{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1406 <br>KARAR NO:2025/504<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:12/07/2021<br>ESAS NO:2017/616 <br>KARAR NO:2021/589<br>DAVAN:Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ:07/05/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalı tarafından organize edilen barter sisteminin üyesi olduğunu, müvekkilin davalıya bahsedildiği gibi bir borcu olmadığını, taraflarca imza altına alınan 04.07.2006 tarihli USD, 31.03.2007 tarihli TL ekstreleri uyarınca müvekkilinin alacak borç bakiyesinin sıfırlandığını, borcun kaynağı olarak 31.12.2011 tarihli nakit hesap ekstresinde toplam borcun 20.101,98 TL olduğunu ifade edildiğini, borcun kaynağı olarak 01.07.2009 tarihli 10.854,00 TL bedelli nakit borç devir fişi ve 3 kalem olarak gecikme faturası yazılı meblağ bulunduğunu, gecikme faturalarından 31.12.2011 tarihli 4.791,98 TL'lik faturanın müvekkili tarafından ihtarname ile itiraz edilerek iade edildiğini, aynı ihtarname ile nakit hesap ekstresine itiraz edilerek borçlu olmadığının bildirildiğini, ayrıca müvekkili tarafından davalı aleyhine İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/759 E. ve 2015/43 K. sayılı dosyası ile açılan davada müvekkilinin hesabına haksız olarak borç kaydedilen 200.000,00 ve 10.000,00 USD'lik işlemler hakkında kayıtların düzeltilmesine karar verildiğini, karar uyarınca müvekkilinin davalıya borcu olmadığını, gecikme ücreti ve işlemiş faiz taleplerinin müvekilininin temerrüde de düşürülmemiş olması nedeniyle kabulünün mümkün olmadığını, alacağında zamanaşımına uğradığını belirterek menfi tespit davasının kabulü ile ...sayılı dosyasından müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin müvekkili yönünden iptalini, istirdat davamızın kabulü ile dosyaya yatan 5.723,59 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının imzaladığı ... üyelik sözleşmesi ile üyeleri olduğunu, davacının müvekkiline komisyon ve üyelik bedeli borçlandığını, bu tutarların tüm ihtar ve taleplere rağmen bir kısmının davacı tarafça ödenmemesi nedeniyle bu tutarlar için sözleşmede yazılı gecikme cezası işletilerek ve icra takibine girişildiğini, borçlunun takibe itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiğini, yetki itirazları uyarınca dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, barter sözleşmelerinin atipik sözleşme olduğunu, davacı şirket yetkilisinin imza ederek kabul ettiği TL cinsinden nakit cari hesap ektresinde 20.12.2007 tarihi itibariyle davacının müvekkiline 11.771,00 TL ödenmemiş komisyon borcu olduğunu, daha sonra davacı tarafça 916,00 TL tutarında daha ödeme yapılarak borç bakiyesinin 10.855,00  TL kaldığını, bu borcun ihtar ve ikazlara rağmen ödenmemesi üzerine sözleşme uyarınca bu borca aylık gecikme cezası tahakkuk ettirilerek icrai takibine girişildiğini, davacının zikrettiği mahkeme kararının davacının müvekkiline borçlu olmadığına ilişkin olmayıp davacı tarafından sistemin diğer bir üyesi ile yapılan işlemin gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, menfi tespit ve istirdat davasında, herkesin iddiasını ispatla yükümlü olduğu, 6100 sayılı HMK'nun 189. vd maddeleriyle belirtildiği gibi tarafların kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahip olduğu, 190. maddeyle kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yüküyle yüklü olduğu, ispatın hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu açıkça belirtilmiş olup genelde menfi tespit davalarında ispat yükü davalıda olduğu, istisnai durumlarda ise davacı üzerinde olduğu, mahkemece davalı tarafa iki haftalık kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırması ve süresi içerisinde ikmal edilmemesi halinde HMK'nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi incelemesi talebinden vazgeçilmiş sayılacağı hususu ihtar edildiği, ancak davalı tarafça bilirkişi ücretinin süresi içerisinde yatırılmadığı, davalı yanca iddiasını doğrulayacak mahiyette ve mahkememizce kanaat hasıl olacak nitelikte başkaca yeterli delil ve belgede ibraz edilememiş olduğu gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile,Davacının... sayılı dosyasında 57.315,89 TL'lik tutar yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafça icra dosyasına 24/04/2015 tarihinde yatırılan 5.723,59 TL'lik tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, Alacaklının takipte haksız ve kötüniyetli olduğu tespit edilmediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının somut dosya kapsamına ve dosyaya sunulu belgeleri görmezden gelinerek tanzim edildiğini dolayısıyla bu raporlar esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, sözleşme kapsamında davacının komisyon ücreti, yıllık üyelik ücreti ve gecikme cezası ödemeyi kabul ettiğini, komisyon faturalarının da üyelik yenileme faturaları ve bu ödemelerin gecikme ücretlerine dair düzenlenen faturalar olduğunu, faturaların dosyaya ibraz edildiğini, bilirkişilerin açıkça somut belgeleri görmezden geldiğini, eksik inceleme yaptıklarını, 16.11.2020 tarihinde sundukları beyan dilekçesi ile de davacı tarafın müvekkiline olan borcunun kalem kalem ayrıntılı olarak açıklandığını, yeni bir bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmesi gerekmekte iken yargılamanın sonlandırılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun barter sistemi konusunda uzman bilirkişi tarafından hazırlanması gerektiğini, davacı şirket tarafından USD borcu kapatılmış olmasına karşın TL hesabının borcunun kapatılmaması nedeniyle takibin başlatıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava, barter sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve takip sebebiyle ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.Davanın 28.04.2015 tarihine Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açıldığı, 2015/494 E. 2017/355 K. sayılı dosyasında 27.04.2017 tarihinde verilen yetkisizlik kararının 29.06.2017 tarihinde kesinleşmesi üzerine dosyanın İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/616 E. sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.Davaya konu ... sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... A.Ş., borçlunun ise ... A.Ş. olduğu, 27.116,91 TL gecikme zammı, 10.854,00 TL asıl alacak(31.12.2009), 6.934,44 TL işlemiş faiz, 640,39 TL gecikme zammı alacağı (30.04.2011), 275,02 TL işlemiş faiz, 3.815,29 TL gecikme zammı alacağı (24.11.2011), 1.312,38 TL işlemiş faiz, 4.791,98 TL asıl alacak (31.12.2011) ve 1.575,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.315,89 TL üzerinden 10.02.2014 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde gecikme zammı ve asıl alacak borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 09.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği, 22.04.2015 tarihinde 5.723,59 TL icra dairesince tahsilat yapıldığı anlaşılmıştır. ... sistemi, üye şirketlerin ihtiyaç duydukları mal ve/veya hizmetleri, aracı şirket konumunda olan barter şirketinin koordinasyonda, sisteme üye olan diğer şirketlere yine mal veya hizmet vererek aldıkları, değişim aracı olarak para kullanılmayan, mal ve/veya hizmetlerin mübadelesi esasına dayanan bir sistemdir. Şirketler, söz konusu mal ve/veya hizmetleri, barter şirketinin kurduğu sisteme üye olarak almaktadır. Barter sözleşmesi, trampa benzeri bir sözleşme olmakla birlikte, barter sisteminde bir şirketin başka şirkete verdiği mal ve/veya hizmet karşılığında, mutlaka aynı şirketten mal veya hizmet alması şartı aranmamaktadır. Yani mal veya hizmet verdiği şirket dışında, sisteme dahil olan üçüncü bir şirketten de mal veya hizmet alması mümkündür. Bu özelliği barter sistemini trampadan ayırmaktadır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 10/11/2021 tarihli 2021/3710 E. 2021/1342 K. sayılı ilamında belirtildiği gibi \"... sistemi, mal mübadelesi (trampa) sisteminin güncel ekonomik hayata adapte edilmiş hali olup sistemin esası üye firmalar arasındaki mal ve hizmet alışverişlerinde değişim aracı olarak paranın kullanılmamasına dayanmaktadır. Barter sistemine üye olan herhangi bir firmaya mal veya hizmet satan üye, sattığı mal veya hizmetin bedeli kadar barter sisteminden alacaklı hale gelir.... çekinin tahsili, barter sistemi içerisinde satışa sunulan mal veya hizmetlerden alınarak yapılır. Çekin nakit ödenmesi söz konusu değildir. Aksi halde barter sisteminden bahsedilemez...\" Taraflar arasında ... Sözleşmesi imzalanmıştır.\"A.Sözleşmenin Konusu\" başlıklı maddesinde:\"İşbu sözleşmenin konusu, ... A.Ş. tarafından kurulup işletilen ... Sistemi ile çalışma şartlarının ... Pazarındaki yükümlülüklerin tespit edilmesi ve ... Sistemi işleyiş şartlarının belirlenmesidir.\" şeklinde açıklanmıştır.Sözleşmenin \"N. Üyelik Bedeli Ve İşlem Komisyonu\" başlıklı maddesi:\"1.Üye, Barter Sistemi'ni sağıklı ve verimli kullanmasında faaliyet gösteren ve yatırım yapan Türk Barter'a üyelik bedelini Üye Bilgi Formu'nda belirlediği seçeneğe göre öder. Üyelik Bedelini ödememiş Üye'ye, Hesap Açma ve İşlem Yapma Yetkisi verilmez, 2.Türk Barter, Üyenin ... Sistemi ile yaptığı alım ve satım işlemlerinde Üye Bilgi Formunda belirten oranda komisyon alır. Komisyon oranlarında tek taraflı ve dönemsel olarak Üye/ler lehine yapılan indirimler Üye tarafından genel ve sürekli kural olarak yorumlanamaz. Üye Bilgi Formunda belirtilen şartlar sözleşme hükmünde geçerli olduğundan üye bu şartlara uymakla yükümlüdür.3.Nakit Komisyon: Her ay içinde yapılan işlemlerin nakit komisyon faturaları bir sonraki ayın başında fatura Yeni Türk Lirası olarak kesilir. Üye, Komisyon Faturasını 10 gün içinde, Türk Barter banka hesaplarına nakit olarak ödemek durumundadır. Bu süreyi aşan ödemelerde geçen her ay için %5 gecikme cezası uygulanır. Nakit komisyon borcu işlemin özelliğinin gerektirdiği durumlarda peşin olarak da talep edilebilir.4.Barter Komisyon: Üye Bilgi Formunda belirtilen oranda oluşacak komisyon borçlarının barter kısmı tahsilatı,Türk Barter hesabına alacak, üye hesabına da  borç yazılmak suretiyle işlem yapılma anında virman edilir.Yetki kodu talebi barterli komisyon miktarının virmanına muvafakat bayanını da kapsar.Faturalanın kesilme işlemi üyelik süresi sonunda yapılır. KDV Nakit tahsil edilir.5.Satıcı Üye, kısmi ... uygulamasında, satışını gerçeklestirdiği mal veya hizmetin bedeli üzerinden komisyonu nakit öder. Genel anlamda Komisyon borçları ile ilgili yükümlülüğünü yerine getirmeyen üyeye barterli işlem taleplerinde yetki kodu verilmez.6.Üye, Barter sisteminde oluşan alacağını, başka bir üyenin hesabına, Virman Talimatı vermek suretiyle devredebilir. Virman işlemi yapılabilmesi ... onayına bağlıdır. Virman talimatları ... işlemleri gibi değerlendirir, virman eden üyeden %5 nakit komisyon alınır.7.Üyelik bedeli, işlem ve virman komisyon değer ve oranları ile ifade edilen tüm miktarlara KDV dahil değildir. KDV nakit tahsil edilir.\",Sözleşmenin \"R. Sözleşme Süresi Ve Sona Ermesine İlişkin Hükümler\" başlıklı maddesi:\"1.Sözleşmenin süresi 1 (bir) yıldır. Sözleşmenin bitiminden 30 gün önce taraflardan biri İşbu sözleşmeyi feshetmediği takdirde sözleşme aynı şartlar ile bir yıl uzatılmış sayılır ve Üye, üyelik bedelini öder. Sözleşmenin feshi konusundaki hükümler mahfuzdur. Devam edecek dönemler için de aynı hükümler caridir. ... 4.Sözleşmenin herhangi bir şekilde sona ermesi halinde Üye, ödenmemiş borçlarını, komisyonu ile birlikte derhal nakit ödemekle yükümlüdür. Üyeye ayrıca bir ihbar ya da ihtar yapılması şartı aranmaz... Üyenin alacağı var ise tahsilatını, ancak alacak miktarı kadar mal veya hizmeti, barter ile satın alarak tahsil eder. Üye, ...'dan hiçbir zaman nakit ödeme talebinde bulunamaz. 5.Sözleşme süresi sonunda sözleşmeyi yenilemeyen Üye, alacağı var ise ... Ortak Pazarı'ndaki ürünlerden satın alarak tahsilatını yapar; borcu var ise borcunu defaten nakit öder. Alacağını sistem kurallarına göre tahsil edinceye ve borcunu...'a ödeyinceye kadar geçen süreler için Yıllık Üyelik Badeli'ni ödemekten kaçınamaz.\" şeklindedir.Kuruluş Tanımlama Formu incelendiğinde; \"Üyelik Bedeli ve Komisyon\" kısmında Yıllık üyelik bedeli olarak aşağıdaki şartlardan birini seçiniz: \"500 USD Nakit ve 500 USD Barter olmak üzere üyelik bedeli alınız\"  kutucuğu işaretlenmiştir ayrıca bu bölümün altında KDV Nakit Tahsil edilir yazılı olduğu ve Komisyon Bedeli olarak: \"Satış işlemlerinde %5+KDV ..., Alış işlemlerinde %5+KDV Nakit ile olmak üzere Komisyon alınız.\" kutucuğu işaretlenmiştir ayrıca bu bölümün altında \"Üyelik ve komisyon bedellerine KDV dahil değildir. Fatura tarihindeki kanuni duruma uygun olarak KDV oranı faturaya yansılatılacaktır.\" ibaresi yer almaktadır.Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince yetkisizlik kararı öncesi davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme neticesinde mali müşavir aldırılan bilirkişiden aldırılan 29.08.2016 tarihli raporda:\"davacının incelenen 2005, 2006, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015 yılları ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, 2012, 2013, 2014, 2015 yılları yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin de süresinde yapıldığı, 2004, 2006, 2007, 2008 yevmiye defterlerinin noter tasdik şerhlerinin bulunmadığı, bunun dışında incelenen ticari defterlerin muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde tutulduğu ve ticari defterlerin kendi içerisinde birbirini teyit eder nitelikte olduğu, davacı ticari defterlerinde davalı ile ticari ilişkilerinin olduğunu gösterir herhangi bir yevmiye kaydı tespit edilemediği,\" şeklinde kanaat bildirilmiştir. Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince talimat yoluyla davalı tarafın ticari defter ve kayıtları incelemediğinden bu konuda rapor aldırılamamaıştır.İlk Derece Mahkemesince nitelikli hesaplama uzmanı ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 06.09.2018 tarihli raporda:\"...davalı ...'nin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davalı şirketin davacı şirketten 83.405,01 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, ancak bu alacağın 18/02/2004 tarihli Barter sözleşmesi uyarınca üyelik aidatına ilişkin mi yoksa işlem komisyonu mu olduğu ve hangi dönemden veya hangi işlemden kaynaklandığına ilişkin muavin dökümlerinden tespit yapılmasının mümkün olmadığı ve bu alacağın tespitine ilişkin haricen bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında tespit edilemediği...\" bilirkişi heyetindeki nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişinin değişmesi ile aldırılan 17.01.2020 tarihli ek raporda:\"taraflar arasında bir barter sözleşmesinin bulunduğu ve bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümü için sırasıyla emredici hükümlerin, emredici hükümlere aykırı olmamak kaydıyla taraflar arasında yapılan sözleşme hükümlerinin, emredici nitelikte olmayan ticari hükümlerin, ticari örf ve adet kurallarının ve genel hükümlerin uygulanması gerektiği, taraflar arasında sözleşmeye bağlı olarak cari hesap sözleşmelerinin bulunduğu, ancak dosya kapsamından tarafların cari hesap işleyişiyle ilgili TTK ve TBK'daki özel hükümleri dikkate aldıklarının söylenemeyeceğini, hesap devresinin süresi barter sözleşmesinde bir ay olarak belirtilmiş olmasına rağmen dosyada örneği mevcut 08/02/2014 tarihli Nakit Hesap Ekstresinin başlangıç ve bitiş tarihinin 01.07.2009 / 31.12.2011 olarak belirtildiği, bu durumda söz konusu hesap ekstresiyle TTK m. 94/1 'e uygun bir hesap kapatma ve bakiye borç tespiti yapıldığının söylenemeyeceği, kaldı ki davacının söz konusu hesap ekstresindeki borca ilişkin 31/12/2011 tarihli faturaya itiraz etmiş olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve dosyadaki bilgilerden icra takibine dayanak teşkil eden alacağın komisyon alacağı ya da üyelik ücreti mahiyetinde bir bedel olabileceği, söz konusu alacaklar cari hesaba kaydedilmeksizin istenebilmekle birlikte komisyon alacağı ve aidat talep ediliyorsa bu alacakların barter sistemindeki bilgi bankasındaki cari hesap kayıtları da gösterilerek ortaya konması gerektiği, hali hazırda takibe konu asıl alacağın dayanağının ne olduğunun davalı tarafça açıklanmadığı ve dosyadaki delillerden de anlaşılamadığı, devam etmekte olan bir icra takibine karşı menfi tespit davası açılabileceği, işbu dava bağlamında borçlunun borcunun bulunmadığını iddia etmesi halinde, davalının davaya ve takibe konu asıl borcun varlığını ortaya koymakla mükellef olduğu, ancak davalının bu hususları ispat edemediği,\" aynı bilirkişi heyetinden alınan 28.07.2020 tarihli 2. ek raporda:\"taraflar arasında sözleşmeye bağlı olarak cari hesap sözleşmelerinin bulunduğu, devam etmekte olan bir icra takibine karşı menfi tespit davası açılabileceği, iş bu dava bağlamında borçlunun borcunun bulunmadığını iddia etmesi halinde davalının davaya ve takibe konu asıl borcun varlığını ortaya koymakla mükellef olduğu, davalı tarafın borcun kaynağını açıkladığı, davacının işbu açıklamaya itiraz etmediği, buna karşın açıklamaya konu faturaların dosyada yer almadığı, açıklamaya konu bakiyenin taraflarınca tespit edilen 20.101,66 TL'lik borç bakiyesi ile uyuşmadığı,\"aynı bilirkişi heyetinden alınan 05.01.2021 tarihli 3. ek raporda ise:\"davalı vekilinin 16/11/2020 tarihli beyan dilekçesinde takip talebine konu asıl alacak, gecikme zammı, işlemiş faiz yönünden üyelik aidatı/ komisyon ücreti olup olmadığı hususunda tablo beyan ettiği, haricen tablo ekinde fatura fotokopilerinin görülmediği bu hususta tespit yapılamadığı, ek rapordaki görüşlerinde beyan ettikleri üzere;“Taraflar arasında akdedilen sözleşme ve dosyadaki bilgilerden icra takibine dayanak teşkil eden alacağın komisyon alacağı yada üyelik ücreti mahiyetinde bir bedel olabileceği, söz konusu alacaklar cari hesaba kaydedilmeksizin istenebilmekle birlikte komisyon alacağı ve aidat talep ediliyorsa bu alacakların barter sistemindeki bilgi bankasındaki cari hesap kayıtları da gösterilerek ortaya konması gerektiği, hali hazırda takibe konu asıl alacağın dayanağının ne olduğunun davalı tarafça açıklanmadığı ve dosyadaki delillerden de anlaşılamadığı,\" şeklinde kanaat bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından icra takibinde talep edilen asıl alacağının dayanağının tespit edilemediğinin bildirilmesi nedeniyle davalı vekilinin 09.03.2020 tarihli açıklama dilekçesinde takip konusu alacaklarını: \"15.05.2006 tarihli ... nolu fatura 17.945 TL işlem komisyonu faturası ve 31.12.2006 tarihli 67012 nolu fatura 48.690 TL faturasına dair bakiye borç tutarı olan 10.854,00 TL, ile bu borca yine üyelik sözleşmesi uyarınca işletilen; ... gecikme faturası 30.04.2011 640,39 ... gecikme faturası 24.11.2011 3.815,29 ... gecikme faturası 31.12.2011 4.791,98 tutarlı gecikme faturaları, ... nakit - alış komisyon faturası 8.05.2015 7.906,00 nakit üyelik faturası 3.02.2016 19.145,50... barter üyelik faturası\t3.02.2016 19.145,50 ...gecikme faturası 3.02.2016 19.054,64 TL\"şeklinde bildirmiştir.Dava konusu takibin başlangıç tarihinin 10.02.2014 olması karşısında bu tarihten sonraki tarihlere ait yukarıda bildirilen 08.05.2015 ve 03.02.2016 tarihlerindeki 4 ayrı fatura yönünden davalının alacak talebinde bulunamayacağı tespit edilmiştir. 30.04.2011, 24.11.2011 ve 31.12.2011 tarihli 3 ayrı faturalar yönünden ise nakit gecikme fişi açıklaması ile faturaların düzenlendiği anlaşılmıştır. Davalı taraf, bu alacağın sözleşmenin \"üyelik bedeli ve işlem komisyonu\" başlıklı N maddesinin 3. bendinde \"Üye, Komisyon Faturasını 10 gün içinde, Türk Barter banka hesaplarına nakit olarak ödemek durumundadır. Bu süreyi aşan ödemelerde geçen her ay için %5 gecikme cezası uygulanır.\" hükmünden kaynaklandığını ileri sürmektedir. Ancak söz konusu düzenleme \"üyelik bedeli\" için değil \"nakit komisyon\" için getirilmiştir. Sözleşmede ödenmeyen üyelik bedeli için gecikme cezası alınacağına dair bir hükme yer verilmediğinden, asıl alacağın bu üç faturaya yönelik toplam (640,39 TL + 3.815,29 TL + 4.791,98 TL=) 9.247,66 TL asıl alacağa yönelik kısmına ilişkin talebi de yerinde değildir. 15.05.2006 ve 31.12.2006 tarihli iki ayrı faturadan kaynaklı bakiye 10.854,00 TL alacağa ilişkin her iki fatura suretini de davalı tarafın sunamadığı anlaşılmakla bu kaleme ilişkin asıl alacağa ilişkin ispat yükünün davalı tarafın gerçekleştirilemediği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince aldırılan 05.01.2021 tarihli bilirkişi heyetinin 3. ek raporunda da davalı defterinde takip tarihi itibariyle kayıtlı 20.101,66 TL borç bakiyesinin yukarıda açıkça bildirilen talep açıklama dilekçesi ile örtüşmediği açıkça bildirilmiştir. Davalı tarafça yeniden bilirkişi incelemesi gerekli delil avansınında kesin süre içerisinde mahkeme veznesine depo edilmemesi nedeniyle yeniden bilirkişi raporu aldırılması yoluna gidilemediği anlaşılmakla bu durumda alacaklı olduğunu bildiren davalı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getiremediği kanaati ile davanın kabulüne karar verilmesinde herhangibir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1.b.1 alt bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı  tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının davalı tarafından yatırılan 978,81 TL 'nin mahsubu ile artan 363,41 TL'nin talep halinde davalı tarafa ilk derece mahkemesince iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a2510cb86704502","SID":"425e6d56aeee0c86"}}