{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 20/10/2020<br>NUMARASI\t\t: <br>DAVACI\t: ... - <br>DAVALI\t: ... -  <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ\t:  <br>KARAR TARİHİ\t: 29/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 01/08/2023<br><br>Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/10/2020 tarih, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/10/2018 düzenleme tarihli 31/05/2019  vade tarihli alacaklısı ... Tic. Ltd. Şti olan 39.000-TL bedelli iki adet senet hakkında Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyasında senetler hakkında başlatılabilecek icra takiplerinin ihtiyati hacizde dahil olmak üzere durdurulması yönünden ihtiyati tedbir kararı alındığını, senedin düzenleme tarihinde vekil edeni şirketi temsile yetkili kişilerin ... olup, senet düzenleme yetkisinin iki kişide bulunduğunu, senedin sadece Arif Karagöz tarafından imzalandığının düşünüldüğü, bu haliyle sened üzerindeki imzalar ...'e ait ise ....'ün kendi namına borçlandığını, müvekkili şirket ile davalı arasında bir mal alışverişinin de bulunmadığını, müvekkili şirketin bu açıdanda borçlu olmadığını, ticari defterlerin incelenmesi halinde bu durumun ortaya çıkacağını belirterek imza sirküleri, ticaret sicil kayıtları aleni ve açık olduğundan takibe konu senetlerin vekil eden şirketi borçlandırmaya ehil olmadığının kabulü ile borçlu olmadıklarının tespiti ile davalı taraf aleyhine %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Her ne kadar davacı şirketin çift imza yetkisi ile yönetildiği halde bahse konu senetlerin tek imza ile düzenlendiği, bu nedenle borçlu olmadıkları iddiasıyla menfi tespit davası açılmış ise de, davacının kendi defter kaydının kendi iddiası aleyhine kayıt içerdiğini, 01/10/2018 düzenleme tarih ve 31/05/2019 vade tarihli alacaklısı Prokim Makine olan 39.000 TL bedelli iki adet senedin ticari  defterlerinde yer alması ve ardından menfi tespit davası açılmasının MK 2. maddesi ile bağdaşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın lehtara karşı açıldığını,  sonrasında bir adet senet hakkında ... tarafından müvekkiline karşı takip başlatılması üzerine senedin kimin elinde olduğu öğrenildiğinden, .... ve diğer cirantalara karşı Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında açılan menfi tespit davasının birleştirilmesi talep edilmiş ise de birleştirme taleplerinin reddedilmesinin usul ekonomisine aykırı olduğunu, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, 01/10/2020 tarihinde 39.000 TL bedelli iki senet müvekkilinin ticari defterlerinde borç kalemine yazılmış ise de, nakit ödemelerle birlikte davalı şirkete KDV yansıtma faturası kesildiğini, davalı şirketin defterlerini ihtarata rağmen  mahkemeye ibraz etmediği, cari hesaba göre davalının müvekkiline 325,070,50 TL borçlu olup, müvekkilinin alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin senetlerin tanzim tarihinde çift imza ile temsil edildiğini, verilen senetlerin bir kişi tarafından tanzim edildiğini, alınan bilirkişi raporlarına göre müvekkili şirketin defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunun tespit edildiği, mahkemece davanın kabul edilmesi gerekirken yeterli kanaat oluşmaması halinde ise daha geniş bir araştırma yapılması gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bononun yetkili temsilci tarafından düzenlenmemesinin mutlak defi olup her keze karşı ileri sürülebileceğini, kaldıki ki müvekkili şirketin ticari defterlerine göre de borçlu olmadığının tespit edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava; Menfi tespit istemine ilişkindir.<br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Somut olayda; davacı tarafından davalı lehine keşide edilen 01/10/2018 tanzim tarihli, 31/05/2019 vade tarihli, 39.000-TL bedelli iki adet senet üzerinde sadece şirket yetkililerinden birinin imzasının bulunduğunu, senedin tanzim tarihi itibariyle ticaret sicil kayıtlarına göre de şirketin iki ortak tarafından, çift imza ile temsil edildiğini bu nedenle yetkisiz temsilci tarafından düzenlenen sened ile borçlanılmadığı gibi davalı tarafla mal alışverişlerininde bulunmadığını belirterek senetler nedeni ile borçlu olunmadığına ilişkin menfi tespit talep edilmiş,  mahkemece davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişi raporunda; davacıya ait ticari defterlerin usulüne uygun düzenlendiği, senetlerin davacının ticari defterlerine usulüne uygun kayıt edildiği, taraflar arasında ticari ilişkin bulunduğu, 2018 yılı cari hesap ve yevmiye defter kayıtlarına göre davalının davacıya toplam 1.357.569,05 TL değerinde 7 adet fatura düzenlediği, davalıya toplam 263.647 TL değerinde 6 adet senet verdiği, toplam 765.000 TL değerinde (4 adet) havale ile ödeme yapıldığı, davacının davalıya 2018 yılı itibariyle 328.822,05 TL borcunun olduğu, 2019 yılı cari hesap ve yevmiye defter kayıtlarına göre davacının davalıya 261.587,55 TL değerinde iki adet iade faturası düzenlediği, toplam 392.305 TL değerinde iki adat havale ile ödeme yapıldığı, 2019 yılı sonu itibariyle davacının davalıdan 325.070,50 TL alacağının bulunduğunun belirtildiği, yargılama aşamasında davacı vekilince  davaya konu senet hamilleri hakkında menfi tespit istemi ile açılan ... Esas sayılı dosyanın birleştirilmesinin talep edildiği mahkemece söz konusu talebin yerinde görülmediği anlaşılmıştır.<br>Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğünün... Tarihli cevabi yazısı ve eklerine göre 15/02/2018 Tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı ile Şirket Müdürü olarak 1 yıllık süre ile ...'ün atandığı, şirketi her hususta müştereken imzaları ile temsil ve ilzam etmek üzere yetki verildiği ve Şirket Müdürler Kurulu Başkanı olarak ...'ün seçildiği anlaşılmıştır.<br>6102 sayılı TTK'nun 372. maddesi gereğince şirketin ünvanı altına atılan imzanın şirketi sorumlu kılabilmesi için imzanın şirket adına imza yetkisine haiz kişiler tarafından atılması zorunludur.<br>TTK.nun  678 maddesi uyarınca temsile yetkili olmadığı halde temsilci sıfatıyla bir poliçeyi imzalayan kimse poliçeden bizzat sorumlu olur. Bu madde, TTK.nun 778/2-e  Maddesi uyarınca bonolar hakkında da uygulanır.<br>1.Türk Borçlar Kanunun 46. maddesinde bir kimsenin yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yapması halinde bu işlemin onandığı halde temsil olunanı bağlayacağı belirtilmekle, mahkemece yapılan bilirkişi incelemesine göre davaya konu senetlerin davacının ticari defterlerine usulüne uygun kayıt edildiği, söz konusu senet kayıt tarihlerinden sonra davacı tarafından davalı şirkete havale ve EFT lerin gönderildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla davacı şirket tarafından senetlerin ticari defterlere kayıt edilmiş olması nedeni ile yetkisiz temsilci tarafından yapılan işleme icazet verilmiş kabul edilerek, sonrasında senedin yetkisiz temsilci tarafından düzenlendiği iddiasının MK 2. Maddesine uygun olmadığının mahkemece kabulünde  usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.<br>2.Davacı tarafça dava dilekçesinde senedin yetkisiz temsilci tarafından düzenlenmesi nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti yanında davalı ile aralarında bir mal alışverişinin bulunmadığı, bu açıdan da borçlu olmadıkları iddia edilmiştir. <br>Her nekadar davacı taraf istinaf incelemesinde dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davalıya borçlu olmadıklarının tespit edildiği belirtilmiş ise de,  HMK'nın 357/1. maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Bu durumda istinaf incelemesi  dava dilekçesi kapsamına göre yapılması gerekmekte olup, İİK'nın 355 ve 357/1. maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülmeyen ancak istinaf aşamasında ileri sürülen hususlarda inceleme yapılamayacak olup,  istinaf dilekçesinde yer alan dava dilekçesi ile örtüşen ve kamu düzeninden olan sebepler gözetilebilecektir.<br>  Davacı taraf dava dilekçesinde davalı ile  aralarındaki cari hesaba ilişkin bir talepte bulunulmamıştır. Aksine davalı ile aralarında mal alışverişi bulunmadığı bu nedenle borçlu olunmadığı iddia edilmiştir. Düzenlenen bilirkişi raporunda 2018 yılı kapanış fişine göre davalının davacıya 328.822,05 TL borçlu olduğu, ancak 2019 yılında yapılan iki adet (274.305 TL ve  118.000 TL bedelli) havaleler ve iki adet (54.516 TL ve 207.071,55 TL bedelli) iade faturaları nedeni ile davacının davalıdan 325.070,50 TL alacaklı hale geldiği belirtilmiş ise de, davanın niteliği, cari hesaba ilişkin açılmamış olması, bu itibarla taraflar arasındaki ticari ilişkinin muhteviyatının, mal teslim edilip edilmediği, ayıplı mal satımı vs olup olmadığının,  iş bu dava da değerlendirilemeyecek olması  ve bilirkişi raporlarına göre de taraflar arasında ticari ilişki olduğunun ve dava konusu senetlerin davacının ticari defterlerine kayıtlı olduğunun tespit edilmesi karşısında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.<br>3.Davacı tarafça dava dışı çek hamillerine karşı açılan menfi tespit davasının birleştirilme taleplerinin mahkemece reddedilmesinin yerinde olmadığı belirtilerek istinaf itirazında bulunulmuş ise de; Toplanan deliller uyarınca mahkemece karar verilmiş olması, birleştirmenin yargılamanın esasına katkı sağlamayacağı ve mahkemece verilen nihai hükümde nazara alındığında davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>4. Davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa müracaat edilmiş ve arabuluculuk son tutanağı tanzim edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13, 18/14 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326. maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle eldeki dava yönünden arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan davacıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu yönde karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle HMK'nın 355. maddesi gereği kaldırılması gerekmiştir.<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan (4. Nolu bent) nedenle kamu düzeni açısından kabulü ile, belirtilen yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, yerel mahkemenin kararının kaldırılarak,  dairemizce  arabuluculuk ücreti gözetilerek yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;<br>A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,<br>B-Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/10/2020 tarih ... sayılı kararının 6100 sayılı 353/1-b/2 maddesi gereği KALDIRILMASINA, dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına;<br>Buna göre;<br>1-Davanın REDDİ İLE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan 1.332,05- TL den  mahsubu ile bakiye 1.062,20 TL'nin istem halinde  davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>6-Taraflar tarafından yatırılan kullanılmayan bakiye gider avansının yatıran tarafa iadesine, <br>C-İstinaf incelemesi yönünden;<br>1-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının istek halinde istinaf edene iadesine,<br>2-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3-Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olarak oybirliği ile karar verildi. \t<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imza<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53fd46546487aa8f","SID":"e3797ffbe22e7a80"}}