{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/647 <br>KARAR NO\t: 2025/850<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ...       ... <br>ÜYE\t\t: ...   ...<br>ÜYE \t\t: ...   ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK \t\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/133 E.  -  2022/379 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/12/2022 tarih ve 2022/133 E. - 2022/379 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin 2020/155131 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunun, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2013/12226, 2009/10672 ve 99/004161 sayılı markalara dayalı olarak, SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca kısmen reddedildiğini, bu karara yönelik müvekkili itirazının ise YİDK tarafından reddine karar verildiğini, müvekkili ile redde mesnet marka sahiplerinin aynı sektörde faaliyet göstermediklerini, SMK 19/2 maddesi kapsamında kullanılmayan markaların, müvekkili başvurusunun tesciline engel oluşturduğunu, müvekkilinin haklarının kısıtlandığını, müvekkilinin \"...\" markası yönünden kazanılmış hakkının olduğunu, müvekkilinin Kurum nezdinde birçok tescilli markasının bulunduğunu, 2006 yılından beri \"...\" markasını kullandığını, markasına kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırdığını, müvekkili başvurusu ile redde mesnet markaların logo ve yazım şekillerinin farklı olduğunu, aralarında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-2159 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>        \t\t\t\t\t\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının başvuru markasının \"...\" ibareli, redde mesnet markaların ise \"...+şekil\", \"...+şekil\", \"...+şekil\" ibareli olmaları karşısında esasen aralarında yüksek derecede benzerlik oluşmakla beraber bu benzerliğin, aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilmemesi gerektiği, davaya konu başvuru markasında belirgin olarak yer alan bedding unsurunun, mesnet markalarda  yer almadığı gibi mesnet alınan markalardaki şekil unsurlarının da başvuru markasında yer almadığı, bu açıdan  başvuru ve redde mesnet markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun söylenemeyeceği, SMK'nın 5-1-ç maddesi kapsamında mutlak ret nedeninin  oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2022-M-2159 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.<br>         <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç hükmünde aranan şartların somut olayda gerçekleştiğini, redde mesnet markaların asli ayırt edici unsuru olan \"...\" ibaresinin, davacı ... başvurusu içerisinde aynen ve esas unsur olarak yer aldığını, bu durumun, markaları sadece görsel olarak değil, işitsel ve anlamsal düzeyde de birbiri ile ilişkilendirdiğini, bilindiği üzere markanın esas unsurunu oluşturan sözcüğün, sonraki markada farklı büyüklükte olmasının veya farklı yazı biçimi ile ifade edilmesinin ya da başka bir renk içinde verilmesinin, markalar arasındaki ayniyeti ortadan kaldırmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.11.2020 tarih, 2020/1019-5419 E.K. sayılı ilamının da bu yönde bulunduğu, buna göre \"...\" ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet 99/004161, 2009/10672 ve 2013/12226 sayılı \"...\" ibareli markalar arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvurunun tertip tarzı, markalar arasındaki farklı kelime unsurları ve markalardaki şekil unsurları ile anılan madde anlamında dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2025<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"428d9900094a3297","SID":"8326700d78582d9e"}}