{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/467 <br>KARAR NO: 2025/710<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2021/340<br>KARAR NO: 2024/293<br>DAVA TARİHİ: 20/05/2021<br>KARAR TARİHİ: 16/04/2024<br>DAVA: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 25/06/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın müvekkilinin İngiltere’de faaliyet gösteren iştirak şirketi tarafından Londra’da işletilmekte olan Türkiye Ticaret Merkezleri’nde faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda taraflar arasında 20.12.2019 tarihli ... Ticaret Merkezi Kullanıcı Şirket Taahhüt Sözleşmesi akdedildiğini, davalının faaliyetleri sonucu yükümlendiği Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık 2020 dönemlerine ait 9.967,11 GBP muaccel borcunu ödemediğini, bu sebeple İstanbul ... İcra Dairesi'nin E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde hiçbir somut gerekçe gösterilmeden itiraz edildiğini, sözleşmenin kira sözleşmesi olmadığını, mücbir sebep halinin de söz konusu olmadığını beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki niteliğinin lira sözleşmesi olması nedeniyle görevli Sulh Hukuk Mahkemelerine dosyanın gönderilmesi gerektiğini, yetkili mahkemelerin Türk Mahkemeleri olduğunu, sözleşmenin 4.2 maddesinde belirtilen TTM içerisinde 3. katta yer alan 14,8 m2 ofis alanında müvekkilinin kiracı olduğunu, davacı tarafın edimlerini yerine getirmemesine rağmen kira bedelini talep ettiğini, bu konuda ihtarnamelerin davacı taraf gönderildiğini, davacı tarafın düzenlediği faturaya ilişkin müvekkili tarafından iade faturanın düzenlenerek davacıya gönderildiği, davacı tarafın covid-19'un mücbir sebep sayılmayacağına dair iddiası ile diğer iddialarını kabul etmediklerini, davacının tazminat talebinin haksız olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz, faiz oranı ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında akdedilen sözleşme nedeniyle Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim Kasım ve Aralık dönemleri için ödenmeyen borçların tahsili isteminden ibaret davada, davacı tarafından davalı ile yapılan sözleşme uyarınca ödenmeyen ücretlerin tahsilini talep edilmekte olup, ödenmeyen ücretin kira ücreti olduğunun anlaşıldığını, nitekim tarafları aynı olan İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/671 E. sayılı dosyasında, ilgili dosyanın davalısı Tim Tanıtım tarafından mahkemece verilen ihtiyati tedbire itiraz edilirken Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olmadığı, ihtiyati tedbir kararının görevli mahkemece verilebileceği ve taraflar arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi olmadığı ileri sürüldüğünü, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi'nin 2022/1893 E. 2022/1515 K. sayılı kararında taraflar arasında huzurdaki dava konusunu oluşturan sözleşmenin Kira bedeli+ Showroom tefrişat bedeli+ Ofis tefrişat bedeli'ni ihtiva ettiği tespit edilmiş olmakla birlikte taraflar arasındaki sözleşme maddelerinden, davalının davacı tarafa taahhüt ettiği alanın tefrişatını yaparak kullanımına tahsis etmeyi, davacının da karşılığında sözleşmede belirtilen süre tahsis edilen alanı kullanması karşılığında taahhüt ettiği bedeli ödemeyi üstlendiği, sözleşmede asıl unsur alanın kullanımının belirlenen bedel karşılığı davacı tarafa bırakılması olduğu, taraflar arasındaki temel hukuki ilişki kira ilişkisi olduğu, faturadaki bedelin tahsisin mefruşatlı yapılması sebebiyle kira+mefruşat bedeli olduğu da tespit edilerek bahse konu 20/12/2019 tarihli ... Ticaret Merkezi kullanıcı şirket taahhüt sözleşmesinin kira sözleşmesi olduğu ve taraflar arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olduğuna karar verilerek İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen ihtiyati tedbir kararına ilişkin yapılan istinaf başvurusu reddedildiğini, taraflar arasında akdedilen 20/12/2019 tarihli ... Ticaret Merkezi kullanıcı şirket taahhüt sözleşmesi ve taraflar arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olduğu ve kira sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların esasını çözmekle görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olması gerekçesiyle Davanın, görev dava şartı eksikliği nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1(c) ve 115//2. Maddelerine göre usulden REDDİNE, Davaya bakmaya görevli mahkemenin İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Ön inceleme duruşmasında davalının göreve ilişkin itirazlarının reddedildiğini ve ardından süren 3 yıllık yargılama boyunca 4 bilirkişi heyet raporu alındığını, görevsizlik kararına dayanak olarak bir başka dava dosyasındaki ihtiyati tedbir kararına yapılan itiraz üzerine verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının niteliği gereği göreve ilişkin nihai bir yargılama yapılmadığını, davalının sözleşmeye imza atmaktaki asıl gayesinin teşviklerden yararlanmak olduğu ve davacı müvekkili şirketin de bu proje amacıyla kurulduğu gerçeğinin göz ardı edildiğini, işbu davanın taraflarının tacir olup aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ticari alacaklarına ilişkin bir uyuşmazlık söz konusu olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin kira sözleşmeleriyle bir tutulmaya çalışılmasının sözleşmenin doğasına aykırı olduğunu, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, ... Ticaret Merkezi Kullanıcı Şirket Taahhüt Sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Ticaret A.Ş., borçlunun ise ... Ticaret Ltd. Şti. olduğu, toplam 9.961,11 GBP üzerinden 07.01.2021 tarihinde başlatılan icra takibinde 06/2020-12/2020 tarihleri arasındaki döneme ait 8 ayrı faturanın borcun sebebin yapıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 21.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, 27.01.2021 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olduğu ve görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Taraflar arasındaki 20.12.2019 tarihli ... Ticaret Merkezi Kullanıcı Şirket Taahhüt sözleşmesinin konusunu düzenleyen 2. maddesi; \"İşbu Sözleşme, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından Yönerge kapsamında Ana Şirket statüsünde kurulan ... A.Ş.'nin ..., Birleşik Krallık adıresinde bağlı kuruluşu olan ... LİMİTED vasıtasıyla kuracağı “Türkiye Ticaret Merkezi” (“TTM”) vasıtasıyla gerçekleştirilecek faaliyetler ve sağlanacak hizmet ve bunun karşılığı olarak Kullanıcı Şirket tarafından yerine getirilmesi gereken borç ve yükümlülükler ile bu ilişkinin tabi olacağı usul ve esasları düzenlemektedir\" hükmünü, Sözleşmenin Süresini düzenleyen 3. maddesi; \"İşbu Sözleşme 01/01/2020 ile 04.01.2023 tarihlari arasındaki süre için akdedilmiş olup ... LIMİTED terafından kira akdinin yenilenmesi durumunda Kullanıcı Şirket'in işbu sörleşme altındaki yükümlülükleri yenilenme süreleri devam ettiği ölçüde devam edecektir.... Kullanıcı Şirket, tahliye tarihinde binayı teslim aldığı hal ve şartlarda tahliye etmekle yüklümlüdür.\" hükmünü, Sözleşmenin 4.4 maddesinin ilk cümlesi; \"TTM'nin içerisinde bulunduğu ülkenin, Ekonomi Bakanlığı tarafından hedef ve öncelikli ülkeler arasından çıkarılması durumunda Tebliğ kapsamında uygulanan + % 15'lik teşvik ilavesinin kaldırılarak oluşacak yeni destek oranı üzerinden yapılacak yeni hesaplaşma, yeni katılım bedeli olarak Kullanıcı Şirket'e yansıtılacaktır\" hükmünü, Sözleşmenin 4.11 maddesinin ilk iki cümlesi; Kullanıcı şirket TTM içerisinde personel bulundurup, kolleksiyonlarını yenileyip, pazarlama ve tanıtım hizmetlerini yürüterek aktif olarak faaliyette olmayı taahhüt eder. Aksi halde TTM yönetimi tarafından üç aylık süre tanınacağını, bu süre içerisinde de aktif olarak faaliyete geçmediği takdirde sözleşmenin ... A.Ş tarafından haklı nedenle derhal feshedileceğini kabul eder.\" hükmünü, Sözleşmenin 5.3 maddesi; \"... A.Ş, Tebliğ kapsamında alacağı destekleri ilgili mevzuat hükümleri kapsamında Kullanıcı Şirket'e aktaracıktır. ... A.Ş'den kaynaklanmayan gecikmelerden ... A.Ş sorumlu değildir.\" hükmünü düzenlemektedir. Davacı taraf 20.12.2019 tarihli sözleşme uyarınca düzenlediği faturaları takip konusu etmiş olup, takip dayanağı faturalar kira, katılım ve genel gider alacaklarına ilişkin düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmesinin hükümleri incelendiğinde, taşınmazın salt kiralanması değil aynı zamanda davacıdan hizmet alınması amaçlanmaktadır, davalı bu hizmeti davacıdan almayı, davacı ise söz konusu hizmeti vermeyi taahhüt etmiştir. Davaya konu sözleşmede ihracatçı şirketlerin yurt dışı pazarlara girişine yardımcı olunması amacıyla, katılımcı ihracatçı firmaların kira, tanıtım, istihdam gibi teşviklerden yararlanarak ilgili ülkelerdeki maliyetlerinde önemli ölçüde indirimler sağlanmasının hedeflendiği, katılımcı firmanın da teşvik dışında kalan maliyetleri karşılamayı yükümlendiği görülmektedir. Sözkonusu sözleşmede sadece, davacının davalı tarafa taahhüt ettiği alanın tefrişatını yaparak kullanımına tahsis etmesi, davalının da alanı kullanması karşılığında taahhüt ettiği bedeli ödemeyi üstlenlenmesi edimi bulunmadığından, sözleşmenin kira sözleşmesi olarak nitelendirilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin sadece kira değil hizmet sözleşmesini de içeren karma bir sözleşme olduğu tespit edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 4/1-a bendinde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ile diğer alt bendlerde belirtilen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı ve TTK'nın 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.Her iki tarafın tacir sıfatını taşıdığı somut olayda, ihtilaf taraflar arasında imzalanan kira ve hizmet alımına konu sözleşmeden kaynaklandığı ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olduğu için uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle mahkemenin görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi yönündeki kararı hatalı olup, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 bendi uyarınca kaldırılmasına ve davanın esasına ilişkin inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/340 E. 2024/293 K. sayılı 16/04/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1.c bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ca85d5b1bc560fcc","SID":"c209e8e87dcac737"}}