{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/813 <br>KARAR NO\t: 2025/1259<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/01/2022<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ve  ... Karar<br>DAVACI\t: ...  -...<br>\t  ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...  <br>DAVALI\t: ...  -...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t: 18/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/06/2025<br>    <br><br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklının, davacı borçluya karşı Adana 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasından kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, müvekkilinin icra dosyasında alacaklı olarak yer alan davalı ... ile bugüne dek hiçbir alışverişi olmadığı, davalıya herhangi bir borcununda olmadığı takibe dayanak olarak sunulan evrakın davacıya iradesi dışında silah zoruyla tehdit ve cebir ile imzalattırıldığını, davaya ve takibe konu senedin nitelikli yağma suçu kapsamında  davalının abisi ... tarafından silah tehdidi altında imzalatıldığına dair İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile kovuşturmaya devam ettiğini, takibe konu evrak üzerinde sonradan doldurma yapıldığını, dava konusu senedin üzerinde metin kısmındaki vadenin sonradan doldurulmuş olması vade tarihinin 12.04.2017 olmasına rağmen icra takibinin 29.09.2017 tarihinde başlatılmasının davacının şikayetinde haklı olduğunun kanıtı olduğu, davalı ...'ın davacıya takip tutarında para vermiş olmasının maddi durumu gereği imkansız olduğunu, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, takip kapsamında yapılan ödemelerin davacıya iadesine, kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br> Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı ...'nın, askeri okuldan beri yani yaklaşık 20 yıllık arkadaş oldukları, davacı yanın, müvekkilinden borç para aldığı ve takibe konu senedin  bizzat davacı ... tarafından doldurulduğu ve müvekkiline verildiği, hatta borcun bir kısmını ödediği için bakiye kalan kısım için  icra takibine geçildiği, davacı yanın takipten haberi olmadan suç duyurusunda bulunduğu iddiasının da geçerli olmadığı, e-devlet sistemi sayesinde haklarında  açılan takipten anında haberdar olmalarının mümkün olmadığı, müvekkilinin, icra takibi açmak zorunda kalacağını davacı yana bildirdiği, Senedin ... tarafından müvekkiline olan borcu nedeni ile  el yazısı doldurup müvekkiline teslim edildiği, borçlu olmadığına dair iddiasının tamamen kötü niyetli ve haksız olarak, açılan tasarrufun iptali davasının boşa düşmesi amacıyla yapıldığı, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararında, davalı tarafından alacaklı sıfatıyla davacı aleyhine 9. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra yoluyla takip başlattığını, takibe konu alacağın dayanağının 09/03/2017 tanzim tarihli, 12/04/2017 vade tarihli, 100.000,00.TL'lik bono olduğunu, bono altındaki imzanın davacıya ait olduğunu, davacının senetleri tehdit ve baskı altında imzaladığı iddiasında bulunduğunu, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından suçun hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla tehdit,  dava dışı Sanık ... hakkında müşteki davacı ...'ya yönelik kendisini ... isimli kişi ile tanıştırarak onun aracılığı ile bu kişiye para verip ortadan kaybolması üzerine İzmire gelerek müştekiden 4 adet senet ve 5 adet boş kağıdı silah tehdidi altında aldığı iddiası ile TCK madde 150/1 delaleti ile 106/2-a gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılıp, yapılan yargılama sonucu yerel mahkemece sanığın bu yöndeki eylemi sabit görülerek,  nitelikli yağma suçlarına ilişkin yapılan yargılama neticesinde sanık ... ile sanık ...'nın cezalandırılmalarına karar verildiği ve dosyanın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşıldığından,  davalının 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapmış olduğu takipten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca başlattığı icra takibinde haksız görülen alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için, alacaklının icra takibinde haksız ve kötüniyetli olması gerektiğini, davacının takibe konu senedi tehdit ve baskı altında imzalaması neticesinde davalının icra takibi başlatmasının kötüniyetli davranış olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu suretle davacının kötüniyet tazminatı talebi şartlarının oluştuğu anlaşıldığından, davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yanın, tamamen kötü niyetli olarak, mal varlığının tamamını elden çıkardıktan sonra senedin zorla alındığına dair  suç duyurusunda bulunmuş olduğunu, bu süreç boyunca davacının,  icra takibine itiraz etmediğini,  tasarrufun iptali için açılan davada, davaya cevap verme gereği duymadığını,  ancak tasarrufun iptali davası kendi aleyhine ilerlediğinde bu davayı açmış olduğunu, dava konusu senet, ... tarafından müvekkiline olan borcu nedeni ile verildiğini, el yazısı ile doldurup müvekkiline teslim edildiğini, borçlu olmadığına dair  iddiası tamamen kötü niyetli ve haksız olarak, açılan tasarrufun iptali davasının boşa düşmesi amacıyla yapılmış olduğunu, davacı yanın, kendisinin borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiğini,  ortada kendisi tarafından doldurulan ve imzalanan  bir senedin bulunmadığını, her senet imzalayan arkasından zorla imzalatıldı diyerek Savcılığa başvurması halinde işin içinden çıkılması  mümkün görülmediğini, Savcılığa yaptığı başvuruda davacı çevresindeki insanlardan yaklaşık 1.900.000,00.TL para toplandığını beyan ettiğini, davacı yanın, borçlu olmadığına dair tanık olarak bildirdiği kişilerin menfaat birliği içerisinde olduğu  şahıslar olduğunu, davacı yanın, kötü niyetli ve haksız olarak işbu davayı açmış bulunduğunu, ancak yerel mahkeme müvekkilinin dahil bile edilmediği İzmir 10.Ağır Ceza Mahkemesi’nin dosyasını gerekçe göstererek davanın kabulüne karar verildiğini, yerel mahkemenin kötü niyet tazminatı yönündeki kararını kabul etmediklerini, kötü niyet tazminatı şartlarının gerçekleşmediğini,  açıklanan bu sebeplerle kararının istinaf incelemesi neticesinde ‘kaldırılmasını’ ve yeniden yargılama yapılarak talepleri  doğrultusunda ‘davanın  reddine ’ karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar  sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı hakkında Adana 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takip dayanağı senedin silah zoru tehdit ve cebir yoluyla imzalattırıldığını, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılamanın devam ettiğini belirterek davacnın davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise davacının borç para aldığını  senedin bizzat davacı tarafından doldurulup verildiğini, borcun bir kısmı ödendiği için bakiye kısım için icra takibi yapıldığını  belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>       İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve iş bu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden davalıda olmakla beraber alacağın kaynağı kambiyo senedi ise bu kez ispat yükü yer değiştirir ve borçlu olmadığını davacının ispat etmesi gerekmektedir.<br> HMK'nun  201. maddesi gereğince, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki hukuki işlemler tanıkla ispat edilemez. Ancak, davacı tarafından, dava konusu bononun zorla imzalattırıldığı iddiasında bulunulduğundan ve hukuki işlemlerdeki irade bozukluğu iddiaları, 6100 sayılı HMK'nun 203(1)-ç maddesinde, senede karşı senetle ispat zorunluluğunun istisnaları arasında sayıldığından, tanık dahil her türlü delil ile ispatı mümkün olup, ispat yükü, bononun, zorla alındığını iddia eden  davacı borçludadır.<br>Somut olayda davacı tarafından dava ve takip konusu 09.03.2017 düzenleme tarihi, 12.04.2017 vade tarihli 100.000 TL bedelli bononun iradesi dışında silah zoru ile zorla imzalattırıldığı ileri sürülmekte olup, davacı tarafından anılan iddiaya ilişkin olarak yapılan şikayet  üzerine İzmir 10. Ağır Ceza mahkemesi'ne kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemece sanık ...'in müştekiden alacağını ödemesini istediği, müştekinin ... isimli şahsın paraları alıp kaçtığını, kendisini de dolandırdığını anlattığı, sanığın yanında getirdiği boş senetleri ve boş kağıdı çıkartarak müştekiye bunları doldurup imzalamasını söylediği, müştekinin bunları kabul etmemesi üzerine sanığın tabancayı çıkartıp masanın üzerine koyarak tehdidi üzerine müştekinin sanık tarafından çıkartılan senetleri imzaladığı kabul edilerek sanık ...'in cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği,  ceza mahkemesinin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığın konusu ile hukuk hakiminin bağlı olacağı, iş bu davada  davaya konu senedin davacıya zorla imzalattırıldığının  ceza dosyasında kabul edildiği, bu durumda davacının takibe konu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davaya konu bononun davacıdan  tehditle alındığının ceza mahkemesi kararıyla  sabit olması  ve dosya kapsamı da dikkate alındığında, davacı yönünden kötü niyet tazminatı koşullarının oluştuğu, sonuç olarak ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. <br>Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce  verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-)6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.570,36 .TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 1.709TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 2.861,36 ‬TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3)-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4)-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>5)-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda,  dava değeri göz önüne alınarak  7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 18/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9167a705963c32f0","SID":"28eb1265b73047da"}}