{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2025/759 Esas 2025/716 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/759 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/716<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 28/04/2025 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2025/294 Esas <br><br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir <br>TALEP TARİHİ\t: 14/04/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 30/06/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki ticari ünvanın koruması istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tİhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ticaret unvanının müvekkiline ait ticaret unvanına tecavüz ettiğini, müvekkilinin \"...\" ibareli markaların sahibi olduğunu, sektörde ... olarak bilindiğini, davalının ise müvekkiline ait \"...\" şeklindeki ibarenin ayırt edilemeyecek düzeyde benzeri olan \"...\" ibaresini aynen kullandığını, davalının ticaret unvanında yer alan diğer kısımlardaki makina ibaresini de aynen kullandığını, devamında en son şirket türü olan ltd. Şti.'yi kullandığını, davalının ticaret unvanının \"... Makina\" olarak algılanacağını, bu haliyle müvekkilinin unvanıyla birebir aynı olacağını, davalının ticaret unvanının müvekkilinin ticaret unvanıyla arasında iltibas/karışıklık söz konusu olduğunu, davalının müvekkiline ait aynı yahut grup firmasıymış gibi algı yaratıldığını, sektördeki kişilerin şirketler arasında bağlantı olduğu düşüncesine kapılacağını belirterek davalının ticaret unvanının müvekkilinin ticaret unvanının tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, davalının ticaret unvanındaki \"...\" ibaresinin silinmesine, tecavüz sonucu doğan durumun ortadan kaldırılması için davalının \"...\" ibaresini içeren her türlü tabela, duvar yazısı, afiş vs.'deki bu ibarenin silinmesine, silinmesi mümkün olmayanlara ise bulundukları yerden sökülerek el konulmasına, el konulan bu ürünlerin imha edilmesine, giderleri davalıya ait olmak üzere kararın tirajı ilk 5 içerisinde olan ulusal bir gazete ile yayımlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca davalının ticaret unvanını kullanmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; talep dilekçesi içeriği itibariyle talebin yargılamayı gerektirdiği, davacı tarafından dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı itibariyle HMK'nun 389. maddesinde belirtilen şartların oluştuğuna dair kanaat oluşmadığı, HMK'nun 390/3. maddesine göre yaklaşık ispat koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının ticaret unvanı, müvekkiline ait ticaret unvanına tecavüz ettiğini, hal böyle olunca gerek sektörel gerçeklikler ve gerekse farlı il sınırları içerisinde şube izlenimi oluşturduğunu, davalının on binlerce varyasyon ile farklı bir ticaret unvanı belirleme ihtimali var iken, sektörde her aktör yahut çalışan tarafından bilinen ... Makina şeklindeki müvekkili şirketin ticaret unvanının aynısını bilerek ve isteyerek tercih etmesi tesadüf ile açıklanamayacağını, davalı şirketin unvanındaki “...” kelimesinin, müvekkili şirket unvanına tecavüz ettiğini, bu durumun iltibas yarattığını, yine bütünsel değerlendirmede de “... Makina” olarak algılanan davalı ticaret unvanının müvekkili unvanınına tecavüz ettiğini, davalının ... Ltd Şti. şeklindeki ticaret unvanı ticari işletme sahibini diğer işletmelerden ayırt etmeye yaramamakta, aksine müvekkili şirketin alt yahut grup şirketi imajını yaratmakta, müvekkili şirket ile bağlantılı şirket algısı oluşturduğunu, müvekkiline ait ... Makina San. Ve Tic. A.Ş. ticaret unvanları arasında iltibas/karışıklık söz konusu olduğunu, davalının ticaret unvanı tescili TTK'nun 55/4. maddesine göre haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının ticaret unvanı iltibasa/karışıklığa sebebiyet vereceğinden, tecavüz durumu oluşturacağından, davalı şirketin müvekkilinin alt yahut grup şirketlerinden birisi olarak algılanacağından, yine bu durum müvekkilin müşteri çevresine ve ticari itibarına zarar vereceğinden, davalının ticaret unvanını kullanmaması yönünde dava kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, TTK'nun 52. maddesine “yasaklanması” kelimesi kapsamında ilgili ihtiyati tedbire karar verilebilmesinin mümkün olduğunu, ilgili durumun haksız rekabet yaratması sebebiyle TTK'nun 61. kapsamında da ihtiyati tedbire hükmedilebildiğini, genel kuralları belirleyen HMK'nun 389-390. maddeleri kapsamında da ihtiyati tedbir koşulları oluştuğunu, bu sebeple davalının müvekkiline ait “...” ibareli ticaret unvanını kullanmamasına yönelik TTK'nun 52, TTK'nun 61. ve HMK'nun 389-390 maddeleri çerçevesinde dava sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep edilmişse de taleplerinin mahkeme tarafından reddedildiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep, HMK'nun 389 vd. gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\tDavacı ve davalı şirkete ilişkin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretleri, Ankara ve Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevapları dosyaya ibraz edilmiştir. <br>\tSomut olayda, ticaret ünvanının korunması istemiyle açılan eldeki davada ilk derece mahkemesince dosya kapsamı gözetilerek bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br><br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-İhtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından karşı taraf davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 19/06/2025 <br><br>Başkan -           Üye -                  Üye -              Zabıt Katibi -<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"013b9c985a8cff2f","SID":"afcf92231667e684"}}