{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/18 Esas<br>KARAR NO:2025/693<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:13/10/2022<br>NUMARASI:2019/398 E. - 2022/165 K.<br>DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ... A.Ş.’nin tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, 18/03/2017 tarihinde ... numarasıyla endüstriyel tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, bu başvuru kapsamında yer alan 15.1 numaralı tasarımın davalı ... tarafından taklit edilerek üretildiğini ve satıldığını, davalı ürünlerinin “...” internet adresinde satışta olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline ait orijinal ürün ile davalıdan temin edilen ürünün karşılaştırmalı olarak Bakırköy 1. FSHHM’nin 2019/459 D.İş sayılı dosyasına sunulduğu ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, bilirkişi raporunda, davalının ürünü ile müvekkilin 15.1 numaralı tescilli tasarımı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim açısından ayırt edicilik derecesinde farklılık bulunmadığı, davalının taklit ürün ürettiği kanaatine varıldığını, müvekkilin tasarım hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin üretim ve satışının durdurulması, görüldükleri yerlerde toplatılması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tasarım hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesini, belirsiz alacak davası kapsamında tazminat miktarının tam ve kesin olarak belirlendiğinde artırılmak üzere, şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın, 20.000 TL manevi tazminatın, 07.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, davalı aleyhine verilecek kararın, masrafları davalıya ait olmak üzere, tirajı yüksek gazetelerde ilan yoluyla kamuya duyurulmasını talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; müvekkili ...’nin Türkiye'de ve dünya genelinde tanınmış, saygın ve yüksek ticari itibara sahip bir marka olduğunu, iddiaların asılsız ve haksız olduğunu, davacının tescil ettirmiş olduğu ... numaralı tasarımın özgünlük ve yenilik unsuru taşımadığını, bu tasarımın 18.03.2017 tarihinden önce Türkiye'de ve dünyada bilinen bir tasarım olduğunu, davacı tasarımının “etnik şal deseni” içerdiğini ve bu desenin başka firmalarca uzun süredir kullanıldığını, ayırt edicilik vasfını taşımadığını, piyasada benzer modellerin yaygın olduğunu ve bu durumu gösteren görsellerin dosyaya sunulduğunu, mahkemece 06/12/2019 tarihinde davalı dinlenmeden ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ancak davacının teminat yatırmaması nedeniyle bu kararın daha sonra kaldırıldığını, ihtiyati tedbir kararının, 415 mağazada arama ve toplama işlemlerine neden olduğu, müvekkil açısından itibar kaybına yol açtığını, davacının ürünlerin hangi mağazada bulunduğuna dair somut bilgi vermeden tedbir talep etmesinin kötü niyetli bir davranış olduğunu, davacının bilirkişi raporuna dayanarak tasarım hakkına tecavüz olduğunu ileri sürdüğünü, ancak tasarımın korunabilirliği ve ihlali hususuna son tahlilde mahkemenin karar vereceğini, davacı tasarımına benzeyen ürünlerin başka firmalar tarafından da üretildiğini ve meşhur ve maruf modeller olduğunu, davacının talebinde hangi seçimlik hakkını kullandığını belirtmediğini, bu konuda muhtıra gönderilerek kesin süre verilmesini, tasarım hakkına tecavüz iddiasının, ihtiyati tedbir talebinin, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine ve karşı dava olarak, ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin  13/10/2022 tarihli  2019/398 E.  2022/165 K. sayılı kararı ile; Mahkemece; \"1-ASIL DAVA YÖNÜNDEN: Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı tarafından davacı adına tescilli .../15 numaralı tasarıma yönelik tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, <br>2-MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN: Davanın kabulü ile 280.875,00 TL Maddi tazminatın tespiti tarihi olan 07/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3-MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN:Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 10.000 TL Manevi tazminatın tespit tarihi olan 07/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Hükmün ülke çapında yayın yapan trajı yüksek gazetelerden birinde İLANINA,\"karar verilmiştir.Karşı dava yönünden: DAVANIN REDDİNE, <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı/Karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı/karşı davlı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların toptan üretim yapan firma olduğunu, cirolarının oldukça yüksek olduğunu ve Türkiye çapında satış yaptıklarını,  şirketin haksız fiiline karşı bu kadar düşük bir manevi tazminat miktarına hükmetmenin hakkaniyetsiz olduğunu, tecavüze uğrayan müvekkili lehine 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve caydırıcılığının bulunmadığını, tecavüz gerçekleşmesi ile müvekkilin hedeflediği satışa ulaşamadığını ve bazı siparişleri iptal edildiğini ve de cirosu düştüğünü, sonucu müvekkilinin ticari sıkıntılar yaşadığını, müvekkiline ait özgün tasarımının haksız bir şekilde tüm ülkeye yayıldığını, müvekkili hem ticari hem de manevi açıdan yıprattığını, karşı tarafında toptancı olduğu için ürünün yapılması zor olmadığını, müvekkilinin kazanılan davanın hüküm sonuçlarını ortadan kaldıracak derecede karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin bir anlamda yargılamayı anlamsız kıldığını, müvekkilin mahkemeye erişim hakkını kısıtladığını, davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle 10.000 TL de manevi tazminatın reddedilen kısmına yönelik olarak müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini beyan ederek, istinaf istemi doğrultusunda kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.Davalı/Karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı/karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığını isabetli bir şekilde değerlendirilmeden karar verildiğini, hatalı bilirkişi kök ve ek raporu kapsamında verilen kararın hatalı olduğunu, davacının tasarımının “...” ve “...” şartlarını taşımadığını, TÜRKPATENT’in incelemesiz sistem gereği yalnızca formal şartlara bakarak tescil yaptığını, bu nedenle tescilin mutlak hak olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının ... numaralı tasarımının, başkaca firmalarca daha önceden tasarlandığı, üretildiği ve piyasaya sunulduğunu, kamuya mal olmuş bir tasarım olduğunu, tesettür ... sektöründe, davacının tasarımına benzer modellerin yaygın olarak farklı firmalarca üretildiğini, İspanyol kol ve etnik desenlerin giyim sektöründe sıklıkla kullanıldığını, davacının bu unsurları tescille tekeline almasının mümkün olmadığını  davacının tasarımıyla piyasadaki diğer modeller arasında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edici bir fark bulunmadığını , dava konusu tasarım  sadece ... için tescilli olsa da, pratikte tunik, pardösü, eşofman gibi diğer ürünlerde de kullanılabileceğini, tasarımın farklı ürünlerde uygulanmasının onu yeni kılmayacağını yalnızca ... üzerinden değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, yalnızca ... ürününe özgü bir değerlendirme ile verilen kararın tasarım korumasının kapsamı bakımından yetersiz olduğunu , davacı tüzel kişiliğe sahip olduğundan, şirketler lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığından bu taleple ilgili kararın hukuka aykırı olduğunu , davacı tarafından tescile dayalı ihlale ilişkin herhangi bir zarar ya da ün kaybı ispat edilmediğini , bilirkişilerin davalı ürün satış adetlerini davacının kârlılığıyla çarparak yaptığı hesaplamanın hukuka ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu , davacının üretim kapasitesi ve ihlal dönemindeki gerçek satış potansiyeli dikkate alınmadan varsayımsal hesaplamalar yapıldığını davacının yalnızca 49 adet satış yaptığı belirtilmiş, bu kadar sınırlı üretim ile yüksek tazminat talep edilmesinin muvazaa ve kötü niyet olduğunu, davacının, piyasada uzun süredir farklı firmalarca kullanılan, özgünlük ve yenilik taşımayan bir modeli incelemesiz tescil sistemiyle haksız şekilde kendi lehine tescil ettirerek ...’nin piyasadaki yaygın kullanımından haksız menfaat sağlamak amacı taşıdığını ve  kötü niyetli olduğunu ,raporlarda sadece yaka, manşet, kol deseni ve göğüs kısmı gibi alanlara odaklanılarak genel tasarım algısının dışlandığını, tesettür ... gibi ürünlerin tasarımında farklılaşma olanaklarının sınırlı olduğunu, bu nedenle her benzerliğin ihlal anlamına gelmeyeceğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması, asıl davanın  reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini  talep etmiştir. Davacı/davalı  vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı/ karşı davacı tarafından müvekkil adına tescilli tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz olmadığı yönünde somut herhangi bir delile dayanılmaksızın soyut iddialarla tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğini taşımadığı şeklindeki afaki istinaf istemlerinin reddi gerektiğini, davalı/ karşı davacının hukuka aykırı istinaf isteminin reddi ile tarafına istinaf istemleri doğrultusunda Yerel Mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı/davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından yapılmış olan istinaf başvurusunun reddine,  istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesinin yasaya ve usule aykırı olarak verdiği asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat yönünden davanın kabulüne, maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne ve karşı dava yönünden davanın reddi kararlarının  kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda asıl dava ve maddi/manevi tazminat davası yönünden davanın reddine, karşı dava yönünden davanın kabulüne,  karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Asıl dava,Endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün, tespit, durdurulması, önlenmesi,  maddi manevi tazminat istemine,  karşı dava ise asıl dava konusu endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkiline ait, 18.03.2017 tarihinde ... numarasıyla endüstriyel tasarım tescil başvurusunda bulunduğu 15 numaralı tasarımın taklitlerinin davalı tarafından \"...\" markasıyla üretilip satıldığını, tasarım  hakkına tecavüzün tespit edilerek durdurulması ve önlenmesi, 1.000 TL maddi tazminatın 07.10.2019 tarihinden itibaren ticari faiziyle, 20.000 TL manevi tazminatın aynı tarihten itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini  talep etmiştir.Davacı vekili 18.04.2022 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 280.875,00 TL olarak artırmış,  07.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davacının kötü niyetli şekilde tescil ettirdiği ve özgünlük ile yenilik unsuru taşımayan tasarımına yönelik herhangi bir ihlal olmadığını,  tasarımın ayırt edicilik ve yenilik unsuru taşımadığını,  Türkiye ve dünyada daha önce kullanıldığını beyanla  tasarım hakkına tecavüz davasının reddini, karşı dava olarak  ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin  2019/4459 D. İş Sayılı dosyasından  alınan 30/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya ait ... numaralı tasarımın 18/03/2017 tarihinde tescil başvurusunun yapıldığı ve tescil edildiği, davalı firmanın inceleme yapılan adresinde, davacı tasarımına benzer 3 adet ürün tespit edildiği, davalı firmanın satışta olan ürününün  4 parçadan oluşmakta olup, davacı yalnızca üst model için tescil hakkına sahip olduğundan, karşılaştırma sadece üst model üzerinden yapıldığında, davalı ürünü ile davacı tasarımının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim açısından ayırt edicilik farkı taşımadığı, davalının, davacı tasarımını taklit yoluyla ürettiği ve piyasaya sunduğu,  internet sitesinde dava konusu modelin halen satışta olduğu dosyaya sunulan faturada, dava konusu ... modelinin takım halinde 92,58 TL fiyatla satın alındığı, inceleme sırasında ürün etiketlerinde 111,00 TL indirimli taksitli fiyat ve 99,99 TL indirimli peşin fiyatın yer aldığı tespit edilmiştir. 30/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın tescilli tasarımı ile davalının ürünleri karşılaştırılmış ve bilgilenmiş kullanıcı üzerinde genel izlenim açısından belirgin farklılık taşımadığı, dolayısıyla benzer olarak algılandıkları, davalı taraf, üretim ve satış miktarını açıklamaktan kaçındığı için satış miktarının  tam olarak tespit edilemediği, davalı gibi büyük ölçekli bir işletmenin seri üretim yapacağı, asgari 2.500 adet ürün üretebileceği davacının yoksun kaldığı kazancın 2.500 adet ürün üzerinden 280.875,00 TL olarak  hesaplandığı, karşı dava yönünden: Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan ve resen yapılan araştırmalar sonucunda tespit edilen ürün görselleri incelenmiş, Hükümsüzlüğü talep edilen Davacı/Karşı Davalı tarafa ait ... numaralı Tasarım tescili ile yapısal benzerlik gösteren ürünlerin ... /...-...- ... (Resim 5) ve .../ ...-...- 1958-01-siyah- -... (Resim 6) da yer alan web sitelerinde olduğu görüldüğü, yapılan incelemede Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan bu web sitelerinde yer alan ürünlerin davacı / karşı davalı tarafa ait ... - 15 numaralı Tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 18.03.2017 tarihinden önce kamuya sunulduğunu gösteren denetlenebilir bir tarihe ulaşılamadığı,... - 15 numaralı tasarımın tescil başvuru tarihi olan 18/03/2017 itibarıyla yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını taşıdığı belirtilmiştir. 05/04/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda; Önceki rapordaki tespitler doğrulanarak, davacı tasarımı ile davalı ürünlerinin genel izlenim açısından belirgin bir farklılık taşımadığı ve benzer olarak algılandığı, davacının 2018 yılında 1.579 adet,2019 yılında 446 adet , satış yaptığı,davalının satışlarının etkisiyle davacının 2.500 adet daha satış yapabileceği bu  nedenle ilk bilirkişi raporundaki hesaplamayı değiştirecek bir durum bulunmadığı , karşı dava yönünden:... - 15 numaralı tasarımın, başvuru tarihi itibarıyla yenilik ve ayırt edici nitelik taşıdığı belirtilmiştir. bir kez daha teyit edilmiştir.Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan uzman görüşünün sonuç bölümünde özetle ;  Davacıya ait ...- 15 nolu tasarımın,yeni olmadığı, türk tasarım hukukunda mutlak yeniliğin arandığı, davacı ... başvuru ve tescil tarihinden daha önce tasarıma ilişkin başka görsellerin mevcut olduğu, bilirkişi incelemesinde bunların  tarihlerinin görülmediği,  bilirkişilerin yenilik araştırmasında sadece ... ürünlerine bakmasının yine tasarım hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğu, tasarımın iki boyutlu olduğu dikkate alındığında yenilik incelemesinin benzer eğik çizgilerin elbise, giyim ve diğer iki boyutlu tasarımlar da dikkate alınarak yapılması gerektiği, davacıya ait tasarımın ayırt edici de olmadığı, çok sayıda elbise ve diğer iki boyutlu eşyada kullanıldığı, bu yönüyle onlarca yıl kullanılan bir tasarımın sadece yine iki boyutlu olan ... ürününe tatbikinin onu ayırt edici kılmadığı, tasarımın harcı alem bir tasarım olduğu,  bilirkişiler tarafından yapılan tazminat hesabına da katılamadığını, tazminat hesabının  davalının eylemi ile illiyet bağını kurmadan yapıldığı, davalının organizasyonu, satış ağı ve yönetimi gibi hususların hiç dikkate alınmadan yapıldığı, bu sebeple bu tür bir hesaplamanın yanlış olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.SMK 79.maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ilişkin karar geçmişe etkili olup, tasarıma sağlanan koruma hiç doğmamış sayıldığından uyuşmazlığın çözümü için öncelikle karşı  dava konusu asıl davacıya ait  tasarımın  hükümsüzlüğü talebinin incelenmesi gerekmektedir.SMK 56/1 maddesine göre, tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur Bu şartları taşımayan bir tasarımın hükümsüzlüğü talep edilebilir.  Hükümsüzlük halleri yasanın 77.maddesi ile düzenlenmiştir.  Bir tasarımın yenilik incelemesi yapılırken; tasarımın birebir aynısının daha önce yurtta ve dünyada kamuya sunulmamış olması şartı gerekirken, ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.Ayırt edici nitelik araştırması yapılırken farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın , kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmesi gerekir.Davacı/ Karşı Davalı tarafa ait ... - 15 numaralı tasarım tescili  “...” tasarımıdır. Bilirkişi raporunda ; Tasarımlar; yaka ve manşetleri, göğüs ve etek yapıları ile kol üzerinde yer alan desenlerin oran ve yerleşimleri ile ayırt edici nitelik kazandığı, karşılaştırılan tasarımların yaka ve manşet biçimleri son derece benzer olduğu, tasarımların göğüs ve etek yapılarında desen ya da kesimden kaynaklanan bir özellik bulunmamakta olup yapısal olarak benzer olduğu, kol üzerinde yer alan bant biçiminde desenli öğenin yerleşim ve oranlarının  benzer olup, desen biçimlerinin  farklı olduğu, tasarımlar arasındaki tek farkın kol üzerinde yer alan bandın deseni olup, bu farkın tasarımların bütüncül algısı içinde küçük ayrıntı olarak algılandığı , tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmadığı bu nedenle davacı taraf adına tescilli ... - 15 numaralı tasarım ile davalı tarafa ait  ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları, karşı dava yönünden  dava konusu tasarım ile benzerlik gösteren ürünlerin tasarım   başvuru tarihi olan 18.03.2017 tarihinden önce kamuya sunulduğunu gösteren denetlenebilir bir tarihe ulaşılamadığı belirtilerek davacı tasarımının yenilik vasfına haiz olduğu şeklinde değerlendirmenin hukuka uygun olmadığı , ek raporda ise  uzman görüşünde hükümsüzlüğe dayanak gösterilen eski tarihli tasarımların dava konusu ürün ile benzer olmadıkları belirtilerek aynı görüşlerin tekrarlandığı, bu hali ile bilirkişi  raporunun   yeterli teknik inceleme içermediği  denetlenebilir olmadığı , dosyaya sunulan uzman görüşü ile tümüyle çelişki içeren raporun  hükme esas alınamayacağı anlaşılmıştır.Mahkemece,  hükme esas alınan bilirkişi raporlarında bilişim uzmanı bilirkişinin yer almadığı, davalı vekilinin raporlara karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılayacak, davalının  sunduğu uzman görüşü  ile anılan bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderecek, özellikle piyasada çeşitli firmalarca satışı yapılan ve dosyada rapor sunan bilirkişilerin de benzer olarak nitelendirdikleri ürünlerin hangi tarihte kamuya sunuldukları tespit edilmek üzere tasarımın koruma şartı olan mutlak  yenilik ve ayırt edicilik vasfının şüpheye yer kalmayacak şekilde dosyadaki belgelerle  bağlı kalmaksızın resen araştırma da yapılarak  net olarak tespiti  bakımından , tasarım uzmanı, sektör bilirkişisi ve  bilişim uzmanının da yer aldığı  yeni bir heyetten rapor alınıp oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken  6100 sayılı Kanun'un 293 üncü maddesi hükmü de nazara alınarak bir değerlendirmede bulunulmadan ,yetersiz rapora dayalı  karar verilmesi  doğru görülmemiştir.Bu nedenlerle davalı karşı davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, bu aşamada asıl davaya yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı karşı davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-Davacı-Karşı Davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesine YER OLMADIĞINA3-İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/10/2022 tarih, 2019/398 E. 2022/165 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,4-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5-İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,6-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 8-... icra takip dosyasına yatırmış olduğunu,  619.120,74 TL+2.200  TL teminatın 2004 Sayılı İİK'nun 36/5. maddesi gereğince yatıran davalı karşı davacı tarafa talebi halinde İADESİNE,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"614066e3f5f0a353","SID":"c331cab40a263361"}}