{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/843 <br>KARAR NO: 2025/899<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 25/04/2025 (D. İş) ve 28/04/2025  (D. İş Ek Kararı)<br>DAVA: İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/06/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün d ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: İhtiyati tedbir talep eden vekilinin 22/04/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 10.09.2021 tarihinde 5 yıl süreli olmak üzere \"...A.Ş.\" ile bayilik sözleşmesi imzaladığını, ..., ..., ... markalı tüketici, kamyon, ... lastiklerin münhasir olmayan bir şekilde satımı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı tarafın müvekkilinin hak edişlerini ödemediğini, sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve bir bakıma müvekkilini ekonomik olarak sömürdüğünü, müvekkilinin gün be gün battığını ve birçok borç altına girdiğini, müvekkilinin prim alacakları bulunduğunu, davalı tarafça müvekkili şirkete davalıda bulunan teminat mektuplarının bozdurulacağı ve mal gönderilmeyeceği tehditleri ile zorla ve müzayaka altında protokol ve ibraname imzalatıldığını, müvekkilinin birikmiş tüm alacaklardan feragat etmesi ve davalıya yeni teminat mektupları vermesi için zorlandığını, iradesi dışında ibraname ve protokol imzalamak mecburiyetınde bırakıldığını, bayilik sözleşmesini bile feshedemediğini, müvekkili şirketin yeniden davalı yedinde bulunan 17 adet ve toplamda 52.800.000,00-TL'lık teminat mektuplarının haksız bir şekilde bozdurulması tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, müvekkili şirkete \"hafta sonuna kadar\" yani 19.04.2025  tarihine dek süre verildiğini ve bu tarih itibari ile müvekkili şirketin davalı şirket nezdinde bulunan tüm teminat mektuplarını paraya çevireceğini, bu nedenlerden dolayı; ...bank, Antalya Şubesi, ... Mektup numaralı, 500.000,00 TL bedelli, 09.09.2025 tarihli, ... bank, Antalya Şubesi, ... mektup numaralı,11.000.000,00 TL bedelli, 08.04.2026 tarihli,... bank, Antalya Şubesi ... mektup numaralı, 3.000.000,00 TL bedellı, 17.10.2025 tarihli, ... bank Döşemealtı Şubesi, ...-... mektup numaralı, 1.000.000,00 TL bedelli, 17.09.2025 tarihli,   ... bank Döşemealtı Şubesi, ... mektup numaralı, 1.000.000,00 TL bedelli, 10.03.2026 tarihli, ...bank Döşemealtı Şubesi, ... mektup numaralı, 1.000.000,00 TL bedelli, 18.11.2025 tarihli,... bank Döşemealtı Şubesi, ...-...-...mektup numaralı, 1.000.000,00 TL bedelli, 3.12.2025 tarihli, ... bank Döşemealtı Şubesi, ... mektup numaralı, 1.000.000,00-TL bedelli, 6.01.2026 tarihli, ...bank Döşemealtı Şubesi, ... mektup numaralı, 2.000.000,00 TL bedelli, 3.10.2025 tarihli, ... Antalya Ticari Şubesi, ... mektup numaralı, 300.000,00 TL bedelli, 6.01.2026 tarihli, ... Antalya Ticari Şubesi, ...mektup numaralı, 10.000.000.00-TL bedelli 4.03.2026 tarihli, ... Bankası Gürsu-Antalya Şubesi ... mektup numaralı, 500.000,00-TL Bedelli, 3.04.2026 tarihli, ... Antalya Ticari Şubesi, ... mektup numaralı, 2.000.000,00 TL bedelli, 4.06.2025 tarihli, ... Antalya Ticari Şubesi,... mektup numaralı, 500.000,00-TL bedelli, 9.03.2026 Tarihli, ... Bankası Sanayi/Antalya Şubesi, ... mektup numaralı, 5.000.000,00-TL bedelli, 12.08.2025 Tarihli, ... Bankası Sanayi/Antalya Şubesi, ... mektup numaralı, 10.000.000,00 TL bedelli, 22.01.2026 tarihli,... Antalya Ticari Şubesi, ... mektup numaralı, 3.000.000,00-TL Bedelli, 12.08.2025 tarihli teminat mektuplarının davalının nakde çevrilmesinin engellenmesi yönünde öncelikle teminatsız, Mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının ileride müvekkili aleyhinde başlatacağı her türlü icra takibinin öncelikle teminatsız, aksi takdirde teminat mukabilinde ihtiyati tedbiren durdurulmasına ve vezneye veya hesaba yatan paranın davalıya ödenmesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, 25/04/2025 tarihli Değişik İş kararında \" ...Somut olayda, talep eden tarafça karşı tarafa verilen teminat mektuplarının karşı tarafça bozdurulacağı ve mal gönderilmeyeceği tehditleri ile zorla ve müzayaka altında protokol ve ibraname imzalatılması üzerine müvekkilinin birikmiş tüm alacaklardan feragat etmesi ve davalıya yeni teminat mektupları vermesi için zorlandığını, buna ilişkin verilen teminat mektuplarının davalının nakde çevrilmesinin engellenmesi yönünde ve davalının ileride müvekkili aleyhinde başlatacağı her türlü icra takibinin öncelikle teminatsız, aksi takdirde teminat mukabilinde ihtiyati tedbiren durdurulmasına ve vezneye veya hesaba yatan paranın davalıya ödenmesinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Talep dilekçesi ve sunulan deliller incelendiğinde; dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden talebe konu teminat mektuplarının bayilik sözleşmesi kapsamında verildiği, taraflar arasındaki sözleşmeden doğan edimlerin tam ve eksiksiz yerine getirilip getirilmediği belirsiz olup, talep eden tarafın iddialarının karşı tarafın sözleşmeden doğan alacaklarını ödemediği sözleşmeye aykırı davrandığı buna rağmen kendi alacağına binaen teminat mektuplarını nakde çevirme riskinin olduğu iddiasına dayanmakta olup, iddia edilen hususların tamamının yargılama gerektirdiği, taraf şirketler arasındaki borç alacak ilişkisinin ve karşı tarafın sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediği iddiasının mevcut delil durumuyla belirsiz olduğu ve talep eden tarafça ileri sürülen iddialar yönünden uyuşmazlık konusunda haklılığın yaklaşık olarak ispat edilemediği, uyuşmazlık konusunun yargılamayı gerektirdiği ve HMK 390/3 maddesi gereğince yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğinden, koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine,\" karar verilmiştir. Davacı vekili 28/04/2025 tarihli ihtiyati tedbir talep dilekçesinde özetle; 22.04.2025 tarihli ihtiyati tedbir talepli başvurularında  HMK 389 ve 390. maddeleri kapsamında listesi verilen dava konusu teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, İİK 72. maddesi kapsamında davalının müvekkil aleyhine ileride başlatacağı her türlü icra takibinin ihtiyati tedbiren durdurulmasına ve vezneye ve/veya hesaba yatan paranın davalıya ödenmesinin tedbiren önlenmesi şeklinde iki ayrı ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, Mahkememizin 25.04.2025 tarihli kararı ile, yalnızca teminat mektuplarına ilişkin ihtiyati tedbir talebimiz yönünden inceleme yapılmışsa da, İİK m. 72 kapsamında ileri sürülen ve doğrudan kanundan kaynaklanan talepleri hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bu nedenlerden dolayı; Mahkemece verilen 25.04.2025 tarihli değişik iş kararı ile hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmamış olan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca ileri sürülen ihtiyati tedbir taleplerinin incelenerek, İİK m. 72. maddesi kapsamında davalının ileride müvekkili aleyhine başlatacağı iddia ettiği cari alacak toplam tutarı olan 124.256.925,00-TL ile ilgili her türlü icra takibinin öncelikle teminatsız, aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbiren durdurulmasına ve vezneye ve/veya hesaba yatan paranın davalıya ödenmesinin tedbiren önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin 28/04/2025 tarihli ek kararı ile ,...Somut olayda, ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından Mahkememizin 25/04/2025 tarihli değişik iş kararında  İİK m. 72. maddesi kapsamında karşı tarafın ileride müvekkili aleyhine başlatacağını iddia ettiği cari alacak toplam tutarı olan 124.256.925,00-TL ile ilgili her türlü icra takibinin ihtiyati tedbiren durdurulmasına ve vezneye ve/veya hesaba yatan paranın davalıya ödenmesinin tedbiren önlenmesine ilişkin talebinin değerlendirilmemesi nedeni ile 28/04/2025 tarihli dilekçesinde buna ilişkin değerlendirmenin Mahkemece yapılmasını talep etmiş olup; ihtiyati tedbir talep eden tarafça karşı tarafın cari alacağından kaynaklı  İİK 72/2. maddesi gereğince icra takibinden önce talep edilen ihtiyati tedbir talebinde icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de, İİK 72/2 kapsamında takibin durdurulması veya veznedeki paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda tedbir karar verilebilmesi için ihtiyati tedbir talep eden tarafça açılmış bir menfi tespit davasının olması gerektiği yasal zorunluluk olup, bu hususta tedbir kararının esasa ilişkin açılmış menfi tespit davasında değerlendirilmesi mümkün olup eldeki dosyada tedbir talep eden tarafından karşı taraf hakkında açılmış bir menfi tespit davasından bahsedilmediği gibi menfi tespit davasına ilişkin zorunlu arabuluculuk sürecinin başlatıldığına dair de bir beyan ve belge dosyada bulunmadığı, dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle Mahkememizin teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin engellenmesi talebi hakkında verilen 25/04/2025 tarihli değişik iş kararında  belirtildiği şekilde ihtiyati tedbir talep eden tarafça esas yönünden yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı anlaşıldığından  Mahkememizin 25/04/2025 tarihli değişik iş kararına yönelik hükmün HMK 305/A uyarınca tamamlanmak suretiyle ihtiyati tedbir talep eden vekilinin karşı tarafın ileride müvekkili aleyhine başlatacağını iddia ettiği cari alacak toplam tutarı olan 124.256.925,00-TL ile ilgili her türlü icra takibinin ihtiyati tedbiren durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin de reddine,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından İİK.m.72 hükmünün yanlış değerlendirildiğini, hatalı hukuki kanaatle hüküm kurulduğunu, mahkeme tarafından teminat mektuplarının nakde çevrilmesi riskine binaen tedbir talebimiz olduğu iddiasının da yargılama gerektirdiği gerekçesi ile reddedildiğini ve  mahkemenin bu gerekçesinin de hatalı olduğunu, dosyada öncelikle teminatsız olarak, aksi kanaat oluşması durumunda ise adli yardım talebiyle ihtiyati tedbir istenildiğini, mahkemece ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini, adli yardım talebi bakımından ise hüküm kurulmaya gerek görülmediğini, İİK m. 72. maddesi kapsamında davalının ileride davacı aleyhine başlatacağı iddia ettiği cari alacak toplam tutarı olan 124.256.925,00-TL ile ilgili her türlü icra takibinin öncelikle teminatsız, aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbiren durdurulmasına ve vezneye ve/veya hesaba yatan paranın davalıya ödenmesinin tedbiren önlenmesine, HMK 389 ve 390. Maddesi kapsamında davalı şirketin nezdinde bulunan; ihtiyati tedbir talep dilekçesinde dökümü yapılmış teminat mektuplarının davalı tarafından nakde çevrilmesinin engellenmesi yönünde öncelikle teminatsız olarak, aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine,  davacının ekonomik durumunun ve haklılığının da gözetilerek HMK 334 vd. maddeleri kapsamında adli yardım talebinin kabul edilmesine ve teminat ve harç alınmaksızın tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep, davalı ile davacı arasında uzun süredir devam eden bayilik sözleşmesinin davalı tarafın sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi, hakim gücün kötüye kullanarak ekonomik olarak sömürmesi, talep edeni iflasa sürüklemesi ve bir kısım hakedişlerinin ödenmediği iddiasıyla henüz dava açılmadan önce karşı tarafa  verilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesi ve kendisi hakkında İİK 72 maddesi kapsamında 124.256.925,00 TL ile ilgili takip başlatılmasının durdurulması için ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine karar verilmiş bu karara karşı ihtiyati tedbir  talep eden  vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. İİK 72/2.maddesi \"İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde icra takibin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.\" 6100 Sayılı HMK 389. Maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" Aynı yasanın 390/3 Maddesi \"tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\"Şeklinde düzenlenmiştir. Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında  yaklaşık ispatla  yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. İİK 72. maddesi gereğince ihtiyati tedbir  talep eden,  geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği HMK hükümleri uyarınca  ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları kapsamında haklığının yaklaşık olarak  ispat etmek zorundadır. Somut olayda iddianın ileri sürülüş biçimi, dosyaya sunulan deliller ile;  ihtiyati tedbir isteyenin tüm iddialarının varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaçtır.  Dosyaya sunulan belge ve bilgiler yaklaşık olarak iddianın haklılığını ispata yeter değildir. İlk derece mahkemesince gerek İİK 72/2 hükmünce icra takibi başlatılmasının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir, gerekse teminat mektuplarının nakte çevrilmesinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir istemlerinin reddine ilişkin verdiği kararda bir isabetsizlik yoktur. İlk derece mahkemesince Değişik iş dosyası üzerinden yapılan yargılamada tevzi formu üzerine adli yardım talebinin reddine ilişkin karar yazıldığı, talep edence bunun üzerine 24/04/2025 tarihinde başvuru ve peşin harcın yatırıldığı, istinaf başvurusu aşamamsında da istnaf başvuru ve peşin harcının yatırıldığı, istinaf başvurusuna yönelik adli yardım talebinin bulunmadığı, ilk derece mahkemesince verilen adli yardım talebinin reddine ilişkin kararında istinaf yasa yoluna değil itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmakla bu yönlere ilişen istinaf istemi de yerinde değildir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  26/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3655f93710edaef8","SID":"425d3f85c3c06040"}}