{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1391 <br>KARAR NO:2025/601<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2006/609 <br>KARAR NO:2018/1300<br>DAVA TARİHİ:28/09/2006<br>KARAR TARİHİ:20/12/2018<br>DAVA:Tazminat<br>KARAR TARİHİ:28/05/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ve buna ilişkin yönetmelik ve tebliğlere aykırı olarak gerçeğe aykırı rapor düzenlendiği, ... Bankası A.Ş. ile ilgili belli hesap döneminde davalı şirketin rapor düzenlediği, 01/01/2002-31/12/2002 hesap dönemine ilişkin bağımsız dış denetiminin davalı şirket tarafından yapıldığı ve ...Bankası A.Ş.'nin yeminli murakıplar tarafından düzenlenen 23/03/2005 tarihli raporun sonuç bölümünde, şirketin mevduat kalemi hakkında uygun gördüğü denetim tekniğini uygulaması ve yeterli kanıt toplaması banka tarafından engellendiği halde anılan hesap dönemine ilişkin bağımsız denetim raporunda olumlu görüş bildirilmesinin bağımsız denetim ilkelerine ilişkin yönetmeliğin 17 maddesine, bankanın iç kontrol sistemi ile ilgili tespit ve değerlendirmelerin tamamına bağımsız denetim raporunda yer verilmemesinin yönetmeliğin 20. ve 25.maddelerine, mevduat hesapları üzerinde yapılan çalışmalarla ilgili belgelerin çalışma kağıtları arasında muhafaza edilmemesinin ise yönetmeliğin 22. ve 23. maddelerine aykırılık teşkil ettiğinin ifade edildiğini belirterek davalı şirketi bu eylemi nedeniyle zarara uğradığı iddiasıyla şimdilik 100.000,00 TL tazminatın rapor tarihi itibariyle faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... Bankası A.Ş.'nin faaliyet izninin kaldırılarak yönetim ve denetimin fona intikal ettiğini, 4389 sayılı Bankalar Kanunun 13/2 maddesi uyarınca bankaların genel kurullara sunacağı bilançoları ile kar ve zarar cetvellerinin bağımsız denetim kuruluşlarınca onaylanmasının şart olduğunu, bağımsız denetim kuruluşlarının kurulmasına, çalışmalarına, faaliyetlerinin geçici veya sürekli olarak durdurulmasına ilişkin esasların ... Bankası ve ...'dan görüş alınarak kurulca düzenleneceğinin ifade edildiğini, 4389 sayılı Yasanın görüş almak dışında 3568 sayılı Kanuna hiçbir atıfta bulunmadığını, davalı şirketin 3568 sayılı Yasa kapsamında faaliyet göstermeyip sadece 4389 sayılı Yasaya göre bağımsız denetim alanında hizmet verdiğini, bankanın sır olduğu gerekçesiyle birçok evrakı göndermediğini ve 4 ayrı denetim şirketi tarafından denetiminin yapıldığını, aynı dönemlerin 3'lü denetime tabi tutulduğunu, davalı şirket tarafından yapılan denetimden sonra aynı dönemin 2 kez daha denetlendirildiğini, tüm bankalara 3'lü denetim sisteminin uygulandığını ve bu raporların ... tarafından da kabul gördüğünü, İmar Bankasının o gün içine düştüğü durumun raporlara açıkça yazıldığını ve ...'ya bildirildiğini, davacı tarafından gerekli değerlendirme yapılmaksızın huzurdaki bu davanın açıldığını, denetim ve denetim sonrası hazırlanan raporlarda hiçbir kusurunun olmadığını hatta ...'ya uyarı yazılarının gönderildiğini belirterek haksız davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; \"...Yönetim ve denetimi ...'ye devredilen ve daha sonra Bankacılık Yasasınca iflasına karar verilen ... Bankası A.Ş.'nin muhasebe ve bilgi işlem sistemi ile ilgili olarak özel bir muhasebe programı geliştirdiği ve bu programın çözümlenerek gerçek kayıtların ortaya çıkarılmasının zaman ve fazla mesai ile yapılabildiği, bankanın genel işleyişine ilişkin denetimlerde şubelerde tek bir kayıt sisteminin bulunduğu, bununla birlikte şubelerden genel müdürlüğe doğru aktarılan gerçek kayıtların, genel müdürlük ve bankaya bilgi işlem hizmeti veren ... tarafından bilgi işlem sistemi kullanılarak gerçeğe aykırı bir şekilde mizanlara aktarıldığı, öyle ki banka tarafından muhasebe dosyalarını silmek, değiştirmek, bazı hesapların bakiyelerinin mali tablolarda yer almasını engellemek ve yeni muavin defter üretmek amacıyla program geliştirildiği ve mizan programına bazı kısıtlamalar konulduğu, bu şekilde gerçeğe aykırı, yanıltıcı mali tabloların üretildiği, bu konudaki ayrıntılı bilgi ve açıklamaların ...'nin ... Bankası ile ilgili gerçekleştirdiği inceleme ve tespitlerde yer aldığı,.... Bankası A.Ş.'nin muhasebe ve kayıt sistemiyle gerçek durumunu tamamen gizlediği, bankanın gerçek varlık ve yükümlülüklerinin az gösterilerek ve buna benzer bir çok gerçeğe aykırı kayıtlar oluşturulup zarara neden olunduğu, ... Bankası A.Ş. yöneticileri hakkında İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/1 E, 2016/17 K sayılı kararında bankanın mevduatları kayıt dışı bırakmasına ve buna ilişkin sistem oluşturmasına yönelik olarak ayrıntılı izahatlerin yapıldığı, özetle bankanın gerçek mevduatının bilançolarında yer almadığı, ...'ya sunulan bilançoların tamamen kayıtlarda yapılan değişiklikler sonucu oluşturulduğu ve ... Bankası A.Ş. nezdinde ciddi bir bilgi işlem yolsuzluğu yapılarak mali verilerinin %90'nın gizlendiği, gizlenen muhasebe kayıtlarının denetim dışında bırakıldığı, anılan yıl itibariyle bu bilgi işlem yolsuzluğunun davalı tarafından tespit edilmesinin de mümkün görülmediği, zira davalının yaptığı bağımsız denetimin banka tarafından ibraz edilen muhasebe kayıtlarının muhasebe standartlarına uygunluğu ile ilgili olduğu, bankanın bu yolsuz işlemlerinin ve kayıt dışı olan verilerinin ortaya çıkarılması yönünde davalı şirketin bir sorumluluğunun bulunduğundan söz edilemeyeceği, esas olanın banka kayıtlarına güven olduğu, bankanın özel bir muhasebe programı ve bilgi işlem sistemi ile tüm kayıtlarını gerçeğe aykırı olarak düzenleyip zararlandırıcı işlemlerde bulunduğu, davalı şirketin bağımsız denetim raporlarını sunulan kayıtlara göre gerçekleştirdiği anlaşılmakla, davalı şirketin bağımsız denetim raporunu düzenlemesinde herhangi bir kusurlu eyleminin olduğunun kabul edilemeyeceği...\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Hiçbir hukuki gerekçeye dayanmayan bilirkişi raporunun hüküm tesisine elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda davalı şirketin ... Bankası Yönetiminin bilgi işlem yolsuzluğu ile mevduat hesaplarının gizlenmesi ve kayıt dışına aktarılmasını tespit edemediği, davacı yanın zararından davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı görüşüne yer verilmiş ise de davalı şirketin kanuna ve gerçeğe aykırı raporlar düzenleyerek Fon'u zarara uğrattığını, bağımsız denetim raporu hazırlayan bağımsız denetim şirketleri her ne kadar kendilerine ibraz edilen mali tablolar ve belgeler üzerinden denetim yapıp rapor düzenleseler de ibraz edilen tablo ve belgelerin gerçeği yansıtmaması halinde mükellefle birlikte müteselsilen sorumlu olduklarını, mevcut bilgi ve belgelerden şüphe duyması veya mevcut rakamların bankacılık sektörü içinde olağan dışı gözüken kayıtlar ve sonuçlar yaratmasından dolayı önceki dönemlere ait mali tabloları isteme hakkına sahip olduklarını, mevduat sahiplerinin yanıltılmasına karşı gerekli tedbirleri almaya yetkili olduklarını, 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun 33. maddesi uyarınca bağımsız denetim kuruluşunun sorumlu olduğunu, ilk derece mahkemesince yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken bu itirazlarının dikkate alınmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Dava; ...'nın 03/07/2003 tarihli kararıyla bankacılık lisansı 4389 Kanun'un 14/3 maddesi uyarınca iptal edilen ve aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca yönetim ve denetimi ...'ye devredilen ... Bankası'nın faaliyette olduğu dönemde 4389 sayılı ve 5411 sayılı Kanun gereğince denetimini yapan davalıların, kanuna, yönetmeliklere, gerçeğe aykırı raporlar düzenleyerek ...'yi zarara uğrattıkları iddiasıyla oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.Davacı tarafından 28/09/2006 tarihinde açılan işbu davada, davalılar ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... A.Ş. hakkında açılan davanın iş bu dosyadan tefrik edilerek Mahkemenin 2009/212 E. 2009/114 K. sayılı 20/03/2009 tarihli kararıyla davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiş ve dosya Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/164 E. sayısına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.Mahkemece hakkında tefrik kararı verilerek Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilen davalılar yönünden yapılan yargılama neticesinde, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/03/2015 tarihli 2011/164 E. 2015/211 K. sayılı kararı ile; \"...Yapılan yargılama sonunda, tüm dosya kapsamı, içeriği, oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunan 29/04/2014 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu karşısında davalıların denetim yaptıkları dönemlerde hazırladıkları raporlarla davacı kuruma zarar verdikleri yolunda bir delil bulunmadığı, davanın sabit olmadığı...\" gerekçesiyle; \"1-Davalı ... e yönelik davanın bu davadan tefriki ile mahkememizin ayrı bir esasına kaydına,  2-Davalılar ...,... ve ... hakkındaki davanın HMK 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, 3-Diğer davalılara yönelik davanın reddine\" karar verilmiştir. İşbu karara karşı ... vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması neticesinde Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 18/04/2018 tarihli  2016/1016 E. 2018/2869 K. sayılı kararı ile \"1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesine göre, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere birden fazla davalı aleyhinde açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekilleri lehine tek vekalet ücreti hükmesilmesi gerekirken mahkemece ret kararı verilen davalılar vekilleri lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir. Mahkeme kararının bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya gereksinim göstermediği...\" gerekçesiyle HUMK'nun 438/7. madde ve fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına, TMSF vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması neticesinde ise Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2020 tarihli  2019/65 E. 2020/708 K. sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir. Davalı ... A.Ş. hakkındaki dava ise 06/12/2017 tarihli kararla tefrik edilerek İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1096 E. sırasına kaydedilmiş, 06/12/2017 tarihli 2017/1051 K. sayılı kararıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Eldeki davada yargılamaya davalı ... A.Ş. yönünden devam edilerek, yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davalı şirket ile müflis ... Bankası A.Ş. arasında 31/12/2001 tarihinde sona eren faaliyet dönemine ilişkin 11/04/2002 tarihli Bağımsız Denetim Sözleşmesi ile 31/12/2003 tarihli bilançosu ile 3'er aylık ara dönemlere ilişkin 12/05/2003 tarihli Bağımsız Denetim Sözleşmesi imzalanarak, bankanın kanun ve yönetmelik hükümleri, bankalarca uygulanacak uluslararası muhasebe standartları ilkelerine uygun şekilde denetleneceği kararlaştırılmıştır.Bankalar Yeminli Murakıpları tarafından düzenlenen 23/03/2005 tarihli R-3,3,3,3,3,3 sayılı rapor;Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulu Başkanlığı'nın 13/09/2004 tarihli yazıları ekinde Kurum Başkanlık Makamının 07/09/2004 tarih ve 3210 sayılı onayında ... Bankası T.A.Ş.'nin 2002 yıl sonu bağımsız denetimini gerçekleştiren Gözlem Denetim Şirketi hakkında \"Bağımsız Denetim Yapacak Kuruluşların Yetkilendirilmesi ve Yetkilerinin Geçici veya Sürekli Olarak Kaldırılması Hakkında Yönetmelik\"in 12.maddesi uyarınca işlem yapılıp yapılmayacağına dair görüş bildirilmesinin istendiği, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 17/02/2005 tarih ve 1567 sayılı Kararı ile Gözlem Denetim Şirketinin bankalarda ve özel finans kurumlarında denetim yapma yetkisinin, ilgili Yönetmelik'in 4.maddesi çerçevesinde ortaklarda aranan nitelikleri kaybetmeleri nedeniyle Yönetmelik'in 19. maddesi uyarınca kaldırıldığı,Şirketin, Banka'nın 31/12/2001 tarihli mali tablolarını 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun geçici 4. maddesi kapsamında \"ikinci kuruluş\" olarak denetlediği, 01/01/2002-31/12/2002 dönemine ilişkin tam kapsamlı denetim yaptığı, 01/01/2003 31/03/2003 dönemine ilişkin olarak ise sınırlı denetim yaptığı,2002 ve 2003 yılında gerçekleştirdiği bağımsız denetim çalışmalarına ilişkin denetim tekniklerinin belirlenerek yazılı olarak denetçilerin dikkatine sunulduğu, \"mevduat\" kalemi için ticari ve büyük montanlı mevduatların mutabakatlarının araştırılmasının denetim tekniği olarak belirlendiği ancak çalışma kağıtları arasında ticari ve büyük montanlı mevduat hesapları ile ilgili mutabakat yazılarının bulunmadığı,... Bankası T.A.Ş.'nin 01/01/2002-31/12/2002 Hesap Dönemine Ait Konsolide Olmayan Bağımsız Denetim Raporu'nun \"Birinci Bölüm, Denetleme Planı, Programı, Uygulanan Denetim Teknikleri Tanımlar ve Banka Hakkında Genel Bilgiler\" başlıklı bölümünde mevduat dökümleriyle defter kayıtları arasında uyum sağlanmış olduğunun ifade edildiği ancak çalışma kağıtları arasında müşteri bazında mevduat dökümü şeklinde bir belgenin yer almadığı,Şirket yetkililerinin 07/05/2004 ve 07/03/2005 tarihli yazılı anlatımlarında, şirketin bağımsız denetim çalışmaları kapsamında mevduat mutabakatı talep ettiği ancak Banka tarafından engellendiği, mevduat dökümleri ile defter kayıtlarının karşılaştırılması, vadeli mevduat ile ilgili reeskont hesaplamaları, döviz türü meyduat değerlemelerinin örnekleme seçilen şubelerde kontrol edilmesi çalışmasına ilişkin belgelerin çalışma kağıtları arasında muhafaza edilmesine gerek görülmediği şeklinde ifadelere yer verildiği,Şirketin 01/01/2003-31/03/2003 dönemine ilişkin bağımsız denetim çalışmaları ilgili denetim planında, Banka'nın iç kontrol sistemi ile ilgili bazı olumsuz değerlendirmelere yer verdiği ancak söz konusu görüşlerin tamamına bağımsız denetim raporunda yer vermemeyi uygun gördüğü,Tespitlerine yer verilerek, Şirketin \"mevduat\" kalemi hakkında uygun gördüğü denetim tekniğini uygulaması ve yeterli kanıt toplaması Banka'ca engellendiği halde 01/01/2002-31/12/2002 hesap dönemine ilişkin bağımsız denetim raporunda olumlu görüş belirtilmesinin Bağımsız Denetim İlkelerine İlişkin Yönetmeliğin 17.maddesine, Banka'nın iç kontrol sistemi ile ilgili tespit ve değerlendirmelerinin tamamına bağımsız denetim raporunda yer vermemesinin Yönetmelik'in 20 ve 25. Maddelerine, mevduat hesapları üzerinde yapılan çalışmalarla ilgili belgelerin çalışma kağıtları arasında muhafaza edilmemesinin ise Yönetmelik'in 22. ve 23. maddelerine aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir.İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen 2004/1 E. ve 2006/17 K. sayılı kararı incelendiğinde; ... Bankası T.A.Ş.'nin yöneticileri ve bir kısım görevlileri hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22/2'ye aykırı davranmak, banka parasını zimmete geçirmek, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık suçlarından kamu davası açılmış, işbu dosyada ... Bankası A.Ş.'deki zimmete konu usulsüz banka faaliyetlerinin esas itibariyle şubeler vasıtasıyla halktan mevduat ve hazine bonosu satışı adı altında kaynak toplamak ve toplanan kaynaklar karşılığında ... Bankası ve yurt dışındaki muhabir bankalardaki hesaplarda oluşan paraları ... Gurubuna aktarmak şeklinde yoğunlaştığı, banka ve ... yöneticileri ve ... Gurubuna yapılan kaynak aktarımını kamu otoritelerinden gizlemek amacıyla yasal defterler ve mali tablolarda mevduat başta olmak üzere kaynak hesapların gerçeğe aykırı bir şekilde ... A.Ş.'ye hazırlatılan ... bilgisayar programından faydalanılarak küçültüldüğü, küçültülen kaynak hesapları üzerinden mudilerden elde edilen faiz gelirlerinden kesinti yapılarak mudiler adına devlete beyan edilmiş ve ödeme yükümlülüğüne muhatap olan ... Bankasında normal prosedürün aksine mevduatın gizlendiği, Genel Müdürlük tarafından ... Programı aracılığı ile gerçek veriler üzerinde azaltmalar nedeniyle mevduat gibi vergi rakamlarının gerçekten çok farklı çıkıp buna bağlı olarak mevduata ödenen faiz de gizlenip, mudilerden vergiler ödeniyormuş gibi kesinti yapılarak toplanan bu vergilerin devlete noksan bildirildiği ayrıca Hazine Bonosu satışı ile ilgili olarak bankanın yaptığı Hazine Bonosu satışını normal bir satış yapıyormuş gibi müşterilere takdim edip gerçekte portföyünde olmayan ... Bankasından almadığı devlet iç borçlanma senetlerine portföyünde varmış gibi gösterildiği, ... Bankası tarafından müşterilere satışı yapılmış bulunan henüz vadesi gelmemiş devlet iç borçlanma senetlerinin ... Bankası ... Bank nezdindeki depolarda bulunmadığı, banka tarafından hiç satın alınmayan kamu borçlanma senetlerinin mevcutmuş gibi satılarak 728.353,435 YTL, banka mevduat hesaplarında yapılan usulsüzlükler sonucu 6.937.374.060 YTL, vergiler ile ilgili usulsüzlükten 833.177.069 YTL olmak üzere toplam 8.498.904.566 YTL banka kaynağının ... Gurubuna kaynak aktarmada kullanıldığı tespit edilmiştir.Mahkemece Em. Banka Yeminli Başmurakıbı-YMM ..., Em. Banka Yeminli Başmurakıbı-YMM ... ve Marmara Üniversitesi İİBF Em. Ö.Ü. Prof. Dr. ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 30/10/2018 tarihli raporda; \"...BDDK raporları, Bilirkişi raporları ve 8. Ağır Ceza Mahkemesinin kararından da anlaşılacağı üzere Banka Yönetim Kurulundan bazı üyeler ile Genel Müdür Yardımcısı, Birim Müdürü ve sadece Banka Bilgi İşlem Sistemi için çalışan ... A.Ş. çalışanları gibi sınırlı sayıda kişinin bildiği ve kurguladığı ... programı ile Banka bilançosunu oluşturan aktif ve pasif kalemlere ilişkin bilgileri değiştirilmiştir. Genel Müdürlükte kullanılan ve serbest bir ekran olarak tasarlanıp manuel olarak fiş türetmeye elverişli olan ... ekranı ile şubelerin tüm hesaplarına müdahale edilebilmiş, adı geçen program kullanılarak skont, tarih, tutar ve açıklama bölümlerinin manuel olarak girilebildiği fişler üretilerek şubelerin muavin kayıtlarına müdahalede bulunup her türlü hesabın yeniden düzenlenmesi imkanı elde edilmiştir.Yukarıda bahsedilen ... programının kullanılarak kayıtlara müdahale edilmesi imkanının yaratılması sayesinde Resmi makamlara bildirilen mevduat toplamı ile fiili mevduat toplamı arasında 04.07.2003 tarihi itibariyle 6.937.374.060.956.080 TL tutarında olağanüstü bir fark yaratılmış Banka yöneticilerinin denetim, sorumluluk ve muhafazalarına terk edilen mevduatın % 80'lik bölümü, Bilgi-işlem sisteminde yaratılan “...” işlem ekranı arağı kullanılarak yasal defterlerde, resmi bildirimlerde ve kamuya ilan edilen bilançolarda gösterilmemiştir. Sözkonusu ... programını kurgulayan ve uygulayan Banka ve ... yöneticileri; aynı zamanda bu işlemlerin Banka Müfettişleri, BDDK Murakıpları, Bağımsız Denetim Kuruluşları ve yasal raporlama yapmak zorunda oldukları Merkez Bankası gibi diğer kurumlar tarafından anlaşılmamasının sağlanması ve bu kişilere fiili olmayan azaltılmış mevduat hesaplarının gönderilmesi için ... programı devreye sokularak ... ile gerçekleştirilmiş işlemler liste dışı tutulmuştur.Böylelikle Banka eski sahip ve yöneticilerinin organize bir suç örgütü içinde gerçek mevduat rakamlarını kamu otoritesinden gizlemek ve kamu gtoritesine yanıltıcı bilgi vermek, işlemleri kayıt dışı bırakılmak, bu fiillerin ortaya çıkmaması için kayıtlara ulaşılmasını engellemek maksadıyla hareket ettikleri ve bu yolla Banka'nın mali durumunun denetim ve gözetimini imkansız hale getirdikleri 8. Ağır Ceza Mahkemesi kararında da sabittir. Banka'da organize suç örgütü gibi çalışan bu kişilerin bahsi geçen eylemleri sonucunda Banka'ya ... tarafından atanan 2 Yönetim Kurulu üyesi, kamu adına denetim görevini yapanlar ile Banka'nın raporlama yaptığı resmi otoriteler Banka'nın sağladığı verilere güvenmişlerdir. Bir başka deyişle, Banka'da kamu adına görev yapan yönetim kurulu üyeleri, kamu adına denetim yapan denetçiler ve diğer resmi merciler Banka sahip ve yöneticilerinin bu şekilde bir bilgi işlem yolsuzluğu ile hesaplarda oynama yaparak mevduatın büyük çoğunluğu gizleyeceğini düşünmediklerinden ve bunu sorgulayabilecek veya ortaya çıkarabilecek bir denetim sistemi olmadığı için verileri doğru olarak kabul etmişlerdir. Esasen 2003 yılından önce yapılan Banka denetimlerinde ve bugün de dahil esas olan Banka kayıtlarına güvenmektir.Güven müessesi olan bankalarda bu tarz bilgi işlem yolsuzluğu ile kayıtların değiştirileceği ve saklanacağını düşünmek esasen bankacılık anlayışına aykırıdır. ... Bankası Bilgi İşlem Yolsuzluğu sonrasında alınan derslerle Bankaların finansal Raporlarına, yasal defterlerine olan güveni tesis etmek üzere İç Sistemler Yönetmeliği ile Denetim Komiteleri kurulmuş, İç Kontrol, risk yönetimi ve teftiş sistemleri güçlendirilmiş, mali tablolarda imzaları olan kişilerin sorumlulukları artırılmış ve en önemlisi Bilgi Teknolojileri (COBIT) denetimleri getirilerek bankaların bilgi sistemlerinin bankacılık işlemlerinde güvenilirliği test edilmeye başlanmıştır. Bu tür denetimler için bağımsız denetim şirketlerinde uzmanlaşma sağlanmış, kamu otoritesi olarak da... bilgi işlem, veri sistemleri takip birimleri güçlendirilerek kamu denetimlerine bir de bilgi sistemleri denetimi de getirilmiştir. Sonuç olarak, klasik hesap denetimi anlamında çok büyük değişiklik yaşanmamasına rağmen kayıtların ve mali tabloların güvenilirliğini sağlama almada büyük düzenlemelere gidilmiştir.Kamu otoritelerinin ortaya çıkaramadığı sözkonusu bilgi işlem yolsuzluğu yoluyla mevduatların büyük ölçüde gizlenmesi olayını daha sınırlı kaynak ve kapasiteye sahip olan o dönemde IT denetimiyle görevli olmayan bağımsız denetim kuruluşlarından beklemek ve sorumluluklarından söz etmek güç görünmektedir.İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkememesi Kararında da belirtildiği gibi hem ... denetçileri hem de bağımsız denetim firması yetkilileri, bankanın bir güven ve itibar kurumu olarak ... özel yazılım programı hazırlamak suretiyle hile yolu ile aldatılmış olduklarını düşünmeleri mümkün olmadığı gibi, banka Yönetiminin kendilerine sağladığı kayıt ve belgeler üzerinden üretilen verilerin doğruluğunu esas alarak incelemelerini yapmış oldukları, verilerin sahte olabileceği düşünülmediğinden karşıt kurum ya da kişilerden doğrulama ihtiyacını hissetmedikleri, kendilerinin suç örgütü tarafından kandırılmış olduklarını bilebilecek durumda olmadıkları gerçeği açıktır.Sonuç olarak Yukarıda arz ve izah edilen gerekçelerle;i-Davalı Bağımsız Denetim Şirketinin o dönem bankacılık mevzuatı ve bağımsız denetime ilişkin mevzuatı gereği yaptığı denetim işlemlerini banka yönetimince hazırlanan resmi banka belge ve kayıtları üzerinden yerine getirmiş olduğu ve o dönemde yürürlükteki banka muhasebesi ve denetim standartlarına uyumlu bir görünümü yansıttığı;ii-Davalı bağımsız denetim şirketi yetkilileri ve inceleme elemanlarının ... ve ... Bankası gibi Banka Yönetimi tarafından hileli yazılım suretiyle aldatılmış oldukları, bir banka yönetimi değil de bir suç örgütü gibi hareket eden Banka Yönetimi'nin bilgi işlem yolsuzluğu olan ... yazılım programını davalıların IT uzmanı olmadıklarından anlamalarının mümkün görünmediği; iii-Davalıların denetim yaptıkları dönemde IT denetim yükümlülüklerinin olmadığı, İmar Bankasındaki bankacılık tarihinin en büyük yolsuzluğunun IT uzmanlarınca ortaya çıkarılması üzerine Yasa Koyucunun sonradan yürürlüğe koyduğu 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile bankalarda İç Sistemler Yönetmeliği hazırlanması ve Denetim Komiteleri kurulmasının zorunlu hale getirilmiş olduğu;iv-Banka eski sahip ve yöneticilerinin organize bir suç örgütü içinde gerçek mevduat rakamlarını kamu otoritesinden gizlemek ve kamu otoritesine yanıltıcı bilgi vermek, işlemleri kayıt dışı bırakmak, bu fiillerin ortaya çıkmaması için kayıtlara ulaşılmasını engellemek maksadıyla bilerek oluşturdukları... Proğramı ile ... yolu ile Banka'nın mali durumunun denetim ve gözetimini imkansız hale getirmek suretiyle kamu denetçileri ve bağımsız denetçilerini aldatmış oldukları gerçeği dikkate alındığında, ... Bankası Yönetiminin bilgi işlem yolsuzluğu ile mevduat hesaplarının gizlenmesi ve kayıt dışına aktarılmasını tespit edemediği iddia edilen davalı bağımsız denetim kuruluşunun görev kusurundan dolayı zarara uğradığını belirten davacı yanın zararından, davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı\" hususlarında görüş ve kanaat bildirilmiştir.İstinaf sebeplerinin incelenmesi;Davalı şirketin denetim görevini yaptığı dönemde yürürlükte olan Mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 13.maddesinde; \"...2. Bankaların genel kurullarına sunacağı yıllık bilançoları ile kar ve zarar cetvellerinin bağımsız denetim kuruluşlarınca onaylanması şarttır. Bağımsız denetim kuruluşlarının kurulmasına, çalışmalarına, faaliyetlerinin geçici veya sürekli olarak durdurulmasına ilişkin esaslar ... Bankası ve Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin görüşü alınarak Kurulca düzenlenir. Bağımsız denetim kuruluşları, bu Kanun uyarınca yaptıkları faaliyetler dolayısıyla üçüncü kişilere verecekleri zararlardan sorumludurlar...\"Aynı Kanun'un Geçici 4.maddesinde; \"1. Kurul, bankacılık sisteminde güven ve istikrarı korumak ve ekonomik krizin bankaların sermayeleri üzerindeki olumsuz etkilerini bertaraf etmek amacıyla, bu Kanunun diğer maddelerinde yer alan hükümler saklı kalmak üzere; Türkiye'de kurulu mevduat kabulüne yetkili özel sermayeli bankaların, krediler ve diğer alacaklar için ayrılması gereken karşılıklardan, kur değişimlerinden veya diğer faaliyetlerinden kaynaklanan zararlarının belirlenerek mali durumlarını yansıtan mali tablolarının hazırlanmasını sağlamak üzere, her bir bankanın sözleşmeli bağımsız denetim kuruluşunu, bankada denetim yapmakla görevlendirir.Bağımsız denetim kuruluşları tarafından 31 Aralık 2001 bilanço tarihi itibarıyla düzenlenen mali tablolar esas alınarak, bilanço tarihinden sonra mali tabloları etkileyebilecek hususlar da dikkate alınmak suretiyle yapılacak özel denetimin kapsamı ve bu denetimde uygulanacak esas ve usuller Kurul tarafından belirlenerek duyurulur.2. Bağımsız denetim kuruluşu tarafından düzenlenen mali tablolarla ilgili rapor, Kurumca belirlenecek ikinci bir bağımsız denetim kuruluşu tarafından denetim ilke ve esaslarına uygunluk yönünden incelenir.3. Bağımsız denetim kuruluşlarınca düzenlenen rapor ve mali tablolar, Kurum tarafından yapılan gözetim ve denetim sonucunda her bir banka için yapılmış olan tespitlerle karşılaştırılarak, bankanın mali durumunu tam olarak yansıtıp yansıtmadığı ve esas ve usullere uygunluğu açısından ilgili bankanın görüşleri de alınarak Kurumca değerlendirilir. 4. Bankaların yukarıdaki usule göre denetimden geçen ve Kurum tarafından yapılan değerlendirmede yeterli bulunan mali tabloları ile bağımsız denetim kuruluşunun mali tablolara ilişkin raporu, bu tespitler neticesinde ortaya çıkan, Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca düzenlenen sermaye yeterliliği standart oranı, bu oranın yüzde sekizin altında olması halinde yüzde sekize ulaşabilmek için gerekli sermaye tutarı, sermayenin artırılması veya sermaye benzeri kaynak temin edilmesi ve alınması gerekli görülen tedbirler Kurum tarafından bankaların yönetim kurullarına bildirilir...\" hükümleri yer almaktadır.5411 sayılı Bankacılık Kanunu ise 01/11/2005 tarih ve 25983 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 5411 sayılı Kanun'un 15.maddesinde; \"Bankaların bağımsız denetim, değerleme, derecelendirme ve destek hizmeti faaliyetlerini gerçekleştirecek olan kuruluşların yetkilendirilmesine, yetkilerinin geçici veya sürekli olarak kaldırılmasına Kurulca karar verilir. Buna ilişkin usûl ve esaslar ilgili meslek birliklerinin görüşü alınarak Kurulca belirlenir.\"5411 sayılı Kanun'un 33.maddesinde; \"Bu Kanunun 15 inci maddesine göre yetkilendirilecek bağımsız denetim kuruluşlarının çalışmalarına ilişkin esaslar Türkiye Serbest Muhasebeci Malî Müşavirler ve Yeminli Malî Müşavirler Odaları Birliği,Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu, ... Bankası ve kuruluş birliklerinin görüşü alınarak Kurulca düzenlenir. Bağımsız denetim kuruluşları, bu Kanun uyarınca yaptıkları faaliyetler dolayısıyla üçüncü kişilere verdikleri zararlardan sorumludurlar.Bağımsız denetim kuruluşları denetim esnasında, bankanın varlığını tehlikeye sokabilecek veya yöneticilerin Kanun veya esas sözleşmeyi ihlâl etmiş olduklarını gösteren hususları tespit ederse, durumu derhal Kuruma bildirir. Bu bildirim, meslekî gizlilik prensiplerinin ve anlaşmalarının veya bankacılık sırlarına ilişkin yükümlülüklerin ihlâl edildiği anlamına gelmez.\" hükümlerine yer verilmiştir.Her ne kadar davacı vekili davalı şirketin 5411 sayılı Kanun'un 33.maddesi uyarınca sorumlu olduğunu ileri sürmekte ise de davalı şirketin denetim yaptığı dönemde anılan Kanun'un henüz yürürlüğe girmediği, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 13.maddesinde \"Bağımsız denetim kuruluşları, bu Kanun uyarınca yaptıkları faaliyetler dolayısıyla üçüncü kişilere verecekleri zararlardan sorumludurlar\" düzenlemesi mevcut ise de davalı şirketin, Banka ile imzalanan sözleşme uyarınca denetim yaptığı dönemde, denetim görevini kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak yerine getirdiği, Banka yönetim kurulundan bazı üyeler ile genel müdür yardımcısı, birim müdürü ve sadece banka bilgi işlem sistemi için çalışan ... A.Ş. çalışanları gibi sınırlı sayıda kişinin bildiği ve kurguladığı ... programı ile banka bilançosunu oluşturan aktif ve pasif kalemlere ilişkin bilgilerin değiştirildiği, ... programını kurgulayan ve uygulayan Banka ve ... yöneticilerinin aynı zamanda bu işlemlerin Banka Müfettişleri... Murakıpları, Bağımsız Denetim Kuruluşları ve yasal raporlama yapmak zorunda oldukları Merkez Bankası gibi diğer kurumlar tarafından anlaşılmamasının sağlanması ve bu kişilere fiili olmayan azaltılmış mevduat hesaplarının gönderilmesi için ... programını devreye sokarak ... ile gerçekleştirilmiş işlemleri liste dışı tuttukları, bu nedenlerle Banka'daki usulsüzlüklerin yapılan denetim sırasında ortaya çıkmasının mümkün olmadığı, davalı şirketin sunulan Banka kayıtlarına güvenerek denetimi yaptığı, kamu otoritelerinin ortaya çıkaramadığı yolsuzluğu sınırlı kaynak ve kapasiteye sahip olan o dönemde IT denetimiyle görevli olmayan bağımsız denetim kuruluşlarının ortaya çıkarmasının beklenemeyeceği, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde zararın oluşumunda davalının denetim görevinden kaynaklanan bir kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b14518eacbea8c24","SID":"dabc5315e7089026"}}