{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.  <br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ : 23/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br> <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 11/11/2021<br>DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 23/05/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili asıl dosyada dava dilekçesinde; müflis ... Şirketi'nin iflas tasfiyesinin yürütüldüğü Denizli 4. İcra ve İflas Müdürlüğü'nün... iflas sayılı dosyasından iflas müdürlüğünce reddedilen 146.775,00 TL gayri nakit alacağının müflis ... Group AŞ iflas masasına kayıt ve kabulü ile İİK 235/1 madde gereği 15 gün içerisinde müflis... A.Ş.'nin ikinci alacaklılar toplantısına alacak kaydı talebinde bulunulan toplam alacağının üzerinden katılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili birleşen dosyada dava dilekçesinde; müflis ... A.Ş.'nin iflas tasfiyesinin yürütülüğü Denizli 4. İcra ve İflas Müdürlüğü'nün... iflas sayılı dosyasından iflas müdürlüğünce reddedilen 146.775,00 TL gayrinakit alacaklarının müflis... A.Ş. iflas masasına kayıt ve kabulü ile, İİK 235/1 maddesi gereği 15 gün içerisinde müflis...A.Ş. ikinci alacaklılar toplantısına alacak kaydı talebinde bulunulan toplam alacakları üzerinden katılmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı iflas idaresi birleşen dosyaya cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davanın usulden ve esastan reddine iflas idaresi dava açılmasına sebebiyet vermediğinden kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın kabul edilmesi halinde dahi yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece; \"5411 sayılı Bankalar Kanunu’nda “gayri nakdî kredi” kavramına bir tanım getirilmemiş olmakla birlikte, banka tarafından verilen teminat mektupları, kefaletler, aval, ciro, kabul ve benzeri işlemler gayri nakdî kredi olarak kabul edilmiştir (m. 48/1 ) Doktrinde \"gayri nakdî kredi\" bankanın para ödemeyip, olumsuz bir durumun (riskin) gerçekleşmesi hâlinde ortaya çıkacak zararın sorumluluğunu yüklendiği, ödemeyi, korkulan olayın vukuunda yaptığı kredi türüdür. Kanundaki sayma sınırlı olmadığından, mahiyeti itibariyle gayri nakdî kredi sözleşmesinin özelliklerini gösteren her türlü işlem gayri nakdî kredi kapsamında değerlendirilecektir. Bankanın, azami yasal yükümlülüğü için bunu karşılayacak miktarda paranın, hesap sahibi tarafından bloke edilmesini istemesi de mümkün ve yasaldır. Bloke olarak alınan paranın teminat oluşturması için çek hesabı dışında bir hesapta tutulması ve hesap sahibinin bu para üzerinde bankaya rehin hakkı tanıması gerekecektir. Çek yaprakları ödendikçe veya iade edildikçe hesap sahibi o miktarda bloke parasını geri alabilecektir. Teminat mektupları da aynı kapsamdadır. <br>Yine bankanın müflis şirkete verdiği çek karnesinden henüz ibraz edilmeyen çek yapraklarının yasal karşılığının ''müşteriden talep edilemeyeceğine dair'' gayri nakdi kredi sözleşmesinde hüküm yoksa, bankanın ödemek zorunda kalacağı yasal meblağ masaya İİK 197/1 gereği kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olup somut olayda taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince rücu imkanı bulunmadığı anlaşılmakla, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek asıl dosya yönünden davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.(23.H.D. 04.02.2015  2014/3183;559)<br>Asıl ve birleşen dosyaların incelenmesinde, dava konusu ve taraflarının aynı olduğu anlaşılmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nin 114. maddesinde dava şartları: \"a)Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması, b)Yargı yolunun caiz olması, c)Mahkemenin görevli olması, ç)Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması, d)Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması, e)Dava takip yetkisine sahip olunması, f)Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması, g)Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması, ğ)Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi, h)Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması, ı)Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması, i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.\" şeklinde sıralanmıştır. <br>Yine  6100 sayılı HMK'nin 115. maddesinde: \"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.\" hükmü yer almaktadır. <br>Tüm bu sebeplerle, 6100 sayılı HMK'de \"Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması\" hususu bir dava şartı olarak düzenlendiğinden ve mahkememizce bu husus davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılabileceğinden, birleşen dosya yönünden davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine dair karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile, davacının, müflis şirketten 137.410,00 TL gayrinakdi çek riski alacağı bulunduğunun tespiti ile iş bu alacağın Denizli 4. İcra Müdürlüğünün ...iflas sayılı dosyasında müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne; birleşen davanın derdestlik dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davalı iflas idaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Davalı iflas idaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı banka ile müflis şirket arasında davacının çek yaprağı başına yasa gereği yapacağı ödemelerin bir teminattan karşılanacağı veya bu ödemelerin çek hesap sahibinden talep edilmeyeceği yönünde taraflar arasında yapılmış bir sözleşme olup olmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini, çeklerin davacı banka tarafından müflis şirkete tevdi ve teslim edildiğini gösteren herhangi bir çek teslim makbuzu ile yasal sorumluluk tutarını gösteren muavin kaydı bulunmadığını, müflisin 18.12.2019 tarihinde iflas etmiş olması nedeniyle davacı banka tarafından verilmiş mevcut çek yaprağı bulunuyor ise, bunların en son keşide edilebileceği tarihin iflas tarihi olması gerektiğini, bankanın kendisine iade edilmeyen çekler nedeniyle muhtemel bir zarara uğrama riski ve sorumluluğu bulunmadığından İİK'nın 195. maddesi uyarınca müflisin borçları iflas ile birlikte muaccel hale geleceğinden alacak kaydının reddinde hukuka aykırılık bulunmadığını, iflas idaresinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, İflas Müdürlüğü'nün yaptığı işlemin hukuka uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın kabulüne karar verilirse, iflas idaresinin masraf ve vekalet ücretlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen İflas İdaresi'nin masraflardan da sorumlu olmaması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.<br>Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br>Asıl dava ve birleşen dava; İİK'nın 235. maddesi uyarınca açılmış alacak kayıt başvurusunun reddine yönelik kayıt kabul istemine ilişkin sıra cetveline itiraz davasıdır.<br>Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleşen davanın derdestlik dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. <br>5941 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca, muhatap banka ibraz edilen her çek yaprağı için ibraz eden hamile karşılığının tamamen ya da kısmen bulunması halinde, hükümde belirtilen miktarını ödemekle yükümlüdür. Bu husus hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayrinakdi kredi sözleşmesi hükmündedir.<br>5941 sayılı Kanun'un 3/son maddesinde \"(Ek fıkra: 31/01/2012-6273 S.K/2. md.) Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi halinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer.\" hükmüne; geçici 3/4. maddede ise, \"Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Dosya kapsamına göre; davacı banka ile davalı müflis şirket arasında 04/09/2012-11/09/2012 tarihleri arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri gereğince davalı şirket lehine krediler kullandırıldığı ve çek yaprağı tahsis edildiği anlaşılmış ise de söz konusu 77 adet çek yaprağının hangi döneme ait olduğu belirlenmeden davacı bankanın sorumluluğu devam edip etmediği anlaşılamamıştır. Yine müflis şirket ile davacı banka arasındaki sözleşmede bankanın çek yaprağı başına sorumluluğu ile ilgili müşterisine rücu edemeyeceğine ilişkin bir hüküm olup olmadığı yönünde bir inceleme ve değerlendirme de yapılmamıştır. Nitekim söz konusu çekler 20/12/2009 tarih ve 27438 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14/12/2009 tarih ve 5941 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmiş eski tarihli olması halinde 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici 3 maddesindeki \"bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3'üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/06/2018 tarihinde sona erer” hükmü uyarınca dava tarihi itibariyle davacı bankanın sorumluluğu sona erecektir. 30/06/2018 tarihinden önce ödenmiş ise müflis ile davacı banka arasındaki sözleşme hükümleri incelenerek, bankanın çek yaprağı başına sorumluluğu ile ilgili müşterisine rücu edemeyeceğine ilişkin bir hüküm olup olmadığı tespit edilerek değerlendirme yapılması, henüz hiç ödenmemiş ise istemin reddine karar verilmesi, 30/06/2018 tarihinden sonra ödeme yapılmış ise bu tarihten sonra bankanın ödeme yapma yükümlülüğü olmadığından ödenen bedelden bankanın sorumlu olacağı dikkate alınarak talebin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Aksi halde 5941 sayılı Kanun'un 3/son maddesinde \"(Ek fıkra: 31/01/2012-6273 S.K/2. md.) Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi halinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer.\" hükmü uyarınca basım tarihlerinden itibaren dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolup dolmadığı, dava tarihinden sonra 5 yıllık sürenin sona ermesi halinde depo talebi hakkında davanın konusuz kaldığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. (Bkz. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 21/04/2014 tarihli 2013/7515 E. 2014/3098 K. sayılı kararı, aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 12/02/2018 tarihli 2016/15521 E. 2018/567 K. sayılı ilamı )<br>Kabule göre de; gayri nakdi alacağın iflas masasına şartlı olarak kaydı gerekirken doğrudan kaydına karar verilmesi hatalıdır.<br>Bu durum karşısında Mahkemece; müflis şirket ile davacı banka arasındaki sözleşme hükümleri incelenerek, bankanın çek yaprağı başına sorumluluğu ile ilgili müşterisine rücu edemeyeceğine ilişkin bir hüküm olup olmadığı tespit edilerek değerlendirme yapılması, dava konusu çek yapraklarının hangi döneme ait olduğu, çek yapraklarına istinaden  ödeme yapılıp yapılmadığı hususları da araştırılarak yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler nazara alınmak suretiyle bankacılık alanında uzman bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince sair istinaf sebepleri incelenmeksizin kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2021 tarih ve ...Esas... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafça peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE, <br>5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgili tarafa İADESİNE, <br>8-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23/05/2025<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7aa70a17e5b370f4","SID":"5bfd2742c377ad6e"}}