{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1558 Esas<br>KARAR NO:2025/970 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2018/1015 Esas-  2021/210 Karar<br>TARİH:24/03/2021<br>DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali)<br>KARAR TARİHİ:12/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin yönetiminin baba ve ağırlıklı olarak müvekkili olmak üzere iki oğlu tarafından yönetildiğini, şirketin büyük ortağının müvekkili olduğunu, müvekkilinin ailevi nedenlerden ötürü şirketten dışlandığını, davalı şirketin genel kuruluna sunulan 2016 hesap yılına ait faaliyet raporunun eksik, hatalı ve yanıltıcı olduğunu,  binalço ve kâr-zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin  kararın da eksik, hatalı ve gerçeğe aykırı olduğunu, kârın dağıtılmamasına ilişkin alınan kararın kanuna, esas mukaveleye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerine TTK'nin 395 ve 396. Maddelerince izin verilmesine ilişkin 8 numaralı kararın yönetim kurulu üyeleri ibra edilmeden oy kullanmaları nedeniyle kanuna aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davalı ... Holding A.Ş.'nin 21/05/2018 günlü, 2016 Faaliyet Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 3, 4, 6, 7 ve 8 numaralı kararların TTK'nın 449.maddesi uyarınca uygulanmasının geri bırakılmasını, şirkete özel denetçi tayini isteminin Genel Kurul'da reddi nedeniyle şirkete özel denetçi atanmasını, ... Holding A.Ş.'nin 21/05/2018 günlü 2016 Faaliyet Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 3, 4, 6, 7 ve 8 numaralı kararların TTK 445.madde uyarınca kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılığı nedeniyle iptalini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2018/1016 Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin yönetiminin baba ve ağırlıklı olarak müvekkili olmak üzere iki oğlu tarafından yönetildiğini, şirketin büyük ortağının müvekkili olduğunu, müvekkilinin ailevi nedenlerden ötürü şirketten dışlandığını, yönetim kurulu toplantısı yapıldığını, bu toplantıda sunulan yönetim kurulu faaliyet raporunun gerçeğe ve şirket kayıtlarına aykırı olduğunu, bilanço ve kar-zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin karar, kanuna, esas mukaveleye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, kârın dağıtılmamasına ilişkin olarak alınan kararın da kanuna, esas mukaveleye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 395 ve 396. Maddelerince izin verilmesine ilişkin 8 numaralı kararın kanuna aykırı olduğunu, dava dilekçesinde detaylı olarak açıkladığı sebeplerden dolayı ... A.Ş. (... A.Ş.)'nin 21/05/2018 günlü, 2016 faaliyet yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 6, 7 ve 8 numaralı kararların uygulanmasının şimdilik geri bırakılarak dava sonucunda da iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... Holding A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, hukuki menfaat yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davacının şirketin finansal durumunun sunumuyla ilgili iddialarının hiçbir şekilde gerçekleri yansıtmadığını,  davacının iddialarının tamamıyla soyut olduğunu, somut olaya ilişkin hiçbir değerlendirme içermediğini, söz konusu davaların açılmasında davacının menfaati olmadığını, davacı pay sahibinin TTK 437.madde hükmüyle kendisine tanına bilgi alma hakkını eksiksiz bir şekilde kullanmak hakkını haiz olduğunu, reddedilen soruları ise TTK 437.madde kapsamına girmeyenlerden ibaret kaldığını, cevapların tatmin edici ya da tam olmadığı şeklindeki iddiaların somut gerçekliği yansıtmadığını, şirketin finansal tablolarında hiçbir usulsülük bulunmadığı için davanın reddi gerektiğini, hukuki menfaat yokluğu nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın davanın usulden reddini, somut olayın şartlarının genel kurulun kar dağıtmama kararını haklı çıkarmakta olduğunu, söz konusu kararın kanuna uygun olduğunu, şirket yöneticilerinin alacağı ödemelerin şirketin güncel mali durumu da göz önüne alındığında olması gerekenin çok daha altında belirlendiğini, kararın iptalini gerektirir hiçbir sebep olmadığını, davacının özel denetçi atanması talebinin bu hakkın kullanılması için gerekli şartların mevcut olmaması sebebiyle reddedildiğini, kararların uygulanmasını geri bırakmayı gerektiren herhangi bir sebep olmadığını, müvekkil şirketinin 21/05/2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 6, 7 ve 8 numaralı kararların iptali ve müvekkil şirkete özel denetçi atanmasına ilişkin haksız davanın usule ve esasa ilişkin sebeplerle reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2018/1016 Esas sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkememizde açılan 2018/1016 esas sayılı dosyamızın dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edildiğini, işbu dosyanın yine aynı davacı tarafından açılan fakat davalıları farklı olan işbu dosya ile birleştirildiğini, birleşen davada davacının birleştirilen davanın dava dilekçesinde ifade ettiği iddialarını yinelemekle yetindiğini, davacının iddialarının tamamıyla soyut olduğunu, somut olaya ilişkin hiçbir değerlendirme içermediğini, söz konusu davaların açılmasında davacının hukuki menfaati olmadığını, davaların birleştirilmiş olmasına itiraz ettiklerini, kararların uygulanmasını geri bırakmayı gerektiren herhangi bir sebep olmadığını, müvekkil şirketinin 21/05/2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 6, 7 ve 8 numaralı kararların iptaline ilişkin haksız davanın usule ve esasa ilişkin sebeplerle reddini, mezkur kararların uygulanmasının geri bırakılması yönündeki talebin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2018/1017 Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin yönetiminin baba ve ağırlıklı olarak müvekkili olmak üzere iki oğlu tarafından yönetildiğini, şirketin büyük ortağının müvekkili olduğunu, müvekkilinin ailevi nedenlerden ötürü şirketten dışlandığını, yönetim kurulu toplantısı yapıldığını, bu toplantıda sunulan yönetim kurulu faaliyet raporunun gerçeğe ve şirket kayıtlarına aykırı olduğunu, bilanço ve kar-zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin karar, kanuna, esas mukaveleye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, kârın dağıtılmamasına ilişkin olarak alınan kararın da kanuna, esas mukaveleye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 395 ve 396. Maddelerince izin verilmesine ilişkin 8 numaralı kararın kanuna aykırı olduğunu, dava dilekçesinde detaylı olarak açıkladığı sebeplerden dolayı... A.Ş.'nin 2016 faaliyet yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 6, 7 ve 8 numaralı kararların uygulanmasının şimdilik geri bırakılarak dava sonucunda da iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2018/1017 Esas sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkememizde açılan 2018/1017 esas sayılı dosyamızın dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edildiğini, işbu dosyanın yine aynı davacı tarafından açılan fakat davalıları farklı olan işbu dosya ile birleştirildiğini, birleşen davada davacının birleştirilen davanın dava dilekçesinde ifade ettiği iddialarını yinelemekle yetindiğini, davacının iddialarının tamamıyla soyut olduğunu, somut olaya ilişkin hiçbir değerlendirme içermediğini, söz konusu davaların açılmasında davacının hukuki menfaati olmadığını, davaların birleştirilmiş olmasına itiraz ettiklerini, kararların uygulanmasını geri bırakmayı gerektiren herhangi bir sebep olmadığını, müvekkil şirketinin 21/05/2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 6, 7 ve 8 numaralı kararların iptaline ilişkin haksız davanın usule ve esasa ilişkin sebeplerle reddini, mezkur kararların uygulanmasının geri bırakılması yönündeki talebin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 24/03/2021 tarih 2018/1015 Esas-2021/210 Karar sayılı kararında;\"...2-b)Dava konusu toplantı kararlarının incelenmesi değerlendirilmesi, hukuki nedenler ve sonuç: 2-b-1)Asıl dava yönünden: Yukarıda açıklandığı üzere, davacının davalı ... Holding A.Ş.’ nin hissedarlarından olduğu, 5.700.000 TL karşılığı 570.000 hissesi olan davalı şirketin 134.931 hissesine karşılık gelen 1.349.510 TL tutarlı hisseye sahip olduğu, hissesinin %23,67 oranında olduğu tespit edilmiştir... HOLDİNG A. Ş. ORTAKLIK YAPISI Ortaklar Sermaye Hisse Adedi Hisse Oranı Ödenmemiş Sermaye Ödenmiş Sermaye ...3.000.870,00 300.087 52,65 1.053.890,05 1.946.979,95 ...1.349.310,00 134.931 23,67 233.396,18 1.115.913,82...1.349.810,00 134.981 23,68 233.457,18 1.116.352,82 ...10,00 1 0 2,08 7,92 TOPLAM 5.700.000,00 570.000 100 1.520.745,49 4.179.254,51 şeklindedir. 2-b-1-a)Gündemin 3. Maddesinin incelenmesi: Dava konusu gündemin 3. Maddesinde, 01.01.2016 – 31.12.2016 hesap dönemi yönetim kurulu faaliyet raporunun görüşüldüğü, davacı vekilinin sorularına yönetim kurulu üyeleri tarafından cevap verildiği ve Faaliyet Raporunda yer almayan iştirakin belirtilmediği ve sorulan sorular ile ilgili detaylı bir rapor varsa genel kurula sunulmasını istediği, yönetim kurulu tarafından sorulan sorular on beş gün içerisinde cevap verileceğinin bildirildiği, davacının bu bilgilerin avukatının ... adresine gönderilmesini istediği, gündem maddesi oylanarak ...’nun 134.931 olumsuz oyuna karşılık 435.069 olumlu oyla oy çokluğu ile kabul edildiği, karardan sonra davacı muhalefetini tutanağa geçirttiği görülmüştür... Holding A.Ş.‘nin 2016 Yılı Faaliyet Raporunun İncelenmesinde,“Mali Güç: Şirketin tescilli ödenmiş sermayesi 4.179.254,51 TL olup 31.12.2016 tarihi itibariyle öz varlığı 6.226.018,51 TL ‘dir. Öz varlık içerisinde tamamen korunmakta olan sermayesinin karşılıksız kalması veya borca batıklık durumu bulunmamaktadır.Finansal Yapı: Şirketin finansal yapısının iyileştirilmesi için alınması düşünülen herhangi bir önlem bulunmamaktadır. Kar Payı Dağıtımı: 01.01.2016 – 31.12.2016 hesap dönemlerine ilişkin olarak şirket ortaklarına kar dağıtılmaması yönünde genel kurulda karar alınması bu suretle dağıtılmayan karın serbest yedek akçe olarak ayrılması öngörülmektedir. Riskler ve Yönetim Kurulunun Değerlendirmesi:1.Risk Yönetimi Politikası: Şirketin karşılaşılması muhtemel risklere yönelik bir risk yönetimi politikası bulunmamaktadır. 2.Riskin Erken Teşhisi Komitesi: Şirketimiz bünyesinde riskin erken saptanması ve yönetimi amacıyla bir komite oluşturulmamıştır.3.İleriye Dönük Riskler: Şirketimizin satış, verimlilik, gelir yaratma kapasitesi, karlılık, borç-öz kaynak oranı gibi hususlarda ileriye yönelik karşılaşılması muhtemel bir riski bulunmamaktadır.” Şeklinde belirtildiği görülmüştür.TTK m.446/I-a uyarınca genel kurul toplantısında hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahipleri iptal davası açabileceği hükmünün olduğu görülmüştür. Son bilirkişi raporunda ilgili yıllara ait faaliyet raporunun bazı bölümlerinin ticari defter kayıtları ile örtüşmediği, bu konular ile ilgili Genel Kurulda tatmin edici açıklamaların yapılmadığı, görülmüştür. Bunların yanı sıra Faaliyet raporu içeriğinde yer alan özet bilanço ve gelir Faaliyet Raporlarında yer alan özet bilanço ve gelir tabloları ile ekinde yer alan Detaylı Bilanço ve Gelir Tablolarının Ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğu, 2016-2017 faaliyet raporlarında ortaklara borç verilmediğinin beyan edildiği, ticari defter kayıtlarına göre ortaklardan alacaklar hesabında 30.000,00 TL tutarında ortakların borcu olduğu, 2015 yılından devreden 64.617,41 TL ortaklardan alacakların 6736 sayılı yasadan faydalanılarak düşüldüğü, faaliyet raporunda çalışan sayılarının ticari defter kayıtlarında yer alan çalışan sayıları ile (Ücret tahakkuklarını gösteren Muavin defter dökümü) bu durumun davacı aleyhinde durum yarattığı ve izaha ihtiyacı olduğu kanaatine varılmış ise de, davalı yönetim kurulu tarafından, davacının talebinin yerine getirilip getirilmediği hususu davacı tarafından delillerle ortaya konmadığı,yine şirketin ticari faaliyet  sürdürdüğü  anasözleşmede yazılı maksadına uygun üretim, imalat ve ticari faaliyetlere  davalı şirketin maksadını gerçekleştirmesine yönelmeyen konularda tanzim edilen bir hususun bulunmadığı, şirket maksadını oluşturan işin kendi bünyesinden kaynaklanan noktalarda faaliyetin görüşüldüğü, şirketin  gelir kaynağının ve mal varlığının devam ettiği, şirket maksadının objektif olarak bulunduğu anlaşıldığından Gündemin 3. Maddesi kapsamında, davacının iddiasını delillerle somutlaştıramadığı ve iyi niyet kurallarına herhangi bir aykırılık anlaşıldığından bu maddeyle ilgili iptal şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve davacının iptal isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-b-1-b)Gündemin 4. Maddesinin incelenmesi: Dava konusu gündemin 4. Maddesinin 01.01.2016-31.12.2016 hesap dönemi Bilanço Ve Gelir Tabloları ile ilgili olduğu, davacının satıcılara olan borcun nedenini sorduğu, borcun grup şirketlerden... A. Ş. borcundan kaynaklandığı yönünde beyanda bulunduğu, davacının iştiraklerin finansal yapıları ile ilgili rapor istediği, davacının bu bilgilerin avukatının ... adresine gönderilmesini istediği, gündem maddesi oylanarak oy çokluğu ile kabul edildiği, karardan sonra davacı muhalefetini tutanağa geçirttiği görülmüştür.Genel Kurulun Gündem maddesi görüşülürken davacının 1,5,6,7, ve 8 maddelere ilişkin olarak TTK 438. Maddesi hükümlerinde öngörülen özel denetçi talebini Genel Kurula sunduğu, gündem maddesi oylanarak ...’ nun 134.931 olumlu oyuna karşılık 435.069 olumsuz oyla oy çokluğu ile reddedildiği görülmüştür.Yukarıda 3. Maddede belirtildiği üzere davalı yönetim kurulu tarafından, davacının talebinin yerine getirilip getirilmediğinin davacı tarafından deliller ile ortaya konmadığı, zira  özel denetime başvurulabilmesi için şirketi ilgilendiren belirli olayları zikretmesi ve bunları ortaya koymasına bağlıdır. Pay sahibinin bilgi almak istediği meseleleri somut ve anlaşılabilir şekilde belirtmesi gerekir. davalı Şirketin 2016-2017 yılları Bilanço ve Gelir Tablolarının ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğu, Gündemin 4. Maddesi Kapsamında, davacının iddiasını delillerle somutlaştıramamış olması ve iyiniyet kurallarına herhangi bir aykırılığın tespit edilememesi sebebiyle iptal şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve davacının iptal isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-b-1-c)Gündemin 6, 7 ve 8. Maddeleri yönünden inceleme, değerlendirme ve gerekçe: Genel Kurulun 6. Maddesinin “Kârın özellikle geçmiş yıl zararları ve ödenmemiş sermaye tutarları düşünülerek dağıtılmamasına” yönelik olduğu, gündem maddesi oylanarak oy çokluğu ile kabul edildiği, ancak davacının muhalefet şerhini tutanağa geçirtmediği görülmüştür. Gündemin 7.  maddesinin 29.12.2017 tarihli genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyelerinden Sn. ...‘na aylık net 13.000 TL ve Sn. ...‘a aylık net 12.000 TL, ... A.Ş.’ye aylık net 12.000,00 TL huzur hakkı ödenmesi ile ilgili olduğu oylama sonucunda ...’ nun 134.931 olumsuz oyuna karşılık 435.069 olumlu oyla oyçokluğuyla karar verildiği ancak davacının muhalefet şerhini tutanağa geçirtmediği görülmüştür.Gündemin 8. maddesinin Yönetim kurulu üyelerine TTK ‘nın 395 ve 396 maddelerinde belirtilen işlemler yönünde izin verilmesi hususunun olduğu, oylamada ...’ nun 134.931 olumsuz oyuna karşılık 435.069 olumlu oyla oy çokluğuyla karar verildiği, Davacının gündemin 8. Maddesi oylandıktan sonra TTK m.446/I-a) uyarınca muhalefet şerhini gündem maddesine geçirtmediği görülmüştür.Bilindiği üzere HMK m. 114/1-d uyarınca davanın taraflarının taraf ve dava ehliyetini haiz olup olmaması dava şartlarından olup HMK. m. 115/1 uyarınca res'en mahkeme tarafından dikkate alınır. TTK. 414/1 maddesinde ''Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir.”  Yine, 6102 sayılı TTK ''İptal sebepleri'' başlıklı 445. maddesine göre de, ''446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.'',''İptal davası açabilecek kişiler'' başlıklı 446/1-b maddesinde ''Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri...'' hükmü mevcuttur.Yani TTK'nin 446/1-a maddesi uyarınca genel kurul kararları aleyhine iptal davası \"Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten\" pay sahipleri tarafından açılabilir. Görüldüğü üzere, anılan hüküm genel kurul kararlarının iptali davasında dava şartı olan taraf ehliyetini düzenlemektedir.Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelirsek, incelemeye konu bu üç kararda da davacı tarafından usulüne uygun muhalefet beyanı bulunmamaktadır. Her ne kadar toplantı tutanağının sonunda davacının alınan bütün kararlara muhalefetini yazdırdığı görülmekte ise de, davacının bu muhalefetinin toplantıya son verildikten sonra ve Bakanlık Temsilcisi ile Toplantı Başkanı, Oy Toplama Memuru ve Tutanak Yazmanının imzasının altında yer aldığı görülmektedir. Genel kurul toplantısı sona erdikten sonra ve Bakanlık temsilcisi ile toplantı divanının imzalarının altında yer alan muhalefet şerhi, TTK m.446/I-a) uyarınca kabul edilebilecek, geçerli bir muhalefet değildir. Bu nedenle, davacının katıldığı toplantıda kendisine söz verildiği halde muhalefetlerini bu üç madde açısından zapta geçirmediği kanaatine varılmıştır.Buna göre, gündemin 6, 7 ve 8. Maddeleri açısından taraf ehliyetine ilişkin dava şartı gerçekleşmediğinden bu maddelerle ilgili davanın  HMK'nin 114/1-d ve 115/1. maddeleri uyarınca taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-b-2)Birleşen 2018/1016 esas sayılı dava yönünden: Yukarıda açıklandığı üzere, davacının davalı ... A.Ş.‘nin (...) hissedarlarından olduğu, 1.000.000,00 TL karşılığı 100.000 hissesi olan davalı şirketin 28.700 hissesine karşılık gelen 287.000,00 TL tutarlı hisseye sahip olduğu, hissesinin %28,70 oranında olduğu tespit edilmiştir. ... A. Ş. ORTAKLIK YAPISI Ortaklar\tSermaye Hisse Adedi Hisse Oranı Ödenmemiş Sermaye Ödenmiş Sermaye ...125.990,00 12.599 12,6 114.865,00 11.125,00... 287.000,00 28.700 28,7 52.562,50 234.437,50 ...287.010,00 28.701 28,7 50.572,50 236.437,50 ... 0,00 0 00,00... Holding A. Ş. 300.000,00 30.000\t30 94.500,00 205.500,00 TOPLAM 1.000.000,00 100.000 100 312.500,00 687.500,00 şeklindedir. 2-b-2-a)Gündemin 3. Maddesinin incelenmesi: Dava konusu gündemin üçüncü maddesi görüşülürken davacının Beşiktaş Noterliği’nin 4.5.2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile talep edilen bilgi ve belgelerin kendilerine gönderilmediği, pay sahibi olarak yeterli ve tatmin edici bilgilere sahip olmadıklarından olumsuz oy vereceklerini beyan ettiği, yönetim kurulu başkanının ihtarnamenin hemen genel kurul öncesi tebliğ edildiğini toplantıda yanıtlarını sunacaklarını belirttiği, ihtarname ile talep edilen belgelerin şirketin tüm ticari defterleri müstenidatına ve diğer kayıtlarına karşılık geldiği, bilgi hakkının kullanılması amacıyla şirketin tüm evraklarının istenmesinin kabul edilemeyeceği, bilgi alma hakkının yasal sınırlarının aşıldığı, TTK m. 437/3 uyarınca şirketin ticari sırlarını açığa çıkaracak ve şirketin menfaatini zedeleyecek açıklamaların yapılamayacağının tutanağa geçirildiği,  faaliyet rapor ile ilgili açıklamalar ve görüşmeler yapılıp faaliyet raporunun oyalanması sonucunda ...’nun 28.700 olumsuz oyuna karşılık 71.300 olumu oyla oy çokluğu ile kabul edildiği görülmüştür.... A.Ş.‘nin 2016 Yılı Faaliyet Raporunun İncelenmesinde,“Mali Güç: Şirketin tescilli ödenmiş sermayesi 312.500,00 TL olup 31.12.2016 tarihi itibariyle öz varlığı 565.441,01 TL ‘dir. Öz varlık içerisinde tamamen korunmakta olan sermayesinin karşılıksız kalması veya borca batıklık durumu bulunmamaktadır. Finansal Yapı: Şirketin finansal yapısının iyileştirilmesi için alınması düşünülen herhangi bir önlem bulunmamaktadır.Kar Payı Dağıtımı: 01.01.2016 – 31.12.2016 hesap dönemlerine ilişkin olarak şirket ortaklarına kar dağıtılmaması yönünde genel kurulda karar alınması bu suretle dağıtılmayan karın serbest yedek akçe olarak ayrılması öngörülmektedir.Riskler ve Yönetim Kurulunun Değerlendirmesi:1.Risk Yönetimi Politikası: Şirketin karşılaşılması muhtemel risklere yönelik bir risk yönetimi politikası bulunmamaktadır.2.Riskin Erken Teşhisi Komitesi: Şirketimiz bünyesinde riskin erken saptanması ve yönetimi amacıyla bir komite oluşturulmamıştır.3.İleriye Dönük Riskler: Şirketimizin satış, verimlilik, gelir yaratma kapasitesi, karlılık, borç-öz kaynak oranı gibi hususlarda ileriye yönelik karşılaşılması muhtemel bir riski bulunmamaktadır.” Şeklinde belirtildiği görülmüştür.Davalı şirketin faaliyet raporlarının incelenmesi sonucunda, faaliyet raporunda beyan edilen çalışan sayılarının ticari defter kayıtları ile örtüşmediği, yine faaliyet raporunda şirket yöneticilerine borç verilmediğinin beyan edildiği, ticari defter kayıtlarında banka havalesi ile 30.000,00 TL şirket ortağına ödeme yapıldığı tespit edilmiş olup, faaliyet raporunun bu yönde gerçeği yansıtmadığı, Faaliyet Raporlarında Tespit edilen konular dışında kalan Ticari Defter kayıtlarının Bilançoya ve Gelir tablosuna doğru yansıtıldığı tespit edilmiştir.TTK'nin 437. maddesi uyarınca bilgi alma hakkı pay sahiplerinin vazgeçilmez hakları arasındadır. Bilgi alma hakkı; genel kuruldan önce inceleme hakkı, genel kurul sırasında bilgi alma hakkı ve genel kurulda tatmin edici cevaplar alınamayan sorulara ilişkin inceleme hakkı olarak karşımıza çıkar. Türk hukukunda yöneticilerin aldığı ücretlere dair özel bir bilgi alma yöntemi öngörülmez; bu konulara ilişkin bilgiler de genel bilgi alma hakkı hükümleri çerçevesinde sağlanır. Sağlanan bilgiler hesap verme ilkesine uygun, dürüst ve doğru olmalıdır. Pay sahibine bilgi vermekten ancak şirket sırrı söz konusu olması halinde kaçınılabilir. Bunun dışında bilgi alma hakkı yerine getirilmeyen pay sahibi şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurarak kendisine belirli bir konuda bilgi verilmesine karar verilmesini talep edebilir.Her ne kadar bilirkişi raporlarında, davacının bu maddeye muhalefetinin karardan önce yapıldığı yönünde görüş bildirilmişse de, tutanağın incelenmesinde, davacının bu maddeyle ilgili muhalefetini doğru şekilde tutanağa geçirttiği, bu nedenle bu dava açısından taraf ehliyetinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.Ancak, davacının Beşiktaş Noterliği’nin 4.5.2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile talep ettiği bilgilerin ne olduğu bilinmediği, bilgi isteme hakkı çerçevesinde TTK'nin 437. maddesinde de belirtilen konularda bilgi isteyebileceği, ancak davacının iddialarını ispatlayıcı yeterli delilleri sunamadığı görülmüştür.Davacının Gündemin 3. Maddesi Kapsamında, davacının iddiasını delillerle somutlaştıramamış olması sebebiyle iptal şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve davacının iptal isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-b-2-b)Gündemin 4. Maddesinin incelenmesi: Dava konusu 4. Gündem maddesinin 01.01.2016-31.12.2016 hesap dönemi Bilanço Ve Gelir Tabloları ile ilgili olduğu, davacının finansman giderleri ile ilgili bilgi istediği, finansman giderlerinin artmasının olası kâr ve kârın dağıtılmasında ortakların alacağı miktarı etkileyeceğini beyan ettiği, tatmin edici cevaplar alamadığı için özel denetçi tayinin genel kuruldan istediği, davacının özel denetçi talebinin oylanması sonucunda ...’nun 28.700 olumlu oyuna karşılık 71.300 olumsuz oyla oy çokluğu ile reddedildiği edildiği görülmüştür. 01.01.2016-31.12.2016 hesap dönemi Bilanço Ve Gelir Tabloları ile ilgili 4. gündem maddesinin oyalanması sonucunda ...’nun 28.700 olumsuz oyuna karşılık 71.300 olumu oyla oy çokluğu ile kabul edildiği görülmüştür.Her ne kadar bilirkişi raporlarında, davacının bu maddeye muhalefetinin karardan önce yapıldığı yönünde görüş bildirilmişse de, tutanağın incelenmesinde, davacının bu maddeyle ilgili muhalefetini doğru şekilde tutanağa geçirttiği, bu nedenle bu dava açısından taraf ehliyetinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.Ancak, davalı yönetim kurulu tarafından, davacının sorularına 3. Maddede cevap verildiği, şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya koyma şartının yerine gelmediği, davalı şirketin 2016-2017 yılları Bilanço ve Gelir Tablolarının ticari defter kayıtları ile sonucu itibari ile uyumlu olduğu, Gündemin 4. Maddesi kapsamında, davacının iddiasını delillerle somutlaştıramamış olması sebebiyle iptal şartlarının oluşmadığı oluşmadığı kanaatine varılmış ve davacının iptal isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-b-2-c)Gündemin 6, 7 ve 8. Maddeleri yönünden inceleme, değerlendirme ve gerekçe: Genel Kurulun 6. Maddesinin “Kârın özellikle geçmiş yıl zararları ve ödenmemiş sermaye tutarları düşünülerek dağıtılmamasına” yönelik olduğu, gündem maddesi oylanarak ...’nun 28.700 olumsuz oyuna karşılık 71.300 olumu oyla oy çokluğu ile kabul edildiği, ancak davacının muhalefetini gündem maddesine geçirtmediği görülmüştür.Gündemin 7.  maddesinin 29.12.2017 tarihli genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyelerinden Sn. ...'na aylık 8.000 TL ve yönetim kurulu üyesi Sn....‘a aylık net 8.000 TL, Sn. ...’a net 3.000,00 TL huzur hakkı ödenmesi ile ilgili olduğu oylama sonucunda ...’nun 28.700 olumsuz oyuna karşılık olumlu oyla oyçokluğuyla karar verildiği ancak davacının muhalefetini gündem maddesine geçirtmediği görülmüştür.Gündemin 8. maddesinin Yönetim kurulu üyelerine TTK‘nin 395. ve 396 maddelerinde belirtilen işlemler yönünde izin verilmesi hususunun olduğu, oylamada...’nun 28.700 olumsuz oyuna karşılık 71.300 olumlu oyla oy çokluğuyla karar verildiği, davacının gündemin 8. Maddesi oylandıktan sonra TTK m.446/I-a uyarınca muhalefet şerhini gündem maddesine geçirtmediği görülmüştür.Bilindiği üzere HMK m. 114/1-d uyarınca davanın taraflarının taraf ve dava ehliyetini haiz olup olmaması dava şartlarından olup HMK. m. 115/1 uyarınca res'en mahkeme tarafından dikkate alınır.TTK. 414/1 maddesinde ''Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilanla çağrılır.Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir.”Yine, 6102 sayılı TTK ''İptal sebepleri'' başlıklı 445. maddesine göre de, ''446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.'',''İptal davası açabilecek kişiler'' başlıklı 446/1-b maddesinde ''Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri...'' hükmü mevcuttur. Yani TTK'nin 446/1-a maddesi uyarınca genel kurul kararları aleyhine iptal davası \"Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten\" pay sahipleri tarafından açılabilir. Görüldüğü üzere, anılan hüküm genel kurul kararlarının iptali davasında dava şartı olan taraf ehliyetini düzenlemektedir.Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelirsek, incelemeye konu bu üç kararda da davacı tarafından usulüne uygun muhalefet beyanı bulunmamaktadır.Her ne kadar toplantı tutanağının sonunda davacının alınan bütün kararlara muhalif kaldığını yazdırdığı görülmekte ise de, davacının bu muhalefetinin toplantıya son verildikten sonra ve Bakanlık Temsilcisi ile Toplantı Başkanı, Oy Toplama Memuru ve Tutanak Yazmanının imzasının altında yer aldığı görülmektedir. Genel kurul toplantısı sona erdikten sonra ve Bakanlık temsilcisi ile toplantı divanının imzalarının altında yer alan muhalefet şerhi, TTK m.446/I-a uyarınca kabul edilebilecek, geçerli bir muhalefet değildir.Bu nedenle, davacının katıldığı toplantıda kendisine söz verildiği halde muhalefetlerini bu üç madde açısından zapta geçirmediği kanaatine varılmıştır.Buna göre, gündemin 6, 7 ve 8. Maddeleri açısından taraf ehliyetine ilişkin dava şartı gerçekleşmediğinden bu maddelerle ilgili davanın  HMK'nin 114/1-d ve 115/1. maddeleri uyarınca taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-b-3)Birleşen 2018/1017 esas sayılı dava yönünden: Yukarıda açıklandığı üzere, davacının, davalı ... A.Ş.‘nin hissedarlarından olduğu, 1.000.000,00 TL karşılığı 100.000 hissesi olan davalı şirketin 28.700 hissesine karşılık gelen 287.000,00 TL tutarlı hisseye sahip olduğu, hissesinin %28,70 oranında olduğu tespit edilmiştir. ... A. Ş. ORTAKLIK YAPISI Ortaklar Sermaye Hisse Adedi Hisse Oranı Ödenmemiş Sermaye Ödenmiş Sermaye ...125.990,00 125.999 12,6...287.000,00 287.000 28,7...287.010,00\t287.001 28,7...0,00 0,00 0,00... Holding A. Ş. 300.000,00 300.000 30 TOPLAM 1.000.000,00 1.000.000 100 277.150,00 722.850,00  şeklindedir. 2-b-3-a)Gündemin 3. Maddesinin incelenmesi: Dava konusu gündemin 3. Maddesinin, 01.01.2016 – 31.12.2016 hesap dönemi yönetim kurulu faaliyet raporunun görüşülmesi olduğu, pay sahibi ... temsilcisi Av. ...’ün “Beşiktaş ... Noterliği ‘nin 4.05.2018 tarih ... yevmiye no.lu ihtarnamesiyle talep edilen bilgi ve belgelerin kendilerine gönderilmemiş olduğundan pay sahibi olarak yeterli ve tatmin edici bilgilere sahip olmadıkların, Bu nedenle bu gündem maddesine muhalif kalarak olumsuz oy verdiklerini, beyan ettiği, mali işler müdürü ...; “Şirketle ilgili olarak gönderdiğiniz ihtarnamede belirtilen finansman giderinin, şirket ile hiçbir ilgisi olmadığı, belirtilen finansman gideri esasen ... A.Ş.‘nin rakamları olduğu, ... A.Ş. finansman giderinin 6.789,59 TL ‘den ibaret olduğu, Diğer taraftan bu şirketin 80.828,18 TL tutarında finansman geliri olduğu,  Bu finansman gelir ve giderinin büyük bir kısmı, ilişki kişilerle olan cari hesap adat faiz gelir ve giderlerinden kaynaklanmakta olduğunu beyan ettiği,Yönetim Kurulu başkan yardımcısı...’ nun Pay sahibi ... tarafından ihtarname marifetiyle talep edilen ve 4.05.2018 tarihli ihtarnamede sıralanan belgeler, şirketin tüm ticari defter müstenidatına ve diğer kayıtlarına karşılık geldiği, Bilgi alma hakkının kullanılması gerekçesiyle bir şirketin tüm evrakının talep edilmesinin kabul edilemeyeceği, Bilgi alma hakkının yasal sınırlarının aşıldığı, Yönetim Kurulu faaliyet raporunun oylanması sonucunda ... ‘nun vekili Av. ... ‘ün 287.000 olumsuz oyuna karşılık 713.000 olumlu oyla oyçokluğuyla yıllık faaliyet raporunun tasdik edilmesine karar verildiği görülmüştür. ...A.Ş.‘nin 2016 Yılı Faaliyet Raporunun İncelenmesinde;“Mali Güç: Şirketin tescilli ödenmiş sermayesi 722.850,00 TL olup 31.12.2016 tarihi itibariyle öz varlığı 1.023.198,61 TL ‘dir. Öz varlık içerisinde tamamen korunmakta olan sermayesinin karşılıksız kalması veya borca batıklık durumu bulunmamaktadır.Finansal Yapı: Şirketin finansal yapısının iyileştirilmesi için alınması düşünülen herhangi bir önlem bulunmamaktadır. Kâr Payı Dağıtımı: 01.01.2016 – 31.12.2016 hesap dönemlerine ilişkin olarak şirket ortaklarına kar dağıtılmaması yönünde genel kurulda karar alınması bu suretle dağıtılmayan karın serbest yedek akçe olarak ayrılması öngörülmektedir.Riskler ve Yönetim Kurulunun Değerlendirmesi:1.Risk Yönetimi Politikası: Şirketin karşılaşılması muhtemel risklere yönelik bir risk yönetimi politikası bulunmamaktadır.2.Riskin Erken Teşhisi Komitesi: Şirketimiz bünyesinde riskin erken saptanması ve yönetimi amacıyla bir komite oluşturulmamıştır.3.İleriye Dönük Riskler: Şirketimizin satış, verimlilik, gelir yaratma kapasitesi, karlılık, borç-öz kaynak oranı gibi hususlarda ileriye yönelik karşılaşılması muhtemel bir riski bulunmamaktadır.” Şeklinde belirtildiği görülmüştür.Davalı şirketin faaliyet raporlarının incelenmesi sonucunda, faaliyet raporunda beyan edilen çalışan sayılarının ticari defter kayıtları ile örtüşmediği, yine faaliyet raporunda şirket yöneticilerine borç verilmediğinin beyan edildiği, ticari defter kayıtlarında, ticari defter kayıtlarında banka havalesi ile 120.000,00 TL şirket ortağına ödeme yapıldığı, 90.000,00 TL in şirket devrinde kullanıldığı tespit edilmiş olup, faaliyet raporunun bu yönde gerekli açıklamanın yapılmadığı, 2016 yılı Faaliyet raporunda iştiraklerin 10.350,00 TL olarak beyan edildiği, ticari defter kayıtlarında 8.387,82 TL olarak yer aldığı, 2016-2017 yılları Faaliyet raporunda Bağlı Menkul Kıymetler ile ilgili bir bilginin olmadığı, 2016 2017 yılları ticari defter kayıtlarında Bağlı Menkul Kıymetlerin 90.000,00 TL olarak yer aldığı,Faaliyet Raporlarında Tespit edilen konular dışında kalan Ticari Defter kayıtlarının Bilançoya ve Gelir tablosuna doğru yansıtıldığı tespit edilmiştir.TTK'nin 437. maddesi uyarınca bilgi alma hakkı pay sahiplerinin vazgeçilmez hakları arasındadır. Bilgi alma hakkı; genel kuruldan önce inceleme hakkı, genel kurul sırasında bilgi alma hakkı ve genel kurulda tatmin edici cevaplar alınamayan sorulara ilişkin inceleme hakkı olarak karşımıza çıkar.Türk hukukunda yöneticilerin aldığı ücretlere dair özel bir bilgi alma yöntemi öngörülmez; bu konulara ilişkin bilgiler de genel bilgi alma hakkı hükümleri çerçevesinde sağlanır. Sağlanan bilgiler hesap verme ilkesine uygun, dürüst ve doğru olmalıdır. Pay sahibine bilgi vermekten ancak şirket sırrı söz konusu olması halinde kaçınılabilir. Bunun dışında bilgi alma hakkı yerine getirilmeyen pay sahibi şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurarak kendisine belirli bir konuda bilgi verilmesine karar verilmesini talep edebilir.Her ne kadar bilirkişi raporlarında, davacının bu maddeye muhalefetinin karardan önce yapıldığı yönünde görüş bildirilmişse de, tutanağın incelenmesinde, davacı temsilcisinin \"bilgi ve belgeler tarafımıza gönderilmemiştir.Tatmin edici bilgi verilmemiştir, bu nedenle muhalifiz\" şeklindeki beyanıyla bu maddeyle ilgili muhalefetini doğru şekilde tutanağa geçirttiği, bu nedenle bu dava açısından taraf ehliyetinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.Ancak, davacının Beşiktaş Noterliği’nin 4.5.2018 tarih ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile talep ettiği bilgilerin ne olduğu bilinmediği, bilgi isteme hakkı çerçevesinde TTK'nin 437. maddesinde de belirtilen konularda bilgi isteyebileceği, ancak davacının iddialarını ispatlayıcı yeterli delilleri sunamadığı görülmüştür.Davacının Gündemin 3. Maddesi Kapsamında, davacının iddiasını delillerle somutlaştıramamış olması sebebiyle iptal şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve davacının iptal isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-b-3-b)Gündemin 4. Maddesinin incelenmesi: Dava konusu 4. Gündem maddesinin 01.01.2016 – 31.12.2016 hesap dönemi bilanço ve kâr-zarar hesapları ile ilgili olduğu, 01.01.2016 – 31.12.2016 hesap dönemi bilanço ve kâr-zarar hesapları okunarak müzakere edildiği, pay sahibi ... temsilcisi Av. ...’ün; “Beşiktaş ... Noterliği ‘nin 04.05.2018 tarih ... yevmiye no.lu ihtarnamesiyle talep edilen bilgi ve belgelerin kendilerine gönderilmemiş olduğundan pay sahibi olarak yeterli ve tatmin edici bilgilere sahip olmadıklarını, bu nedenle bu gündem maddesine muhalif kalarak olumsuz oy verdiklerini beyan ettiği, Yönetim Kurulu üyesi...’nun: “3.gündem maddesi kapsamında yöneltilen sorular çerçevesinde ihtarname içeriği sorulduğundan ihtarnamede yöneltilen tüm sorulan yukarıda 3.gündem maddesi kapsamında cevap verildiğini ve bu yanıtlarını tekrara ettiklerini beyan ettikleri, bilanço ve kâr-zarar hesaplarının oylanması sonucunda ...‘nun vekili Av. ...‘ün 287.000 olumsuz oyuna karşılık 713.000 olumlu oyla oyçokluğuyla bilanço ve kâr-zarar hesaplarının onaylanmasına karar verildiği görülmüştür.Davacı vekilinin, dava konusu 4. Gündem maddesi görüşülürken, tatmin edici cevaplar alamadığı için özel denetçi tayinin genel kuruldan istediği, davacının özel denetçi talebinin oylanması sonucunda ...’nun 28.700 olumlu oyuna karşılık 71.300 olumsuz oyla oy çokluğu ile reddedildiği edildiği görülmüştür.Her ne kadar bilirkişi raporlarında, davacının bu maddeye muhalefetinin karardan önce yapıldığı yönünde görüş bildirilmişse de, tutanağın incelenmesinde, davacının bu maddeyle ilgili muhalefetini doğru şekilde tutanağa geçirttiği, bu nedenle bu dava açısından taraf ehliyetinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.Ancak, davalı yönetim kurulu tarafından, davacının sorularına 3. Maddede cevap verildiği, şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya koyma şartının gerçekleşmediği, davalı şirketin 2016-2017 yılları Bilanço ve Gelir Tablolarının ticari defter kayıtları ile sonucu itibari ile uyumlu olduğu, Gündemin 4. Maddesi kapsamında, davacının iddiasını delillerle somutlaştıramamış olması sebebiyle iptal şartlarının oluşmadığı oluşmadığı kanaatine varılmış ve davacının iptal isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-b-3-c)Gündemin 6, 7 ve 8. Maddeleri yönünden inceleme, değerlendirme ve gerekçe: Genel Kurulun 6. Maddesinin “Kârın özellikle geçmiş yıl zararları ve ödenmemiş sermaye tutarları düşünülerek dağıtılmamasına karar verilmesi” ile ilgili olduğu, yapılan oylamada ... vekili Av....‘ün 287.000 olumsuz oyuna karşılık 713.000 olumlu oyla oyçokluğuyla karar verildiği, ancak davacının gündemin 6. Maddesi oylandıktan sonra TTK m.446/I-a uyarınca muhalefet şerhini gündem maddesine geçirtmediği anlaşılmıştır. Gündemin 7. maddesinin 29.12.2017 tarihli genel kurulda seçilen yönetim kurulu başkanı Sn. ...‘na aylık 8.000 TL, yönetim kurulu başkan yardımcısı Sn. ...‘na aylık 8.000 TL ve yönetim kurulu üyesi Sn. ...‘a aylık net 8.000 TL huzur hakkı ödenmesi olduğu, yapılan oylamada ...vekili Av. ...‘ün 287.000 olumsuz oyuna karşılık 713.000 olumlu oyla oyçokluğuyla karar verildiği ancak davacının muhalefetini gündem maddesine geçirtmediği görülmüştür.Gündemin 8. maddesinin; yönetim kurulu üyelerine TTK'nin 395 ve 396. maddelerinde belirtilen işlemler yönünde izin verilmesi hususunun olduğu, yapılan oylamada ...‘nun vekili Av. ...‘ün 287.000 olumsuz oyuna karşılık 713.000 olumlu oyla oyçokluğuyla karar verildiği, davacının gündemin 8. Maddesi oylandıktan sonra TTK m.446/I-a uyarınca muhalefet şerhini gündem maddesine geçirtmediği görülmüştür. Bilindiği üzere HMK m. 114/1-d uyarınca davanın taraflarının taraf ve dava ehliyetini haiz olup olmaması dava şartlarından olup HMK. m. 115/1 uyarınca res'en mahkeme tarafından dikkate alınır. TTK. 414/1 maddesinde ''Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir.” Yine, 6102 sayılı TTK ''İptal sebepleri'' başlıklı 445. maddesine göre de, ''446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.'', ''İptal davası açabilecek kişiler'' başlıklı 446/1-b maddesinde ''Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri...'' hükmü mevcuttur.Yani TTK'nin 446/1-a maddesi uyarınca genel kurul kararları aleyhine iptal davası \"Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten\" pay sahipleri tarafından açılabilir. Görüldüğü üzere, anılan hüküm genel kurul kararlarının iptali davasında dava şartı olan taraf ehliyetini düzenlemektedir.Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelirsek, incelemeye konu bu üç kararda da davacı tarafından usulüne uygun muhalefet beyanı bulunmamaktadır.Her ne kadar toplantı tutanağının sonunda davacının alınan bütün kararlara muhalif kaldığını yazdırdığı görülmekte ise de, davacının bu muhalefetinin toplantıya son verildikten sonra ve Bakanlık Temsilcisi ile Toplantı Başkanı, Oy Toplama Memuru ve Tutanak Yazmanının imzasının altında yer aldığı görülmektedir. Genel kurul toplantısı sona erdikten sonra ve Bakanlık temsilcisi ile toplantı divanının imzalarının altında yer alan muhalefet şerhi, TTK m.446/I-a uyarınca kabul edilebilecek, geçerli bir muhalefet değildir.Bu nedenle, davacının katıldığı toplantıda kendisine söz verildiği halde muhalefetlerini bu üç madde açısından zapta geçirmediği kanaatine varılmıştır. Davacının bu nedenle genel kurulun söz konusu maddelerinin iptalini istemekte taraf ehliyeti bulunmamaktadır.(Aynı doğrultuda Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2016/382 Esas,20176126 Karar sayılı Kararı) Buna göre, gündemin 6, 7 ve 8. Maddeleri açısından taraf ehliyetine ilişkin dava şartı gerçekleşmediğinden bu maddelerle ilgili davanın  HMK'nin 114/1-d ve 115/1. maddeleri uyarınca taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve tüm davalar açısından aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir...\"gerekçesi ile,''MAHKEMEMİZİN 2018/1015 ESAS SAYILI DOSYASINDA;1-Davanın KISMEN REDDİ, KISMEN USULDEN REDDİ ile, davalı ... Holding A.Ş.'nin 21/05/2018 tarihinde yapılan 2016 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısındaki;a)Gündemin 3  numaralı gündem maddesindeki kararın iptali isteminin REDDİNE, b)Gündemin 4  numaralı gündem maddesindeki kararın iptali isteminin REDDİNE, c)Gündemin 6  numaralı gündem maddesindeki kararın iptali isteminin HMK'nin 114/1-d ve 115/1. maddeleri uyarınca taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,ç)Gündemin 7  numaralı gündem maddesindeki kararın iptali isteminin HMK'nin 114/1-d ve 115/1. maddeleri uyarınca taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,d)Gündemin 8  numaralı gündem maddesindeki kararın iptali isteminin HMK'nin 114/1-d ve 115/1. maddeleri uyarınca taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, <br>BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2018/1016 ESAS SAYILI DOSYASINDA;1-Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile, davalı ...A.Ş.'nin 21/05/2018 tarihinde yapılan 2016 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısındaki;a)Gündemin 3  numaralı gündem maddesindeki kararın iptali isteminin REDDİNE, b)Gündemin 4  numaralı gündem maddesindeki kararın iptali isteminin REDDİNE,c)Gündemin 6  numaralı gündem maddesindeki kararın iptali isteminin HMK'nin 114/1-d ve 115/1. maddeleri uyarınca taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,ç)Gündemin 7  numaralı gündem maddesindeki kararın iptali isteminin HMK'nin 114/1-d ve 115/1. maddeleri uyarınca taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,d)Gündemin 8  numaralı gündem maddesindeki kararın iptali isteminin HMK'nin 114/1-d ve 115/1. maddeleri uyarınca taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2018/1017 ESAS SAYILI DOSYASINDA;1-Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile, davalı ... A.Ş.'nin 21/05/2018 tarihinde yapılan 2016 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısındaki;a)Gündemin 3  numaralı gündem maddesindeki kararın iptali isteminin REDDİNE, b)Gündemin 4  numaralı gündem maddesindeki kararın iptali isteminin REDDİNE, c)Gündemin 6  numaralı gündem maddesindeki kararın iptali isteminin HMK'nin 114/1-d ve 115/1. maddeleri uyarınca taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,ç)Gündemin 7  numaralı gündem maddesindeki kararın iptali isteminin HMK'nin 114/1-d ve 115/1. maddeleri uyarınca taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,d)Gündemin 8  numaralı gündem maddesindeki kararın iptali isteminin HMK'nin 114/1-d ve 115/1. maddeleri uyarınca taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,''karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Asıl dava yönünden istinaf nedenleri: Gündemin 3 numaralı maddesi ile görüşülen yönetim kurulu faaliyet raporunun gerçeğe ve şirket kayıtlarına aykırı olduğunu, Mahkeme kararının 2-a-1 maddesinde, çalışan sayısı ile ilgili olarak faaliyet raporu beyanı ile ticari defter kayıtlarının örtüşmediği, huzur hakkına ilişkin olarak, faaliyet raporunda beyan edilen tutarın, ticari defter kayıtlarında yer alan tutar ile örtüşmediği, şirket yöneticilerine borç verilmediğinin beyan edildiği, ancak ticari kayıtlarda bunun aksinin yer aldığı, faaliyet raporunun bu yönde gerçeği yansıtmadığı, iştiraklere ilişkin olarak 2016 ve 2017 yılları faaliyet raporları arasında fark olduğu, faaliyet raporlarının aynı zamanda ticari defter kayıtları ile de örtüşmediğinin tespit edildiğini;Mahkemenin gerekçeli kararın \"dava konusu toplantı kararlarının incelenmesi, değerlendirilmesi, hukuki nedenler ve sonuç\" başlıklı kısmının, 2-b-1-a maddesinde aynen; \"son bilirkişi raporunda ilgili yıllara ait faaliyet raporunun bazı bölümlerinin ticari defter kayıtları ile örtüşmediği, bu konular ile ilgili Genel Kurulda tatmin edici açıklamaların yapılmadığı, görülmüştür.\" denilerek, başta yapılan tespitin bir kere daha vurgulandığını ve esasen faaliyet raporunun gerçeği yansıtmadığının İlk Derece Mahkemesince de kabul edildiğini, Mahkemenin kararda yer alan tespit ve kabulüne rağmen, son derece zorlamayla ve anlaşılması güç bir şekilde, \"Gündemin 3. maddesi kapsamında, davacının iddiasını delillerle somutlaştıramadığı ve iyi niyet kurallarına herhangi bir aykırılık anlaşıldığından bu maddeyle ilgili iptal şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış\" diyerek davanın reddine karar verdiğini; Kararın içeriğinin, değerlendirmeler kısmının ve hükmün birbiriyle çeliştiğini, gerçekten de, önce faaliyet raporunun ticari defter kayıtlarıyla örtüşmediğinin belirtildiği ve fakat faaliyet raporu gerçeği yansıtıyormuş da, müvekkili davasını ispatlayamamış gibi hüküm tesis edildiğini, dava konusu hadisenin, müvekkilinin yaşadığı tüm zorluklara rağmen, gerek bilirkişi raporlarında gerekse mahkeme kararında yer aldığı üzere ispatlandığını; Şirketin ticari defter kayıtları ve dayanağı belgeler ya da en azından ayrıntılı mizan üzerinde müvekkili tarafından inceleme yapılmasına izin verilmediği için, faaliyet raporunda açıklanmayan, gizlenen, eksik ve çelişkili olarak sunulan finansal konularda ayrıntılı tespitlere de doğal olarak imkan bulunmadığını, buna rağmen, mahkeme kararında da atıf yapılan bilirkişi raporunda, “Yönetim Kurulu Faaliyet Raporları ile Şirket Bilançolarının dolayısı ile Ticari Defter kayıtlarının birbirleriyle tutarlı olmamasının, şirket yönetimince genel kurula sunulan faaliyet raporlarının güvenilirliği konusunda kuşkular uyandırdığı kanaatine varılmıştır.”  denildiğini ve devamında \"çalışan sayısı ile ilgili olarak, faaliyet raporu beyanı ile ticari defter kayıtlarının örtüşmediği, huzur hakkına ilişkin olarak, faaliyet raporunda beyan edilen tutarın, ticari defter kayıtlarında yer alan tutar ile örtüşmediği, Şirket yöneticilerine borç verilmediğinin beyan edildiği, ancak ticari kayıtlarda bunun aksinin yer aldığı, faaliyet raporunun bu yönde gerçeği yansıtmadığı, İştiraklere ilişkin olarak, 2016 ve 2017 yılları faaliyet raporları arasında fark olduğu, faaliyet raporlarının aynı zamanda ticari defter kayıtları ile de örtüşmediği, izaha muhtaç olduğu\" şeklinde tespit yapıldığını ve söz konusu tespitlerin de karara dayanak teşkil ettiğini;Buna rağmen davanın ispatlanamadığı şeklindeki hükmün kabul edilebilir olmadığını, dava konusu hadiselerle ilgili ayrıca bir izahat yapılması gerekiyorsa, bunun muhatabı ve yükümlüsünün şirketten dışlanan, şirkete giriş yapamayan müvekkili değil, yönetim kurulu olduğunu, bütün bu bilgiler ve belgelerle, faaliyet raporunun hatalı ve şirketin içinde bulunduğu duruma aykırı olduğu, davalı şirketin izah etmesi gereken hususları izah etmediği sabit iken Mahkemece iptal şartlarının oluşmadığı yönünde karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğunu;Gündemin 4 numaralı maddesi ile alınan bilanço ve gelir tablolarının onaylanmasına ilişkin kararın, kanuna, esas mukaveleye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Mahkeme kararının 2-b-1-b maddesinde aynen \"yukarıda 3. Maddede belirtildiği üzere davalı yönetim kurulu tarafından, davacının talebinin yerine getirilip getirilmediğinin davacı tarafından deliller ile ortaya konmadığı, zira  özel denetime başvurulabilmesi için şirketi ilgilendiren belirli olayları zikretmesi ve bunları ortaya koymasına bağlıdır. Pay sahibinin bilgi almak istediği meseleleri somut ve anlaşılabilir şekilde belirtmesi gerekir. davalı Şirketin 2016-2017 yılları Bilanço ve Gelir Tablolarının ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğu, Gündemin 4. Maddesi Kapsamında, davacının iddiasını delillerle somutlaştıramamış olması ve iyiniyet kurallarına herhangi bir aykırılığın tespit edilememesi sebebiyle iptal şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve davacının iptal isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.\" şeklinde hüküm tesis edildiğini, kararın bu kısmının da çelişkili olduğunu, çünkü madem kendileri tarafından deliller ortaya konulmadı, madem özel denetime başvuru şartları oluşmadıysa 10. numaralı celsede özel denetim raporu alınmak üzere dosyanın neden tefrik edildiğinin anlaşılamadığını; Ayrıca, faaliyet raporunun, eksik, hatalı ve gerçeğe aykırı olduğunu, aynı usulsüzlüklerin, 01.01.2016-31.12.2016 hesap dönemi bilanço ve kar-zarar hesapları için de mevcut olduğunu, yani gündemin 4 numaralı maddesi açısından da, davadaki haklılıklarının, hem bilirkişi raporlarında hem de Mahkeme kararında tespit edildiğini ve fakat aksi yönde hüküm tesis edildiğini, Mahkemenin iddiaları somutlaştıramadıkları gerekçesiyle, iptal talebini reddetmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, zira iddiaların, bilirkişi raporuyla somut hale geldiğini, kaldı ki, izahatı yapması gerekenin de, yaptığını ispat edecek olanın da, şirketten uzaklaştırılan müvekkili değil, yönetim kurulu olduğunu, Birleşen dava 2018/1016 yönünden istinaf nedenleri: Gündemin 3 numaralı maddesi ile onaylanan yönetim kurulu faaliyet raporunun gerçeğe ve şirket kayıtlarına aykırı olduğunu, Mahkeme kararının 2-b-2-a maddesinin ilk paragrafında müvekkilinin bilgi almak istediği ve fakat ticari sır adı altında bilgi ve belge alamadığının tespit edildiğini; Şirket ortakları arasında ticari sır iddiası ile bilgi ve belge verilmemesinin söz konusu olamayacağını, toplantı tutanaklarında yer alan beyanlar, yapılan tespitler, davalı şirketin ne denli kötüniyetli davrandığını, amacın müvekkilini zor duruma düşürmekten ibaret olduğunun anlaşıldığını, buna rağmen, İlk Derece Mahkemesi'nin, bu kısımda da, çelişkili karar verdiğini ve \"ancak davacının iddialarını ispatlayıcı yeterli delilleri sunamadığı görülmüştür. Davacının gündemin 3. maddesi kapsamında, davacının iddiasını delillerle somutlaştıramamış olması sebebiyle iptal şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve davacının iptal isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.\" şeklinde hüküm tesis ettiğini; Oysa ki, faaliyet raporunun gerçeği yansıtmadığının bilirkişiler tarafından tespit edildiğini ve yönetim kurulu faaliyet raporları ile şirket bilançolarının dolayısı ile ticari defter kayıtlarının birbirleriyle tutarlı olmadığının açıkça belirtildiğini, yani, davadaki haklılığın ispatlandığını, bu durumun, Mahkeme kararının aynı maddesinde; \"Davalı şirketin faaliyet raporlarının incelenmesi sonucunda, faaliyet raporunda beyan edilen çalışan sayılarının ticari defter kayıtları ile örtüşmediği, yine faaliyet raporunda şirket yöneticilerine borç verilmediğinin beyan edildiği, ticari defter kayıtlarında banka havalesi ile 30.000,00 TL şirket ortağına ödeme yapıldığı tespit edilmiş olup, faaliyet raporunun bu yönde gerçeği yansıtmadığı\" ifadeleriyle tespit edildiğini, bütün bu bilgiler ve belgelerle, faaliyet raporunun hatalı ve şirketin içinde bulunduğu duruma aykırı olduğu, davalı şirketin izah etmesi gereken hususları izah etmediği sabit iken, Mahkemece iptal şartlarının oluşmadığı yönünde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu;Gündemin 4 numaralı maddesi ile alınan bilanço ve gelir tablolarının onaylanmasına ilişkin kararın, kanuna, esas mukaveleye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Mahkeme kararının 2-b-2-b  maddesinde müvekkilinin bilgi alamadığı, bu nedenle özel denetçi tayini talep ettiğinin tespit edildiğini; Davanın 10 numaralı celsesinde de, taleplerinin ve iddialarının mahkemece haklı görüldüğünü ve bunun üzerine davanın tefriki ile özel denetçi tayinine karar verildiğini, hal böyle iken kararın devamında, \"Ancak, davalı yönetim kurulu tarafından, davacının sorularına 3. Maddede cevap verildiği, şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya koyma şartının yerine gelmediği, davalı şirketin 2016-2017 yılları Bilanço ve Gelir Tablolarının ticari defter kayıtları ile sonucu itibari ile uyumlu olduğu, Gündemin 4. Maddesi kapsamında, davacının iddiasını delillerle somutlaştıramamış olması sebebiyle iptal şartlarının oluşmadığı oluşmadığı kanaatine varılmış ve davacının iptal isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.\" şeklinde hüküm tesis edildiğini, faaliyet raporunun, eksik, hatalı ve gerçeğe aykırı olduğunu, aynı usulsüzlüklerin, 01.01.2016-31.12.2016 hesap dönemi bilanço ve kar-zarar hesapları için de mevcut olduğunu, hal böyle iken, mahkemenin iddialarını somutlaştıramadıkları gerekçesiyle, iptal talebini reddetmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, çünkü iddiaların, bilirkişi raporuyla somut hale geldiğini, izahatı yapması gerekenin de, yaptığını ispat edecek olanın da yönetim kurulu olduğunu; Birleşen dava 2018/1017 yönünden istinaf nedenleri; gündemin 3 numaralı maddesi ile onaylanan yönetim kurulu faaliyet raporunun gerçeğe ve şirket kayıtlarına aykırı olduğunu, Mahkeme kararının 2-b-3-a maddesinin ilk paragrafında müvekkilinin bilgi almak istediği ve fakat ticari sır adı altında bilgi ve belge alamadığının tespit edildiğini; Şirket ortakları arasında ticari sır iddiası ile bilgi ve belge verilmemesinin söz konusu olamayacağını, toplantı tutanaklarında yer alan beyanlar, yapılan tespitler, davalı şirketin ne denli kötüniyetli davrandığını, amacın müvekkilini zor duruma düşürmekten ibaret olduğunun anlaşıldığını, kararın aynı maddesinin devamında, Mahkemece faaliyet raporunun, ticari defter kayıtlarına uygun olmadığının kabul edildiğini, buna rağmen, İlk Derece Mahkemesinin, bu kısımda da, çelişkili karar verdiğini ve \"ancak davacının iddialarını ispatlayıcı yeterli delilleri sunamadığı görülmüştür. Davacının gündemin 3. maddesi kapsamında, davacının iddiasını delillerle somutlaştıramamış olması sebebiyle iptal şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve davacının iptal isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.\" şeklinde hüküm tesis ettiğini, oysa ki, faaliyet raporunun gerçeği yansıtmadığının bilirkişiler tarafından tespit edildiğini ve yönetim kurulu faaliyet raporları ile şirket bilançolarının dolayısı ile ticari defter kayıtlarının birbirleriyle tutarlı olmadığının açıkça belirtildiğini, yani, davadaki haklılığın ispatlandığını, bütün bu bilgiler ve belgelerle, faaliyet raporunun hatalı ve şirketin içinde bulunduğu duruma aykırı olduğu, davalı şirketin izah etmesi gereken hususları izah etmediği sabit iken, Mahkemece iptal şartlarının oluşmadığı yönünde karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğunu; Gündemin 4 numaralı maddesi ile alınan bilanço ve gelir tablolarının onaylanmasına ilişkin kararın, kanuna, esas mukaveleye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Mahkeme kararının 2-b-3-b  maddesinde, müvekkilinin bilgi alma hakkının elinden alındığının tespit edildiğini, hal böyle iken kararın devamında,\"Ancak, davalı yönetim kurulu tarafından, davacının sorularına 3. maddede cevap verildiği, şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya koyma şartının yerine gelmediği, davalı şirketin 2016-2017 yılları Bilanço ve Gelir Tablolarının ticari defter kayıtları ile sonucu itibari ile uyumlu olduğu, Gündemin 4. Maddesi kapsamında, davacının iddiasını delillerle somutlaştıramamış olması sebebiyle iptal şartlarının oluşmadığı oluşmadığı kanaatine varılmış ve davacının iptal isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.\" şeklinde hüküm tesis edildiğini, faaliyet raporunun, eksik, hatalı ve gerçeğe aykırı olduğunu, aynı usulsüzlüklerin, 01.01.2016-31.12.2016 hesap dönemi bilanço ve kar-zarar hesapları için de mevcut olduğunu;Hal böyle iken, mahkemenin iddialarını somutlaştıramadıkları gerekçesiyle, iptal talebini reddetmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, çünkü iddialarının, bilirkişi raporuyla somut hale geldiğini, ayrıca izahatı yapması gerekenin de, yaptığını ispat edecek olanın da yönetim kurulu olduğunu, bilgi alma hakkı elinden alınan müvekkilinin bu konuda sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını;Asıl ve birleşen davalar yönünden gündemin 6,7 ve 8 numaralı maddelerine ilişkin davanın usulden reddine dair kararın kaldırılması, söz konusu gündem maddelerinin iptali gerektiğini, Mahkeme kararında her 3 dava yönünden de, muhalefet şerhlerinin toplantı tutanağının sonunda yer almasının, geçerli bir muhalefet olmadığı ve bu nedenle davanın usulden reddi gerektiği yönünde hüküm tesis edildiğini;TTK madde 446/1 çerçevesinde toplantıda hazır bulunan pay sahibinin iptal davası açma hakkını kullanabilmesi için, pay sahibi sıfatına sahip olması, toplantıda hazır bulunması, gündem maddesiyle ilgili olumsuz oy kullanması ve muhalefetini toplantı tutanağına geçirtmesi gerektiğini, Kanunun aradığı başka bir şekil şartı bulunmadığını, bu bağlamda, müvekkilinin huzurdaki davalarda dava şartını yerine getirdiğini, pay sahibi olmakla birlikte toplantıda hazır bulunduğunu, gündem maddesiyle ilgili olumsuz oy kullandığını ve muhalefetini toplantı tutanağına şerh ettirdiğini, müvekkilinin her gündem maddesiyle ilgili olumsuz oy kullandığını ve muhalefetini, toplantı tutanağına geçirdiğini ve böylelikle kanunun aradığı şartın yerine geldiğini, bu kapsamda, davanın usulden reddine dair kararın kaldırılması gerektiğini;Gündemin 6. maddesi ile ilgili olarak bilirkişiler kâr dağıtımının yasal olarak zorunlu olmadığından bahisle, alınan bu kararın iptalinin gerekmediğini belirtmiş olsalar da, şirketin esas mukavelesinin buna cevaz vermediğini, davalı şirket, esas mukavele gereğince dağıtılması zorunlu olan %5 karını hiç dağıtmadığı gibi, kalan %50’nin de dağıtılmamasına karar verdiğini, alınan bu keyfi kararın, bu haliyle öncelikle esas mukaveleye ve sonrasında dürüstlük kuralına aykırı olduğunun tartışmasız olduğunu;Gündemin 7. maddesinin iptali gerektiğini, kâr dağıtmayan bir şirketin, yöneticilerine bu oranda huzur hakkı vermesinin, dürüstlük kurallarına aykırı olduğunun izahtan vareste olduğunu ve gerçekten kararın iptalinin, hakkaniyete uygun tek çözüm olduğunu; Gündemin 8. maddesinin de iptali gerektiğini, dava konusu toplantı tutanağı tetkik edildiğinde 2016 faaliyet yılındaki çalışmalarından dolayı yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 5 numaralı kararda, “Yönetim Kurulu Üyelerinin ibra için oy kullanmaları söz konusu olmaksızın yapılan oylamada” denilerek bir oylama yapıldığını ve müvekkilinin olumsuz oyuyla yönetim kurulunun ibra edilmediğinin görüleceğini ancak, gündemin 8. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmış ve yönetim kurulu üyelerine izin verilmiş olduğunu, ibraya ilişkin oylamada oylamaya katılamayan yönetim kurulu üyelerinin, aynı şekilde kendi menfaatlerine olan TTK’nun 395 ve 396. maddelerince izin verilmesine İlişkin kararda da oy kullanamayacaklarını, dolayısıyla, bu hususta alınmış 8 numaralı kararın da kanuna aykırı olduğunu beyanla İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.06.2021 tarih ve 2018/1015 E. 2021/210 K. sayılı kararının kaldırmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Asıl ve birleşen davalar genel kurul kararlarının iptali talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, her üç davada verilen kararlara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Asıl ve birleşen davalarda davacı taraf; davalı şirketlerin 21/05/2018 tarihinde yapılan 2016 yılı olağan genel kurul toplantılarında alınan 3, 4, 6, 7 ve 8 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiş olup, 3 nolu karar yönetim kurulu faaliyet raporunun, 4 nolu karar ise bilanço-kar ve zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkindir.Davacı taraf her üç davanın dava dilekçesinde 3 nolu kararın iptal sebebi olarak; yönetim kurulu faaliyet raporunun eksik ve yanıltıcı olduğu, genel kurulda sorduğu sorulara tatmin edici cevaplar verilmediği, raporun şirketin içinde bulunduğu duruma tamamen aykırı olduğunu, 4 nolu kararın iptal sebebi olarak ise; bilanço ve kar-zarar hesaplarının eksik, hatalı ve gerçeğe aykırı olduğu, kasten gerçeğe aykırı şekilde düzenlendiği, genel kurulda sorduğu sorulara cevap verilmediğini ileri sürmüş, asıl davada 12/12/2018 tarihli beyan dilekçesinde 3 nolu karar yönünden iptal talebini; faaliyet raporunun iştirakler ile ilgili kısmının fiili durumu yansıtmaması, mali duran varlıklar hesap grubunda raporlanan artış tutarının açıklanmaması, raporda yönetim kurulu üyelerine ödenen huzur hakkı ve ücret tutarının genel kurula sunulan gelir tablosu ile çelişmesi, gelir tablosunda raporlanan genel yönetim giderlerinin toplamının dahi bu miktardan az olması, faaliyet raporunda geçmiş dönemlerde belirlenen hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı, genel kurul kararlarının yerine getirilip getirilmediği, hedeflere ulaşılmışsa veya kararlar yerine getirilmemişse gerekçelerine ilişkin bilgilere, geçmiş yıllarla ilgili satışlar, karlılık vs karşılaştırmalarına ve yönetmelikte yer alan bir çok hususa yer verilmemesi, kar dağıtmama gerekçesinin açıklanmamasına, 4 nolu karar yönünden ise; satıcılar hesabındaki artışa ilişkin genel kurulda yapılan açıklama ile sonradan gönderilen cevabi ihtarnamedeki beyanların yeterli ve açıklayıcı olmaması ile sorulan diğer sorulara da açıklayıcı cevaplar verilmemesine dayandırmış, birleşen davalara ilişkin olarak sunduğu 12/12/2018 tarihli beyan dilekçesinde 3 nolu karar yönünden iptal talebini; 2016 yılı faaliyet raporlarının Yıllık Faaliyet Raporlarının Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde hazırlanmaması, geçmiş dönemlerde belirlenen hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı, genel kurul kararlarının yerine getirilip getirilmediği, hedeflere ulaşılmışsa veya kararlar yerine getirilmemişse gerekçelerine ilişkin bilgilere, şirketin plan hedefleri ile ilgili bilgilere yer verilmemesine, 4 nolu karar yönünden ise; dava dilekçelerinde belirttiği hususlara dayandırmıştır.Mahkemece asıl ve birleşen davalarda davalı şirketlerin ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle iki ayrı heyetten dört ayrı bilirkişi raporu alınmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi heyeti kök raporunda; davalı şirketlerin ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmuş oldukları, asıl davada davalı ... Holding A.Ş.'nin 2016 yılı yönetim kurulu faaliyet raporu ile bilançosundaki iştirakler toplamının birbirinden farklı olduğu, birleşen davada davalı ... A.Ş.'nin 2016 yılı yönetim kurulu faaliyet raporu ile bilançosundaki iştirakler toplamının birbirinden farklı olduğu, asıl davada davalı şirketin faaliyet raporunda bildirdiği huzur hakkı ödemeleri ile gider tahakkukları hesabında yer alan tutar arasında 8.800 TL'lik bir fark olduğu ve gelir tablosundaki genel yönetim giderleri içerisinde huzur hakkı ödemelerine yer verilmediği, bu şekilde genel yönetim giderlerinin eksik bildirildiği, birleşen davada davalı ... A.Ş.'nin faaliyet raporunda bildirdiği huzur hakkı ödemeleri ile gider tahakkukları hesabında yer alan tutar arasında 14.000 TL'lik bir fark olduğu, birleşen davada davalı ... A.Ş.'nin  faaliyet raporunda bildirdiği huzur hakkı ödemeleri ile gider tahakkukları hesabında yer alan tutar arasında 84.000 TL'lik bir fark olduğu tespit edilmiş, söz konusu rapora karşı asıl ve birleşen davada davalı şirketler vekili sunduğu itiraz dilekçesinde detaylı şekilde açıklamalarda bulunmuş, Mahkemece aynı heyetten alınan ve hükme dayanak yapılan ek raporda; asıl davada davalı şirketin faaliyet raporunda gösterilen sermaye, ödenmiş sermaye, öz varlık bilgilerinin bilanço ve ticari defter ve kayıtları ile örtüştüğü, faaliyet raporunda gösterilen çalışan sayısı ile ticari defter kayıtlardaki sayının örtüşmediği, faaliyet raporunda açıklanan yönetim kurulu üyelerine ödenen huzur hakkı tutarının ticari defter ve kayıtlarla örtüştüğü, faaliyet raporunda şirket yöneticilerine borç verilmediği beyan edilmiş ise de, ticari defterlerde banka havalesi ile ortağa 30.000 TL'lik ödeme yapıldığının görüldüğü, faaliyet raporundaki iştiraklerin nominal tutarı ile ticari defter ve kayıtlar ve bilançodaki tutar arasında farklılık olduğu, bunun dışındaki hususların bilançoya ve gelir tablosuna doğru yansıtıldığı, birleşen davada davalı ... A.Ş.'nin  faaliyet raporunda gösterilen sermaye, ödenmiş sermaye, öz varlık bilgilerinin bilanço ve ticari defter ve kayıtları ile örtüştüğü, faaliyet raporunda gösterilen çalışan sayısı ile ticari defter kayıtlardaki sayının örtüşmediği, faaliyet raporunda açıklanan yönetim kurulu üyelerine ödenen huzur hakkı tutarının ticari defter ve kayıtlarla örtüştüğü, faaliyet raporunda şirket yöneticilerine borç verilmediği beyan edilmiş ise de, ticari defterlerde banka havalesi ile ortağa 30.000 TL'lik ödeme yapıldığının görüldüğü, bunun dışındaki hususların bilançoya ve gelir tablosuna doğru yansıtıldığı, birleşen davada davalı... A.Ş.'nin faaliyet raporunda gösterilen sermaye, ödenmiş sermaye, öz varlık bilgilerinin bilanço ve ticari defter ve kayıtları ile örtüştüğü, faaliyet raporunda gösterilen çalışan sayısı ile ticari defter kayıtlardaki sayının örtüşmediği, faaliyet raporunda açıklanan yönetim kurulu üyelerine ödenen huzur hakkı tutarının ticari defter ve kayıtlarla örtüştüğü, faaliyet raporunda şirket yöneticilerine borç verilmediği beyan edilmiş ise de, ticari defterlerde banka havalesi ile ortağa 120.000 TL'lik ödeme yapıldığının, 90.000 TL'nin şirket devrinde kullanıldığının görüldüğü, faaliyet raporundaki iştiraklerin nominal tutarı ile ticari defter ve kayıtlar ve bilançodaki tutar arasında farklılık olduğu, raporda bağlı menkul kıymetler ile ilgili bilginin yer almadığı, ticari defterlerde ise 90.000 TL olarak yer aldığı, bunun dışındaki hususların bilançoya ve gelir tablosuna doğru yansıtıldığı, gündemin 4 nolu maddeleri yönünden ise davacının somutlaştırma yükümlülüğüne uygun davranmadığı, davalı yönetim kurulu tarafından davacının talebinin yerine getirilip getirilmediğinin davacı tarafından ortaya konmadığı, bilanço ve gelir tablolarının ise ticari defter ve kayıtlar ile uyumlu olduğu tespit ve beyan edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı itiraz ve beyan dilekçeleri sunulmuştur.TTK'nın \"iptal sebepleri\" başlıklı 445. maddesi uyarınca; aynı kanunun 446. maddesinde sayılan kişiler, genel kurulda alınan kararların kanun veya şirket esas sözleşmesine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesi ile kararların iptalini talep edebilirler. TTK'nın \"iptal davası açabilecek kişiler\" başlıklı 446. maddesinde ise, bu davayı açma hakkının kimlere ait olduğu düzenlenmiştir. TTK'nın 446/1-a bendine göre; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahipleri iptal davası açma hakkını kazanacaktır. Somut olayda; her ne kadar Mahkemece asıl ve birleşen davalara konu genel kurul toplantılarında alınan 6, 7 ve 8 nolu kararların iptali talebinin, usulüne uygun muhalefet şerhi bulunmadığından bahisle usulden reddine karar verilmiş ise de, asıl ve birleşen davalarda alınan kararların iptali talep edilen 21/05/2018 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanaklarının incelenmesi ile 6, 7 ve 8 nolu kararlarda davacı adına toplantıya katılan vekili tarafından olumsuz oy kullanıldığı ve tutanağın en altına, alınan kararların, kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu açıklaması ile kararlara muhalif kalındığına dair beyanın dercedildiği, söz konusu toplantı tutanaklarının Noter tarafından onaylandığı, Noter kaşesi ve imzasının davacı vekilinin beyanının altında yer aldığı, tutanakların bu hali ile, kararlarda olumsuz oy kullanma ve muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirtme şartlarının gerçekleştiği anlaşılmış olup Mahkemece, açıklanan kararlar yönünden esasa ilişkin olarak ileri sürülen iptal sebeplerinin incelenmesi gerekirken, talebin usulden reddine karar verilmiş olması isabetsiz olmuş, davacı vekilinin her üç dava yönünden ileri sürdüğü bu kısma yönelik istinaf sebepleri haklı bulunmuştur.6102 sayılı TTK'nın 514. maddesine göre; yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait, Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlayıp genel kurula sunmakla yükümlüdür. Faaliyet raporunun oylanması ve kabul edilmesi nedeniyle gündemin bu maddesinin finansal tablolarla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Dürüst resim başlıklı 515. maddesine göre; anonim şirketlerin finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin mal varlığını, borç ve  yükümlülüklerini,  öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılır. Kanun'un 516. maddesinin birinci fıkrasında yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun şirketin, o yıla ait faaliyetlerinin akışı ile her yönüyle finansal durumunu, doğru, eksiksiz, dolambaçsız, gerçeğe uygun ve dürüst bir şekilde yansıtacağı, bu raporda finansal durumun, finansal tablolara göre değerlendirileceği, raporda ayrıca, şirketin gelişmesine ve karşılaşması muhtemel risklere de açıkça işaret olunacağı ve bu konulara ilişkin yönetim kurulunun değerlendirmesinin de raporda yer alacağı açıklandıktan sonra ikinci fıkrasında, raporda yer alacak konular;  faaliyet yılının sona ermesinden sonra şirkette meydana gelen ve özel önem taşıyan olaylar, şirketin araştırma ve geliştirme çalışmaları, yönetim kurulu üyeleri ile üst düzey yöneticilere ödenen ücret, prim, ikramiye gibi mali menfaatler, ödenekler, yolculuk, konaklama ve temsil giderleri, ayni ve nakdî imkânlar, sigortalar ve benzeri teminatlar şeklinde sayılmıştır.Somut olaya dönüldüğünde; asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından, davalı şirketlerin 2016 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu faaliyet raporunun onaylanmasına dair kararların iptali sebebi olarak ileri sürülen hususların tamamının hükme dayanak alınan bilirkişi heyet raporunda incelenmediği, raporda, faaliyet raporlarının az yukarıda açıklanan TTK madde hükümleri ile yönetmelikte yer alan tüm başlıkları içerip içermediği ve asıl davada davalı şirketin 2016 yılında ... A.Ş. adında ayrı bir iştirakinin olup olmadığına ilişkin bir değerlendirmeye yer verilmediği, bilirkişi heyetinin kök raporunda iştiraklerin değerlerinin ticari defterler ile uyuşmadığı tespit edilmiş ve davalı şirketler vekilince rapora karşı sunulan beyan dilekçesinde de, faaliyet raporlarındaki iştirak değerlerinin nominal değer olduğu, oysa bilançoda iştiraklerin maliyet bedelinin gösterildiği, farklılığın buradan kaynaklandığı ifade edilmiş olmasına rağmen, ek raporda farklılığın açıklanan sebepten ileri gelip gelmediği ve öyle ise bu durumun mevzuata uygun olup olmadığına ilişkin bir inceleme yapılmadığı, raporda ayrıca, davacı tarafından genel kurul toplantısında sorulan sorulara yönetim kurulunca verilen cevapların ticari defter ve kayıtlar ile örtüşüp örtüşmediğinin tespit edilmediği, Mahkemece gerekçeli kararda, asıl davada 3 nolu genel kurul kararı yönünden, faaliyet raporu ile davalı şirketin ticari defter ve kayıtları arasında farklılıklar olduğu kabul edilmekle birilikte, özellikle iştiraklerin değerleri ile ilgili bir açıklama da yapılmaksızın, davalı şirketin gelir kaynağının ve mal varlığının devam ettiği, maksadını gerçekleştirmesine yönelmeyen konularda tanzim edilen bir hususun bulunmadığı, davacının iddiasını somutlaştırmadığı şeklinde anlaşılamayan bir gerekçe ile davacının iptal talebinin reddine karar verildiği, birleşen davalarda 3 nolu genel kurul kararları yönünden bilirkişi raporunda tespit edilen ve ticari defterlerle uyuşmayan hususlara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, her üç davada 4 nolu kararlar yönünden bilirkişi raporundaki tespitlerin tekrar edildiği, somut ve açıklayıcı bir gerekçenin bulunmadığı, bu şekilde eksik inceleme ve tespitler içeren bilirkişi raporuna dayanılarak verilen ve gerekçesi içerisinde çelişkiler barındıran kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.Buna göre Mahkemece; bilirkişi heyetinden her üç davada iptali talep edilen 6, 7 ve 8 nolu kararlar ile 3 ve 4 nolu kararlar yönünden davacının dayandığı ve yukarıda tespiti yapılan iptal sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediği, davalı şirketlerin savunmaları da irdelenmek suretiyle 2016 yılı yönetim kurulu faaliyet raporları ile bilanço ve kar-zarar hesaplarının yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine uygun şekilde düzenlenip düzenlenmedikleri yönünden rapor alınması, alınacak rapor ile tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde bir karar verilmesi gerektiğinden, her üç davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2021 tarih ve  2018/1015 Esas ve 2021/210 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen davalarda istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Asıl ve birleşen davalarda istinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"afe3917c1f800472","SID":"85e3f03ddacff7fc"}}