{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2025/1001 <br>KARAR NO: 2025/1129<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/03/2025<br>ESAS NO: 2022/794<br>KARAR NO: 2025/296<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/05/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:13/06/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/03/2025 tarih ve 2022/794 Esas 2025/296 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takip başlattığını, söz konusu takibi 15.07.2015 vadeli 600.000 Euro bedelli senede dayandırdığını, müvekkilinin davalıyla ticari ilişkisi olmadığı gibi herhangi bir tanışıklığının da olmadığını, bu nedenle taraflar arasında borç ilişkisinin doğmayacağını, davalının hukuka aykırı yollarla bu senedi ele geçirdiğini ve müvekkili şirket aleyhine takip başlattığını, müvekkili ...'in diğer müvekkilinin yetkili temsilcisi olduğunu, dava dışı ... isimli şahsın ise müvekkili şirkette 2014-2015 yıllarında muhasebeci olarak çalıştığını, dava dışı ... muhasebeci olarak çalışmakta iken şirketin üçüncü kişilerden olan alacağını tahsil etmesine rağmen bu durumu şirket kayıtlarına yansıtmadığını ve şirketi zarara uğrattığını, bu usulsüzlükler öğrenildikten sonra bu kişinin şirketin kasasında bulunan bir takım çek ve senetleri alarak ortalıktan kaybolduğunu, belgelerin olmadığını fark eden davacının Kayseri Cumhuriyet Savcılığı makamına 2016/11681 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin bir takım belgelerinin çalındığına ilişkin suç duyurusunda bulunduktan sonra davalı ...'in derdest davaya konu takibi başlattığını, müvekkilinin senet alacaklısını tanımadığı ve gerçekte bir borç ilişkisi olmadığından söz konusu senedin çalınan senetlerden olduğunu belirterek Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/29828 Esas sayılı dosya ile üçüncü kişiler aleyhine suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin borçlu olduğu şirketlere verilmesi için boş olarak imzaladığı senedi hukuka aykırı olarak eline geçiren davalının alacağı olmamasına rağmen bedelsiz olan senedi icraya koyarak haksız menfaat sağlamayı amaçladığını, davalı ...'in davacının yanında çalışan muhasebeci ...'nın eşi ...'ın köylüsü ve akrabası olduğunu, dava dışı ve hakkında şikayette bulunulan ...'nın davacının kasasında bulunan evrakları müvekkilinin rızası dışında alarak ...'e teslim ettiğinin anlaşıldığını, bu kişilerin aynı yer nüfusuna kayıtlı olduğunu ve birbirini tanıdıklarını ve kötü niyetli olduklarını, senedin illetten mücerret olması nedeniyle senet alacaklısına tanınan hukuki hakları davalının kötüye kullandığını, takibe konu senedin hukuka aykırı olarak ele geçirildiğinin ve müvekkilinin borçlu olmadığının en önemli ispatının davalının Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/463 Esas sayılı dosyasına sunduğu belgeler olduğunu, davalının müvekkiline ait taşınmazın satışını gerçekleştirdiğini, taşınmazdan gelen paranın paylaşılması için oluşturulan sıra cetvelinde ... isimli şahsın davalı adına muvazaalı olduğu iddiasıyla Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/463 E sayılı dosyası ile sıra cetveline itiraz davası açıldığını, ispat yükünün davalıda olması nedeniyle sahte makbuzlar düzenleyerek bu dosyaya sunduğunu, bu makbuzlar incelendiğinde 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ait olduğu ve ... Mahallesi ... ada ... parsel C Blok 8, 13, 14, 15, 18 numaralı dairelerin satış bedellerine istinaden hazırlandığının görüleceğini, makbuzun düzenlendiği tarihte henüz böyle bir ada ve parsel olmadığını, sonradan oluşacak parsele ilişkin makbuz düzenlenmesinin sahte olduğunun göstergesi olduğunu, Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasında bu makbuzlardaki yazı ve imzaların davacı ...'e ait olmadığının sübuta erdiğini, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/311 E sayılı dosyası ile davalı aleyhine Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından dava açıldığını, davalının icra dosyası ile işleme koyduğu senedin dayanağı olduğunu belirttiği makbuzların sahte olması nedeniyle davalıya borçlu olmadığı ve aralarında hukuki ilişkinin bulunmadığının ispatlandığını belirterek müvekkilinin Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyadan dolayı borçlu olmadığının tespitine, 15.07.2015 vadeli 600.000 Euro bedelli senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Toplanan deliller, ceza dava dosyası, icra dosyası, ceza yargılaması kapsamı ve kesinleşen ceza mahkumiyet kararı mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, davalının  davacılara yönelik resmi belgede sahtecilik suçunu  teşkil eden dava ve takip konusu senedin icra takibine konu ederek davacı hakkında haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlattığı, davalının kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı mahkumiyet kararı verilmiş olması nedeniyle senedin bedelsiz olduğunu bildiği halde icra takibine konu ettiği anlaşılmakla davanın kabulü ile davacıların davalıya dava ve takip konusu emre muharrer senet yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir, ayrıca yasal koşulları oluşan kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne  karar verilerek hüküm tesis edilmiştir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/2332 E. 2024/2419 K. Sayılı ilamı benzer mahiyettedir.) 1-DAVANIN KABULÜ ile; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında (eski esas: Kayseri 5. İcra Müdürlüğünün ...) takibe konu 25/12/2013 tanzim ve 15/07/2015 ödeme tarihli ve 600.000 Euro bedelli, emre muharrer senet nedeniyle ve icra takibinden dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine,2- Davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile 600.000 Euro'nun takip tarihi olan 20/06/2017 tarihindeki karşılığı olan 2.360.580,00-TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı  davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekilinin istinaf başvuru  dilekçesinden özetle; takip konusu senedin kambiyo vasfı ve imzanın davacılara ait olduğunu, ceza mahkemesindeki hükmün kısmen kesinleşmediğini, buna rağmen hukuk mahkemesinin aksine kabul kararına vardığını, davacıların ticari  defterlerinin usulsüz ve eksik olması nedeniyle sağlıklı değerlendirme yapmadığını, davalının senedi nasıl ele geçirdiğine dair somut bir delil bulunmadığını, tüm bu nedenlerle toplanan delilerin değerlendirilmesinde ve hukuki nitelendirmede yapılan yanlışlar nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu kaldırılması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak inceleme neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın esası hakkında reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>Davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; davalının haksız ve hukuki  dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karış  taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davcının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarına, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, toplanan delillere,uyuşmazlığa konu olay bakımından davalının kesinleşmiş ceza mahkemesi kararıyla sübut bulmuş (sahtecilik) eylemine, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre istinaf eden davalı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiçbirinin yerinde olmadığı görülmüştür. Keza, İİK.72/5 maddesi uyarınca davacı yanın talebi, takip alacaklısı olan davalı tarafça haksız ve kötü niyetli şekilde takip yapılmış olması dolayısıyla davacı borçlu lehine %20 oranında  tazminata hükmedilmesinde  de usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı vekilinin söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek davalı taraf vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 25/03/2025 tarih ve 2022/794 E. - 2025/296 K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-Davalıdan alınması gerekli olan 763.459,85-TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 190.865-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 572.594,85TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve davacının yaptığı istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/05/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"11d550d7162a531d","SID":"76039524d82d9bf5"}}