{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2131 <br>KARAR NO: 2025/665<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/06/2021<br>NUMARASI: 2014/1111 Esas -  2021/394 Karar<br>DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 27/05/2008 tarihli Akaryakıt Satış Ve Servis İstasyonu işletilmek üzere protokol imzalandığını, davalı tarafından İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/183 Esas sayılı dosyası üzerinden sebepsiz zenginleşme davası açıldığını, istasyona yapılan yatırım nedeniyle 1.733,00 TL fazla ödenen intifa bedeli nedeniyle 28.486,00 TL, verilen hizmet bedeli nedeniyle 385.000,00 TL olmak üzere toplam 415.219,00 TL'nin tahsilinin talep edildiğini ancak iş bu davaya konu ihtilaf nedeniyle taraflar arasında 15/06/2010 tarihli sulh protokolü imzalandığını, davacı tarafından ... Noterliği'nin 21/02/2013 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıdan intifa hakkı ve ipoteğinin kaldırılmasının talep edildiğini v.eya ...'e vekaletname verilmesinin talep edildiğini, ayrıca ... Bankası 30/01/2014 vadeli, ... nolu ve 200.000,00 TL tutarındaki kesin teminat mektubunun iadesinin talep edildiğini ancak davalı tarafından Beyoğlu ... Noterliği'nin 18/03/2013 tarih ve .. yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile 415.219,00 TL'nin 15/09/2010 tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte ödenmesi halinde ipoteğin fek edileceği bildirildiğini ve 31/05/2013 tarihli 415.219,00 TL miktarlı fatura gönderildiğini, fatura ve ihtarname nedeniyle 415.000,00 TL'nin 21/06/2013 tarihinde ödendiğini, yine sulh protokolüne dayalı olarak tahakkuk eden faiz nedeniyle 31/05/2013 tarih ve 132.166,28 TL miktarlı fatura gönderildiğini, bu fatura bedelinin de 05/07/2013 tarihinde ödendiğini ancak taşınmaz üzerindeki ipoteğin davalı tarafından kötü niyetli olarak ... Noterliği'nin 28/01/2014 tarih ve 00697 yevmiye numaralı ihtarname tebliğ edilinceye kadar kaldırılmadığını, keza teminat mektubunun paraya çevrildiğini ve bu teminat mektubunun iadesine ilişkin davanın İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/188 Esas sayılı dosyası üzerinden halen devam etmekte olduğunu, ipoteğin geç kaldırılmış olması nedeniyle üçüncü kişi ... AŞ ile sözleşme imzalayamadığı için zarara uğradığını, ipotek kaldırılmadığı için bankalardan kredi kullanamadığı için zarara uğradığını, keza ..., ..., ..., ... plakalı kamyonlarını zarar ederek satmak zorunda kaldığını, keza kamyonlarını satmadan önce kiraya verebilecekken kiraya veremediğinden zarara uğradığını, tüm bu zararlarına mahsuben fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL'nin 28/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 27/05/2008 tarihinde protokol, 17/11/2008 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile davalı müvekkilinin davacıya 200.600,00 TL hizmet bedeli, 320.000,00 TL kredi, istasyonun faaliyet geçmesi anında ve 1 yıl ödemesiz 150.000,00 TL tutarında akaryakıt ve 15 yıl süreli intifa hakkı karşılığı bayiye 40.000,00 TL ödemek ve istasyonu kurumsal kimliği ile donatmak, bayilik süresince kullanmak üzere 3 adet 6 tabancalı dispencer, 1 adet jeneratör, 1 adet kompresör, 1 adet hava ve su saati ve 5 adet dalgıç pompa verme taahhüdü altına girdiğini, bu kapsamda istasyonun donatıldığını, tankların akaryakıtla doldurulduğunu, 04/06/2008 tarihinde 200.600,00 TL, 09/10/2008 tarihinde 180.000,00 TL, 18/12/2008 tarihinde 140.000,00 TL, 15/07/2009 tarihinde 28.800,00 TL ve intifa bedeli olarak 40.000,00 TL olmak kaydıyla davacıya 589.400,00 TL ödeme yapıldığını, ödemeler, istasyonun giydirilmesi, ariyet malzemeler, kredi verilen akaryakıt toplamı hep birlikte değerlendirildiğinde davalının istasyonda bayilik faaliyet yürütülmesi için 1.000.000,00 TL'ye yakın yatırım yapıldığını, buna karşılık davacının 15 yıl süreyle davacının bayiliğini yapma taahhüdünde bulunduğunu ancak Rekabet Kurulu tarafından intifa süresinin 5 yıl ile sınırlandırılması nedeniyle sözleşme ilişkisinin 5 yıl sürdüğünü ve devam eden dönemlerde yenilenmediğini, bu nedenle de davalının haksız olarak zenginleştiğini, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/183 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtıklarını, bu davaya konu alacak nedeniyle 15/06/2010 tarihli sulh protokolü yapılması nedeniyle davanın takipsiz bırakıldığını, sulh protokolü ile davacının intifanın kullanılamayacak 10 yılı için fazla olarak aldığı kredi, yatırım, hizmet bedeli olan toplam 385.000,00 TL'yi 415.219,00 TL olarak sözleşme süresi sonunda faizi ile birlikte ödeme taahhüdü altına girdiğini ancak sözleşme devam ederken davacının ... Noterliği'nin 21/02/2013 tarih ve ... yevmiye nolu evrakı üzerinden keşide ettiği ihtarname ile ipotek ve intifanın kaldırılması talebinde bulunduğunu, bu ihtara cevaben Beyoğlu ... Noterliği'nin 18/03/2013 tarih ve ...80 yevmiye nolu cevabi ihtarnamenin 3 nolu bendi ile 415.219,00 TL'nin 15/09/2010 tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte ödenmesi talebinde bulunulduğunu ve bu kapsamda davacının 415.219,00 TL anapara ile 112.005,32 TL'yi ödediğini ve bu ödemeleri herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeden kayıtsız şartsız yapmış olduğu için iade talep etme hakkı olmadığını, fazla ödemenin söz konusu olmadığını, davacının ayrıca 36.905,00 TL ödenmemiş borcu olduğunu, davacının her ne kadar faizin 31/05/2013 tarihinden hesaplanması gerektiğini iddia etmekte ise de bunun doğru olmadığını, sebepsiz zenginleşmenin 15/06/2010 tarihli protokol ile davacı tarafından kabul edildiğini ve sebepsiz zenginleşen miktarın 415.219,00 TL olduğunun davacı tarafından kabul edildiğini, sebepsiz zenginleşilen miktara 12/03/2009 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini ve bu nedenle sulh protokolünde yer alan \"Faizi ile birlikte\" ibaresinin hesabın kat tarihinden itibaren faiz yürütülmesi anlamında kullanıldığını, bu nedenle faizin başlangıç tarihinin 15/06/2010 tarihi olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Sebepsiz zenginleşilen miktar nedeniyle 15/06/2010 tarihinde imzalanmış olan protokolün 3-b maddesinin \"Malik/ Bayi intifa süresinin 5 yıla sınırlandırılması nedeniyle dava konusu yapılan 415.219,00 TL'yi (KDV dahil) sözleşme süresi sonunda iş bu protokol kapsamında ve yasal faizi ile birlikte ...'ya nakden ve defaten ödeyeceklerini kabul ve taahhüt ederler. ... ödeme karşılığında bayile tutar kadar fatura kesecektir.\" şeklindeki ve 3-c maddesinin \"Mevcut sözleşmenin ve intifa hakkının sona erdiği tarihte malikin, kendi özgür iradesi ile Delta lehine 5 yıl süreli yeni intifa hakkı tesis etmesi halinde Delta bayilik sözleşmesinin ve intifa hakkının devam ettiği bu döneme tekabül eden oranda alacağından feragat edeceğini kabul ve taahhüt eder. Bayi ... ile yeni bir sözleşme imzalayıp imzalamamakta tamamen serbesttir. Talebi halinde ... istasyonun işletim hakkını yine kendisine ait ürünlerin satışı şartıyla bayiye verecektir. Anlaşma ve intifa hakkının herhangi bir nedenle yatırım tutarının karşılanma döneminden evvel sona ermesi halinde malik/ bayi dava konusu bedelin kalan süreye isabet eden kısmını yasal faizi ile birlikte defaten ...ya ödeyeceklerdir.\" şeklindeki hükmü ile tespit edilen zenginleşme bedelinin faizi ile birlikte ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığı ve davacının İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/183 Esas sayılı dava dosyası üzerinden açmış olduğu davada tahsilini talep ettiği miktara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiş olması karşısında protokol ile tespit edilen 415.219,00 TL'ye dava tarihinde olmasa bile protokol tarihi olan 15/06/2010 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği görülmektedir. Kaldı ki 6098 sayılı TBK m.117/2 düzenlemesi ile sebepsiz zenginleşmede temerrüdün zenginleşmenin meydana geldiği tarihte borçlunun temerrüde düşeceği, aslında bu düzenleme karşısında resen yürürlüğe giren Rekabet Kurulu kararının alınmış olduğu tarih itibariyle 15 yıllık süre kendiliğinden 5 yıla düşmüş olduğundan davacının bu kararın alındığı tarih itibariyle zenginleştiği ve zenginleşilen miktara uygulanacak faizin bu tarih itibariyle tespit edilmesi gerektiği halde davalı vekilinin faizin sulh protokolü tarihi olan 15/06/2010 tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini beyan etmiş olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereği faizin bu tarihten itibaren işletilmesi gerektiği görülmektedir. Bilirkişilerce yapılan hesaplamada protokol tarihi nazara alınacak olduğunda  21.797,66 TL'nin iadesi gerektiği tespit edilmiş ise de protokolün yapıldığı 15/06/2010 tarihi ile 415.219,00 TL'nin ödendiği tarih olan 21/06/2013 tarihi arasında 1086 günün geçmiş olması ve 1086 gün üzerinden hesaplama yapıldığında (415.219,00 TL X %13,75 = 37.369,71 TL/12 ay = 3.114,1425 TL/ 30 gün = 103.80475 TL X 1086 = 172.229,38 TL) işlemiş faizin 172.229,38 TL olduğu anlaşıldığından davacının iadesi talep edeceği bir faiz alacağı olmadığı ve diğer zarar kalemleri bakımından da ispat edilmiş bir zarar söz konusu olmadığından davanın reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçesinin yetersiz olup karar içeriğinde maddi hataların olduğunu, bilirkişi raporlarına aykırı olarak davanın reddine karar verildiğini, kararın 15.06.2010 tarihli sulh protokolü'ne aykırı olduğunu, kaldı ki yasal düzenlemeler gereği de sebepsiz zenginleşme sözleşmenin sona erdirildiği tarihte meydana geleceğini, taraflar tacir olup tarafların imzaladığı sözleşmeler hata, hile, ikrah olmadığı sürece tarafları bağlayacağını, davalının hata, hile, ikrah iddiası da söz konusu olmadığına göre taraflarca imzalanmış sulh protokolünde ödeme tarihi olarak açıkça \"sözleşme süresi sonunda\" yazdığı gözönüne alınarak faizin sözleşmenin sona erdiği/temerrüde düşüldüğü tarih olan 28.05.2013 tarihinden itibaren işletilmesi gerekeceği kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece gerekçeli kararda hesaplama yaparken maddi hata yapıldığını, mahkemece maddi hata sonucu 172.229,38 tl hesaplandığını, davacının söz konusu kamyonları, davalı delta akaryakıt tic. a.ş'ye en son 05.07.2013 tarihinde ödeme yaptıktan sonra ipoteğin kalkacağı ve sonrasında kredi çekileceği düşüncesiyle satın aldığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ipoteğin geç terkini nedeniyle uğranılan zararın tazmini ve fazla yapılan ödemenin istirdatı davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ipoteğin geç kaldırılıp kaldırılmadığı, geç kaldırılmış ise bunun davacının zararını neden olup olmadığı, sulh protokolü ile kararlaştırılan alacağa hangi tarihten itibaren faiz uygulanacağı noktasındadır. Taraflar arasında, daha önce imzalanan ... Gıda Tic. San. Ltd. Şti.'ne bayilik verilmesine ilişkin 27/05/2008 tarihli protokol gereğince tesis edilen intifa bedeli ve istasyona yapılan yatırımın Rekabet Kurulu'nun intifa hakkını 5 yıl ile sınırlayan kararı sonrası 5 yılı aşan kısma karşılık gelen bedellerin iadesine ilişkin 15/06/2010 tarihinde sulh protokolü imzalanmıştır. Davacı tarafça, yapılan ödemelere rağmen ipoteğin ve intifa hakkının geç kaldırılması nedeniyle zarara uğradığı, ayrıca kendisinden haksız ve hatalı olarak fazla tahsilat yapıldığı iddiasıyla uğranılan zararın tazmini ile fazla ödemenin istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Taraflar arasında imzalan 15/06/2010 tarihinde sulh protokolünün 3-b maddesinde, Malik/bayi, intifa süresinin 5 yıl ile sınırlandırılması nedeniyle dava konusu yapılan 415.219,00 TL'yi(KDV dahil) sözleşme süresi sonunda protokol kapsamında ve yasal faizi ile birlikte Delta'ya ödeyeceğini kabul ve taahhüt etmiştir. Davalı tarafından, davacıya 31/05/2013 tarih ve 13969 nolu fatura sulh bedeline istinaden faiz bedeli açıklaması ile 132.166,28 TL bedelli olarak; 31/05/2013 tarih ve ... nolu fatura 415.219,00 TL bedelli  düzenlenmiştir. Davacı tarafından, davalıya  415.219,00 TL 21/06/2013 tarihinde ödenmiştir. 05/07/2013 tarihinde ise 132.166,28 TL ödenmiştir.Niğde İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, .. ada, .. parsel sayılı taşınmaz üzerindeki intifa hakkı 14/06/2013 tarihinde terkin edilmiştir. Taraflar arasında imzalan 15/06/2010 tarihinde sulh protokolünün 3-b maddesinde, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/183 esas sayılı dosyasında dava konusu yapılan 415.219,00 TL(KDV dahil)'nin sözleşme süresi sonunda protokol kapsamında ve yasal faizi ile birlikte ödeneceği kararlaştırılmış olmasına göre, temerrütün sözleşmenin sona ermesi ile birlikte gerçekleşeceği açıktır. Ancak, sözleşme sona erinceye kadar da yasal faiz işleyeceği kararlaştırıldığına göre, bu faiz akdi faiz niteliğindedir. Bu akdi faizin ise, öngörüldüğü sulh protokolünün imzalandığı tarih olan 15/06/2010 tarihinden sözleşmenin sona erdiği 28/05/2013 tarihine kadar işletilmesi gerekir. Buna göre, aradaki 1078 gün için işlemiş yasal faiz tutarı 111.901,52 TL'dir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 24/1-c maddesine göre faiz gelirleri de matraha dahil olduğundan(Yargıtay 11. HD'nin 26.04.2022 Tarih ve 2021/3829 E. - 2022/3446 K. sayılı kararı), 20.142,27 TL KDV eklendiğinde 132.043,79 TL KDV dahil faiz alacağı bulunmaktadır. Davalının faize ilişkin faturası 132.166,28 TL bedelli olup,  31/05/2013 tarihli olmakla birlikte  29/05/2013 tarihi itibariyle düzenlenmiştir. Davacı tarafından, davalıya  415.219,00 TL'nin 21/06/2013 tarihinde ödendiği nazara alındığında, sözleşmenin sona erdiği tarih ile davalının esas alındığı tarih arasındaki 1 günlük sürenin de temerrüt faizine ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacının, gerek 31/05/2013 tarih ve 415.219,00 TL bedelli fatura, gerekse 31/05/2013 tarih ve 132.166,28 TL bedelli fatura nedeniyle fazla ödemesi  bulunmamaktadır. Dosyadaki bilirkişi raporlarında, davacının ... Bankasına kredi için müracaat ettiğinde henüz davalıya olan borçlarını ödemediği, talebine konu kamyonları sulh protokolüne konu borcu ödedikten sonra aldığı ve ...'a kredi başvurusu yapmadan önce sattığı, dolayısıyla kamyon satışlarının ipoteğin kaldırılması ile ilgisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Buna göre, davacının kredi çekememesinin kamyon alım satımı ile ilgisi bulunmadığından, söz konusu zarar kalemlerinin talep edilebilmesi mümkün değildir. Davacının kredi çekememesi nedeniyle yatırım  ve anlaşma yapamadığı, kamyonları kiraya veremediği, bu nedenle gelir kaybı zararı olduğu iddiası bakımından ise, bu iddia somutlaştırılmadığı gibi ipoteğin kaldırılmaması ile arasındaki illiyet bağı ispatlanamamıştır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d4e5461f2eba8e26","SID":"dee3323c36a7f4ca"}}