{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/598<br>KARAR NO\t: 2025/1001<br>KARAR TARİHİ\t: 26/06/2025<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE  ASLİYE  TİCARET  MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ\t: 24/12/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 14/01/2025<br>NUMARASI\t : 2023/5 Esas -  2025/27 Karar<br><br>DAVACI \t: ... - ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... <br>\t  Av. ... <br>DAVALI \t: ... - ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... <br>\t  Av. ... <br>\t<br>DAVA\t: Eser sözleşmesinden kaynaklı müspet zararın tahsili talebi<br>HÜKÜM\t: İstinaf başvurusunun esastan reddi<br>İSTİNAF  EDEN\t: Davacı vekili <br><br>Taraflar arasındaki \"eser sözleşmesinden kaynaklı müspet zararın tahsili talebi\" davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine  karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;ava dışı Teiaş ile arasında 17/05/2017 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında, 22/06/2017 tarihli sözleşme ile,  ITM-215 Bursa Doğu 380/154/33 KW GIS/AIS TM kazı dolgu inşaat işlerinin davacı tarafından davalıya taşere edildiği,  davalı şirketin edimsel yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hafriyat depolaması yaptığı çalışanlarının belediye yetkililerinin gerçek dışı beyanlarla yanıltılarak firmayı hukuki, mali ve idari yönden haksız şekilde zan altında bıraktığı, eylemin süreklilik arzetmesi üzerine sözleşmenin 15/12/2017 tarihinde tek taraflı feshettikleri, uğranan zararın tanzimi için Kartal 27. Noterliğinin 20/11/2017 tarih, 04099 sayılı ihtar ekinde 20/11/2018 tarihli hesap döküm ve fatura gönderildiği, ancak davalı şirketin cevabi ihtarnamesinde davacının talebinin kabul edilmediğinin bildirildiğini, davacının müspet zararı olan şimdilik 10.000 TL yönünden davanın kabulünü talep etmiş ve  dava etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili  cevap dilekçesinde;özleşmenin feshinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, hafriyat döküm işinin davadışı Atış hafriyat tarafından yapıldığını, kesilen idari para cezalarının Mahkeme ilamlarıyla iptal edildiği, kusurları olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili  istinaf  isteminde bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf  Sebepleri<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından verilen karar usul ve yasaya aykırı olup kabulünün mümkün olmadığını, taraflarınca \"keşif\" deliline dayanılmadığını, işin tamamlanıp, teslim edilmesi nedeniyle keşif yapılmasında hukuki ve pratik bir fayda bulunmadığını, salt usulü bir zorunluluk nedeniyle dosyaya bir yenilik katmayacak olan keşif deliline dayalı olarak davanın reddine karar verilmesinin yerinde bir yorumlama olduğunu,  müvekkilinin  davalı firma ile bir alt yüklenici sözleşmesi akdettiğini, bu kapsamda alt yüklenici davalının belirlenen işi mevzuata ve usulüne uygun olarak ifa etmeyi, müvekkilinin ise buna karşılık bir bedel ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak işin yapımı sürecinde davalının üstlendiği edimi gereği gibi ifa etmediği, bu sebeple müvekkil hakkında idari para cezası kesilmesine sebebiyet verdiği, müvekkilinin uyarılarına rağmen kusurlu ifayı düzeltmediğinin görüldüğünü, bunun neticesinde sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, fesihten sonra ise müvekkilinin eksik ve kalan işleri tamamlatmak ve davalı firma nam ve hesabına harcamalar yapmak zorunda kaldığını, iş bu bu dava açılarak bu harcamalar ve miktarının tespit edilip davalıdan tahsilinin talep edildiğini beyanla;  yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, \"eser sözleşmesinden kaynaklı müspet zararın tahsili talebi\" istemine  ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 Sayılı HMK, 6098 sayılı TBK,<br><br>3. Değerlendirme<br>Dava,  eser sözleşmesinden kaynaklı müspet zararın tahsili talebine ilişkindir.<br>  İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. <br> Davacı, dava dışı Teiaş ile arasında 17/05/2017 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında, 22/06/2017 tarihli sözleşme ile,  ITM-215 Bursa Doğu 380/154/33 KW GIS/AIS TM kazı dolgu inşaat işlerinin davacı tarafından davalıya taşere edildiği,  davalı şirketin edimsel yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hafriyat depolaması yaptığı çalışanlarının belediye yetkililerinin gerçek dışı beyanlarla yanıltılarak firmayı hukuki, mali ve idari yönden haksız şekilde zan altında bıraktığı, eylemin süreklilik arzetmesi üzerine sözleşmenin 15/12/2017 tarihinde tek taraflı feshettikleri, uğranan zararın tanzimi için Kartal 27. Noterliğinin 20/11/2017 tarih, 04099 sayılı ihtar ekinde 20/11/2018 tarihli hesap döküm ve fatura gönderildiği, ancak davalı şirketin cevabi ihtarnamesinde davacının talebinin kabul edilmediğinin bildirildiğini, davacının müspet zararı olan şimdilik 10.000 TL yönünden davanın kabulünü talep etmiş, <br> Davalı, sözleşmenin feshinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, hafriyat döküm işinin davadışı Atış hafriyat tarafından yapıldığını, kesilen idari para cezalarının Mahkeme ilamlarıyla iptal edildiği, kusurları olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. <br>Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafça istinafı üzerine Dairemizin 2022/1211-1605 Esas-Karar sayılı ilamı ile eksik inceleme nedeniyle kaldırılması üzerine Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın reddine dair verilen karar davacı tarafça istinaf edilmiştir.<br> Taraflar arasında davacının yüklenicisi olduğu dava dışı Teiaş ile davalı arasında 17/05/2017 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında, 22/06/2017 tarihli sözleşme ile,  ITM-215 Bursa Doğu 380/154/33 KW GIS/AIS TM kazı dolgu inşaat işlerini davalı tarafından alt işveren (taşeron) olarak yapımı hususunda akdi ilişki bulunduğu hususlarında çuyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının sözleşme dolayısıyla müspet zararı olup olmadığı, müspet zarar kapsamında davacı yanca dava konusu işin tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmaması halinde fazla ödeme olup olmadığı noktasındadır.<br> Taraflar arasındaki sözleşme TBK’nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup davacı yüklenici, davalı ise alt yüklenicidir.  Davacı sözleşmenin davalıdan kaynaklanan sebeplerle feshi nedeniyle müspet zararını istemektedir.TBK'nın 470. maddesi uyarınca, eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Taraflar arasında imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde öngörülen \"eser sözleşmesi\" ilişkisi kurulmuş olup, yüklenicinin edimi eseri iş sahibinin amacına uygun fen ve tekniğine uygun olarak teslim etmek, iş sahibinin edimi ise iş bedelini ödemektir.<br>TBK'nın 112. maddesine göre, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Düzenleme kapsamına göre tazminat istenebilmesi için alacaklının zarara uğramış olması gerektiğinden, uğranılmış bir zarar karşılığı olmayan miktara tazminat olarak hükmedilemez. Burada zarar kapsamı net ve gerçek zarar olarak düzenlenmiştir. Net ve gerçek zarar, malvarlığındaki gerçek eksilmeyi ifade eder. Bu nedenle müspet zararın tazmini halinde malvarlığının ulaşacağı değerin, sözleşmenin ifası halinde malvarlığının ulaşacağı değeri geçmemesi gerektiği gözetilerek hesaplama yapılmalıdır.<br>TBK'nın 125. maddesi, sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir. \"Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar: Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır. Borcun yerine getirilmesinin kusurla olanaksız hale gelmesinde, temerrüde düşen borçludan, gecikmiş ifa ile birlikte gecikme dolayısıyla tazminat istenmesinde, yahut borçlunun temerrüdü halinde ifadan vazgeçilip, ifa yerine tazminat istenmesinde ve sözleşmenin olumlu biçimde ihlalinde, müspet zararın giderimi söz konusu olur (Prof. Dr. H. Tandoğan Türk Mesuliyet Hukuku 1961 s. 426 vd.). Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur. Sözleşme ortadan kalkmamaktadır, yalnız alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı alır. Burada sözleşmenin feshedilmemesinden değil, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu gözardı edilmemelidir.\" (Örnek: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.07.2006 tarihli, 2006/13-499 Esas, 2006/507 Karar sayılı ilâmı).<br>Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde,  davacı taraflar arasındaki alt taşeronluk sözleşmesini davalıdan kaynaklanan sebeplerle feshetmesi nedeniyle maddi zararlarının tazminini talep etmiş, bu zararı  özellikle, davalının sözleşmeye uygun davranmayarak davacının fazla harcama yapmak zorunda kaldığı (işin yarım bırakılması nedeniyle 3. Kişilere tamamlatmak zorunda kaldığı) ve bunun da faturalandırıldığı belirtilmiş ise de, Mahkemece, Dairemiz kaldırma kararı sonrası davacıya keşif giderini yatırması için süre verildiği, süreye rağmen giderin yatırılmadığı ve davacı tarafça keşif delilinden vazgeçildiği, dosyaya kazandırılan diğer deliller kapsamında sözleşmenin fesih tarihine kadar işin tamamlanma oranı, varsa dava konusu edimin 3. Kişilere tamamlatılıp tamamlatılmadığı, yahni, iş bedeli, bu doğrultuda da davacının talebi olan müspet zararı  ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine  dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamıştır.<br><br>V. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;  ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>  1-GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14/01/2025 tarih, 2023/5 E - 2025/27 K sayılı  kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Peşin yatırılan istinaf karar harcı yeterli olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-İstinaf kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,<br>  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca 26/06/2025 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak  karar verildi.<br><br>\t\t                                                 \t                       <br>...<br> Başkan<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Katip<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f9a6fc0bc1d78bd","SID":"dfbe9e52ff59e502"}}