{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/380 Esas<br>KARAR NO: 2025/666<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/11/2024<br>NUMARASI: 2024/115 E. - 2024/824 K.<br>BİRLEŞEN DAVA <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Alım Satım)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline borçlu olan ...Aş'nin, müvekkiline olan borçlarını ödeme amacıyla  keşidecisi ...Aş, lehtarı ... olan 22/12/2014 tanzim 08/04/2015 vadeli 250.000,00TL bedelli senet ve keşidecisi ...Aş ve lehtarı ... olan 29/09/2014 tanzim 16/03/2015 vade tarihli 200.000,00TL bedelli bono ve 22/12/2014  tanzim 07/04/2015 vade tarihli 420.000,00TL lik bonoları düzenlediğini, söz konusu bonoların müvekkilinin rızası hilafına ve müvekkilinin adına sahte lehtar cirosu atılarak tedavüle sokularak müvekkilinin daha önce hiç tanımadığı davalının eline geçtiğini davalı tarafından söz konusu bonolara dayanılarak İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... ve İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas nolu takip dosyalarının açıldığını, müvekkili tarafından davalı hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık nedeni ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, soruşturmanın ... nolu soruşturma nolu dosya ile yürüdüğünü belirterek söz konusu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı hakkında başlatılan icra takiplerinde ödeme emrinin tebliği üzerine davacı tarafından İstanbul 4.İcra Hukuk Mahkemesine yaptıkları itirazda sadece protesto çekilmeden icra takibine geçildiğinden bahisle dava açtıklarını, mahkeme tarafından davanın reddine karar verildiğini, söz konusu davalı davacının ne imzaya ne de borca itiraz etmediğini, belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Asli Müdahil ... SAN ve TİC AŞ dilekçesinde; ... ve ...'ı davalı göstererek  davalı ... tarafından ...'nun dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu bonolara dayalı olarak hem ... hemde müvekkili hakkında takibe başlanıldığını, müvekkilinin ... ile aralarında borç alacak ilişkisi olduğunu, senetlerin ...'na verilmek üzere bu kişinin temsilcisi olarak hareket eden ...'a verildiğini, fakat ...'ın söz konusu bonoları ...'na teslim etmediğini, ... sahte cirolarını atarak iyi niyetli üçüncü kişi yaratmak adına ...'a verdiğini, davacı ...'nun aynı konulu borç nedeni ile İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili hakkında ilamsız takip başlattığını, takip miktarının 1.070.000,00TL olduğunu, müvekkilince bu takibe karşı itiraz edilmesi üzerine, ... tarafından İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2017/303 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, ..., ... ve ... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/30724 soruşturma nolu dosyası ile resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık konulu şikayette bulunduklarını, söz konusu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarını tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVA:Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkiline borçlu olan ...'ın borçlarını ödemek amacıyla müvekkili namına 05/12/2014 tanzim, 15/04/2015 vadeli 200.000,00TL lik bonoyu düzenlediğini ancak bu bonoların müvekkilinin rızısı hilafına ve müvekkilinin sahte lehtar cirosu atılarak tedavüle sokularak önce ... isimli kişinin eline geçtiğini bu kişinin de bonoyu iş birliği yaptığı davalı ...'a ciroladığını, ... tarafından söz konusu bonoya dayalı olarak Denizli ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, söz konusu işlemler nedeni ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında 2016/84260 soruşturma nolu dosya bulunduğunu belirterek söz konusu bono nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkece yapılan ilk yargılama sonucunda, \" 21/03/2019 tarihli 2017/191 esas 2019/252 karar sayılı ilam ile Asıl dosya açısından asli müdahale talep eden ...Aş'nin davası açısından inceleme yapıldığında; söz konusu bonolardaki keşideci imzasının ... Aş temsilcisine ait olduğu kabul edilmekte olup, keşideci lehtar cirosunun sahteliğine dayanarak borçlu olmadığının tespitini istemektedir. Dava konusu bonolar ... adına düzenlenmiş olup TTK'nın 778/2-D maddesi yollaması ile TTK 677.maddesi gereğince dava konusu bonolarda lehtar ve birinci cirantanın imzasının ona ait olmaması davacı keşideciyi sorumluluktan kurtarmayacağından (Yargıtay 19.Hakuk Dairesinin 12/05/2016 tarih 2016/228 esas 2016/8801 karar nolu ilamı) asli müdahil davasının ise reddine dair\" asıl dava yönünden davacının davasının kabulü ile, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas nolu takip dosyasına konu edilen keşidecisi ...Aş, lehtarı ... olan 22/12/2014 tanzim 08/04/2015 vadeli 250.000,00TL bedelli senet ve İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu edilen, keşidecisi ...Aş ve lehtarı ... olan 29/09/2014 tanzim 16/03/2015 vade tarihli 200.000,00TL bedelli bono ve 22/12/2014  tanzim 07/04/2015 vade tarihli 420.000,00TL lik bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 48.750,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından yatırılan 14.857,42TL peşin harcın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,  birleşen dava yönünden davacının davasının kabulü ile, Denizli ...İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasına konu edilen keşidecisi ...Aş, lehtarı ... olan 05/12/2014 tanzim 15/04/2015 vade tarihli 200.000,00TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine\"  karar verilmiştir. Mahkemece verilen karar asıl ve birleşen dosya davacı vekili ile, asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dairemiz 2020/1503 esas 2023/868 karar sayılı ilamı ile \" Davanın konusu İİK 72.maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece asıl dava ve birleşen dava yönünden davanın kabulü ile davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyalarında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen davada Denizli ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı davacı ve asli müdahil tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasında mahkeme talep üzerine alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa takip derhal durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamaz. Borçlu menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa davaya istirdat davası olarak devam edilir. Davacı asıl davada ve birleşen dava dilekçesinde takibe konu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile istirdat talebinde bulunduğu, mahkemece, davacının istirdat talebi konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür. Mahkemece öncelikle davacının asıl dava ve birleşen dava da ileri sürülen istirdat talebinin kararda tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a/6.maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına,davacının istirdat talebinin incelenerek sonucuna göre hüküm kurulmasına için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine. Davacı ve asli müdahilin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi  kanaat ve sonucuna varılarak ,  Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;  İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2019 tarih, 2017/191 E. 2019/252 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Asli müdahil vekili dilekçesinde, keşideci olan  müvekkili ile ... arasında kapsamlı bir borç alacak ilişkisi olduğunu, dava konusu senetlerin ... adına müvekkilince düzenlendiğini ancak senetlerin ...'na değil , ... temsilcisi olarak hareket eden ...'a verdiklerini, ...'ın ...'na teslim etmek üzere aldığı bonoları bu kişiye teslim etmediğini, ... adına sahte ciroları atarak iyi niyetli 3.kişi yaratmak adına ... ve ... adlı kimselere geçirdiğini beyan etmiştir,  dolayısı ile bonolarda keşideci olan ... vekili senetlerin gerçek hamilinin ... olduğunu açıkça kabul etmektedir. Senetleri ...'na teslim etmek üzere temsilcisi ...'a verdiğini iddia etmiş ise de bu temsil hususunu kanıtlayan bir belge dosyaya sunulmamıştır,  ayrıca basiretli tacir olarak söz konusu senetlerin bizzat ...'na teslim edilmesi gerekirken dayanaksız şekilde ...'a teslim edildiği bildirilmektedir. Davalı ... 24/05/2018 tarihli duruşmada bu senetleri ...'ndan almadığını, kendisine ...'ın getirdiğini, kendisine geldiğinde senetlerin arkasında ...'nun isminin ve imzasının olduğunu, ...'ın ...'ın gayrimeşru ortağı olduğunu, ...'ın kendisine şirket kurdurduğunu bundan ...'ından haberinin olduğunu, yeni kurulan şirket üzerinden bankalardan kredi aldığını ve ...'a teslim ettiğini, bankadan alınan kredinin teminatı olarak iş bu senetlerin kendisine verildiğini, kendisi adına alınan genel kredi borcunun ... tarafından ödenmediğini, senetleri icraya koymasındaki nedenin senetlerin tahsili neticesinde ödenen paraları kredi veren bankalara  ödeyerek borçtan kurtulma olduğunu ifade etmiş olup, bu beyandan da anlaşılacağı üzere, ...'ın bonoda lehtar olarak görülen ...'ndan ciro yolu ile almadığı senedin cirolu halde ... tarafından kendisine verildiğini, verilme nedeni olarak da kendisi tarafından ... adına bankalardan alınan kredi borcunun teminatı olduğunu bildirdiği bu nedenle ...'ın TTK 686 maddesi kapsamında poliçeyi kötü niyetle ve ağır kusurlu olarak teslim aldığı anlaşılmıştır. Birleşen dosya açısından değerlendirme yapıldığında ise, senedin keşidecisinin ... olduğu lehtarının ... olduğu, ... tarafından yapılan ciro ile senedin ...'a geçtiği ... tarafından yapılan ciro ile de ...'a geçtiği tespit edilmiş olup, yukarıda da belirtildiği üzere ... TTK 686 maddesi kapsamında poliçeyi almakta ağır kusurlu olup ... açısından bu durum irdelendiğinde ise taraflar arasındaki soruşturma dosyalarından biri olan İstanbul CBS 2016/84260 soruşturma numaralı dosyadan ...'ın ifadesinin alındığı ...'ın 19/08/2016 tarihli beyanında birleşen dosyaya konu olan senet bilgileri verilerek söz konusu senedi kendisinden gıda malzemesi alan ...'ndan ödeme amacıyla aldığını beyan ettiği oysa senet incelendiğinde kendisine senedi verenin ... olmayıp ...'ın cirosu ile kendisine geçmesine rağmen , gıda malzemesi satması karşılığında senedi ...'ndan aldığını iddia etmesi, senet metni ile çelişki taşımakta olup bu davalının da TTK 686 maddesi kapsamında senedi ele geçirmekte kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Asıl ve birleşen dosyada davacı vekili, söz konusu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve bonoların davalıdan alınarak kendisine teslimine yani istirdatına karar verilmesini istemiş olup yukarıda açıklandığı üzere lehtar cirosundaki imzanın ...'na ait olmadığı dolayısı ile ...'nun bu bonolardan dolayı davalı tarafa borçlu olmadığı ayrıca hem asıl  hemde birleşen dosyada TTK 686 maddesi gereğince davalı ... ve davalı ...'ın bonoyu ele geçirmekte kötü niyetli ve ağır kusurlu oldukları subut bulmakta bonoların davalılardan alınarak davacıya istirdatına karar vermek gerekmiştir. Söz konusu icra dosyalarına herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla İİK 72 maddesi kapsamında ödenen bedelin istirdatı yönünde hüküm kurulması söz konusu değildir. Asli müdahil söz konusu bonolardan dolayı borçlu olmadığını iddia etmiş ise de, müdahale dilekçesinde açıkça söz konusu bonoların ... adına düzenlendiğini belirttiğinden yine herhangi bir belge almadan basiretli tacir vasfına uygun olmayan şekilde ...'na teslim etmek üzere bonoları ...'a verdiği iddiası duruşmada beyanı alınan ...'ın beyanı ile karşılaştırıldığında, ...'ın ... ile irtibatlı olduğu, söz konusu bonoların  bankadan çekilen kredi karşılığında kendisine teminat olarak verildiği iddiası karşısında asli müdahil şirketin ...'na olan borcu karşılığında söz konusu senetleri bu kişi adına düzenlediği yine TTK 778/2-d maddesi yollaması ile TTK 677 maddesi gereğince ...'ın ...'na borçlu olduğu anlaşıldığından asli müdahil tarafından açılan davanın reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesiyle, A- ASIL DAVA; A-1-Davacının davasının kabulü ile, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas nolu takip dosyasına konu edilen keşidecisi ...Aş, lehtarı ... olan 22/12/2014 tanzim 08/04/2015 vadeli 250.000,00TL bedelli senet ve İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu edilen, keşidecisi ...Aş ve lehtarı ... olan 29/09/2014 tanzim 16/03/2015 vade tarihli 200.000,00TL bedelli bono ve 22/12/2014  tanzim 07/04/2015 vade tarihli 420.000,00TL lik bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve bu bonoların davalı taraftan istirdatı ile davacıya verilmesine, Davacının icra takibinin iptaline yönelik talebinin, bu talep yönünden mahkememizin görevli olmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, -Asli Müdahilin davasının Reddine, <br>B-BİRLEŞEN DAVA; B.1-Davacının davasının kabulü ile, Denizli ...İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasına konu edilen keşidecisi ...Aş, lehtarı ... olan 05/12/2014 tanzim 15/04/2015 vade tarihli 200.000,00TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve bu bononun davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, Davacının icra takibinin iptaline yönelik talebinin, bu talep yönünden mahkememizin görevli olmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF: Asli müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davaya konu olan borcun ödendiğini davalı ...'dan sadır yazılı makbuzlarla ispat ettiğini, bu belgelerin delil başlangıcı niteliğinde olduğu gözetilmeden makbuzların asıllarının sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinin davalı ...'ın isticvap edilerek dinlenmemesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ...'ın dinlenmemesi hususunda oluşturulan gerekçenin kabul edilebilir olmadığını, makbuz asılları dosyaya sunulduğu takdirde zaten davalı ...'ın isticvap edilmesine de gerek olmadığını, zaten ilgili makbuzların asıllarının kesin delil niteliğinde olduğunu, kesin delil sunmaları halinde ...'a meşruhatlı tebligat çıkarılmasına ve dinlenmesine gerek kalmayacağını, dosyaya ibraz edilen senet suretlerinin içeriği ve imzası hakkında taraflara arasında bir ihtilaf da söz konusu olmadığını, senetlerin içeriğinin müvekkili şirket ile davalı ... arasında ihtilaflı olup olmadığının ancak davalının beyanı sonrası ortaya çıkabileceğini, istinafa konu davada ara karar da oluşturulmasına rağmen ve anılan ara karardan dönülmüş olduğuna dair başkaca bir karar da bulunmamasına rağmen ...'ın dinlenmesine başvurulamdığını ve \"davalının beyanının alınması, makbuzların asıllarının sunulmasına bağlıdır\" şeklinde usul hukuku ile bağdaşmayan bir gerekçe ile ...'a meşruhatlı tebligat gönderilmediğini, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere makbuzların asılları dosyaya ibraz edilmiş olsaydı veya alacaklı ... tarafından ilgili icra dosyalarına haricen tahsil bildiriminde bulunulmuş olsaydı isticvap, tanık ve//veya diğer takdiri deliller sunulmadan, kesin delillere dayanılarak da davanın kabulüne karar verileceğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; asli müdahilin istinaf talebinin yerinde olmadığını beyan etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizin iade kararında; Davacı tarafından asıl davada ve birleşen dava dilekçesinde takibe konu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile istirdat talebinde bulunulduğu, mahkemece, davacının istirdat talebi konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığının  görüldüğü, mahkemece öncelikle davacının asıl dava ve birleşen dava da ileri sürülen istirdat talebinin kararda tartışılıp değerlendirilmesi gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf aşamasından sonra birleşen dosya davalısı ...'a Denizli 1 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/310 Esas 2020/1228 Karar sayılı ilamı ile ... vasi tayin edilmiştir. İstinaf aşamasından sonra Asli Müdahil ... hakkında iflas kararı verildiği, iflas tasfiyesinin Bursa ... İcra Dairesinin ... iflas sayılı dosya üzerinden devam ettiği, birinci alacaklılar toplantısının ve ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, iflas idare memuru seçilmediği, iflas müdürlüğünce bu davayı takip etmesi için Av. ...'a yetki verildiği anlaşılmıştır. Davacı asıl davada, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas nolu takip dosyasına konu edilen keşidecisi ... Aş, lehtarı ... olan 22/12/2014 tanzim 08/04/2015 vadeli 250.000,00TL bedelli senet ve İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu edilen, keşidecisi ...Aş ve lehtarı ... olan 29/09/2014 tanzim 16/03/2015 vade tarihli 200.000,00TL bedelli bono ve 22/12/2014  tanzim 07/04/2015 vade tarihli 420.000,00TL lik bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, senetlerin  istirdadına karar  verilmesini talep etmiştir. Davacı birleşen davada; Denizli ... İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasına konu edilen keşidecisi ...Aş, lehtarı ... olan 05/12/2014 tanzim 15/04/2015 vade tarihli 200.000,00TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve senet istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... mahkemenin 24/05/2018 tarihli duruşmadaki beyanında;\" ben senetleri ...'ndan almadan senetleri ... getirdi, getirdiğinde senetlerin arkasında ... isim ve imzası vardı, ..., ...ın gayri meşru ortağıdır,  ..., bana ve eşime şirket kurdurdular, bundan ...'ında haberi vardır, yeni kurulan şirket üzerinden bankadan kredi alındı alınan kredi ...'a teslim edildi, daha doğrusu banka ...'a Eft etti. Bankadan alınan kredinin teminatı olarak ben bu senetleri aldım, genel kredi borcu benim tarafımdan bankaya ödenmemiştir, sis sayılgan'da ödememiştir borç halen durmaktadır, ben senetleri icraya koydum çünkü senet bedelini alarak bankaya ödeme yapacaktım, kredi asıl borçlusu yeni kurulan şirket dolayısıyla ben ve eşimdir, yeni kurulan şirketlerin tam unvanları gelecek celse dilekçe ile bildireceğim, ayrıca bankadan alınan kredi sözleşmeleri ile ilgili de bilgi vereceğim  \" demiştir. Mahkemece, asli müdahil vekilince dosyaya sunulan ödeme ile ilgili fotokopi evrakı ekinde yazı yazılarak her üç icra dosyasına ödeme yapılıp yapılmadığının sorulduğu, Dava konusu olan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas , Denizli İcra Dairesinin (Önceki Denizli ... İcra Müdürlüğü) ... esas sayılı dosya ve İstanbul ... İcra Müdürlüğüne ait ... esas sayılı dosyalarına herhangi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Adli grafolog bilirkişi tarafından asıl dava yönünden 15/05/2018 tarihli ve birleşen davada 11/01/2019 tarihli raporda icra takibine konu dava konusu senetlerdeki imzanın davacı ...'nun eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Asli müdahil davacı, ...'a ödeme yaptığı iddiasıyla bonolar nedeniyle borçlu olmadığını ileri sürdüğü ve dosya istinaf incelemesi için beklediği sırada 26/03/2025 tarihli dilekçesi ile, yargılama sırasında elinde olmayan sebeplerle ödeme belge asıllarının sunulmadığını, ancak ...'a ödeme yapılarak belge asıllarının HMK 357/3 kapsamında sunulduğunu beyan ettiği, dilekçe ekinde yargılama sırasında fotokopilerini sunduğu (haricen ödemeye ilişkin) belge asıllarını ibraz ettiği anlaşılmıştır. Mahkeme karar gerekçesinde de açıklandığı üzere, asli müdahil müdahale dilekçesinde, ... ile arasında borç alacak ilişkisi olduğunu, senetleri ...'na vermek üzere ...'a teslim ettiğini beyan ettiği, mahkemece asıl ve birleşen davada senetlerdeki lehtar imzasının ...'na ait olmadığı, ...'ın ve ...'ın kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak senedi iktisap ettiği, iyi niyetli hamil olmadıkları tespit edilerek, asıl ve birleşen davada, senetlerin davacı (lehtar) ...'na iadesine karar verildiği, asıl davada ve birleşen davada verilen senetlerin istirdadına ilişkin karara karşı taraflarca  istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Asli müdahil vekil istinafında, bonolarda lehtar ve birinci cirantanın imzasının davacıya ait olmaması keşideciyi sorumluluktan kurtarmayacağı,  ancak müvekkili şirketin ilgili bonolardan ötürü sorumlu olmadığına ilişkin iddiasının  bu borcun daha önce ödendiğinden kaynaklandığını,  müvekkili şirketin, davaya konu olan borcu ödediğini, davalı ...’dan sadır yazılı makbuzlarla ispat ettiğini ve dosyaya ibraz edilen bu belgelerin, HMK’nın 202. maddesine göre delil başlangıcı niteliğinde olduğunu ve davalı ...’ın isticvap edilerek dinlenmemesinin hukuka aykırı olduğunu  ileri sürmüş ve 26/03/2025 tarihli dilekçe ekinde ödeme belgesi asılları sunulmuş olup mahkemece asıl dosya açısından asli müdahale talep eden ...Aş'nin davasında; bonolardaki keşideci imzasının ... Aş temsilcisine ait olduğu kabul edildiğinden, keşidecinin lehtar cirosunun sahteliğine dayanarak borçlu olmadığının tespitini isteyemeyeceği, TTK'nın 778/2-d maddesi yollaması ile TTK 677.maddesi gereğince dava konusu bonolarda lehtar ve birinci cirantanın imzasının ona ait olmamasının davacı keşideciyi sorumluluktan kurtarmayacağı gerekçesiyle, asli müdahilin davacı ...'na karşı menfi tespit davasının reddine, ödemelerin ispat edilememesi nedeniyle de ...'a karşı menfi tespit davasının reddine karar verilmiş ise de, HMK 114/1-h bendi gereğince, hukuki yarar dava şartı olduğundan, asli müdahilin davasında hukuki yararının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmiştir. Asli müdahilin, müdahale dilekçesi ve beyanlarından, senetleri ...'na vermek üzere ...'a teslim ettiğini, takip alacaklısı ...'a borçlu bulunmadığını beyan ettiği, davalının da senetleri üçüncü kişiden ...'na  düzenlenmiş şekilde ...'dan aldığını beyan ettiği, mahkemenin asli müdahale talep edilen (ve bu dava ile sınırlı olarak harcı yatırılan) asıl davada, davalı ...'ın  kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak senedi iktisap ettiği, iyi niyetli hamil olmadığının tespit edilerek, asıl ve birleşen davada, senetlerin davacı (lehtar) ...'na iadesine karar verildiği   anlaşılmakla, asli müdahilin dava dışı yaptığını ileri sürdüğü tüm ödemelerin, dava tarihinden önce olduğu, borçlu olmadığı bir parayı ödediğini ileri sürdüğü anlaşılmakla istirdat yönünde eda davası açmak yerine menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı kanaatiyle, mahkemece dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerekirken, esas yönünden karar verilmesi yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Asli müdahilin ... hakkında açtığı dava yönünden yapılan incelemede, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında ... tarafından asli müdahil aleyhine 27/02/2017 tarihinde dava konusu olan senetlere ilişkin olarak toplam 1.282.483,64 TL.  alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine İstanbul 2. ATM 'nin 2017/303 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, aynı senetlere ilişkin daha önce açılan eda davası var iken itirazın iptali davasından sonra 15/02/2018 tarihinde menfi tespit davası açmakta asli müdahilin hukuki yararı bulunmadığından asli müdahilin ... aleyhine açtığı davanın  dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, esas yönünden karar verilmesi yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle Asli müdahil vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince, Kısmen kabulüne, mahkeme kararınıın kaldırılmasına, yeniden  karar verilmesi gerekmiş, asıl ve birleşen davalar yönünden kazanılmış hak ilkesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asli Müdahil Müflis ... San ve Tic A.Ş.  iflas masası  vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 22/11/2024 tarih, 2024/115 E., 2024/824 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- A- ASIL DAVA; A-1-Davacının davasının kabulü ile, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas nolu takip dosyasına konu edilen keşidecisi ...Aş, lehtarı ... olan 22/12/2014 tanzim 08/04/2015 vadeli 250.000,00TL bedelli senet ve İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu edilen, keşidecisi ...Aş ve lehtarı ... olan 29/09/2014 tanzim 16/03/2015 vade tarihli 200.000,00TL bedelli bono ve 22/12/2014  tanzim 07/04/2015 vade tarihli 420.000,00TL lik bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve bu bonoların davalı taraftan istirdatı ile davacıya verilmesine, Davacının icra takibinin iptaline yönelik talebinin, bu talep yönünden mahkemenin görevli olmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, A-2-Asli müdahilin davalı ... aleyhine açtığı davanın dava şartı yokluğundan HMK 114/1-h bendi gereğince davanın usulden reddine,-Asli müdahilin davalı ... aleyhine açtığı davanın dava şartı yokluğundan HMK 114/1-h bendi gereğince davanın usulden reddine,<br>B-BİRLEŞEN DAVA;  B.1-Davacının davasının kabulü ile, Denizli ... İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasına konu edilen keşidecisi ...Aş, lehtarı ... olan 05/12/2014 tanzim 15/04/2015 vade tarihli 200.000,00TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve bu bononun davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, Davacının icra takibinin iptaline yönelik talebinin, bu talep yönünden mahkemenin görevli olmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; <br>A- ASIL DAVA; A-1-a-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden 133.800,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, A-1-b-Davacı tarafından yatırılan 14.857,42TL peşin harcın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, A-1-c-Davacı tarafından istinaf ilamından önce yapılan 851,00TL , istinaftan sonra 466‬,00TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam  1.317,00 TL yargılama giderinin  davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, A-1-d-Bu dava sebebiyle 59.429,7‬0TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (ilk başta alınan 31,40TL + tamamlama harcı olarak alınan 14.826,02TL =) 14.857,42TL'nin mahsubu ile kalan 44.572,28TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irad kaydına, A-2-Asli müdahilin davası A-2-a-Davalı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden  30.000,00 TL vekalet ücretinin asli müdahilden alınarak davalı ...'na verilmesine, A-2-b-Asli müdahil tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, A-2-c-Bu dava sebebiyle 615,40 karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 14.857, 42TL'den mahsubu ile fazla alınan 14.242,02‬ TL harcın karar kesinleştiğinde asli müdahile iadesine, <br>B-BİRLEŞEN DAVA; B.1-a-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, B.1-b-Davacı tarafından yatırılan 3.415,50TL peşin harcın  davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, B.1-c-Davacı tarafından istinaf ilamından önce yapılan 564,50TL yargılama giderinin  davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, B.1-d-Bu dava sebebiyle 13.662‬,00TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (başta 31,40TL + 3.384,10TL tamamlama harcı=) 3.415,50TL'nin mahsubu ile kalan 10.246,50TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak hazineye irad kaydına, C.Asıl Dosya ve  Birleşen Dosya kapsamında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden asli müdahil tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için asli müdahil tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 500,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.183,1‬0 TL'nin asıl ve birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsiliyle asli müdahile verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3047e5511310128b","SID":"6a27dea26404823d"}}