildiğini, 06/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere bu husus ticari defterlerinde  de mevcut olduğundan bahisle  istinaf başvurularının kabulü ile  İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/802 E. 2021/353 K. Sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri  doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini,<br> Kemalpaşa İcra Müdürlüğü 2019/395 E. Sayılı dosyasından yapılan itirazın kabulüne ve  takibin durdurulmasına,<br>Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davası olup davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.  <br>6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek  ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve  yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde\" Davanın  KABULÜ ile; Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2019/395 Esas sayılı takip dosyada vaki itirazın iptali ile takibin 13.169,76-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte takibin devamına, Asıl alacak üzerinden  %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. <br>İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Dava dosyasına konu Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2019/395 Esas  sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden, davacı tarafça davalı aleyhinde   18/02/2019 Tarihinde 13.169,76 TL'lik asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde  yaptırılan inceleme neticesinde, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre  takip  tarihi itibariyle davacının davalıdan 13.169,76 TL  alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davalı ticari defterlerine göre de takip tarihi itibarıyla davacı alacağının sıfırlanmış olduğu, her iki taraf ticari defterleri arasındaki farkı, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davacıda kayıtlı olmayan     ve davalı tarafça davalı adına düzenlenen KDV dahil 13.169,76 TL' lik \"Fiyat Farkı\" açıklaması ile düzenlenen faturadan kaynaklandığı, iş bu faturanın dayanağının davalı tarafça dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda her iki taraf ticari defterleri arasındaki farkı oluşturan ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davacıda kayıtlı olmadığı mali müşavir bilirkişi tarafından tespit edilen fiyat farkı faturasının dayanağının davalı tarafça değeri itibariyle HMK'nın 200 ve devamı maddeleri gereğince  yazılı delillerle   kanıtlanması gerekmektedir. Bu yönde yazılı bir delil davalı tarafça dosyaya sunulmadığı gibi açıkça yemin deliline de dayanılmamış olması nedeniyle ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,    göre davalı  vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br> İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2021 tarih, 2019/802 Esas ve 2021/353 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 899,62 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 284,20 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 615,42 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 03/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fd66a5058b48b2fb","SID":"9e4d17942d3b0c5a"}}