{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   7. HUKUK DAİRESİ     <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           7. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t: 2014/564<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 13/11/2019<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: 23/02/2021<br>DAVACI\t: ... -    <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... -...<br>\t  Av. ... - <br>DAVALI\t: ... - <br>\t  ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... -...<br>\t  Av. ... ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 19/09/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/09/2023<br>Mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 01/04/2010 ve 22/06/2010 tarihli iki adet sözleşme bulunduğunu,  01/04/2010 tarihli sözleşme uyarınca, davalı kooperatife ait “C” bloktaki 2 tabliye beton işinin yerine getirileceğini, iş bedelinin 105.000,00 TL olduğunu, 22/06/2010  tarihli sözleşme uyarınca da, “B” ve “C” bloklardaki kaba inşaatın davacı tarafça yapılacağını, söz konusu işin de  Bayındırlık birim fiyatından %8 tenzilatla yapılacağını ve 01/04/2010 tarihli sözleşmede belirlenen işin tamamlanmasına rağmen ödeme yükümlülüğünün tam olarak yerine getirilmediğini, 22/06/2010 tarihli sözleşmedeki işlerin bir kısmının yerine getirilmesinin ardından, hak ediş bedellerinin zamanında ifa edilmemesi nedeniyle tamamlanamadığını, davacı tarafın sözleşmeyi haksız yere feshederek, davacının edimlerini tamamlamasına engel olduğunu, 01/04/2010 tarihli sözleşmenin feshedilmediğini, davalı kooperatifin defterlerinde, davacıya yapılmayan ödemelerin yapılmış gibi kaydedildiğinin öğrenildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00.-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde, hak düşürücü süre itirazı ve zamanaşımı definde bulunduklarını, davacı tarafın iddialarının kabul edilmediğini  ve borçlu olmadıklarını, borçlu olunmadığına yönelik vergi müfettişi raporu bulunduğunu, davacı şirketin ortağının, aynı zamanda kooperatif yöneticisi ve üyesi olduğunu, kooperatif yönetimini kaybettiği için bu davayı açtığını, defter incelemesi ile borçlu olunmadığının anlaşılacağını beyanla davanın reddini istemiştir. <br>Mahkemece, davacı tarafça yapılan imalatların bilirkişilerce belirlendiği, kayıtların değerlendirilmesinde taraf defterlerinde uyumsuzluk bulunduğundan davalı ödemelerinin belirlenmesi gerektiği, davacı defterinde kayıtlı olmayan ödemelerin davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği,  stopaj gelir vergisi ödemesi ile davalı tarafından ...... Bankası aracılığı ile ... ... aktarılan ödemelerin davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği, davacı şirketin yetkilisine ve kızına devri yapılan bağımsız bölüm bedelleri, dava dışı ... ... ödenen bedel, kredi ve SGK prim ödemesinin, davacı şirket alacağından mahsup edilmek üzere yapıldığı ispat edilemediğinden alacaktan mahsup edilmediği, 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ait  faturanın KDV'sinin davacı alacağına eklenmesi gerektiği, toplam imalat tutarına söz konusu KDV eklendiğinde 940.027,34.-TL olduğu, toplam mahsup edilecek 579.078,42.-TL tutarında davalı ödemesinin davacı alacağından mahsup edilmesi sonucunda davacının davalıdan 360.948,92.-TL tutarında alacaklı olduğu gerekçesiyle 360.000,00.-TL alacağın 30.000,00.-TL sinin dava tarihi olan 29/05/2014 tarihinden 330.000,00.-TL nin ıslah tarihi olan 30/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont  avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, cari hesap dökümlerinin süresi içerisinde sunulmadığından karara esas alınmaması gerektiğini, davacının defterinin hukuki incelemeye müsait olmadığını, davacı adına yapılan ödemelerin mahkeme tarafından hiç dikkate alınmadığını, C 24 ve B1 nolu dairelere ilişkin ödeme kaydı olmadığı hususunun dairelerin iş karşılığı verildiğini gösterdiğini, banka kredisi ödemesinin, sözleşmenin 19. maddesi uyarınca yapıldığından, Şenol Köse’ye yapılan ödemenin ve SGK ödemesinin mahsuba konu olması gerektiğini, sözleşmeye göre toplam maliyetten %8 indirim yapılması gerektiğini, ancak bu hesaplamanın yapılmadığını, Kemal Kocatürk’ün 36.000,00.-TL şerefiye bedelinin kooperatife ödenmediğini, 05/05/2015 tarihli bilirkişi raporunda 125.804,00.-TL banka harici ödeme tespit edildiğini, ancak mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, davacı şirketin kamu borçlarının kooperatifçe ödendiğini, şirketin süresinde işi teslim etmemesi nedeniyle ek maliyet çıktığını, bu ek maliyetin dikkate alınmadığını, Maliye Bakanlığı vergi müfettişi inceleme raporunda, 2010  ve 2011 yıllarında davacı tarafa net ödemelerin 709.546,94.- TL olarak belirtmesine ve bu miktara  iki adet daire, diğer SGK ve banka ödeme ve kesintileri dahil olmamasına rağmen vergi müfettişinin raporunun ilk derece mahkemesi tarafından hiç değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi nedeniyle ödemelerin yapılmadığı iddiasına dayalı alacak talebine yöneliktir.  <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu hukuki ilişki 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi niteliğindedir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.<br>6098 sayılı TBK’nun 470. vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinde kural olarak yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eseri sözleşme ve ekleri, imar mevzuatı, fen ve tekniğine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim etmesi gerekir. Eser sözleşmelerinde, kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir (Y. 6. H.D'.nin 15/03/2023 tarih, 2023/516-1062 sy.k). İş tamamlanmadan sözleşmenin feshedilmesi ya da yüklenicinin işi terketmesi halinde yapılan kısmın iş sahibinin yararına ve kullanılabilir olması koşuluyla bedeli, sözleşme fiyatlarıyla ya da götürü bedel olması halinde gerçekleştirilen imalâtın işin tamamına göre fiziki oranı bulunup bu oranın götürü bedele uygulanmasıyla hesaplanır. <br>Davacı taraf, 01/04/2010 ve 22/06/2010 tarihli iki sözleşme bulunduğunu belirterek davasını açmış ve 01/04/2010 tarihli sözleşmenin feshedilmediğini, 01/04/2010 tarihli sözleşmedeki edimlerin yerine getirildiğini, 22/06/2010 tarihli sözleşmedeki edimlerin ise hak edişlerin zamanında ifa edilmemesi nedeniyle tamamlanamadığını iddia etmiştir. Dolayısıyla, taraflar arasında iki adet eser sözleşmesi akdedilmiştir. <br>02/03/2015 tarihli inşaat bilirkişi raporunda, 01/04/2010 tarihli sözleşmede yapılacağı belirtilen imalatların, 22/06/2010 tarihli sözleşmeye ilave edildiği belirtilmiş ve buna göre hesaplama yapılmış, dosya kapsamında alınan diğer bilirkişi raporlarında da, bu hesaplama baz alınarak rapor düzenleme yoluna gidilmiştir. Ancak bu şekilde yapılan hesaplama hatalı olduğu için bu hesaplama baz alınarak hazırlanan bilirkişi raporları ile uyuşmazlığı çözüme kavuşturmak da mümkün olmamıştır. Zira; 01/04/2010 tarihli sözleşmede, sözleşme konusu işin götürü bedel karşılığı yapılacağı belirlenmişken, 22/06/2010 tarihli sözleşmede, Bayındırlık Bakanlığı birim fiyatlarından %8 tenzilatla yapılacağı belirtilmiştir. Bunun yanında; 01/04/2010 tarihli sözleşmenin konusu, C blok inşaatında kaba inşaatından sayılan ve yapılmamış olan 2 adet tabliye betonun atılma işi ( kalıp çıkarma, demir bağlama, beton atma, beton atıldıktan sonra onun bakımı) olarak tanımlanmışken, 22/06/2010 tarihli sözleşmenin konusu, şu anda devam eden ve 6 katlık tabliye betonu atılmış C blokun ıslak zeminine kadar olan, yapımına başlanacak B blokun tabliye betonunun atılma  ve ıslak zeminine kadar işlerin yapılma işi(hafriyat atılması, kalıp çakma, demir bağlama, elektrik tabliye boruları, beton atma duvar örülmesi, sıva yapılması, kaba imalat, ortak kullanım alanlarının tamamı ve daire içi ıslak zeminler(kale bodur fayans) yapılması) A blokta tespit edilecek eksiklikler(işveren ve yüklenici tarafından ortak tespit edilecek ve imza altına alınacak) yer sahiplerine ait olan A blok inşaatını tamamlamak şeklinde belirlenmiştir. Yine 01/04/2010 tarihli sözleşmenin süresi 45 gün olarak belirlenmiş ve 22/06/2010 tarihli sözleşme, 01/04/210 tarihli sözleşmenin süresi bittikten sonra akdedilmiştir. <br>Hal böyle olunca; 01/04/2010 tarihli sözleşmede yapılacağı belirtilen imalatların, 22/06/2010 tarihli sözleşmeye ilave edildiği yönündeki, 02/03/2015 tarihli inşaat bilirkişi raporundaki değerlendirmeye katılmak mümkün olmamıştır. Zira, az yukarıda açıklandığı üzere, iki sözleşmedeki iş tanımlarının bilirkişi tespitini doğrulamadığı anlaşılmaktadır.  <br>Diğer bilirkişi raporlarında da, bu yönde değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, tarafların serbest iradeleri ile imzaladıkları iki sözleşmenin; konusunun, bu sözleşmeler uyarınca yapılacak işlerin ve ödenecek bedellerin ayrı ayrı tanımlanarak hesaplanması gerekmektedir. Özellikle, götürü usulü anlaşılmış iş ile birim fiyat usulü anlaşılmış işin bedellerinin, tarafların serbest iradeleri ile imzaladıkları sözleşme hükümlerinin dışına çıkılarak hesaplanması, uyuşmazlığın doğru, adil ve sağlıklı şekilde çözülmesine katkı sağlamayacaktır. <br>Bunun yanında; dava dışı ... ... ödenen 40.000,00.-TL ile SGK'ya ödenen 36.000,00.-TL tutarlı ödemelerin değerlendirilmesi yapılırken SGK kayıtlarının dosyaya kazandırılmadığı anlaşılmıştır. ... ... ödeme tarihlerinde davacı işçisi olup olmadığı hususunun tespiti bakımından SGK kayıtlarının dosyaya kazandırılması gerekmektedir. Yine, 36.000,00.-TL'lik ödemeye ilişkin tüm belgelerin SGK'dan celbi ile söz konusu belgeler dosyaya kazandırıldıktan sonra tarafların serbest iradeleri ile imzaladıkları sözleşme hükümleri ve toplanan delillere göre bu ödemelerin değerlendirilmesi gerekmektedir. <br>Ayrıca; ... ... ve ... ... kooperatif üyelik tarihinin ne zaman ve nasıl başladığına ilişkin tüm kayıtlar getirilmeden, bu şahıslara devredilen daireler ile ilgili değerlendirme yapılması da doğru olmamıştır. Dosya kapsamından, davalı kooperatifin yevmiye defterlerinin incelendiği, ancak ... ... ve ... ... devredilen daireler ile ilgili ödemeler olup olmadığının hüküm kurmaya elverişli şekilde ayrıntılı irdelenmediği anlaşılmıştır. Yine 34.325,29.-TL kredi ödemesinin de, üyelik kaydının ne zaman ve nasıl başladığı ile ödemelerin nasıl yapıldığı hususları ile birlikte değerlendirilmesi gereklidir. <br>Hal böyle olunca; davalı vekilinin bu yönlerdeki istinaf sebepleri yerinde olduğundan, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda eksik kayıtların dosyaya kazandırılarak bilirkişi heyetinden bu açıklamalar dikkate alınarak uyuşmazlığı çözmeye, hüküm kurmaya ve denetime elverişli ek rapor alınması için kararın kaldırılması gerektiğinden davalı vekilinin istinaf nedenleri yerindedir.  <br>HMK nun 355. Maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükme etkili olabilecek tüm deliller toplanıp gerekli inceleme yapılmadan  mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığından  davalı   vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK nun 353/1.a.6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile  ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/11/2019 tarih...sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf başvurusu aşamasında yatırılan karar ve ilam harcının ilgisine iadesine,<br>3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-6 hükmü uyarınca  kesin olmak üzere 19/09/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4047302887bf7f91","SID":"017e2dee053feff0"}}