{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/743 - Karar No:2025/741<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/743 <br>KARAR NO\t: 2025/741<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/01/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/10 E-2021/56 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ\t: 25/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/06/2025<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 29.04.2015 tarihinde ... Projesi kapsamında İtalya'da bulunan \"...\" fabrikasından ... marka mutfak ürünlerinin ithal edilmesi ve montajına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkilinin ... Projesi kapsamında ... marka mutfak ürünlerinin ithalatı ve montajını yapacak olup, buna karşılık davalının ... adresinde mukim binanın 20.katında yer alan 92 nolu bağımsız bölümün müvekkiline satışını gerçekleştirmek üzere 29.04.2015 tarihinde “Ön Ödemeli Konut Satış Sözleşmesi” imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, işin teslimini gerçekleştirdiğini, bu hususa ilişkin geçici kabul tutanağının düzenlendiğini, buna rağmen davalının sözleşmeye aykırı şekilde bağımsız bölümü dava tarihi itibariyle müvekkiline teslim etmediğini, dava konusu bağımsız bölümü teslim etmesi için müvekkili tarafından davalıya Ankara 35.Noterliği'nin 13.11.2017 tarih ve 34334 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde bağımsız bölümün sözleşme şartlarına uygun olarak, eksiksiz ve hatasız şekilde müvekkiline teslim edilmesinin talep edildiğini, bunun üzerine davalının Ankara 23. Noterliği'nin 21.11.2017 tarih ve 27318 yevmiye no'lu ihtarname ile teslimde kendi kusurunun bulunmadığını, dolayısıyla bu sürenin teslim süresine ilave edildiğini belirterek, bağımsız bölümü teslim etmekten imtina ettiğini, belirtilen teslim tarihinin üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen müvekkillinin teslim talebiyle yaptığı sayısız başvuru ve ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, sözleşmenin “Teslim Şekli” başlıklı 4.2.1. maddesinde, davalının bağımsız bölümün teslime hazır olduğunu, müvekkilinin işbu sözleşmede belirtilen adresine yazılı olarak iadeli taahhütlü mektup, faks ya da e-posta mesajı ile bildirmekle yükümlü olduğunun düzenlendiğini, davalının sözleşmede düzenlenen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesinin de bağımsız bölümün teslim edilmediğini kanıtlar nitelikte olduğunu savunarak, dava konusu bağımsız bölümün müvekkiline eksiksiz ve hatasız şekilde müvekkiline teslim edilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, bağımsız bölümün geç teslimi nedeniyle sözleşmenin 4.2.6.maddesindeki geç teslim halinde geçerli hüküm doğrultusunda aylık 1.000,00 TL olan bedel dikkate alınarak, şimdilik 10.000,00 TL gecikme bedelinin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili; müvekkili ile davacı arasında 29.04.2015 tarihinde ... binası 92 nolu bağımsız bölüm hakkında “Ön Ödemeli Konut Satış Sözleşmesi” yapıldığını, davacıya 92 nolu bağımsız bölüm tapu devrinin 24.03.2016 tarihinde yapıldığını, işbu sözleşmenin “Satıcının hak ve yükümlülüklerini düzenleyen 5.2.1 inci maddesinde; “SATICI işbu sözleşmedeki hükümler çerçevesinde sözleşmede belirtilen Bağımsız Bölümü, tasdikli projelerine ve mahal listesine göre tamamlayarak 15.12.2015 tarihinde ALICI ya teslim etmekle yükümlüdür” hükmünün bulunduğunu, sözleşmenin 4.2.4.maddesinde ise teslim süresine eklenecek hallerin düzenlendiğini, müvekkilinin bağımsız bölümü en geç teslim edilebileceği tarihin 29.04.2018 tarihi olduğunu, sözleşmede kendisine tanınan süreler içerisinde inşaatı eksiksiz olarak bitirip iskan için 29.06.2016 tarihinde başvuruda bulunduğunu, gecikmelerin belediyeden kaynaklandığını, sözleşmenin 4.2.3.maddesinde tüm resmi kurumlar ve belediyelerden alınması gereken izinlerde satıcının kusuru bulunmayan gecikmelerden sorumlu tutulamayacağının düzenlendiğini, müvekkilinin iskan için zamanında başvuru yaptığını, Gölbaşı Belediyesi tarafından yapılan incelemelerde gerek başvuru sürecinde gerekse de onaylanma sürecinde müvekkiline bir kusurun atfedilmediğini, bu nedenlerle müvekkilinin edimini geç yerine getirdiği iddiasının gerçek olmadığını, temerrüde düşmesinin söz konusu olamayacağını, tüm bu nedenlerle davacılara isabet eden her bir bağımsız bölüm ve her bir ay için ayrı ayrı günün rayiç bedelleri üzerinden kiranın ödenmesi talebi ile ikame edilen davanın mesnetsiz ve haksız olduğunu, sözleşmede teslim tarihinin 15.12.2015 olarak belirlendiğini, bu durumun istisnalarının bulunduğunu ve teslim süresinin bu gecikmeler ile birlikte 36 ayı bulabileceğini, sözleşme konusu binanın teslimi için öngörülen 15.12.2015 tarihinin içme suyu, kanalizasyon, elektrik ve doğalgaz gibi her türlü alt yapının binaya getirileceği tarihler dikkate alınarak belirlendiğini ve inşaatın seyrinin buna uygun yürütüldüğünü, içme suyu için 23.11.2015, kanalizasyon için 20.10.2015 ve doğalgaz için Ağustos 2015 tarihlerinde başvurularak alt yapının tesis edilmesinin talep edildiğini, bu tarihlerin dava konusu olan bağımsız bölümün teslim tarihi olan 15.12.2015 tarihinden önce olduğunu, altyapının temini hususunda yapılan başvurular üzerine içme suyu ve kanalizasyonun tamamlandığını ancak doğalgazın 24.01.2017 tarihinde sağlandığını, doğalgazın temini ile ilgili davalının kusuru dışında vuku bulan gecikmenin sözleşmenin 4.2.3. maddesi gereğince teslim süresine eklenmesi gerektiğini, binanın yapı kullanma izin başvurusunun 29.06.2016 tarihinde yapıldığını ve iskan onayının 29.09.2016 tarihinde alındığını, bu tarihin fiili olarak inşaatın bittiğini belgelediğini, sözleşmenin 4.2.3.maddesinin son cümlesi olan ilaveler nedeni ile alıcının, satıcıdan kira, tazminat, mahrum kalınan kar veya benzeri bir talepte bulunmayacağının kabul, beyan ve taahhüt edildiğini ve davacının müvekkilinin kusuru dışında gerçekleşen gecikmeler sebebiyle herhangi bir talep hakkının bulunmadığını, davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, ayrıca davacı adına kayıtlı bağımsız bölümün ısınma giderleri ve aidatlarını ödediğini, bu durumun daireyi teslim aldığını gösterdiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tMahkemece, tüm dosya kapsamında yapılan incemeler neticesinde; taraflar arasında ... marka mutfak ürünlerinin ithal edilmesi ve montajına ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşme kapsamında ... projesi kapsamında davacının ithalat ve montaj işlemlerini yapmayı, davalının ise ... projesindeki taşınmazda bulunan 92 no'lu bağımsız bölümü davacıya devretmeyi üstlenmiş oldukları, taraflar arasında bu hususta ön ödemeli konut satış sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, bağımsız bölümün geç teslim edilmesi sebebiyle davacı yanın  cezai şart alacağının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı, sözleşmenin teslimine ilişkin 4.maddenin 2.fıkrasının 6.bendinde; \"bağımsız bölümün belirtilen tarihte, diğer maddelerdeki istisnalar hariç, teslim edilmemesi halinde satıcı geciken her ay için alıcıya ....karşılığı 1000-TL ödemeyi kabul eder...\" hükmünün bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporu kapsamında teslim tarihinin 28.09.2016 tarihi olduğu, sözleşmeye göre teslim tarihinin 15.12.2015 olduğu, 9 ay 13 günlük geç teslimin olduğu, davacı tarafın sözleşme kapsamında geç teslim edilen kısım kadar gecikme tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.433,33 TL cezai şartın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. \t<br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; müvekkili ile davacı arasında kurulan ön ödemeli konut sözleşmesinin geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayanarak cezai şart talep edilemeyeceğini, ön ödemeli konut satış sözleşmesinin taşınmaz satış vaadi sözleşmesi niteliğinde olması nedeniyle resmi senet şeklinde düzenlenmesi ve noter huzurunda iki tarafça imzalanması durumunda geçerlilik kazanacağını ancak taraflar arasında imzalanan satış vaadi sözleşmesinin adi yazılı olarak imzalandığını, bu nedenle geçersiz olduğundan, cezai şart talep edilemeyeceğini (Yargıtay 3.HD'nin 2014/13142 E- 2015/5885 K), bu nedenle cezai şart verilmesi yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, diğer yandan taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri gereğince müvekkili şirketin geç tesliminin söz konusu olmayıp, davacının gecikme bedeli talep edemeyeceğini, taraflar arasındaki ön ödemeli konut sözleşmesinin \"bağımsız bölümün teslim tarihi ve şekli\" başlıklı 4. maddesinin \"teslim tarihi\" alt başlıklı 4.1. fıkrasında: \"satıcı işbu sözleşmede belirtilen bağımsız bölümü, tasdikli projelerine ve ekteki mahal listesine göre tamamlayarak 15.12.2015 tarihinde alıcı'ya teslim edecektir.\" hükmünü içerdiğini, yine sözleşmenin \"teslim şekli\" alt başlıklı 4.2. fıkrasının 4.2.3. bendi ve 4.2, 4.2.6 madde hükümleri dikkate alındığında, sözleşme tarihinin 29.04.2015, teslim tarihinin 15.12.2015 olarak kararlaştırıldığını, yine satıcı'nın yetkisi, kusuru ve sorumluluğu dışında meydana gelen resmi kurum ve belediyelerden alınması gereken gecikmelerin ve aksamaların teslim süresine ilave edileceğinin kararlaştırıldığını, bu ilaveler nedeniyle alıcının, satıcıdan kira, tazminat, mahrum kalınan kar veya benzeri bir talepte bulunamayacağını kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşmede yer alan istisnalar hariç teslimde gecikme olması halinde satıcının aylık 1.000,00 TL cezai şart ödeyeceğinin düzenlendiğini, sözleşme hükümlerinden açıkça görüldüğü üzere; belirlenen teslim tarihinde resmi makamlardan kaynaklanan ve müvekkilinin kusuru bulunmayan gecikmelerin teslim süresine ilave edilmesi gerektiğini, teslim süresinin sözleşme tarihinden itibaren 36 ay olduğunu ve 36 ayın geçirilmesi halinde aylık 1.000,00 TL cezai şart ödeneceğinin belirtildiğini, buna göre müvekkilinin bağımsız bölümü en geç teslim edebileceği tarih (sözleşmeden itibaren 36 ay) 29.04.2018 olup, davacı tarafından cezai şartın talep edilebilmesi için müvekkili tarafından söz konusu tarihe kadar teslimin yapılmamış olması gerektiğini ancak müvekkili tarafından 36 ay içerisinde taşınmazın teslim edilmesi nedeniyle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, teslim tarihinin 15.12.2015 olarak kabulünün sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunda yer alan \"eksik belgeler nedeni ile başvurunun gereği gibi yapılmadığı\" değerlendirmesinin ilgili mevzuat hükümlerine göre kabulünün mümkün  olmadığını, iskan başvurusunun onaylanmasındaki gecikmenin Gölbaşı Belediyesi'nden kaynaklı olup, müvekkilinin başvuru esnasında eksik belge ibrazı gibi bir durumun söz konusu olmadığını, karara esas alınan bilirkişi ek raporunda müvekkil tarafından zamanında başvuru yapılmış olduğu kabul edilmesine rağmen başvurunun gereği gibi yapılmadığı değerlendirmesinde bulunularak idareden kaynaklı bir gecikmeden bahsedilemeyeceği değerlendirilmesinde bulunulduğunu, dosya içeriğinden de anlaşılacağı üzere müvekkili tarafından iskan başvurusunun zamanında yani 29.06.2020 tarihinde yapıldığını, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 64/A ve İmar Kanunu'nun 30.madde hükümleri dikkate alındığında iskan onayı verilmesindeki gecikmenin ilgili belediyeden kaynaklandığını, ilgili yönetmelik ve kanun hükümleri gereği müvekkili tarafından eksik bilgi ve başvuru yapıldığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, nitekim iskan başvurusu üzerine söz konusu belgelerin belediyece kps üzerinden temin edilip 30 gün içinde başvurunun sonuçlandırılması gerekirken, ilgili belediyenin kusuru nedeniyle iskan onayının geciktiğinin açık olduğunu, bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan \"resmi kurum ve belediyelerden alınması gereken gecikmelerin ve aksamaların teslim süresine ilave edileceği\" hükmünün somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiğini ve müvekkilinin geç tesliminden bahsedilebilmesinin mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle sözleşmede teslim tarihinin açıkça 15.12.2015 tarihi olarak düzenlendiğinin anlaşılmasına, iskanın geç alınmasında idarenin işlem ve eylemlerinin ayrıca etkisinin bulunduğunun yasal delillerle kanıtlanamamış olmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 644,39 TL istinaf karar harcından peşin alınan 161,10 TL + 18,80 TL olmak üzere toplam 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 464,49‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 25/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.   \t\t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Katip<br> e-imzalıdır<br><br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"87e75fb6c0cd9181","SID":"a803ab0afc6e639f"}}