{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/371 Esas  - 2025/592 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/371 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/592<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t    ...<br>KATİP\t\t: ...  ...<br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TARİHİ\t\t: 08/01/2025<br>NUMARASI\t\t: 2024/902 Esas 2025/8 Karar<br><br>DAVALI \t: HASIMSIZ <br>DAVA\t: Öz Sermaye Tespiti<br>DAVA TARİHİ\t: 30/12/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 29/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 29/05/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki öz sermaye tespiti istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti davacıya ait olan, ... parsel (18.631 m2) üzerinde A Blok 2 bodrum 4 numaralı 6280/1863100 arsa paylı mağaza  niteliğinde bağımsız bölüm, ... parsel (18.631 m2) üzerinde A Blok 2 bodrum 5 numaralı 6280/1863100 arsa paylı Mağaza niteliğinde bağımsız bölüm ve ... parsel (18.631 m2) üzerinde A Blok 2 bodrum 6 numaralı 9182/1863100 arsa paylı mağaza  niteliğinde bağımsız bölümlerin, taşınmazların yine müvekkilinin kuracağı, kurulmuş ortaklara ayni sermaye olarak konulmasına karar vermiş ise de; ayni sermaye olarak konulacak bu taşınmazların değeri konusunda tereddüt hasıl olduğunu belirterek, taşınmazların halihazır durumunun ve değerinin mahallinde uzman bilirkişiler vasıtasıyla tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; talebe dayanak yapılan şirket ya da şirketlerle ilgili bir açıklık bulunmadığından, sadece beyana dayanılarak TTK 343. maddesindeki koşulun gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceği ve  yasanın aradığı hukuki yarar koşulu gerçekleşmemiş olduğundan  davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ..., mülkiyeti kendisine ait olan ... parsel ( 18.631 m2 ) üzerinde A Blok 2 bodrum 4 numaralı  6280/ 1863100 arsa paylı mağaza  niteliğinde bağımsız bölüm, ... parsel ( 18.631 m2 ) üzerinde A Blok 2 bodrum 5 numaralı  6280/1863100 arsa paylı mağaza  niteliğinde bağımsız bölüm, ... parsel ( 18.631 m2 ) üzerinde A Blok 2 bodrum 6 numaralı 9182/1863100 arsa paylı mağaza niteliğinde bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazlarını  kuracağı / kurulmuş ortaklıklara  ayni sermaye olarak koymaya karar vermiş ise de ayni sermaye olarak konulacak bu taşınmazların değeri konusunda tereddüt hâsıl olduğunu, bu  taşınmazların kuracağı / kurulmuş  ortaklıklara  ayni sermaye olarak koymasına ve yapılacak diğer işlemlere esas olmak üzere, taşınmazın hali hazır durumunun ve değerinin mahallinde uzman bilirkişiler vasıtası ile tespitini talep edilmiş ise de , mahkemenin taleplerinde kurulacak ortaklığın somutlaştırılmamış olduğunu belirterek  davanın reddine karar verdiğini, sermaye konulmasının hasımsız bir işlem olduğunu, ticari hayatın aciliyeti dolayısıyla bir an önce yapılıp tamamlanması gerektiğini, kurulacak ortaklığın somutlaştırılmasına gerek olmadığını, böyle bir unsur gerekli olsa bile HMK m 31 gereği taraflarına süre verilmesinin zorunlu olduğunu, yerel mahkeme ise, taraflarına süre vermeden davayı reddettiğini, bu karar ile sermaya koyma sürecini  uzatarak gereksiz zaman kaybına sebebiyet verdiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava;TTK m.343 uyarınca, yeni kurulacak şirkete ya da kurulmuş şirketlere sermaye olarak konulması düşünülen aynın, mahkeme aracılığı ile değerinin tespiti istemine ilişkindir.<br>6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>Davacı tarafça, mülkiyetin kendisine ait dava konusu taşınmazların kuracağı/kurulmuş ortaklıklara ayni sermaye olarak koymasına ve yapılacak diğer işlemlere esas olmak üzere, taşınmazların hali hazır durumlarının ve değerinin mahallinde uzman bilirkişiler vasıtasıyla tespiti ile eldeki davanın açıldığı, mahkemece davacı tarafından hasımsız olarak açılan öz sermaye tespiti davasının, sermaye konulacak şirketin somutlaştırılmadığı, kurulup kurulmayacağının belirlenebilir ve denetlenebilir olmadığı ve TTK 343 maddesindeki koşulun gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceğinden ve hukuki yarar koşulu da gerçekleşmemiş olduğu kanaatine varılmakla davanın reddine tensiben karar verildiği, ilgili karara karşı davacı tarafın istinafa geldiği görülmüştür.<br>Davacı vekilinin istinaf itirazları doğrultusunda halli gereken ihtilafın somut uyuşmazlıkta TTK madde 343 madde uyarınca öz sermaye tespiti koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür. <br>6102 sayılı TTK'nun 343.maddesi uyarınca; Konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342 nci maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir.<br>Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde;  konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçileceği, hal böyle olunca, kesin yetkili mahkemenin şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesi olduğu, somut uyuşmazlıkta davacının mahkemenin yetkisini belirlemeye elverişli şekilde kurduğu veya kuracağı şirkete ilişkin bilgi ve belgeleri dosyaya sunmadığı, bu haliyle mahkemenin öncelikle kesin yetkisinin değerlendirebilmesi için dahi öz sermaye olarak ayınların hangi şirkete konulacağının somut olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. \t<br>\tHMK'nun 31. maddesi uyarınca ise hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir.<br>\tHal böyle olunca, TTK'nun 343 madde uyarınca konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçileceği dikkate alınarak, mahkemece uyuşmazlığın aydınlatılması, kesin yetkili mahkemenin belirlenebilmesi amacıyla şirketin bilgileri belirsiz olduğu da dikkate alınarak öncelikle davacı vekiline HMK'nun 31.maddesi uyarınca süre verilerek bahsi geçen şirkete ilişkin açıklama yapılmasının istenilmesi akabinde davaya konu şirkete ilişkin bilgi ve belgelerin celb edilmesinden sonra sonuca uygun karar verilmesi gerekir iken, hakimin davayı aydınlatma ödevine aykırı olarak tensiben davanın reddine karar vermesinden isabet görülmemiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında HMK'nun 31.maddesi uyarınca davacı vekiline süre vermek ve sonuca göre bildirilen şirkete ilişkin bilgi ve belgelerin celb edilmesinden sonra karar vermek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,  <br>\t2-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/01/2025 tarih ve 2024/902 Esas 2025/8 Karar   sayılı kararının  KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine, <br>\t5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/05/2025<br><br>Başkan- ...             Üye - ...                 Üye - ...                      Zabıt Katibi -...<br>...              ...                ...    ... <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4327530f68c0ae19","SID":"077b51ff43e4939f"}}