{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/662 <br>KARAR NO\t: 2025/382<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 24/11/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2020/268 Esas,  2022/706 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>DAVA; <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/03/2013 tarihinde ...-Bayburt istikametinde ...’in kullanmış olduğu ... plakalı araç ile seyir halindeyken karşı istikametten gelen ... Madencilik adına kayıtlı olan ...’un kullanmış olduğu ... plakalı TIR ile ... Çimento Fabrikası Ham Madde girişinde çarpıştıkları, bu trafik kazası sonucunda müvekkilinin annesi ... vefat ettiğini, müvekkili ise yaralandığını, Erzurum .. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2013 tarih 2013/... Karar sayılı kararı ile ... plaka sayılı TIR sürücüsü ...’un asli kusurlu olduğu tespit edildiğini ve karar Yargıtay’ca onanarak kesinleştiğini, ... plaka sayılı TIR ... poliçe numarası ile ... Türk Sigorta Şirketi’nden Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta kapsamında sigortalı olup sigorta şirketine yaptıkları başvurunun reddedildiğini, söz konusu uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuğa müracaat ettiklerini ancak anlaşma sağlanamadığını, merhume ...’in vefat etmesinde ve müvekkilinin kaza geçirip yaralanmasında kusuru bulunan davalı ..., araç sahibi ... Maden İşletmeciliği Nakl. Taah. Tur. Mad. Tic. Ltd. Şti.’dan ve davalı sigorta şirketinden (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) 1.000,00 TL maddi; davalı ..., araç sahibi ... Maden İşletmeciliği Nakl. Taah. Tur. Mad. Tic. Ltd. Şti.’dan 100.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; olaya ilişkin tarafınca hiçbir kast mevcut olmadığını, alınan kusur raporunda %50 kusurun belirlendiği, davacı tarafın annesinin ölüm sebebinin kaza sebebiyle ortaya çıkan illiyet bağı neticesinde mi yoksa yaşı gereği mevcut hastalıkları yüzünden mi hastanede gerçekleştiği hususunun tarafınca önem arz ettiğini, davacı tarafın sigortaya yapılan başvuru maktulün yaş haddi vurgulanarak reddedildiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini savunmuştur. <br>Davalı ... Mad. İşl. Nak. Taah. Tur. Mad. Tic. Ltd. Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu istemler yasa hükmü gereği zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın öncelikle bu nedenden dolayı reddini talep ettiğini, haksız, dayanaksız davanın reddini savunmuştur. <br>Davalı ... Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>YEREL MAHKEME KARARI; <br>Mahkemece, \"... Davacı dava dilekçesinde kaza sonucu oluşan maluliyeti nedeniyle de maddi tazminat talep etmişse de aşamalardaki beyanlarında bu talebinden vazgeçtiği görülmüş, destekten yoksun kalma tazminatı talebi bakımından davacının erkek çocukları yönünden destekten yararlanma sınırı olarak kabul edilen azami yaş haddini aşmış olması, kaza tarihinde evli ve 4 çocuklu olması, içtihat ve öğretide kabul edilen istisnai durumlardan hiç birisinin bulunmaması (sürekli bakıma muhtaçlık, malullük vs) gibi unsurlar göz önüne alındığında destekten yoksun kalma zararının bulunmadığı kanaatine varılmış maddi tazminat talebi yönünden davacının davasının reddine; davacının manevi tazminat talebi yönünden, kazanın meydana geldiği tarihteki yaşı, meydana gelen kazada %25 oranında kusurlu olması, müteveffanın kaza tarihindeki yaşı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının müteveffanın ölümü nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ile davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen  kabulü ile 15.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Maden İşletmeciliği Nakliyat Taahhüt Turizm Madencilik Ticaret Limited Şirketinden kaza tarihi olan 09/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.<br>\"  gerekçesiyle \"Davacının maddi tazminat davasının reddine, Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 15.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Maden İşletmeciliği Nakliyat Taahhüt Turizm Madencilik Ticaret Limited Şirketinden kaza tarihi olan 09/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,\" şeklinde  karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin annesinin yaşının yüksek olmasının ölümünün manevi olarak müvekkilini etkilemeyeceği anlamına gelmeyeceğini, müvekkilini annesinin büyüttüğünü, başkaca akrabası olmadığından bu ölümden fazlasıyla etkilendiğini, müvekkilinin dava konusu olaydan psikolojik olarak fazlasıyla etkilendiğini, mahkemece müvekkilinin de kazaya maruz kalması sebebiyle bu olaydan daha fazla etkileneceği hususunun göz ardı edildiğini, müvekkilinin boşanma aşamasında olduğunu, bu nedenle tayinle başka şehirde çocuklarından uzak annesiyle yaşadığını, müvekkilinin kaza nedeniyle en büyük destekçisinden mahrum kaldığını, her ne kadar müvekkilinin evli ve yaşları büyük 4 çocuğunun bulunması sebebiyle desteğe ihtiyacı olmadığı iddia edilmiş ise de; fiili durumun bu şekilde olmadığını, müvekkilinin olay sırasında boşanma aşamasında olduğunu, kaza sonrasında da boşandığını, müvekkilinin eski eşi ve çocuklarının müvekkilinin görev yeri olan ... iline gitmediklerini, Yozgat'ta yaşadıklarını, müvekkilinin ... ilindeki ev işlerinde annesinin kendisine yardım ettiğini, annesinin yaşaması halinde müvekkiline destek olmaya devam edeceğini, bu nedenle müvekkilinin annesinin müvekkiline destek verdiğinin kabulü gerektiğini, olay sırasında ve sonrasında yanında olmayan eşi ve çocukları gerekçe gösterilerek destek olmadığı iddiasının hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen yaralama ve ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde ...’in kullanmış olduğu araç ile seyir halindeyken karşı istikametten gelen ... Madencilik adına kayıtlı olan ...’un kullanmış olduğu TIR ile ... Çimento Fabrikası Ham Madde girişinde çarpıştıklarını, bu trafik kazası sonucunda müvekkilinin annesi ... vefat ettiğini, müvekkilinin ise yaralandığını, iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep ettiği, davalılar vekillerinin cevap dilekçelerinde ayrı ayrı davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; Davacının sürekli bakıma muhtaç olduğunu ispat edememesine, davacının malul olduğu yönünde de herhangi bir iddiasının da bulunmamasına,  bu haliyle davacının müteveffa annesinin kendisine sürekli destek olduğunu ispat  edememesi sebebiyle destekten yoksun kalma zararının bulunmamasına göre; davacı vekilinin aşağıda belirtilenler dışındaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Dairemizce müterafik kusur yönünden re'sen yapılan değerlendirmede;<br>a-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun \"tazminatın belirlenmesi\" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; \"tazminatın indirilmesi\" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması ve buna göre, zarar görenin zarara katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.<br>Haksız fiile dayanan tazminat istemlerinde; haksız fiilin unsurlarından olan zarara ilişkin tüm tespitlerin doğru biçimde yapılması ile zarara etki eden tüm hususların dikkate alınması gerekir. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler gereği, tazminatı belirleme konusunda tek yetkili olan mahkemece, zararı doğuran ya da ağırlaştıran durumların (müterafik kusurun) re'sen dikkate alınması zorunlu olduğundan, bu hususta bir itiraz olup olmadığına bakılmaksızın gerekli incelemelerin yapılması şarttır. (Yargıtay 4. HD 2022/7305 E. 2023/7108 K.  Yargıtay 4. HD 2022/2535E. 2023/798 K. Yargıtay 4. HD  2021/5622 E. 2021/7246 K. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/7818 E. 2019/393 K. T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/9251 E. 2018/3894 K. Yargıtay 17.H.D. 2019/2168 E. 2020/4627 K.)<br>Yargıtay kararlarına göre müterafik kusur emniyet kemeri takılmaması, araçta yolcu olarak  bulunan kişinin sürücünün alkollü yada ehliyetsiz olduğunu bilerek araca binmesi, motosiklet sürücü ve yolcusunun kask takmamış olması, istiap haddinin aşılması, yolcu taşımaya müsait olmayan traktörde yolculuk yapması gibi zararı arttıran davranışlardır. Yani Müterafik kusur kazanın meydana gelmesinde etkili olan kusur değil, zararın artmasında etkili kusurdur. Ancak maluliyet ile arasındaki illiyet bağının tespiti gerekir. Örneğin; motosiklette yolcu olan kişinin ayağındaki kırık nedeniyle maluliyeti oluşmuşsa kask takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması doğru değildir. Bazı hallerde emniyet  kemeri takılmaması nedeniyle zararın arttığı iddiası varsa kazanın meydana geliş şekline göre Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alırken emniyet kemeri takıp takmamasının yaralanmasına etkili olup olmadığının değerlendirilmesi istenmelidir. Müterafik kusurun Yargıtay tarafından taraflar ileri sürmese de resen araştırılması ve  tartışılması gerektiği kabul edilmekte ve %20 oranında indirim uygulanmaktadır.<br>Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.<br>Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Dosya içerisinde bulunan ceza mahkemesi kararının içeriğine göre müteveffanın yapılan otopsisinde araç içi trafik kazasına bağlı genel beden travması sonucu kafatası, pelvis ve etraf kemik kırıkları ile beraber beyin kanaması sonucu vefat ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece davalı tarafça defi olarak ileri sürülmese dahi yukarıda emsal olarak belirtilen Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere müteveffanın gerekli koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığı müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve zararın artmasında müterafik kusurunun etkisi olup olmadığı hususunda re'sen değerlendirme yapması gerekirken aksine hareketle gerekçede müterafik kusur konusunda olumlu ya da olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu itibarla olayın oluş şeklide de nazara alınarak müterafik kusur indiriminin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.<br>Dairimizce müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmayacağı hususu yönünden yargılamanın uzamaması açısından re'sen yapılan değerlendirmede; olay sonrası ilgili kolluk birimleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında müteveffa ...'in emniyet kemeri takılı olduğunun tespit edilemedi olarak belirtilmiş ve soruşturma aşamasında yapılan otopside de kafa travması ve vücut travmasına bağlı ölüm gerçekleştiğinin belirtildiği dikkate alınarak müteveffa ...'in olayda davacıya ait araçta ön koltukta seyahat halinde iken emniyet kemeri takmaması sebebiyle ve çift taraflı trafik kazasında müteveffanın başını ve vücudunu araç içerisinde bulunan sert sicimlere çarpması sonucu müteveffanın ölümün de kafa travmasına ve vücut travmasına bağlı olarak gerçekleşmesi sebebiyle müteveffanın olayda müterafik kusuru bulunduğu kanaatine varılmıştır. <br>Bu kapsamda davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik yaptığı istinaf sebeplerinin incelenmesinde; <br>Davacının tazminat istemi BK 56. maddeye dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. <br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>Somut olayda; davalı sürücü ...'un % 75 oranında kusurlu olması neticesinde ... vefat etmiştir. Olayın oluş şekli, kazadaki kusur durumu, zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın tarihindeki paranın alım gücü manevi tazminatın belirlenmesinde en önemli etkenlerdir. Ancak, manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Tüm bu kriterler bir arada değerlendirildiğinde; hükmedilen manevi tazminat miktarlarının; müteveffa ...'nün olay anında emniyet kemeri takmaması ve olay anında başını ve vücudunu araç içerisinde bulunan sert sicimlere çarpması sonucu ölümün de kafa travmasına ve vücut travmasına bağlı olarak gerçekleşmesi sebebiyle müteveffanın müterafik kusuru da dikkate alınarak, takdir edilecek manevi tazminat miktarının da müterafik kusur durumuna göre takdir edilmesi gerektiği, bu kapsamda yapılan değerlendirme olay tarihi ve olay tarihindeki ülkenin ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü ile, davacının müteveffaya yakınlık derecesi, davacının hayatı boyunca elim bir kaza sonucu kaybettiği annesinin acısını, yaşayacağı gözetildiğinde, müteveffanın müterafik kusuru dikkate alındığında dahi davacı lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğu anlaşılmaktadır. <br>b-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 332. maddesi uyarınca yargılama giderlerine, bu kapsamda harca ilişkin hususlarda Mahkemece re'sen karar verilir. Karar ilam harcı harçtan muaf olmamak koşulu ile davayı kaybeden tarafa yükletilmesi gereken bir harç türü olup, diğer yargılama giderlerine katılarak kabul/redde göre oranlanamaz. Harç konusu kamu düzenine ilişkin olup yargı mercilerince res'en dikkate alınır.( yargıtay 3. HD 2024/1566 E. 2024/1654 K.)<br>Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince hüküm kısmının 7 nolu bendinde \"Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvurma harcı, 344,97-TL peşin harç, 500,80-TL posta, e-tebligat, gideri, bilirkişi ücreti 600,00-TL ve 736,80-TL adli tıp fatura bedeli olmak üzere toplam 2.236,97-TL'nin davanın kabul red oranları nazara alınarak 332,22-TL'sinin davalılar ... ve ... Maden İşletmeciliği Nakliyat Taahhüt Turizm Madencilik Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına\" karar verilmişitir. Yukarıda belirtildiği üzere  harçlar kabul/redde göre oranlanamaz. Bu sebeple mahkemece başvuru ve peşin harcın oranlanmadan tamamının tahsili yönünde karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. <br>c-Mahkemece her ne kadar hüküm kısmında faiz başlangıcı olarak kaza tarihi 09.03.2013 olarak belirtilmiş ise de kaza tespit tutanağına göre olay tarihi 09.02.2013 olup bu husus açıkça istinaf sebebi yapılmamakla dairemizce eleştirilmekle yetinilmiştir. <br>Ne var ki bu a ve b bendinde belirtilen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden  HMK'nın 353/1-b.2. 355. Maddeleri gereğince İlk Derece  Mahkeme kararının kaldırılmasına,  yeniden karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>Bu sebeple, olayın özellikleri ile yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alınarak davacı lehine hükmedilen toplam 15.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın çok düşük kaldığı anlaşılmakla, takdiren tüm bu verilere göre davacı için 70.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış, bu itibarla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, Dairemizce ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 Sayılı HMK 'nın 352/1-b-2 maddesi uyarınca  esasa ilişkin yeniden aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>I-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜ  ile yerel mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,  sair istinaf itirazlarının reddine, <br>II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"1-Davacının maddi tazminat davasının reddine, <br>2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 70.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Maden İşletmeciliği Nakliyat Taahhüt Turizm Madencilik Ticaret Limited Şirketinden 09/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,<br>3-Harçlar kanunu uyarınca;<br>a-) Maddi tazminat yönünden; Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL tutarında karar ve ilam harcının dava açılırken peşin yatırılan 344,97-TL harçtan mahsubu ile bakiye  264,27-TL davacıya iadesine, <br>b-) Manevi tazminat yönünden; Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 4.781,70 ‬TL tutarında karar ve ilam harcının davalılar ... ve ... Maden İşletmeciliği Nakliyat Taahhüt Turizm Madencilik Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-Maddi tazminat yönünden; Davalılar ... Türk Sigorta Şirketi ve ... Maden İşletmeciliği Nakliyat Taahhüt Turizm Madencilik Ticaret Limited Şirketi kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalılara verilmesine,<br>5-Manevi tazminat yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Maden İşletmeciliği Nakliyat Taahhüt Turizm Madencilik Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Manevi tazminat yönünden; Davalı ... Maden İşletmeciliği Nakliyat Taahhüt Turizm Madencilik Ticaret Limited Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine, <br>7-Davacı tarafından yapılan 500,80 TL posta, e-tebligat, gideri, bilirkişi ücreti 600,00-TL ve 736,80-TL adli tıp fatura bedeli olmak üzere toplam 1.837,60 TL'nin davanın kabul red oranları nazara alınarak 1.286,32 TL yargılama gideri 54,40 TL başvurma harcı ve 344,97 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.685,69 TL'nin davalılar ... ve ... Maden İşletmeciliği Nakliyat Taahhüt Turizm Madencilik Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, <br>8-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde mahal mahkemesince davacıya iadesine, <br>9-Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 1.320,00-TL'nin davanın kabul ve ret oranları nazara alındığında 924,00 TL'sinin davalılar ... ve ... Maden İşletmeciliği Nakliyat Taahhüt Turizm Madencilik Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen, geri kalan 396,00 TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,\" şeklinde HÜKÜM TESİSİNE;<br>III-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,<br>IV-Davacı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 492,00-TL Başvuru harcı ile 411,00-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 903,00-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>VI-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 10.03.2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.<br>                                                                                                      MUHALEFET ŞERHİ<br>Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/3 maddesinde; \"Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır.\" denilmekte olup, Dairemizce ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm kaldırılarak yeniden hüküm tesisi nedeniyle istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdiri gerektiği kanaatinde olduğumdan, hükmün 6 nolu bendinde vekalet ücreti yönünden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin  2024/1618 Esas 2024/1903 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/289 Esas 2024/3925 Karar sayılı ilamları da aynı yöndedir.                                                                                                         </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac991294a0cf8942","SID":"432ef4f819adc6aa"}}