{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:  <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t:  <br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2019<br><br>DAVACI\t:  \t  <br>DAVALI\t:  <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 11/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/12/2023<br><br>Davacı ve davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili,  müvekkili banka ile dava dışı ...Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, davalının bu sözleşmede kefil olarak imzası bulunduğunu, müvekkili banka tarafından hesabın kat edildiğini, kat ihtarının asıl borçlu ve davalı kefile tebliğ edildiğini, buna rağmen bakiye alacağın ödenmediğini, alacağı tahsil etmek için davalı aleyhine Bursa 18.İcra Müdürlüğünün ... ve Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyaları ile takibe başlandığını, davalının takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına  mahkum edilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>Davalı vekili, üç farklı icra dosyası üzerinden açılan davanın haksız olduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dayanak belgelerin sunulmadığını, müvekkilinin kefaletinin sona erdiğini, kefillikten vazgeçtiğini davacıya ihtaren bildirdiğini, sözleşmenin genel işlem şartlarına uygun olmadığını, ipoteklerin paraya çevrilmesi sağlanmadan ve asıl borçlu takip edilmeden kefile takip yapılamayacağını, borcu kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>           <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; \"Somut olayda davacı banka farklı kredi türlerine göre üç ayrı takip yapmış ama dava açarken her üç takipteki itirazların iptali için tek bir dava açmıştır. Bunda usulen bir sakınca yoktur. Kredi ilişkisinin ve davanın tarafları aynıdır, alacağın kaynağı yani hukuki ilişki de aynıdır. Delillerin birlikte toplanması ve her üç takip için bir dava açılması maslahata uygundur. <br>Mahkememizce seçilen bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi 28.01.2019 tarihli raporunda taraflar arasındaki kredi ilişkisini özetlemiş, davacı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında 16.01.2014 ve 02.04.2015 tarihli iki ayrı sözleşme bulunduğunu, davalının da bu sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığını, mülkiyeti asıl borçluya ait iki ayrı taşınmazın kredi borcuna karşılık ipotek edildiğini, bu sözleşmeler kapsamında kredi ve çek karnesi kullandırıldığını belirtmiştir. Taraflar arasındaki kredi hesabı farklı ihtarlarla kat edilmiştir. Taksitli ticari kredi ve çek bedeli kredisi için 21.07.2016 tarihli ihtar gönderilmiş, ancak ihtarın muhataba tebliğ edilemediği, tebliğin, kefilin sözleşmedeki adresine tebligat yapılırken adreste hata yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla anılan kredi yönünden temerrüt tarihi ancak icra takip tarihi olan 12.07.2017 olacaktır. Diğer iki takip, çek bedeli kredisi diye adlandırılan borçlardan oluşmaktadır ve karşılıksız çıkan çek bedellerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 2017/8148 sayılı takip için temerrüt tarihi 20.06.2017 ve ... sayılı takip için temerrüt tarihi yine takip tarihi olan 12.07.2017 olarak belirlenmiştir. <br>Bu aşamadan sonra bilirkişi her üç dosya için ayrı hesaplamalar yapmıştır. Bursa 18. İcra Dairesinin ....sayılı takip dosyasına konu borç için 2.490.TL anapara, 104,58.TL işlemiş faiz, 5,23.TL BSMV ve 240,38.TL masraf olmak üzere toplam 2.840,19.TL borç hesaplanmıştır. Yine Bursa 20. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına konu borç için 1.200.TL anapara, 18.TL işlemiş faiz, 0,90TL BSMV ve 224,15.TL masraf olmak üzere toplam 1.443,05.TL borç hesaplanmıştır. Bu dosyalardaki alacaklar sonradan yapılan ve kefil İbrahim Kıyak’ın kefaletiyle verilen çek yapraklarından kaynaklıdır. Bu sebeple davalı yönünden dikkate alınmamaları gerekir. Buna karşılık davalının kefaletten çekilmesinden önceki döneme isabet eden ve ilk davalının kefil olduğu sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi borçlarından dolayı davalının sorumluluğu devam etmektedir. Bursa 18. İcra Dairesinin... sayılı dosyasıyla takibe konulan kredi borçlarından davalı kefil sıfatıyla sorumludur. Bilirkişi, anılan dosya ile takibe konulan kredi kalemleri yönünden ayrı ayrı hesap yapmıştır. 3.2 numaralı BCH kredisi yönünden 94.779,19.TL, 4.3 numaralı BCH kredisi yönünden 10.671,47.TL, 3.1 numaralı taksitli ticari kredi yönünden 164.262,28.TL, 4.1 numaralı taksitli ticari kredi yönünden 46.609,02.TL ve 4.2 numaralı taksitli ticari kredi yönünden 105.067,86.TL olmak üzere toplam 421.389,82.TL borç bulunmaktadır. Tebligat hatası yüzünden takipten önce temerrüde düşürülmeyen davalı kefil yönünden sadece bu ana para miktarları üzerinden takip devam etmelidir. <br>Kısa kararda itirazın iptaline karar verilirken maddi hata yapılarak ... numaralı dosyalar da zikredilmiş olmasına rağmen bunun sonuca etkili tarafı yoktur. Zira davalının sadece 2017/7562 esas sayılı dosyasıyla takibe konulan beş ayrı kredi kalemi yönünden takibin devamına karar verilmiştir. Yapılan hata ne harç ve masraf ne vekalet ücreti ne de infaz açısından sorun teşkil etmeyecektir. <br>Davalının bu bu kredi kalemlerinden kaynaklanan borçları ile beraber diğer borçlar da yapılandırılmış ve kısmi ödemeler yapılmışsa da bu durum davalının hukuki durumunu etkilemez. Sadece takipten sonra ve yapılandırma çerçevesinde yapılan tahsilatların davalının borcunu yani kefaleten sorumluluğunu azaltacak kısımlara ilişkin olarak icra dairesine ödeme belgesi vb. Sunulursa, bu kısımlar icra dairesince nazara alınabilir. Zira ödemelerin hangi borca ilişkin olduğu, kim tarafından ödendiği belirsizdir. Davalı taraf bu konuda bir savunma veya ödeme belgesi sunmamıştır. Ancak kendisi veya asıl borçlu tarafından ödeme yapıldığını veya başka kefil tarafından yapılan bir ödemenin kendi sorumluluğunu daralttığını ileri sürer ve belgelerse icra dairesi davalının 421.389,82.TL'lik borcundan tenzil işlemi yapmalıdır. <br>Davacı banka ispat külfetini yerine getirmiş, buna karşılık davalı taraf başkaca ödeme yaptığını ispat edememiştir. Bu sebeple davanın kabulüne karar verilmiş, alacak muayyen ve davalı tarafından bilinebilir olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir\" gerekçesi ile davanın kısmen  kabulü ile  Bursa 18.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyalarına davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin, Bursa 18. İcra Dairesinin ...sayılı dosyasıyla takibe konulan 3.2 numaralı ...kredisi yönünden 94.779,19.TL, 4.3 numaralı BCH kredisi yönünden 10.671,47.TL, 3.1 numaralı taksitli ticari kredi yönünden 164.262,28.TL, 4.1 numaralı taksitli ticari kredi yönünden 46.609,02.TL ve 4.2 numaralı taksitli ticari kredi yönünden 105.067,86.TL olmak üzere toplam 421.389,82.TL asıl alacak üzerinden devamına, itirazın alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu ve alacağın belirlenebilir bulunduğu nazara alınarak davalı borçlunun 421.389,82  TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, ihtarnamenin usule ve ilgili mevzuatlara uygun olarak tebliğ edildiğini, bilirkişi raporunda temerrüt tarihinin hatalı olarak belirlendiğini, davalının takibe konu çek bedeli karnelerinin tamamından sorumlu olduğunu,  takiplere dayanak çek bedelinden kaynaklanan sorumluk belirlenirken göz önünde bulundurulması gereken hususun çeklerin veriliş tarihi değil çek karnesinin basım ve veriliş tarihi olduğunu  ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı bankanın farklı kredi türlerine göre üç ayrı takip yaptığını ama dava açarken her üç takipteki itirazların iptali için tek bir dava açıldığını, bunun usule aykırı olduğunu, gerekçeli karar ile kısa kararın farklı olduğunu, davaların hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, müvekkili tarafından davacı bankaya 22/05/2015 tarihinde Bursa 18.Noterliğ aracılığı ile ... ile ilgili kefilliğinin sona erdiği, 03/05/2015 tarihinden itibaren hisselerini devrettiği ve kefillikten vazgeçtiğinin ihtaren bildirildiğini, mahkeme kararında bu durumun dikkate almadığını, davacı tarafın müvekkilini Borçlar Kanunu genel işlem şartlarına aykırı olarak düzenlenen  hiçbir maddesini okuyup tartışmadığı sözleşmeyi imzalatarak kefil yaptığını, kefillikten istifa tarihine kadar işlemiş bir borç olmadığı gibi borçlu şirketin banka nezdinde ipotek konulan taşınmazları mevcut olduğu halde davacının bu ipotekler ile ilgili işlem yapmadan asıl borçluyu takip etmeden müvekkili aleyhine işlem yapmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının talep ettiği asıl alacak ve faizlerin de fahiş olduğunu, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi müvekkilinin kefillik verdiği  2adet BCH kredisi ve 3 adet ticari kredi hesaplarının 31/12/2015 tarihinde kapatıldığını,  dava konusu krediler ile ilgili ödemeler olduğunun mahkemece kabul edildiği halde bu durumu değerlendirmediğini,  yapılan ödemelerin düşümünün yapılmasını icra dairesine bırakarak hukuka aykırı karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, genel kredi sözleşmesindeki kefalet hükmüne dayalı olarak alacağın tahsili amacıyla başlatılan takiplere vaki itirazın iptaline ilişkindir.<br>Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup taraf vekillerince karara karşı süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında, alacaklı davacı banka tarafından davalı borçlu ... ile dava dışı borçlular ...Ltd.Şti. ile İbrahim Kıyak aleyhine \"...500004\" nolu kredi için 1.200 TL ana para olmak üzere toplam 1.443,05 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı,<br>Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, alacaklı davacı banka tarafından davalı borçlu ... ile dava dışı borçlular....Ltd.Şti. ile İbrahim Kıyak aleyhine 2.490 TL asıl alacak olmak üzere toplam 2.840,19 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı,<br>Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı davacı banka tarafından davalı borçlu ... aleyhine \"....00002\" nolu kredi için 94,779,19 TL ana para, \"....00003\" nolu kredi için 10.671,47 TL ana para,\"....29/3/1\" nolu kredi için 182.181,25 TL ana para, \"....29/4/1\" nolu kredi için 51.038,49 TL ana para, \"....29/4/2\" nolu kredi için 105.843,81 TL ana para alacağı olmak üzere toplam 444.514,21 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. <br>A. Öncelikle, davacı tarafça, farklı kredilere ilişkin üç ayrı icra takibi  başlatılmış  olup davalı tarafça yapılan itiraza istinaden üç ayrı icra takibine yapılan itirazların iptali için tek bir dava açılmıştır. Her bir icra takibine ilişkin açılan itirazın iptali davası müstakil bir dava olup somut olayda objektif dava yığılması söz konusudur ve her dava yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekmektedir. <br>Somut uyuşmazlıkta; mahkemenin gerekçeli kararında davacı tarafından açılan itirazın iptali davalarına ilişkin olarak Bursa 18.İcra Müdürlüğünün... ve  Bursa 20.İcra Müdürlüğünün ...sayılı takip dosyalarına konu alacaktan davalının sorumlu olmadığı kabul edildiği halde, hüküm fıkrasında \"Davanın kısmen  kabulü ile  Bursa 18.İcra Müdürlüğünün... .. E. sayılı takip dosyalarına davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin, Bursa 18. İcra Dairesinin ...sayılı dosyasıyla takibe konulan 3.2 numaralı BCH kredisi yönünden 94.779,19.TL, 4.3 numaralı BCH kredisi yönünden 10.671,47.TL, 3.1 numaralı taksitli ticari kredi yönünden 164.262,28.TL, 4.1 numaralı taksitli ticari kredi yönünden 46.609,02.TL ve 4.2 numaralı taksitli ticari kredi yönünden 105.067,86.TL olmak üzere toplam 421.389,82.TL asıl alacak üzerinden devamına\" şekilde hüküm kurulduğu görülmektedir.<br>Bu itibarla, mahkemece gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturacak şekilde ve her bir icra dosyası için açılan itirazın iptali davasının müstakil bir dava olduğu nazara alınmaksızın HMK'nın 297.maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. <br>B. Davacı vekilince, dava dilekçesinde harca esas değer olarak 439.182,18 TL gösterildiği ve harca esas değer olarak belirtilen rakama takip çıkış toplamları 811.363,95 TL'den 372.181,77 TL tahsilatın düşülerek harca esas değerin tespit edildiği belirtilmiş ise de; dosya içerisinde bulunan ödeme emirlerinde tahsili talep edilen miktarların 18. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyada 444.514,21 TL, ... sayılı dosyada 2.840,19 TL olduğu, 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyada ise 1.443,05 TL olduğu görülmekle, üç icra takibinde toplam 448.797,45 TL alacağın tahsilinin talep edildiği halde  harca esas değer olarak 439.182,18 TL gösterildiği anlaşılmaktadır. <br>Bu nedenle, davacı tarafa itirazın kısmen iptalinin talep edilip edilmediği açıklatırılarak, kısmen iptali talep edilmiş ise hangi icra dosyası için ne miktarda itirazın iptalinin talep edildiği, itirazın kısmen iptali talep edilmemiş ise eksik harcın ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.  <br>C. Davalı vekilince, itirazın iptali davalarının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı ileri sürüldüğü halde mahkemece, bu hususta değerlendirme yapılmadığı gibi icra dosyalarının fiziken dosyaya kazandırılmadığı, icra müdürlüğü tarafından DYS üzerinden gönderilen dosyalarda tüm belgelerin bulunmadığı görülmekle mahkemece, icra dosyalarının dosya içerisine kazandırılarak  davaların İİK'nın m.67/1 uyarınca yasal süresi içerisinde açılıp açılmadığının tespiti ile oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekmektedir. <br>Kabule göre de; <br>Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacı banka ile dava dışı ...Ltd. Şirketi arasında davacının kefil olduğu 16/01/2014 tarihli 4.000.000 TL bedelli genel kredi sözleşmesi ile dava dışı İbrahim Kıyak'ın kefil olduğu 02/04/2015 tarihli 2.000.000 TL bedelli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, bu sözleşmelere istinaden dava dışı asıl borçlu şirkete çeşitli kredilerin kullandırıldığı, davalının kefalet imzasının bulunduğu sözleşme kapsamında kullandırılan 2 adet BCH kredisi ve 3 adet taksitli ticari kredi hesabının 31/12/2015 tarihinde kapatıldığı, kapatılan bu borçların dava dışı asıl borçlu şirketin dava konusu olmayan diğer kredi borçları ile birleştirilerek aynı gün 690.000 TL'lik 3 ay geri ödemesiz 36 ay vadeli aylık %1,70 faiz oranlı yeni bir taksitli ticari kredi hesabı açılarak borç toplamının yapılandırıldığı, 690.000 TL'lik krediye ilişkin davacı bankaca kısmen tahsilat yapıldığı belirtilmiştir. <br>Buna göre, 31/12/2015 tarihinde kullandırılan 690.000 TL bedelli krediye ilişkin belgelerin getirtilerek söz konusu kredinin davalının kefil olarak sorumluluğunun bulunduğu 16/01/2014 tarihli  sözleşmeden kaynaklanan mevcut borcun yapılandırılması amacıyla akdedilen bir protokol mü olduğu yoksa yeni bir sözleşme mi olduğunun tespiti ile oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır (Yargıtay 11. HD.nin 2021/8265 Esas, 2023/2349Karar sayılı ilamı).<br>Açıklanan bu gerekçelerle; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma nedenlerine göre bu aşamada taraf vekillerinin diğer istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br><br>\t<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;    <br>1-) Davacı ve davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-6 hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>2-)\tDavanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden tarafa talep halinde ilk derce mahkemesince iadesine,<br>4-)\tTaraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden yapılacak yargılamada verilecek hükümle birlikte değerlendirimesine,<br>5-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br><br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>.....<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır  <br>.....<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>.....<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e51765821e76511","SID":"af49cb93e8172404"}}