{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1869 <br>KARAR NO\t\t: 2025/972<br>KARAR TARİHİ\t: 08/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/156 Esas  2021/480 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 08/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/05/2025<br><br>Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 01/10/2019 tarihli sözleşme yapıldığını, buna ilişkin olarak 07/10/2019 tarihli ASM2019000000035 nolu 41.648,80 USD bedelli e fatura kesilerek davalı firmaya gönderildiğini, anılan anlaşma uyarınca teslim yerinin ... Deposu teslimi olarak belirlendiğini sözleşemeye konu malların 07/10/2019 tarhli sevk ve taşıma irsaliyesin ile taşıyıcıya teslim edildiğini, alıcı davalı firma anılan mallarda hsar olduğundan bahisle anılan fatura tahtında ödemesi gereken fatura bedelinin 7.696,00 USD 'lik kısmını ödemediğini, davalı şirket aleyhine İzmir 2 İcra Müdürlüğünün 2019/15600 takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından icra takibi haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden İİK m 67/II uyarınca davalı şirket aleyhine alacağın%20 'sinden aşağı olamamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Sözleşmede belirtilen hususların tamamına  ve içerisindeki imzaya itiraz ettiğini, Davacı tarafından sözleşmenin aslının mahkeme dosyasına ibraz edilerek, bilirkişi marifetiyle imzanın müvekkil firmaya ait olup-olmadığının, imzanın fotokopi mi yoksa asıl mı(ıslak imzalı mı) olup-olmadığının tespitini talep ettiğini, taraflar arasında yapılan sözlü anlaşma gereği davacı firma tarafından müvekkil firmaya 26 ton susamın sorunsuz bir şekilde teslim edilmesi gerektiğini, teslim günü olan 08/10/2019 günü susamların müvekkil firmaya geldiğinde bunların 116 çuvalı yani 5.800 kg' mın kullanılmayacak halde olduğunu, ıslak olduğunu tutanak ile kayıt altına alınarak söz konusu tutanağın davacı tarafa da iletildiğini,  Müvekkil firmaya teslim edilen söz konusu 5.800 kg ürün hasarlı ve bozuk çıktığını,  müvekkil firma tarafından gerekli tutanakların tutularak ve davacı tarafa gerekli bildirimler yapılarak bozuk olan ürünleri davacı tarafın beyanları doğrultusunda teslim aldığını, dava dilekçesine ve davacı tarafından dosyaya sunulan bütün bilgi ve belgelere süresi içerisinde itirazla davacının davasında haklı olmamasından dolayı işbu davanın reddi ile yetkili mahkemenin HMK m.6 gereği Bursa Mahkemelerinin yetkili olmasından dolayı ayrıca yetki yönüyle de reddine, İşbu davanın açılmasında müvekkilin sebebiyet vermemesinden dolayı yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...,Tarafların iddia ve savunmaları ile dosya içerisine sunmuş oldukları e-mail ve whatsap yazışmaları  incelendiğinde tarafların elektronik ortamda iletişime geçerek görüşme sağladıkları ve mal alım satım hususunda anlaştıkları davalı şirket yetkilisi ...'nun 01/10/2019 tarihli sözleşmeyi imzalayarak bunun fotoğrafını elektronik ortamda davacı şirkete gönderdiği, ve ayrıca yine ... tarafından sözleşmenin imzalanmış fotoğrafının ... adresinden davacı çalışanı ...'ın ... adresine gönderildiği, söz konusu sözleşmedeki imza ile cevap dilekçesi ekinde sunulan davalı vekaletnamesindeki imza ve ...'e hitaben yazılan talepteki imza ve yine taşıma irsaliyesi ile sevk irsaliyesindeki ve hasar tespit tutanağındaki imzalar ile karşılaştırıldığında elektronik ortamda gönderilen dava konusu edilen sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisi ...'ya ait olduğu ve tarafların söz konusu 01/10/2019 tarihli sözleşmeye göre anlaştıkları  ve buna göre edimini ifası için harekete geçtikleri anlaşılmıştır. <br>Taraflar arasında davacının davalıya susam gönderdiği , teslim sırasında bir kısım ürünün hasarlı olduğu ve hasarlı ürünün miktarı hususunda taraflar arasında bir anlaşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki anlaşmazlık satış sözleşmesine konu susamların taşıma sırasında uğradığı zarardan kimin sorumlu olduğu ve satış sözleşmesine konu ürünün teslim yerinin neresi olduğudur.<br>Dosya içerisinde yer alan e-mail, whatsap yazışmaları ve taraflarca sunulan diğer delil ve beyanlar dikkate alındığında 01/10/2019 tarihli sözleşmenin sözleşmenin taraflar arasında akdedildiği mahkememizce kabul edilmiştir. Söz konusu sözleşme içeriği incelendiğinde sözleşme konusu ürünlerin teslim yerinin satıcının ...'deki deposu olduğu anlaşılmıştır. <br>Susamların nakliye sırasında hasar gördüğü 08/10/2019 tarihli hasar tespit tutanağında sabit olup davalı şirket yetkilisi ... ile birlikte taşımayı yapan ... ve şahitlerin katılımı ile imzalanan tutanaktan anlaşılmıştır. Bu sebeple hasarın ne zaman meydana geldiği diğer bir anlatımla satıcı tarafından malın satıcıya teslim edildiğinde (nakliyeciye verildiğinde) ayıplı olmadığı (ıslak olmadığı) anlaşıldığından ayrıca araştırılmamıştır. <br>Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmelere göre taraflar arasındaki sözleşme gereğince malın teslim yerinin satıcının Mersin deposu olduğu ve nakliye sırasındaki hasarın davalıya ait olduğu taşıma sırasında meydana gelen hasarın taşıyıcı ile alıcı arasındaki bir husus olduğu bundan dolayı davacı satıcının sorumlu olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle asıl alacak miktarı açısından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Davacı taraf başlatmış olduğu icra takibinde asıl alacağa işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de: icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair bir bilgi ve belge sunmamış olduğundan dolayı icra takibinde talep etmiş olduğu işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davalı taraf her ne kadar 01/10/2019 tarihli sözleşmedeki imzanın şirket temsilcisine ait olmadığını ileri sürmüş ise de ; verilen kesin süre içinde ihtara rağmen imza örneklerinin bulunduğu yeri bildirmemiştir. Ayrıca dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere davacı tarafta davalının imzalayarak fotoğrafını göndermiş olduğu 01/10/2019 tarihli sözleşmenin ıslak imzalı orjinal halinin davalıda olduğu, bunun davacıya hiçbir zaman ulaştırılmadığı hususu da dikkate alındığında davalının imza inkarı ile birlikte imza incelemesi talebinin TMK madde 2 gereğince hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirildiğinden imza incelemesi yapılmamıştır. <br>Yukarıda izah edilen nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir,\" gerekçesi ile ;<br>\"Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile ; <br>Davalının İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2019/15600 Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine itirazının kısmen iptali ile, takibin 7.696,00-USD asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak bir yıllık USD mevduat hesabına devlet bankalarınca uygulanan değişken oranlarda faiz uygulanmasına,<br>Fazlaya ilişkin istemin reddine, <br> İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacağın %20 'si oranında hesaplanan 11.898,00- TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı katılma yolu ile davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar doğru ve hukuka uygun ise de, lehlerine hükmedilen vekalet ücreti yönünden eksik kararın verildiğini, anılan davada takibe konu asıl alacak tutarının USD olup, kararda da 7.696,00-USD alacağa itirazın iptaline karar verildiğini, kararın hüküm kısmını 5.bendinde karar tarihindeki AAÜT uyarınca 6.969,56-TL'ye hükmedilmiş ise de, esasında karar tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilerek hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte iken eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, buna göre ilk derece mahkemesi tarafından hüküm altına alınan 7.696,00-USD'nin karar tarihi olan 02.06.2021 tarihinde ki TCMB efektif satış kuru ( 8.6350 ) üzerinden TL karşılığı 66.454,96-TL olup, AAÜT gereğince hüküm altına alınması gereken nispi vekalet ücretiısı 9.439,14-TL olduğunu, dolayısıyla ilk derece mahkemesi tarafından kararda hüküm altına alınan 6.969,56-TL vekalet ücretinin hükümde tahsiline karar verilen 7.696,00-USD'nin karar tarihindeki efektif satış kuru TL karşılığı üzerinden 9.439,14-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi, diğer yönlerden ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğundan aynen kabul edilmesini istinaf başvuru sebebi olarak  ileri sürmüştür.  <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının hem esas hem de usul yönünden yasalara ve hukuka aykırı olduğunu, yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, bundan dolayı yerel mahkemenin yetkisine açıkça itiraz ettiklerini, yargılamanın başından beri itiraz etmelerine rağmen itirazlarının değerlendirilmediğini, zira müvekkili firmanın adresinin  ... olduğunu, yetkili mahkemenin Bursa Mahkemeleri iken davacı tarafın İzmir mahkemelerinde bu davayı açması yetki yönüyle yerinde olmadığını, arabuluculuk işlemlerinin usule aykırı gerçekleştiğini, Arabulucu ....tarafında arabuluculuk daveti taraflarına e-posta ile iletildiğinde süresi içerisinde yine e-posta yolu üzerinden arabulucu .....'e arabuluculuk yetkisine itiraz edilmesine rağmen söz konusu itirazlarına karar verilmek üzere Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmediğini, veya Sulh hukuk mahkemesinin kararı beklenilmeden hukuka aykırı olarak arabuluculuk görüşmesinin yapıldığını, iş bu davanın bu yönüyle de esasa girilmeden reddinin gerektiğini, taraflar arasında yapılan sözlü anlaşma gereği davacı firma tarafından müvekkili firmaya 26 ton susamın sorunsuz bir şekilde teslim edilmesinin gerektiğini, teslim günü olan 08/10/2019 günü susamlar müvekkil firmaya geldiğinde bunların 116 çuvalının yani 5.800 kg.nın kullanılmayacak halde olduğunun, ıslak olduğu tutanak ile kayıt altına alınarak söz konusu tutanağın davacı tarafa da iletildiğini, müvekkili firmaya teslim edilen söz konusu 5.800 kg ürünün hasarlı ve bozuk çıkmış olup müvekkili firma tarafından gerekli tutanaklar tutularak ve davacı tarafa gerekli bildirimler yapılarak bozuk olan ürünleri davacı tarafın beyanları doğrultusunda teslim aldığını, davacı taraf ile yapılan sözlü görüşmeler sonucu davacı tarafından verilen cevapta; söz konusu bu hasara nakliye firması olan ...'in sebep olduğu, bundan dolayı bu zararın nakliye firmasından istenmesi gerektiği ve buna ilişkin ...'e talep yazısı gönderilerek bu zararın karşılanmasının istenildiğini, müvekkili firmanın da davacı taraf ile arasında olan ticari ilişkisine güvenerek davacı tarafın sözlü beyanlarına göre hareket edip hasarlı olan bu ürünün bedeli olan 9.164 USD'yi nakliye firması olan ...'ten istediğini, cevap(itiraz) dilekçelerinde imzaya itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin imza yetkilisi .... TC nolu ... olduğunu, Bursa mahkemelerine talimat yazılarak ...'nun imza örneklerinin alınmasını yargılamanın her aşamasında talep etmelerine rağmen bu taleplerinin dikkate alınmadığını, taşıma işini üstlenen  nakliye firması olan ...' in ..... adresine müzekkere yazılarak  zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ödeme alıp almadığı hususunun sorulmasını talep etmelerine  rağmen bu taleplerinin de dikkate alınmadığını beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, satım sözleşmesi kaynaklı  icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde :<br>Hukuk Muhakemeleri Kanununun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanunun 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2021 tarihinden itibaren ise, bu sınır 5.880,00 Türk Lirasıdır. Davacı yönünden davanın 219,29-TL üzerinden kısmen reddine karar verildiği,  davacının istinafa konu ettiği vekalet ücretine ilişkin miktar 2.469,58 TL olduğundan 02/06/2021 tarihli  karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2019/2829 Esas ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)<br>Kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında HMK 346/1. madde uyarınca mahkemece bir karar verilebileceği gibi, Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)<br>Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun, kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde :<br>Davacı taraf, sözleşmeye konu malların  sevk ve taşıma irsaliyesin ile taşıyıcıya teslim edildiğini, alıcı davalı firma anılan mallarda hasar olduğundan bahisle anılan fatura tahtında ödemesi gereken fatura bedelinin 7.696,00 USD 'lik kısmını ödemediğini, davalı şirket aleyhine İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2019/15600 takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğu iddiası ile itirazın iptali talebiyle  dava açmış;  davalı  davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalıya teslim edilen ürünlerdeki hasar davacı sorumluluğunda gerçekleşmediğinden davacının faturada belirtilen bakiye bedeli davalıdan talep edebileceğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM  :   Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A-1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2.maddesi uyarınca miktar yönünden kesin olması nedeniyle davacı tarafın istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, <br>2-Davacının yatırmış olduğu 162,10 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 59,30 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına. <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>B-1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/06/2021 tarih, 2020/156 Esas ve 2021/480 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 3.241,86 TL istinaf  karar harcından başlangıçta alınan 810,47 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 2.431,39 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 08/05/2025\t<br>\t<br>\t\t<br><br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"032d0b22d7f94867","SID":"e57345d7b13b356b"}}