{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/613 - 2025/863<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/613 <br>KARAR NO\t: 2025/863<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/09/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/335 Esas - 2023/473 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 30/06/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 04.10.2020 tarihinde davalı şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün asli kusuruyla meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri alacağı için ayrı ayrı 100,00’er TL olmak üzere toplam 300,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davalının kaza nedeniyle davacı tarafından davadan önce 27/08/2021 tarihli ibraname ile ibra edildiği, ibranamenin tanziminden sonraki iki yıl içinde iptali istemli dava açılması gerektiği halde 17/05/2022 tarihli eldeki davanın açıldığı ve ibranamenin iptali talebi bulunmadığı, ayrıca davaya konu kaza nedeniyle  Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 02/12/2021 tarihli 2021.E.130154 - K-2021/182254 sayılı başvurunun usulden reddine dair karara ilişkin itiraz Hakem Heyetinin 12/02/2022 tarihli. 2021.İ.48736 - 2022/İHK-7212 sayılı itirazın reddine dair karar verildiği ve kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ibraname tarihinin 27.08.2021, dava tarihinin ise 17.05.2022 olduğu nazara alındığında davanın iki yıllık süre içerisinde açıldığını, davalı tarafından davacıya yapılan ödemenin açıkça yetersiz olduğunu, eldeki davanın açılması için ibranamenin geçersizliği istemli dava açılmasına ve ibranamenin iptali talebinde bulunulmasına da gerek bulunmadığını, ibranamenin eksik ödeme nedeniyle makbuz hükmünde kabul edilmesi gerektiğini, dosya kapsamına sunulan maluliyet raporuna göre, tazminat hesaplaması yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdii gerekirken, mahkemece yeniden aynı hastaneden maluliyet konusunda rapor aldırılmasına karar verilmesinin yerinde olmadığını, mahkemece itiraz hakem heyetince verilen usulden ret kararının, davanın reddine gerekçe yapılmasının yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden istinaf eden tarafın sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; \t<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tSomut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 04.10.2020 tarihinde sürücü ...’nin sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında yaya ... ve bebek arabasındaki küçük ...’a çarpmasıyla meydana gelen kazada yayanın kusurlu, sürücünün asli kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece kusur bilirkişisinden alınan 26/10/2023 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davacı yaya ...'ın %20 oranında, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, kaza yapan aracın kaza tarihini kapsar şekilde ZMM sigorta poliçesinin tanzim edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından davanın açılmasından önce davacı tarafça yapılan başvuru neticesi hasar dosyasına göre, davacının yaralanması nedeniyle ödeme yapıldığı ve davacı vekilinin 27/08/2021 tarihi itibariyle ibraname imzalamış olduğu, 27/08/2021 tarihli İbraname başlıklı belgede; \"İşbu 107.100,00 TL tahsili ile ... Sigorta A.Ş. ile anılan kaza sebebiyle, mezkûr poliçelerden, olaydan ve 15 982864 0001 nolu hasar dosyasından dolayı ... Sigorta A.Ş.'den, sigortalıdan ve sigortalı araç sürücüsünden maddi tazminat konusu başkaca hiçbir hak ve alacağımız kalmadığını, ... Sigorta A.Ş.'nin sigorta poliçe limitini tükettiğini beyan eder, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2021.E.130154 sayılı tahkim dosyasından, açtığımız ve açacağımız tüm davalardan, icra takiplerinden, keşide ettiğimiz ve edeceğimiz ihtarnamelerden fazlaya dair haklarımızı da kapsar şekilde, ... Sigorta A.Ş.'yi, sigortalısını ve sigortalı araç sürücüsünü tamamen, gayri kabili rücu olmak üzere ve kesin şekilde ibra ederim.\" ifadesine yer verildiği, davacı tarafından davanın açılmasından önce Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetine 02/12/2021 tarihli 2021.E.130154 - K-2021/182254 sayılı başvuru yapıldığı, başvurunun; \"dosyaya sunulan maluliyet raporunun başvuru sahibinin iyileşme süresi dolmadan tanzim edilmiş olması nedeniyle\" usulden reddedildiği, yasal süresi içinde davacı tarafça anılan karara karşı İtiraz Hakem Heyetine başvuru yapıldığı, İtiraz Hakem Heyeti'nin 12/02/2022 tarihli 2021.İ.48736 - 2022/İHK-7212 sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\t2918 sayılı KTK’nın 111. maddesinde ibra ile ilgili bir düzenlemeye yer verilmiş olup, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceği belirtilmiştir. Kanun’un bu hükmünden yararlanmak için ayrı bir iptal davası açılmasına ya da ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasının bulunması da yeterlidir. Zira anlaşmanın yapıldığı günden başlayarak belirtilen süre içinde bir davanın açılmış olması da, davacının bu anlaşma ile bağlı kalmak istemediğini göstermektedir.<br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacı ile davalı sigorta şirketi arasında tanzim edilen ibranamenin 27.08.2021 tarihinde tanzim edildiği, eldeki davanın ise 2 yıllık süre dolmadan 17.05.2022 tarihinde açıldığı, Kanun’un yukarıda anılan hükmünden yararlanmak için ayrı bir iptal davası açılmasına ya da ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasının bulunmasının da yeterli olduğu, yine sigorta tahkim komisyonu tarafından verilen kararın usule ilişkin olduğu ve eldeki dava için kesin hüküm teşkil etmeyeceği nazara alınarak mahkemece işin esasına girilerek tüm delillerin toplanmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.<br>\tÖte yandan kabule göre de, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan Katip Çelebi Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından tanzim edilen ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik cetveline göre yapılan belirlemede, davacının kaza neticesi yaralanmasına bağlı oluşan maluliyet oranının %20,3 olduğu, tıbbi iyileşme ve süresinin 180 gün olduğunun belirlendiği, mahkemece İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınan 13/03/2023 tarihli raporda ise kaza neticesi davacının yaralanmasına bağlı olarak oluşan engellilik oranının %36 olduğunun belirlendiği, her iki rapor arasında çelişkiler bulunduğu anlaşılmıştır.<br>\tHaksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde ve taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verilmez.<br>\tBu kapsamda mahkemece Adli Tıp Üst Kurulu'ndan kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre, kaza nedeniyle davacıda hangi arızalar nedeniyle (hususiyetle burun arazına ilişkin varsa illiyetin de tespit edildiği) ve hangi oranda maluliyet ve/veya geçici iş göremezlik oluştuğu ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı konusunda, açık, net, denetime elverişli, dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkileri giderici nitelikte yeniden maluliyet raporu alınması, gerektiğinde aktüer bilirkişiden rapor alınmasıyla sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek belirtilen eksikliklerin giderilmesi ve tüm delillerin toplanıp değerlendirilmesiyle sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 15/09/2023 tarihli, 2022/335 Esas - 2023/473 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, istinaf eden davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a87696b862d84e7d","SID":"dcdec0db1ed7044f"}}