{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2025/426 Esas - 2025/429<br>\tT.C.<br>\tSAKARYA<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2025/426 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/429<br><br>HAKİM\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t:<br>DAVALI \t: <br><br>DAVA\t: Zayi Belgesi Verilmesi<br>DAVA TARİHİ\t: 20/06/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 26/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 26/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının Lehtarı olduğu, keşidecisi  Olan,  tarafından ciro edilen;  ait,  Seri Numaralı, 23/06/2025 Vade Tarihli, 50.000,00-TL Bedelli çekin uhdesinde iken kaybolduğunu, tüm bu nedenlerle; çek hakkında iptal kararı verilmesini, dava sonuna kadar davaya konu çekin ödenmemesi için ödeme yasağı kararı verilmesini ve ödeme yasağı kararı bildirir ilgili çekin yukarıda belirtilen şubeye müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; <br>Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818.maddesinin (1-s ) maddesi delaletiyle TTK nun 757 ve devamı madde hükümlerine göre açılan çekin zayi nedeniyle iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkememizce yapılan incelemede davacının dava dilekçesinin ekinde belirttiği adresinin İlçesi olduğu tespit edilmiş ayrıca çekin ödeme yeri olan muhatap bankanın olduğu mahkememizce tespit edilmiştir. <br>Dava niteliği itibariyle kıymetli evrak iptaline ilişkin çekişmesiz 6100 sayılı HMK'da düzenlenen çekişmesiz yargı işlerindendir. <br>Çekişmesiz yargı işleri başlıklı 382 madde \"(1) Çekişmesiz yargı, hukukun, mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten birine veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır: a) İlgililer arasında uyuşmazlık olmayan hâller. b) İlgililerin, ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı hâller. c) Hâkimin resen harekete geçtiği hâller.\" çekişmesiz yargı işinin ne olacağını genel olarak tanımlamış ve genel koşullarını ortaya koymuştur. <br>Kanun koyucu bu genel kriterler dışında özel olarak sayma yoluyla bazı taleplerin çekişmesiz yargı işi olduğunu kabul etmiştir. 382/e bendi, 6. Başlık altında; kıymetli evrak iptalinin çekişmesiz yargı işi olduğunu açıkça ve emredici şekilde düzenlemiştir. <br>Görevli mahkeme başlıklı 383. Maddesinde \"Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir.\"<br>Çekişmesiz yargı işlerinde yetki başlıklı 384. Maddesinde, \" (1) Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir.\" hükümlerini amirdir. <br>Görüldüğü üzere, kanun koyucu görev ve yetki hususunda genel kuralları koyduktan sonra özel düzenlemeler bakımından genel görev ve yetki kurallarının olaya uygulanmayacağını da kabul etmiştir. <br>6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun  uygulanacak hükümler başlıklı 818. Maddesi, \" (1) Poliçeye ait aşağıdaki hükümler çek hakkında da uygulanır:  s.bendi,  İptal hakkındaki 757 ilâ 763 üncü maddelerle 764 üncü maddenin birinci fıkrası.\" hükmünü amirdir. <br>Poliçenin iptaline ilişkin yetki ve görev hususu TTK'nın 757. Maddesinde, \" (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.\" şeklinde düzenlendiği gibi, kanun 4 ve 5. Maddelerinde de görev hususu ayrıca düzenlemeye kavuşturulmuştur. <br>Yargılama konusuna ilişkin benzer davalarda Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesinin yerleşik içtihatları da, yetkinin ödeme yeri olduğuna yönelik ve görevli mahkemenin de Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna yöneliktir. <br>Detayı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2017/1596 E., 2017/1608 K., sayılı ilamıyla da vurgulandığı üzere, \"Dava tarihinden önce 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 818/I-s. maddesi, poliçenin iptale ilişkin 757 ilâ 763. madde hükümlerinin çek yönünden de uygulanacağı yönünde düzenleme sevk etmiş olup, aynı Kanunun 757/I. maddesi ve 30.06.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngören 6335 sayılı Kanun gereğince kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali isteminde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu düzenlenmiştir.  Aynı Kanunun 757/1. maddesinde iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişinin, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebileceği, 759/1. maddesinde ise poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesi istenebileceği hususu düzenlenmiştir. Somut olayda; çekin ödeme yeri, muhatap bankanın bulunduğu 'dır. Bu durumda uyuşmazlığın çözüm yeri Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.\" kıymetli evrağın zayi sebebiyle iptali davalarında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleri olup, yetkili mahkeme ise ödeme yeri mahkemesidir. <br>Talep eden ilgilinin dilekçesi incelendiğinde dava tarihinde yerleşim yerinin Koçarlı/Aydın olduğu, çekin ödeme yeri ise Ümraniye/İstanbul olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir. <br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/4652 E., 2013/7174 K. Sayılı ilamıyla kıymetli evrağın zayi olması sebebiyle iptali istemli davalarda yetkinin kamu düzenine ilişkin olduğu kabul edilmiştir.  \"Ancak dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 669. maddesinde, rızası olmaksızın poliçe elinden çıkan kimsenin ödeme yerindeki mahkemeden muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebileceği hükmüne yer verilmiştir. Adı geçen maddede göreve ilişkin özel düzenleme bulunmasına göre çek iptali davalarında yetkili mahkeme, ödeme yeri olan muhatap bankanın bulunduğu yer mahkemesidir. Kamu düzenine ilişkin bu yetki kuralının mahkemece re’sen nazara alınması gerekir.\"<br>Ayrıca konuya ilişkin Yargıtay yerleşik içtihatları gereği kıymetli evrağın iptali davalarında yetki şartı kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden araştırılıp dikkate alınması gerekmektedir. <br>Dava şartlarının neler olduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114. Maddesinde sayılmış, bunlardan birisi de yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması hususudur.  Detayları Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında ve Yargıtay yerleşik içtihatların da vurgulandığı üzere, huzurdaki dava bakımından yetki koşulu bir dava şartı niteliğinde olup, mahkemece re'sen araştırılması gerekmektedir.<br>Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.<br>Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.<br>Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar başlıklı; HMK 138. Maddesinde- (1) Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Mahkememizce de usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak dosya üzerinde inceleme yaparak karar tesis etmiştir. <br>Hukuk Muhakemeleri Kanunumuza egemen ilkelerden bir tanesi de usul ekonomisi ilkesidir. Bu ilkeden amaç yargılamanın mümkün olduğunca az giderlerle ve mümkün olan kısa sürede sona erdirilmesidir. Bundan mahkememizce dava şartı eksikliğinden dolayı dosyayı ele alarak hüküm tesis etmiştir. <br>HMK 20 maddesinde yetkisizlik ve görevsizlik kararı üzerine yapılacak işlemler düzenlenmiş olup, buna göre yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine tarafların başvurusu üzerine doya yetkili mahkemeye gönderilecektir. Aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Ayrıca, Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri başlıklı HMK 331. Maddesinde,  \"(2) Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.\" hükmü gereğince mahkememizce yargılama giderleri konusunda yetkili mahkemesince karar verilmesi şeklinde hüküm tesis edilmiştir. <br>Yukarıdaki açıklamalar ışığında mahkememizin kesin yetkinin söz konusu huzurdaki talep bakımından davaya bakmaya yetkisizdir.  Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 07.07.2021 tarih ve 608 Karar numaralı kararına göre Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Aydın ili mülki sınırlarını kapsadığı, yetkili ve görevli mahkemenin Aydın Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu  göz önüne alınarak davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>1-Kesin yetki koşulu eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, yetkili ve görevli mahkemenin Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine,<br>2-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince talep edenin, kararın kesinleştiği tarihten başlamak üzere iki hafta içerisinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesinin dilekçe ile talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili ve görevli  Aydın Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince gönderme işlemi sırasında gönderme masraflarının ve gönderilen mahkemenin tebliğ giderlerinin varsa avanstan karşılanmasına, artan kısmın da dosya ile birlikte gönderilmesine, avans bu masrafları karşılamıyorsa gönderme isteğinde bulunandan alınmasına, <br>4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince yargılama harç ve giderlerinin yetkili görevli mahkemede hüküm altına alınmasına,  <br>Dair, davacı taraf yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen kararın davacıya tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.  26/06/2025<br><br>Katip <br> <br> <br>Hakim <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd4cb982a6ed79f1","SID":"018ffaf34aa3517d"}}