{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1156 <br>KARAR NO\t: 2025/1076<br>KARAR TARİHİ\t: 29/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/03/2022<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, ... Karar   <br>DAVACI-KARŞI DAVALI\t: ... -TCK NO:..., ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...,  <br>DAVALI-KARŞI DAVACI\t: ... -TCK NO:..., ...<br>VEKİLİ\t: Av. ..., <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 29/05/2025<br>YAZIM TARİHİ                   : 29/05/2025<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin öğrenci taşıma işi ile istigal ettiğini, davalının da kendisine ait ... Kreş ve Anaokulu adı altına kreş ve anaokulu bulunduğunu, müvekkilinin davalı borçlunun öğrencilerine taşıma hizmeti verdiğini, bu hizmeti için davalıya 2014 yılı altıncı ayına kadar fatura tanzim ettiğini, ancak davalıdan işbu fatura bedellerini tahsil edemediğini, alacağın tahsili için borçlu/davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalıya müvekkili tarafından 2014 yılı 6, 7, 8, 9 ve 10. aylara ilişkin taşıma hizmeti sürdürüldüğünü ve bu aylara ilişkin faturanın da 26.829,92.TL olarak davalı borçluya ihtarname ile tebliğ edilmediğini, iş bu bedelden müvekkiline sadece 21.000,00.TL ödeme yapıldığını, ancak başkaca bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle bakiye 6.829,92.TL'nin davalıdan fatura tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, takibin devamına, takip miktarının %20'sinden az olmamak kaydı ile davalı borçlunun inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı/karşı davacının cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil arasında taşıma hizmet sözleşmesi bulunduğunu, davacının müvekkile ait anaokulu öğrencilerinin servisi ile ilgili yapmış olduğu hizmete karşılık bütün hakları tamamen ödendiği halde haksız yere icra takibi başlatıldığını ve devamında da haksız olarak davanın açıldığını, davacı 2013-2014 öğretim yılı çerçevesinde hizmet verdiğini, takiben 2014-2015 yılı öğretim yılında da aynı şekilde servis hizmeti için anlaşma yapılmış olduğu halde taşıma hizmetini vermeyerek müvekkili maddi ve manevi olarak zarara uğrattığını, müvekkili ile davalı arasında 05/06/2014 tarihli hizmet sözleşmesi imzalanmış olduğunu, bu hizmet sözleşmesinde geçmiş döneme ilişkin hesaplaşma yapıldığını, 2014 yılı Nisan ayı sonuna kadar 13.000,00.TL alacağı olduğunu, ayrıca Mayıs ayı alacağının olduğu sözleşmeye yazıldığını, taraflarca imzalanan bu sözleşmeye göre davacının geçmiş döneme ait 13.000,00.TL Mayıs ayı 4.160,00.TL olmak üzere toplam 17.160,00.TL alacağının olduğuıaı hesaplaşma suretiyle anlaşıldığını, bu tutarın müvekkils tarafından ödendiğini, diğer yandan davacıırı 2014-2015 yılına ait 05/06/2014 tarihli sözleşmeyi imzalamış olduğu halde bu tarihten itibaren işi terk ederek müvekkilini zor durumda bırakdığını, söz konusu döneme ait hizmetin ..., ... plakalı araçlarla ..., ... adlı kişiler tarafından sağlandığını, davacı tarafından 12/01/2015 tarih ve ... sayılı ....Noterliği'nin ihtarıyla 26.829,00.TL tutarındaki alacağın ödenmediğinin ihtar edildiğini, ihtardan sonra ve geçmişe dönük faturaları dayanak yaparak 14/010/2015 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından takip başlatılmasının bir çelişki ve kötü niyet göstergesi olduğunu, davacının 2013 yılından beri alacağı olduğu iddiasının hayatın olağan akışı ve ticari teamüllere aykırı olduğunu, o zamandan beri ödemelerin bir çoğunun nakden elden ödendiği halde bunu inkar etmesi karşısında 2014 yılına kadar servis hizmetlerini maddi olarak yapabilmesinin mümkün olmadığını haksız takip nedeni ile müvekkil lehine 10.000,00.TL manevi tazminat taleplerinin olduğunu beyan etmiştir.<br>\tDavalı/karşı davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davacı arasında imzalanan 05/06/2014 tarihli servis taşımacılığına ilişkin sözleşme gereğince edimini davacının yerine getirmediğini, 2014-2015 öğretim döneminde ... Kereste Tic.ve San.Ltd.Şti.'nin servis hizmetini yaptığı ... ödeme dekontlarından anlaşıldığını, davacının işi terk etmesi nedeniyle bu tarihten sonra servis işi ... ve ... adlı kişiler tarafından yapıldığını, bahsedilen sözleşme gereğince dönem içerisinde işi bırakma durumunda doğacak mağduriyet için kalan ayların toplam servis ücretinin yarısı tazminat olarak  müvekkili ... Anaokuluna ödenmesinin gerektiğini,  2014/2015 Eğitim Öğretim dönemi Eylül 2014 tarihinde başlayıp Haziran 2015 tarihinden sona erdiğinde bu döneme ilişkin toplam 10 aylık servis ücretinin 40.000,00.TL olduğunu, bunun yarısı olan 20.000,00.TL'nin müvekkiline tazminat olarak ödenmesi gerektiğini, müvekkiline ait ... plakalı aracın davacıya satılmış olduğunu, davacı tarafından araç bedelinin ödenmemiş olduğunu ancak 04/12/2012 tarihli tahsilat fişinde davacının alacağı ile mahsuplaşma yapıldığını, söz konusu mahsuplaşmada araç bedelinin 42.000,00.TL kabul edilerek hesap edilen 44.211,00.TL alacaktan düşürüldüğünü ve 2.211,00.TL alacak bakiyesi kaldığını, davacının araç bedeli ile ilgili hiçbir ödeme yapmadığı alacağı ile mahsuplaştığı halde tahsilat fişinin para ödenmiş gibi düzenlenmiş olması karşısında müvekkilinin 8.150,00çTL bakiye alacağı olduğuıaı açıkça yazıldığını, söz konusu 04/12/2012 tarihli tahsilat fişinde mahsuplaşma gerçekleşmiş olduğu halde bunun davacı tarafından inkar edilmiş olması durumunda açıkça anlatılan alacak bakiyesinin davalarının konusu edildiğini, müvekkili defter ve belgeleri incelendiğinde ve ödeme dekontlarına göre davacıya 2014 yılında fazladan avans ödemesi yapıldığını, bilirkişi tarafından incelendiğinde de görüleceği üzere davacının 2014 yılı beş aylık hizmet faturasının 34.111,00.TL olduğunu, ancak davalıya müvekkils tarafından toplam 38.978,00.TL ödeme yapıldığını, fazladan avans olarak ödenen tutarrı 4.867,00.TL olduğunu, müvekkili ile davacı arasında en son hesaplaşma ve sözleşmenin 05/06/2014 tarihi itibariyle yapılmış olduğunu, bu sözleşme esas alındığında bu tarihten önce Nisan ayı sonuna kadar müvekkilinin bakiye borcu  olan 13.000,00.TL'nin Mayıs ayı hizmet bedelinin 4.160,00.TL olduğu halde 17.160,00.TL alacağının taraflarca mutabakata varıldığını, ödeme dekontlarına göre söz konusu borcun fazlasıyla ödendiğini belirterek, müvekkili lehine 10.000,00.TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini, haklı olan karşı davalarının kabulü ile; davacı karşı davalıdan 32.950,00.TL alacağının olduğunun tespiti ile davalıya ödettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; bilirkişi raporuna göre; davalı şirkete ait 2013-2014 yılı defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, takip tarihi itibariyle davacıdan 6.106,25.TL alacaklı olduğu, tüm faturaların davalı defterlerine kayıtlı olduğu, davalının bu fatura bedellerini ödeyip ödemediği, ödeme dekontları, ödeme kalemlerinin ispatlandığı diğer ödeme iddialarının davalı tarafından ispatnamadığı, davacının, davalının yapmış olduğu ödemeleri ticari ilişki çerçevesinde yaptığını ispatlayamadığı, davalının ise 05/06/2014 tarihli sözleşmede yer alan 13.000,00.TL tutarındaki önceki dönem bakiye mutabakatının dikkate alınması gerektiği yönündeki beyanları dikkate alındığında ayrıca davacının sözleşmedeki imzaları da kabul etmemesi dikkate alındığında, taraflar arasındaki borç-alacak ilişkisinin taraf ticari defter ve kayıtları dosyaya sunulan ödeme dekontları ile tespitinin mümkün olmadığı hususları dikkate alınarak davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, aleyhine delil niteliği taşıdığı, dosya kapsamına göre davalının ve davacının bilirkişi raporları ve ek raporları ile tarafların borç/alacak ilişkisi karşılıklı olarak ispatlanamadığı gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın reddine, karşı dava yönünden davanın reddine, davalı/karşı davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVALI/KARŞI DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                                                                                                                               :<br>Davalı karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Karşı dava yönünden dosyadaki bilirkişi raporlarına göre alacağın varlığının 6.106,25.TL yönüyle ispat edildiğini, karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden verilen kararın hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVACI/KARŞI DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                                                                                                                              :<br>Davacı karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına karşı yapılan itirazlara Mahkemece değerlendirilmediğini, alacak davasında ticari defterlerini sunmayan tacirin karşı tarafın alacağının varlığını kabul etmiş sayılacağını, zira davalının bu kayıtları sunmayarak tüm dönemler nezdinde karşılaştırma yapılmasının önüne geçtiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, itirazın iptali ve faturaya dayalı alacak istemine, karşı dava ise sözleşmenin ihlali sebebiyle cezai şart alacağı ile davacıya fazlaca ödenen fatura bedelinin tahsili, ayrıca araç satışından kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemlerine ilişkindir.<br>Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiğini, ancak hizmet nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca takip konusu edilmeyen ancak müvekkili tarafından davalıya verilen taşıma hizmeti sebebiyle düzenlenen fatura bedellerinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise takip konusu fatura bedellerinin ödendiğini, 05/06/2014 tarihli sözleşme ile taraflar arasındaki bakiye borç belirlenerek davacıya ödeme yapıldığını, takip konusu olmayıp işbu dava ile talep edilen faturaya konu hizmetlerin ise verilmediğini belirterek davacının davasının reddine ve müvekkili lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini, ayrıca sözleşme gereği taşıma hizmetinin verilmemesinden kaynaklı cezai şartın davalıdan tahsiline, daha evvelki taşıma hizmetlerine ilişkin davacıya fazlaca yapılan ödemenin davalıdan tahsiline, yine davalı tarafından davacıya satışı yapılan aracın bakiye satış bedelinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle gerek asıl davanın, gerekse karşı davanın reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı/karşı davalı vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;<br>Eldeki dosyada icra takibinin dayanağı fatura olup, 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Fatura borçlusunun sözleşme ilişkisini inkâr etmesi durumunda alacaklının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi, başka bir ifadeyle (mal/hizmet) alım-(mal/hizmet) satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.<br>Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından  ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura alıcının  ticarî  defterlerinde  kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.(bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/11-66 Esas, 2023/534 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/1255 Esas, 2023/6772 Karar sayılı kararı)<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacı defterlerinin genel kabul görmüş muhasebe usul ve esasları ile mevzuata uygun tutulmadığı, 2013 ve 2014 defterlerinin boş olduğu, her ne kadar takip konusu faturalar davalı defterlerinde işli ise de, tarafların geçmişten itibaren ara ara bir araya gelerek hesaplaştıkları ve taraflarca son olarak davalı vekilinin 23/07/2015 tarihli dilekçesi ekinde sunulan 05/06/2014 tarihli sözleşmenin imzalandığı, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin işbu sözleşme ile açıkça belirlendiği ve tarafların bu konuda mutabakata vardıkları, bu itibarla uyuşmazlığın sözleşme tarihinden sonra yapılan ödemeler dikkate alınarak çözümlenmesi gerektiği(bkz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2011/5794 Esas, 2011/7599 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2010/10052 Esas, 2012/13200 Karar sayılı kararı), davalı vekilinin işbu sözleşme ve ekindeki belgelere ilişkin vermiş olduğu 04/09/2015 tarihli beyan dilekçesinde sözleşme altındaki imzalara itiraz etmediği, her ne kadar sonradan davalı asil tarafından 14/11/2017 tarihli celsede sözleşme altındaki imzaya itiraz edilmiş ise de iddianın genişletilmesine yönelik işbu talebe davalı tarafın muvafakat etmediği, dolayısıyla sözleşme içeriğinin değerlendirilmesi gerektiği, bu sözleşmeye göre tarafların 2014-2015 eğitim-öğretim yılında yapılacak öğrenci taşımalarının hangi ücretle ve ne şekilde yapılacağının kararlaştırıldığı, ayrıca 2014 Nisan sonuna kadar(Mayıs hariç) görülen hesaba göre davacı taşıyıcının 13.000,00.TL alacağı olduğu, 2014-Mayıs ayına ilişkin faturanın da 4.160,00.TL olduğu ve 05/06/2014 tarihi itibariyle davacının, davalıdan 17.160,00.TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, ayrıca davacının eldeki davada itirazın iptali ile birlikte takipte talep edilmeyen 2014 yılı 6, 7, 8, 9 ve 10. aylarına ilişkin taşıma ücretlerini de talep ettiği, ancak bu aylara ilişkin düzenlenen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, dolayısıyla davacının işbu aylara ilişkin davalıya taşıma hizmeti verdiğini ispatlayamadığı, bununla birlikte davacı vekilinin dava dilekçesinde işbu aylara ilişkin 21.000,00.TL ödeme aldığını kabul ettiği, kabul edilen işbu ödemenin 05/06/2014 tarihli sözleşmeden sonraya ait olması sebebiyle sözleşmede belirtilen ve verildiği sabit olan taşıma ücreti alacağından mahsubu gerektiği, son durumda davacının 17.160,00.TL alacağından davalının yaptığı 21.000,00.TL ödemesi mahsup edildiğinde davacının davalıdan her hangi bir alacağı bulunmadığının anlaşıldığı, bu sebeple ilk derece mahkemesince davacı/karşı davalının davasının reddine dair verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı/karşı davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>Davalı/karşı davacı vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;<br>Davalı tarafın cevap dilekçesi ile birlikte davacıya yönelik karşı dava açtığı, işbu karşı davada 2014-2015 yılına ilişkin taahhüt edilen taşıma hizmetinin verilmemesi ve sözleşmenin ihlali sebebiyle sözleşmede belirtilen 20.000,00.TL cezai şart alacağının davacıdan tahsilinin talep edildiği, yine davalıya ait olup, 13/11/2014 tarihinde davacıya satılan ... plakalı araç satışından kaynaklı bakiye alacağın davacıdan tahsilinin talep edildiği, ayrıca 2014 yılına ilişkin davalı tarafından davacıya fazladan ödeme yapıldığı iddia edilerek işbu fazla ödemenin davalıdan tahsilinin talep edildiği, incelenen 05/06/2014 tarihli sözleşme içeriğine göre \"2014-2015 öğretim yılına ilişkin dönem içerisinde iş bırakma durumunda doğacak mağduriyet için kalan ayların toplam servis ücretinin yarısının tazminat olarak davacı taşıyıcıdan tahsil edileceği\"nin kararlaştırıldığı, ancak yine davalının beyanına göre 2014-2015 yılına ilişkin taşıma hizmetinin hiç başlamadığı, dolayısıyla dönem içerisinde iş bırakmanın da söz konusu olmadığı, davacının cevap dilekçesine göre işbu hizmeti dava dışı ... ve ...'dan tedarik ettiği, dolayısıyla hiç başlamayan bir sözleşmenin ihlal edildiğinden de bahsedilemeyeceği, davacının cezai şart alacağına ilişkin isteminin haksız olduğu, yine .... Noterliğinin 13/11/2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi içeriğine göre davalı tarafından davacıya satılan ... plakalı araç satış bedelinin nakden ve tamamen davalıya ödendiği, işbu resmi senedin aksinin ve davalının bakiye alacağı olduğunun resmi senet ile aynı mahiyette bir belgeyle ispatı gerektiği, ancak davalı tarafından buna ilişkin bir belgenin de sunulamadığı, dolayısıyla davalı/karşı davacının bakiye araç bedeline ilişkin talebinin de haksız olduğu, ancak mahkemece alınan 19/06/2017 tarihli bilirkişi ek raporuna göre, incelenen defter ve belgeler ile 05/06/2014 tarihli sözleşme ve davalı tarafından davacıya yapıldığı ispatlanan ödeme belgelerine göre son durumda davalı/karşı davacı tarafından davacı/karşı davalıya fazladan 5.840,00.TL ödeme yapıldığının belirlendiği ve davalı-karşı davacının işbu fazla ödemeyi davacı-karşı davalıdan talep edebileceği, dolayısıyla karşı davanın işbu miktar üzerinden kısmen kabulü gerektiği, davalı-karşı davacı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu, bununla birlikte yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediği ve Dairemizce esas hakkında hüküm kurulabileceği anlaşılmakla davalı-karşı davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın bu yönden kaldırılmasına ve karşı davanın 5.840,00.TL üzerinden kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                     :<br>1)-Davacı/karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE, <br>2)-Davalı/karşı davacı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı  kararına ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>3)-6100 sayılı HMK.nun 353/1-b/2. maddesi uyarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>4-HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>a-Asıl dava yönünden davanın REDDİNE,<br>b-Karşı dava yönünden DAVANIN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile;<br>-5.840,00.TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,<br>-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE<br>c-Asıl dava yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.264,36.TL harçtan mahsubu ile fazlaca alınan 648,96.TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı/karşı davalıya İADESİNE,<br>ç-Karşı dava yönünden;  492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 734,00.TL harçtan mahsubu ile fazlaca alınan 118,60.TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davalı/karşı davacıya İADESİNE,<br>d-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı/karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,<br>e-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı/karşı davacı tarafından yapılan 615,40.TL karar ve ilam harcı yargılama giderinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya VERİLMESİNE, <br>f-Asıl dava reddedilmekle davalı/karşı davacı yararına; 6100 Sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince davalı/karşı davacı, davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesap edilen 30.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya VERİLMESİNE,<br>g-Karşı dava kısmen kabul edilmekle reddedilen miktar üzerinden davacı/karşı davalı yararına; 6100 Sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince  davacı/karşı davalı, davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesap edilen 37.110,00.TL vekalet ücretinin davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya VERİLMESİNE,<br>h-Taraflarca yatırılan ve harcanmayan delil avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>İstinaf incelemesi yönünden;<br>1)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı/ karşı davacı tarafça yatırılan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı/karşı davacıya İADESİNE,<br>2)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı/karşı davalı tarafça yapılan 220,70.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olan yargılama giderinin davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya VERİLMESİNE, <br>3)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, <br>5)-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda,  dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere  29/05/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.<br>\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"404bd2df38dc920e","SID":"a60feccb5537df3c"}}