{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1000 - 2025/1179<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1000 <br>KARAR NO\t: 2025/1179<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/233 E.  -  2023/123 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/03/2023 tarih ve 2022/233 E. - 2023/123 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2015/60049 sayılı ve \"...\" ibareli markasının bulunduğunu, bu markayı ve eskiye dayalı kullanımını mesnet göstererek davalının 2020/169508 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... 2022-M-3786 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak rededildiğini, oysa, müvekkilinin \"... Kuruyemiş\" ibaresini 1998 yılından beri kesintisiz olarak kullandığını, müvekkilinin 2015/60049 sayılı marka başvurusunu gerçekleştirdiğini, 2021/045909 sayılı marka başvurusuna ilişkin sürecin devam ettiğini, müvekkilinin \"...\" ibaresini ticaret unvanı olarak da kullandığını, \"https://www...com\" ve \"https://www...com.tr\" alan adlarının müvekkili tarafından koruma altına alındığını, müvekkili ile aynı şehirde faaliyet gösteren davalının başvuruyu kötüniyetli olarak gerçekleştirdiğini ileri sürerek, davalı ... 2022-M-3786 sayılı YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şahıs vekili, davacı \"...\" ibaresini ticaret unvanı olarak kullanmış ise de, bu ibareyle markasal kullanımının bulunmadığını, kullanımının \"...\", \"...\" ve \"...\" markaları yönünde olduğunu, müvekkilinin markasında kendi soyismini kullandığını, müvekkilinin eski markalarına dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunu, davacının kötü niyetli olarak hareket ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2020/169508 tescil numaralı markanın yayımına itiraz eden gerçek kişinin şirket ortağı ve temsilcisi olduğu, marka işlem dosyası ve dava dosyasında dayanak yapılan 2021/045909 numaralı marka başvurusunun itiraza ve davaya konu 2020/169508 tescil numaralı markadan sonraki tarihli olduğu, marka işlem dosyası kapsamında davacının eskiye dayalı kullanım ve başka bir fikrî mülkiyet hakkına dayandırdığı iddialarını markasal nitelikteki kullanım düzeyinde ispata elverişli delil ibraz edemediği, dava dosyası kapsamında davacı şirketin eskiye dayalı kullanım ve başka bir fikrî mülkiyet hakkına dayandırdığı iddialarını markasal nitelikteki kullanım düzeyinde ispata elverişli delil ibraz edemediği, marka işlem dosyası ve dava dosyasında muterizin ve davacının kötü niyet iddialarını ispata elverişli delil ibraz etmediği, soyut beyanlara dayandırdığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, YİDK kararlarının yerinde olduğu ve iptali koşullarının oluşmadığı, hükümsüzlük ile terkin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin eskiye dayalı kullanımına dair, 2012-2020 yıllarına dair fatura, tahsilat makbuzu, vergi levhası, sertifika, fuar katılım fotorafları, işletme kayıt belgesi, muayene ve analiz raporu sunduklarını, davalının iyi niyetli olmadığını, haksız rekabet yarattığını, müvekkilinin eskiye dayalı hak sahibi olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanı, \"... kuruyemiş\" ibareli resmi internet sitelerinin ve markasal kullanımlarının yok sayıldığını, müvekkili delillerinin yeterince incelemeye alınmadığını, ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tYukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı, dava konusu marka başvurusuna iltibas, gerçek hak sahipliği, kötü niyet gerekçeleri ile ticaret unvanı ve alan adına dayalı olarak itiraz etmiş, davacının, itirazlarının reddedildiği YİDK kararının iptali talebiyle açtığı eldeki davada da davacı tarafın itirazları yerinde görülmemiş ve dava reddedilmiştir. <br>\tÖncelikle belirtmek gerekir ki, dava konusu marka başvurusuna ... ... tarafından itiraz edildiği, ... ...'in \"... ... ... ...\" olan ticaret unvanının \"... Kuruyemiş Gıda Tarım Ürünleri İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak dava tarihinden önce değiştirildiği ve bu değişikliğin 22.12.2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmıştır.    <br>\tSomut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/6. maddesi ise, \"Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.\" şeklindedir. Ticaret unvanı, bir tacirin ticari işletmesine ilişkin işlemlerinde kullandığı addır. Markalar, eşya ile işletme arasındaki ilişkiyi kurar ve farklı işletmelerin ürettiği benzer emtiayı birbirinden ayırt etmeye yarar. Buna karşılık, ticaret unvanları ise işletmenin kendisini tanımlar. Şirketlerin ticaret unvanları tescil edilirken, faaliyet alanına her türlü mal ve hizmetin yazılması mümkün olduğundan ve ticaret unvanının bu alanların hepsinde kullanma gibi bir yükümlülük bulunmadığından, ticaret unvanının fiilen kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından, 6769 sayılı SMK'nın 6/6 maddesi anlamında sahibine öncelik hakkı sağladığının kabulü gerekmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22.06.2017 tarih, 2016/1193 esas, 2017/4014 Karar sayılı ilamında da, \"davacı şirketin fiilen faaliyette bulunduğu mal ve hizmetler ile davalı markası kapsamında kalan mal ve hizmetler arasında ilişkilendirilebilecek ölçüde benzerlik bulunması halinde, bu mal ve hizmetler yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken\" denilerek aynı sonuca ulaşılmıştır. Yine Yüksek Dairenin 12/02/2020 tarih, 2019/2828 E., 2020/1294 K. sayılı ilamı da aynı yöndedir. \tÖte yandan, alan adına dayalı itirazlar da bu fıkra kapsamında kalmaktadır.<br>\tBu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, davacı tarafın ticaret unvanının çekirdek unsuru \"...\" ibaresidir. Bu ibare, dava konusu markanın da esas unsurunu oluşturmaktadır. Davacı tarafça, dosyaya bu ibarenin dava konusu marka kapsamındaki mal ve hizmetlerde kullanıldığını ispata yönelik bir takım deliller sunulmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, işletme adının başvuru konusu mallar üzerinde markasal nitelikte kullanıldığına dair delil bulunmadığı belirtilerek sonuca ulaşılmıştır. Oysa, söz konusu madde kapsamında yapılacak inceleme için, yukarıda da belirtildiği gibi, öncelikle davacı tarafın fiilen faaliyette bulunduğu mal ve hizmetlerin belirlenmesi, daha sonra bu mal ve hizmetler ile, dava konusu markanın kapsamındaki mal ve hizmetlerin karşılaştırılması gerekir. Dolayısıyla, dosyaya sunulan ve davacının ticaret unvanını içeren delillerin bu kapsamda incelenmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle, davacının ticaret unvanına dayalı olarak dava konusu marka başvurusuna yaptığı itirazın, eksik incelemeye dayalı olarak reddedilmesi isabetli olmamıştır.  <br>\tBunun yanında, davacı tarafça, SMK'nın 6/6. maddesi kapsamında, gerek işlem dosyasında, gerekse de hükümsüzlük davasında diğer delillerin yanında \"https://www...com\" ve \"https://www...com.tr\" alan adına da dayanılmıştır. Dosya kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince ise, dava konusu markanın tescil başvurusundan önce davacı muteriz tarafından markasal nitelikte kullanımının ispat edilemediği kanaatine varıldığı belirtilmiş ise de, söz konusu alan adlarına ilişkin herhangi bir inceleme yapılmamıştır.<br>\tÖte yandan, davacı vekilinin 05.03.2024 havale tarihli dilekçesinde, davalı şahıs ile müvekkili arasında sağlanmış olan sulh kapsamında davalının dava konusu markayı, marka devir sözleşmesi ile müvekkiline devrettiğini bildirmiştir. Hükümsüzlük davası yönünden verilecek kararda, bu durumun da dikkate alınması gerekmektedir.           <br>\t22/7/2020 tarihli 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" halinde bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine gönderilmesine, duruşma yapmadan kesin olarak karar verir.<br>\tBu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin  yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı ve davalılar vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 30/03/2023 gün ve 2022/233 E. - 2023/123 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/05/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca  kesin olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 29/06/2025\t\t<br> <br>Başkan<br><br>  <br>Üye<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e5a39ac0ec255edd","SID":"636601b0383eafcb"}}