{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2022/961 <br>KARAR NO\t: 2025/295<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâletsiz İş Görmeden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 23/07/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi özetle;  davacı alacaklı şirketin, davalı borçlunun sebepsiz zenginleşmesine neden olan hükümsüz olduğu tespit edilen Şirket genel kurul kararına istinaden huzur hakkı adı altında ödenen 24.841,61 -TL'nin şirkete ödenerek iadesi için davalı borçlu aleyhinde icra takibine girişmiş ise de davalının takibe haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini, davalı borçlunun, davacı şirketinin 29.01.2014 tarihinde gerçekleşen Genel Kurul toplantısında alınan karar ile Yönetim Kurulu üyeliğine seçildiğini, aynı Genel Kurulda Yönetim Kurulu üyelerine toplantı başına 5.000-TL huzur hakkı ödeneceğine dair de karar alındığını ancak ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----sayılı ilamı ile 29.01.2014 tarihinde gerçekleştirilen Genel Kurul Toplantısında alınan genel kurul kararlarının tamamının mutlak butlanla malul olduğu, eş bir deyişle baştan itibaren hükümsüz olduğunun tespit edildiğini, bu ilamın kesinleşmesi ile davalı borçlunun hiç Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmemiş, Yönetim Kurulu Üyelerine huzur hakkı ödemesine ilişkin kararın alınmamış sayıldığını, borçlu davalının, diğer Yönetim Kurulu üyeleri ile 20.02.2015 tarihinde gerçekleşen Şirket Genel Kurulunda haklı nedenle görevlerine son verilmesinin ardından Huzur hakkına ilişkin takip konusu bedel davalı borçlunun huzur hakkının ödenmesini talep ettiği tarihte henüz -----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- sayılı 29.01.2014 tarihli Genel Kurulda alınan kararların hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmemiş olduğundan, ödenmek zorunda kalındığını, ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------sayılı ilamının 10.05.2017 tarihinde kesinleşmesi ile yapılan ödemenin borçlunun sebepsiz zenginleşmesine yol açtığını, mezkur ödemenin iadesi için davalıya yazılı ve sözlü olarak defalarca başvurulmuş olmasına karşın, iadeden imtina ettiğini, bu nedenle davalı borçlu aleyhinde icra takibi başlatılmak zorunda kalındığını, davalı borçlunun icra takibine de alenen kötü niyetli ve haksız şekilde itiraz ettiğini, ödemenin kaynağı olan hukuki işlemin  tespit edilip kesinleştikten sonra, borçlunun sebepsiz zenginleştiği miktarı iade etmesinin gerektiğini, bununla birlikte davalı borçlunun borcu likit olup, itirazın kötü niyetli olması karşısında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla, davalı borçlunun ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itiraz talepli dava etmiştir.<br> Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davalının, davacı şirketin hissedarı olmayan ve dışarıdan atanarak görev yapan yönetim kurulu üyesi olduğunu, Yönetim Kurulu Üyeliği görev süresinin 29.01.2014 — 20.02.2015 tarihleri arasında sürdüğünü, davalının, 29.01.2014 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısında, şirket yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, anılan toplantıda yönetim kurulu üyeleri için huzur hakkı ödemesi yapılması hususunun da karara bağlanarak karar uyarınca yönetim kurulu üyelerine toplantı başına 5.000,00 TL huzur hakkı ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 29.01.2014 tarihli ------ Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı, bir kısım şirket hissedarı yönetim kurulu üyelerinin katıldığı ve fakat diğer yönetim kurulu üyelerine haber verilmeksizin katıldığı bir yönetim kurulu kararı ile alındığını, anılan toplantının  07.01.2014 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile ilân edildiğini, bu kararın, şirketin yasal tasdikleri  yapılmış bir yönetim kurulu karar defteri varken, bu kişiler tarafından ve vekillerinin de yardımı ile mükerrer olarak oluşturulmuş bulunan bir yönetim kurulu karar defteri olduğunu, her ne kadar bu karar defteri ile ilgili işlem yapan noter, noter çalışanları ve yukarıda anılan davalı yönetim kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulmuşsa da, bu suç duyurularından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilerek itirazlarının reddedildiğini, fakat Noter çalışanları hakkında Noterler Birliği Disiplin Kurulu tarafından uyarma cezası verildiğini, ilaveten noter çalışanları hakkında yapılan suç duyurusunda, kanun yararına bozma talebi ile ilgili olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, haklarında iddianame düzenlenerek işlem yapılması gerekirken, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin isabetsiz olduğunun belirtildiğini, 29.01.2014 tarihli Olağan üstü genel kurul toplantısı tutanağında huzurdaki davanın davacısı olan şirketin şu an ki Yönetim Kurulu Başkanı olan  ------ tarafından muhalefet şerhi işlendiğini, toplantı tutanağına geçen muhalefet şerhi uyarınca, dava dışı  ----- tarafından huzurdaki davanın davacısı olan şirkete karşı iki ayrı dava açıldığını, açılan bu davanın -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ sayılı tahtında görüldüğünü ve 16.09.2015 tarihinde genel kurulun iptali talebinin kabulü ile karar çıktığını, bir başka ifade ile hem mükerrer defter oluşturup hem de bu defter vasıtası ile genel kurul toplantısı yapılmasını sağlayan davacı şirketin yönetim kurulu başkanı olan dava dışı ------, kendisinin yapılmasını sağladığı genel kurul toplantısının iptali için dava açtığını, davacı şirket yönetim kurulu başkanı olan dava dışı ------tarafından davacı şirkete karşı ayrıca şirket pay defterine yapıldığı iddia olunan yolsuz kayıtların eski hale iadesini konu alan ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------. sayılı dosyası tahtında görülen dava ikame edildiğini, huzurdaki davacı şirketin yönetim kurulu başkanı olan-----sulh protokolü sunarak, şirket pay defterlerindeki kayıtların düzeltilmesi ile ilgili olarak taleplerinden vazgeçtiğini, bu nedenle, ----- Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- sayılı dava dosyasındaki dayanak yolsuz kayıtların varlığı iddiasını bizatihi kendisinin ortadan kaldırdığını, davalının 20.02.2015 tarihli davacı şirket olağan genel kurul toplantısında azledilen yönetim kurulu üyesi olması ve kendisinin göreve atandığı 29.01.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının pay defterine yapılan yolsuz kayıtlarla mutlak butlanına karar verilmiş olmasının dayanağını yitirdiğini, davaya konu huzur haklarına dayanak olan kararlar incelendiğinde, alınan karaların mahiyeti ve davacı şirkete kazandırdığı menfaatler dikkate alındığında, davacı şirketin lehine yapılan işlemler olduğunu, salt 29.01.2014 tarihli olağanüstü genel kurul kararının mutlak butlanla malul olduğuna dair karar verilmiş olmasının, yönetim kurulu üyelerine ödenen huzur haklarının iadesi için delil teşkil etmeyeceğini, öncelikle yapılan işlemlerin, eşit işlem ilkesine uygun olup olmadığı, şirket ve ortakların haklarına zarar verip vermediği, şirkete kazanç sağlayıp sağlamadığı ilkeleri üzerinde durulması, davacının dışarıdan atanmış bulunan yönetim kurulu üyesi olup emek ve mesaisi karşılığı bir huzur hakkı alacağı olmasının yadsınamayacağını, şayet davacı taraf haksız bir ödeme yapmış ise bu tutarın ancak bu tasarrufa sebep olan diğer şirket hissedarı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu sebebi ile talep edilebileceğini, bu kapsamda --- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Sayılı dosyasında açılmış bulunan bir dava da olduğunu, bu davada şirketin diğer yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilecek ve bir tazminata karar verilecek olur ise mükerrer tahsilat yapılmasının gündeme geleceğini beyanla fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, davacı tarafın 9420 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava, davalıya huzur hakkı ödenmesine karar verilen şirket genel kurulunun mahkeme kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle, sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak  davalıya ödenen huzur hakkı bedellerinin istirdatı için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce  davanın HMK'nın 340/ atfı ile 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş. İstinaf başvurusu kabul edilerek. mahkememiz kararı kaldırılmıştır. İstinaf kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada  <br> Dava açan  ------  unvan değişikliği yapılmış olup,  yeni ünvanı -----unvan değişiklikliğine ilişkin ----- örneği dosyaya celp edilmiştir.<br>İcra Takibinin İncelenmesi ;<br> Davacı şirket tarafından, 03.11.2017 tarihinde -----İcra Müdürlüğü’nün <br>------ sayılı dosyasından davalı aleyhine aşağıda detayları bulunan İlamsız İcra takibi başlatılmıştır. <br>24.302,30 TL Asıl Alacak <br>539,31 TL İşlemiş Faiz (Yasal) <br>(05.08.2017-03.11.2017)<br>24.841,61 TL Toplam <br> Toplam alacağın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %9 yasal faiz ve değişen oranlardaki faizi ile icra giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte BK 100 md. gereği tahsili talep edilmiştir. <br> Davalı asil, 13.11.2017 tarihli icra müdürlüğü dosyasına sunduğu dilekçesi ile borcun tamamına, faize ve talep edilen faiz oranına ve ferilerini itirazı ile takibin durdurulmasını talep etmiş, itirazın süresinde olması ile takip durdurulmuştur. <br>Bilirkişi Raporu:<br>Dava konusu davacı şirketin 24.01.2014 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı ile<br>- 2014 yılına ait olağanüstü genel kurul toplantısının 29.01.2014 tarihinde, saat 11:00’de ------ adresinde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın ------ Gümrük ve Ticaret İl Müdürlüğü’nün 28.01.2014 tarih ve ----- sayılı yazılarıyla görevlendirilen Bakanlık Komiseri ------ gözetiminde yapıldığı,<br>- Yönetim Kurulu’nun 3 yıl süre ile seçilmesine, Yönetim Kurulu üyeliklerine toplantıda hazır bulunan ve yönetim kurulu üyeliğine aday olduğunu sözlü olarak beyan eden ------- ve ...’ın oy çokluğu ile seçilmelerine karar verildiği, İş bu Olağanüstü Genel Kurul kararı ile atanan şirket Yönetim Kurulu üyelerinin her birine ayrı ayrı huzur hakkı verilmesine, huzur hakkının beher toplantı başına her bir üyeye 5.000,00 TL olarak ödenmesine oy çokluğu ile kabul edilmesine karar verildiği,<br>- Dava dışı ------ tarafından Genel Kurul Toplantısı ile alınan tüm kararlara ilişkin<br>muhalefet ve itiraz edildiği, 10.02.2014 tarihli ----- gazetesi ile tescil edildiği görülmüştür.<br>20.02.2015 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı ile<br>- Şirketin hali hazırdaki Yönetim Kurulu üyelerinin azledilmelerine oy çokluğu ile karar<br>verildiği, kararın 09.03.2015 tarihli  ------ gazetesi ile tescil edildiği görülmüştür. <br><br>Dava dışı  ------ tarafından, 04.03.2014 tarihinde, huzurdaki davanın davacısı şirkete karşı “Şirket Genel Kurul Kararlarının Geçersiz Olduğunun Tespiti” talepli dava ikame ettiği, ----- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ------ sayılı 08.10.2015 tarihli kararı ile özetle; “..davalı şirket ortağı olan ------ pay aldığı belirtilen şahısların usulüne uygun olarak bir yönetim kurulu kararı bulunmamasına rağmen şirket pay defterine işlenmek suretiyle nisabın sağlandığı anlaşılmaktadır. …hesaplamaya göre TTK 418. maddesi uyarınca olağan gündem konularının görüşülebilmesi için ilk toplantıda esas sermayenin ¼’ünün hazır bulunması şarttır. İlk toplantıda bu nisap sağlanmazsa toplantının ertelenmesi gerekir. Usulsüz kaydedilen paylar hariç tutulduğunda 29.01.2014 tarihli genel kurulda gerçek pay durumuna göre bu nisap sağlanmadığı halde nisap sağlanmış gibi karar alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda toplantı ve karar nisaplarının mevcut olmadığı TTK 447.17a maddesi uyarınca alınan bu kararların mutlak butlanla batıl geçersiz karar olduğu kanaatine varıldığından dava kabul edilmiştir. Davanın kabulü ile davalı şirketin 29.01.2014 tarihli genel kurulunda alınan kararların mutlak butlanla batıl geçersiz kararlar olduğunun tespitine,” şeklinde hüküm kurulmuştur.  Davacı şirket tarafından, davalı adına keşiden edilen -----. Noterliğinin 28.07.2017 tarihli, ------- yevmiye sayılı ihtarname ile “Şirketimizin hükümsüzlüğü tespit edilen 29.01.2014 tarihli 2014 yılı Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmiş, 20.02.2015 tarihli, 2013 yılı Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında haklı nedenle azledilene kadar yönetim kurulu üyeliği görevini sürdürmüştünüz. Bu süreçte katılmış olduğunuz 7 Yönetim Kurulu toplantısından tahakkuk eden huzur hakkı ücreti karşılığında şirketimiz adına tarafınızın üyesi olduğu seçim kararı hükümsüz olan Yönetim Kurulu tarafından alınmış ve bu itibarla yok hükmündeki 13.02.2015 karar ile 04.06.2015 tarihinde 24.302,30 TL huzur hakkı ödemesi gerçekleştirilmiştir. <br> Yönetim Kurulu üyeliğine seçildiğiniz 29.01.2014 tarihli 2014 yılı Olağanüstü Genel Kurulunda alınan kararların hükümsüzlüğünün tespiti istemi ile ikame edilmiş olan -----. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin -------sayılı dava dosyası kapsamında 16.09.2015 tarihinde mezkur Genel Kurulda alınan kararların mutlak butlan ile sakat olduğunun tespiti yönünde karar verilmiş, mezkur karar Yargıtay -----. Hukuk Dairesi’nin 10.05.2017 tarih, ------ sayılı kararı ile temyiz isteminin reddine karar verilerek kesinleşmiştir. <br> Mutlak butlanın varlığı halinde hukuki işlem kurulduğu andan itibaren amaçlanan hukuki sonuçları kesin olarak doğurmamaktadır. Sonradan bu işlemin hukuka uygun hale getirilmesi mümkün değildir. Bir başka deyiş ile mutlak butlan ile sakat olan Genel Kurul Kararlarına istinaden Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmiş olmanız nedeniyle esasen hiç Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmediğiniz, Yönetim Kurulu üyesi sıfatı ile yaptığınız hiçbir işlemin şirketimiz nezdinde bağlayıcı olmadığı aşikardır. Bu nedenlerle tarafınıza ödenen huzur hakkı bedeli açıkça batıl bir hukuki işleme dayandığından şirketimize derhal iade edilmesi zaruridir. <br> Yapılan bu ödeme oranında sebepsiz zenginleşmiş olmanız karşısında----- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ------ dosyası kapsamında 29.01.2014 tarihli Genel Kurul Kararının mutlak butlan ile malul olduğuna karar verilmiş olması nedeniyle tarafınıza yapılmış sebepsiz zenginleşmeye neden olan ödemeyi derhal iade etmeniz gerekmektedir. <br> Her türlü idari ve cezai dava ve şikayet, faiz de dahil olmak üzere ve fakat bununla sınırlı olmamak üzere tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere mezkur batıl kararlara istinaden yapılan ve sebepsiz zenginleşmenize neden olan 24.302,30 TL’nin iş bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde …..iade edilmesi gerektiğini, mezkur bedelin geri verilmemesi halinde hakkınızda yasal yollara başvurulacağını ihtaren bildiririz.” ifadeleriyle davalı tarafa ödenen huzur hakkı bedelinin iadesi talebi ihtar edildiği, ihtarnamenin 01.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. <br> Davacı vekili, davalının iş bu huzur hakkı ödemesinin,----- Asliye Ticaret Mahkemesinin -----sayılı ilamının 10.05.2017 tarihinde kesinleşmesi ile yapılan ödemenin borçlunun sebepsiz zenginleşmesine yol açtığını iddia etmiştir. <br> Sebepsiz zenginleşme TBK’nın 77-82. Maddeleri ile düzenlenmiştir. Bu maddeler haklı bir sebep olmaksızın bir kişinin malvarlığının diğer bir kişinin malvarlığı aleyhine artması durumunda <br>zenginleşen kişinin elde ettiği menfaati iade etmekle yükümlü olduğunu belirtir. Sebepsiz zenginleşme iddiasında bulunan taraf, zenginleşmenin ve fakirleşmenin varlığını, illiyet bağını ve haklı bir sebebin olup olmadığını ispatla yükümlüdür. -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin -----. sayılı ilamının 10.05.2017 tarihinde kesinleşmesi ile atamanın ve huzur hakkı ödemesinin dayanağı ortadan kalkmış, ödemelerin hukuki bir temeli kalmamıştır. Bu durumda yönetim kurulu üyesi davalıya yapılan ödemeler sebepsiz zenginleşme olarak kabul edilebilir. Diğer taraftan bu noktada davalının genel kurul kararının iptal edileceğini bilip bilmemesi hususunun önem arz ettiği değerlendirilmektedir. <br> Davacı şirketin 29.01.2014 tarihli ortaklık yapısına bakıldığında, şirket ortaklarının, --------- olduğu tespit edilmiştir. Davacı şirketin ortağı olmayan ve dışarıdan yönetim kurulu üyesi olarak atanan davalının üyeliği süresince aşağıdaki toplantılara katıldığı, davacı şirketin ------ gazetelerinden tespit edilerek aşağıda sunulmuştur. <br>1) 05.02.2014 tarihli ---- sayılı yönetim kurulu kararı: (28.02.2014 tarihli ----- <br>gazetesi, sayfa ----) <br> Gündem: 29.01.2014 tarihli şirket olağanüstü genel kurulunda alınan kararların icrası, şirket hak ve menfaatlerinin korunması için hukukçu tayini <br> Kararlar: 1. Gündem maddesine ilişkin olarak 29.01.2014 tarihli şirket olağanüstü genel kurulunda alınan kararlar uyarınca yönetim kuruluna seçilen üyelerin görev taksimi yapılmış, imza yetkileri belirlenmiş, üyelere ödenecek huzur hakkı ödeme zamanı (her bir toplantının yapıldığı tarihte) düzenlenmiş, 2. Gündem maddesine ilişkin olarak Av. Doç. Dr. ----- ile anlaşılmasına oy birliği ile karar verilmiştir. <br>2) 10.03.2014 tarihli ----sayılı yönetim kurulu kararı: (08.04.2014 tarihli  ------<br>gazetesi, sayfa 200)  Gündem: Yönetim Kurulu üyelerinin görev dağılımı ile ilgili alınan 05.02.2014 tarihli yönetim kurulu kararında sehven yapılan maddi hatanın düzeltilmesi. <br> Kararlar: Görev taksimi ve imza yetkilileri aynı kalmak koşuluyla yönetim kurulu başkanı -----tc kimlik numarasının düzeltilerek ticaret sicil müdürlüğüne bildirilerek tescil ve ilamına oy birliği ile karar verilmiştir. <br>3) 23.01.2015 tarihli ve ----- sayılı yönetim kurulu kararı: (04.02.2015 tarihli ----- gazetesi, sayfa -----<br> Gündem: Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı Yapılması hakkında. <br> Kararlar: Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı gündemi maddeleri doğrultusunda toplantıda hazır bulunmak üzere Bakanlık Temsilcisi çağrılmasına, toplantının 6102 sayılı TTK 414. Maddesine göre hanlı yapılmasına, yasa ve şirket esas sözleşmesine göre gerekli ilanların yapılmasına oy birliği ile karar verilmiştir. <br> Davalı vekilinin 13.12.2023 tarihli, bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanları konulu dilekçesi ile davacı şirketin ------ gazetelerinden tespit edilen ve yukarıda yer verilen davalının katılımı sağlanan toplantılar dışında, 19.02.2014 tarihli -----sayılı yönetim kurulu kararı, 10.03.2014 tarihli ve ------sayılı yönetim kurulu kararı, 28.04.2014 tarihli ve ----- sayılı yönetim kurulu kararı, 05.07.2014 tarihli ve ----sayılı yönetim kurulu kararı, 15.07.2014 tarihli ve -----sayılı yönetim kurulu kararı, 13.02.2015 tarihli ve ----- sayılı yönetim kurulu kararının da davalının yönetim kurulu üyesi olarak katılımı ile alındığını beyan ettiği görülmüştür. <br> Bu durumda davacı şirketin davalı adına keşide edilen ve huzur hakkı ödemesinin iadesinin talep edildiği ihtarname ile 7 toplantıya katılım sağladığı, davalı vekili beyanına göre ise 9 toplantıya katılım sağladığı, buna göre davalının katılım sağladığı toplantı sayısında da uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır. <br> Takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere davalının toplantı sayısına ilişkin olarak ----- gazetesinde tescil edilmemiş ve fakat şirket yönetim kurulu defterindeki davalı vekilince bildirilen yönetim kurulu kararlarının da dosyaya sunulması gereği hasıl olacaktır. <br> Davalıya her bir toplantıya katılımı ile 5.000,00 TL huzur hakkı ödeneceğinin geçersizliğine karar verilen genel kurul kararı ile karara bağlandığı, davalıya ise 04.06.2015 tarihinde “Yönetim Kurulu Huzur Hakkı Ödemesi” açıklamalı, 24.302,30 TL tutarında ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. İş bu ödemenin içeriği ile hangi toplantılar kapsamında ödendiği yönünde bir kayıt bulunmamaktadır. Diğer taraftan yukarıda arz edildiği üzere davalının 7 toplantıya katıldığının tespiti halinde 35.000,00 TL, 9 toplantıya katıldığının tespiti halinde ise 45.000,00 TL huzur hakkı ödenmesi gerektiği kabul edilecektir. <br>24.01.2014 tarihli genel kurul toplantısı kararlarının iptaline karar verilen mezkur dava ile<br>“..davalı şirket ortağı olan ----- pay aldığı belirtilen şahısların usulüne uygun olarak bir yönetim kurulu kararı bulunmamasına rağmen şirket pay defterine işlenmek suretiyle nisabın sağlandığı anlaşılmaktadır. …hesaplamaya göre TTK 418. maddesi uyarınca olağan gündem konularının görüşülebilmesi için ilk toplantıda esas sermayenin ¼’ünün hazır bulunması şarttır. İlk toplantıda bu nisap sağlanmazsa toplantının ertelenmesi gerekir. Usulsüz kaydedilen paylar hariç tutulduğunda 29.01.2014 tarihli genel kurulda gerçek pay durumuna göre bu nisap sağlanmadığı halde nisap sağlanmış gibi karar alındığı anlaşılmaktadır.” denildiği, bu kapsamda davacı şirket ortaklarından olmayan ve iptal edilen kurul kararı ile şirket dışından yönetim kurulu üyesi olarak atanan ve mezkûr kararın kesinleştiği süreye kadar 7-9 arasında toplantıya katılım sağladığı anlaşılacak davalının, genel kurulda gerçek pay durumuna göre nisap sağlanmadığı halde sağlanmış gibi karar alındığını bildiği hususunun ispata muhtaç olup, ispat edildiğinin kabulü halinde sebepsiz zenginleştiği, aksi halde ise sebepsiz zenginleşmediği ve katıldığı toplantılar karşılığında huzur hakkı ödemelerine hak kazandığı hususundaki takdir Sayın Mahkemenindir. <br>Hesaplama: <br>-----Noterliğinin 28.07.2017 tarihli, ------ yevmiye sayılı davalı adına keşide edilen mutlak butlan ile hükümsüz olan Genel Kurul kararlarına istinaden ödenen huzur hakkı payının iadesi talepli ihtarnamenin, 01.08.2017 tarihinden davalıya tebliğ edildiği, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde ödeme yapılması talep edilmiş olduğundan, 05.08.2017 itibarıyla temerrüdün başladığı kabul edilecek olup takip alacağı aşağıda hesaplanarak sunulmuştur. <br>Asıl Alacak 24.302,30 TL<br> (05.08.2017-03.11.2017 tarihleri arası 90 günlük yasal faiz (9%) 539,31 TL<br>03.11.2017 icra takip tarihi itibarıyla toplam alacak 24.841,61 TL olduğuna dair kanaat belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde;<br>Dava, davalıya huzur hakkı ödenmesine karar verilen şirket genel kurulunun mahkeme kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle, sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak  davalıya ödenen huzur hakkı bedellerinin istirdatı için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalının davacı şirketin 29.01.2014 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında 3 yıl süre ile yönetim kurulu üyeliğine getirildiği, aynı toplantı ile yönetim kurulu üyeleri için girilen toplantılar kapsamında her bir toplantı için 5.000,00 TL tutarında huzur hakkı ödenmesine karar verildiği, iş bu toplantıda dava dışı ---- muhalefet şerhi bulunduğu, toplantı kararlarının 10.02.2024 tarihli  ------ gazetesi ile ilan edildiği, <br> Dava dışı ----- tarafından   ---- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ------sayılı dosyasından davacı şirket aleyhine 04.03.2024 tarihinde ikame edilen Şirket Genel Kurul Kararlarının Geçersiz Olduğunun Tespiti konulu davada, ------ sayılı 16.09.2015 tarihli karar ile davalı şirketin 29.01.2014 tarihli genel kurulunda alınan kararların mutlak butlanla batıl geçersiz olduğunun tespitine karar verildiği, <br> Davacı şirket ortağı olmayan ve dışarıdan yönetim kurulu üyesi olarak atanan davalının yönetim kurulu üyeliğinden azledildiği, 20.02.2015 tarihli Genel Kurul Toplantı tarihine kadar geçen süre içerisinde davacı şirket tarafından davalı adına keşide edilen------ Noterliğinin 28.07.2017 tarihli, ------ yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 7 toplantıya katıldığının bildirildiği, <br>Davalıya 04.06.2015 tarihinde “Yönetim Kurulu Huzur Hakkı Ödemesi” açıklamalı, 24.302,30 TL tutarında ödeme yapıldığı, <br> Dışarıdan yönetim kurulu üyesi olarak atanan davalının yönetim kurulu üyeliğinden azledildiği, 20.02.2015 tarihli Genel Kurul Toplantı tarihine kadar geçen süre içerisinde  7 toplantıya katıldığının anlaşıldığı  yani davalının yönetim kurulu üyesi olarak hizmet verdiği, toplantılara katılım sağladığı,TTK 447.17a maddesi uyarınca alınan bu kararların mutlak butlanla batıl geçersiz kararlar olduğunun şirket dışından yönetim kurulu üyesi olarak atanan davalı tarafından 29.01.2014 tarihten itibaren toplantıda nisap sağlanmadığı halde sağlanmış gibi karar alındığını bildiği hususunun ispata muhtaç olduğu, değerlendirilmekle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br><br>  HÜKÜM(Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle) <br>Davanın REDDİNE,<br>1-Harçlar kanunu gereğince  alınması gereken 1.696,93 TL harçtan peşin alınan 300,03 TL'nin mahsubu ile bakiye  1.396,90 TL harcın davacıdan tahsiline hazineye gelir kaydına,<br>2-Yargılama gideri mahiyetinde olan 300,03 TL peşin harcı'nın  davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3-Davalı tarafça yapılan Bilirkişi ücreti masrafı  olan 5.000,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulanan AAÜT uyarınca 24.841,61 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Taraflarca yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde  yatıran tarafa iadesine,\t Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren kesin olmak üzere davacı vekilinin ve davalı asilin  yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ea052845922c3a31","SID":"4782a1db541e0d1f"}}