{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   7. HUKUK DAİRESİ     <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           7. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t:...<br><br>BAŞKAN\t\t: ...          ...<br>ÜYE\t\t: ...     ...<br>ÜYE\t\t: ...            ...<br>KATİP\t\t: ...            ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t: ...<br>KARAR NO\t:...<br>KARAR TARİHİ\t: 01/03/2021<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: 03/04/2021 (davalı) <br>DAVACI\t: P...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -...<br>DAVALI\t: ... -  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 21/09/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29/09/2023<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde,  müvekkilinin  davalıya  sunduğu yurt dışı fuar stand tasarım ve kurulum hizmeti nedeniyle bakiye alacağı  ödenmediğinden  davalı  hakkında ... 9. İcra Müdürlüğü’nün...esas  sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek  itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep  dava etmiştir. <br>Davalı  vekili cevap dilekçesinde,  davacının KDV talebinin kötü niyetli olduğunu,  hizmeti tam ve eksiksiz yerine  getirmediğini, stantta bulunması gereken malzemeleri bulundurmadığını, çaresiz kalan davalı şirketin olumsuzlukları giderebilmek için ...   Bayisi  \"...\" şirketinden  yardım aldıkları ve   fatura bedelinden  fazla masraf  yaparak standı sözleşmeye uygun hale getirdiklerini, davacıya borcunun  bulunmadığını beyanla davanın reddi ile  davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmasını istemiştir. <br>Mahkemece, işin eksik ve ayıplı olduğu, ayıp ihbarında bulunulduğunun ispatlandığı,  eksik  işleri karşılığı Fransız firmasına 2.725 Euro ödeme yapıldığı, faturaya yansıtılan 1.800 Euro KDV'nin mevzuata uygun olmadığı, ayıplı eksik  işler bedeli, KDV, dava dışı Fransız  firmaya  ödenen 2.725 Euro  ödeme mahsup edildiğinde,  2.187,55 Euro davacı alacağı bulunduğu gerekçesiyle  belirtilen  miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini,  davalının tasarlanan ürüne onay vermesini müteakip  sözleşme imzalandığını, davalı tarafça   usulüne uygun  ayıp ihbarında bulunulmamasına rağmen mahkemece ayıp ihbarı yapıldığı kabul  edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu,  davalı tanıklarının somut  olaya tanık olmadıklarını ikrar etmelerine rağmen mahkemenin hukuka aykırı olarak tanık beyanlarını hükme esas aldığını,  davalının faturaya yasal süresinde itiraz etmediğini,  davalının KDV alınmayacağına dair  beyanlarının somut olaya uygun düşmediğini,  stand  kurulumu, montaj ve lojistik  hizmetlerinin  KDV 'den muaf olduğunu ancak gerekli malzemeler Türkiye'den  temin edildiğinde ürünlerin  davalı şirket yararına  satın alınması sürecinde  KDV ödendiğini, icra inkar tazminatı  talebinin reddinin hukuka uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın  kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava, taraflar arasındaki stand kurulumuna yönelik ticari ilişkiden kaynaklanan davacı alacağını tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Taraflar arasında stand tasarım ve kurulumuna ilişkin eser sözleşmesi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. <br>Uyuşmazlık, eserin ayıplı olup olmadığı, süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, hizmetin yurt dışında verilmiş olması nedeniyle düzenlenecek faturaya KDV eklenip eklenemeyeceği hususlarına yöneliktir.<br> 6098 sayılı TBK'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinde kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir. Yüklenici  yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini  ispatlamak zorundadır.<br>    Ayıp, imal edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imal edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir. Sözü edilen Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde yapılan şeyin iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde  ayıplı  ya da  sözleşme  hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa iş sahibinin sözleşmeden dönebileceği, bu hususta yüklenicinin kusuru bulunursa zarar ve ziyan da isteyebileceği, aynı maddenin II. fıkrasında ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin ayıbı oranında bedelden indirim ve eğer aşırı bir masrafı gerektirmez ise bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarımını isteyebileceği hükmü getirilmiştir. Bunlar eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin haiz olduğu haklardır.<br>Dosyada mevcut bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm  delil ve belgelerden, taraflar arasındaki sözleşmeye göre iş bedelinin 10.000 Euro olduğu,  davacı tarafından yapılan işler için 04/04/2018 tarihinde A-... seri nolu 11.800,00 Euro bedelli fatura düzenlendiği,  KDV Kanunu'nun 1. ve 6. maddelerine göre yurtdışında gerçekleşen mal teslimleri ile yurtdışında ifa edilip yurtdışında yararlanılan hizmetlerin KDV'nin konusuna girmediği, Türkiye'de yapılmayan işlemin bedeli üzerinden KDV hesaplanmasının veya böyle bir işlemin Kanundaki herhangi bir istisna ile ilişkilendirilmesinin söz konusu olmadığından faturaya KDV eklenmesinin yerinde olmadığı, davacının işi eksik ve ayıplı yaptığını ve davalı tarafça eksik ve ayıplı işlerin  dava dışı Fransız firmaya tamamlattırılarak 2.725 Euro ödeme yapıldığı, davalı tarafça yasal süresi içerisinde davacıya ayıp ihbarında bulunulduğu, bu hususta taraflar arasındaki görüşmelere ilişkin e-maillerin dosyada mevcut olduğu,  eksik ve ayıplı işler bedeli ile faturaya yersiz  olarak yansıtılan KDV ve  dava dışı Fransız firmaya yapılan ödeme mahsup edildiğinde  davacının  2.187,55 Euro  bakiye alacağı bulunduğu anlaşılmıştır. <br>Dava konusu alacağın dayanağı eser sözleşmesi olup alacak yargılamayı gerektirdiğinden likit değildir. Mahkemece 2.187,55 Euro  alacak miktarı yönünden davanın kısmen kabulü ile koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacının istinaf nedenleri yerinde değildir. <br>HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan  davacı vekilinin   istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-... 2. Asliye  Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2021 tarih .../...-.../... sayılı kararı usul esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br>\t<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından  istinaf  aşamasında harçlar peşin  yatırıldığından  yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br> 3-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,<br>4-Karar  tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından  vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 21/09/2023  tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ada4446c76f7c762","SID":"f320f0f9207b91c3"}}