{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1045 - 2025/1183<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1045 <br>KARAR NO\t: 2025/1183<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/02/2022<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t: ...   <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t:11/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:11/06/2025  <br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, .... Noterliğinin ... yevmiye ve 30.11.2018 tarihli \"Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi\" ile davalı şirket hissedarı ...'in 8000 payını devraldığını, 22.06.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı .... Noterliğinin ihtarnamesi ile davalı şirkete devredilen payın genel kurul yapılarak müvekkili adına tescili talep edildiği, bu talebin henüz yerine getirilmediğini, aksine de bir karar alınmadığını,  ihtarnamenin 30.06.2020 tarihinde davalı şirkete tebliğ edilmiş olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun \"Devir\" başlıklı 595/7. maddesi \"Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır.\" hükmü uyarınca başvurusuna rağmen reddedilmeyen pay tescil taleplerinin kabul edilmiş sayılması gerekmekte olduğunu beyan ederek müvekkilİ tarafından devralınan davalı şirket hissedarı ...'in 8000 payının müvekkilİ adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinin ikinci maddesinde 22.06.2020 tarih ... sayılı yevmiye ile ....Noterliğinin ihtarnamesi ile devredilen payın genel kurul yapılarak müvekkilleri adına tescili istedikleri yasal süre geçmesine rağmen toplantı yapılıp karar verilmediğini bu sebeple de yasal süre de geçmiş olması sebebi ile devir alınan hissenin adlarına tescil edilmesi gerektiğini belirttiği, davacı tarafın müvekkili şirkete göndermiş olduğu ihtarnameye karşı müvekkili şirket tarafından ... Noterliğinin 03.07.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı yazı ile ihtarnameyle cevap verildiğini, ihtarnameye karşı cevaplarının ekte sunulduğunu,  müvekkili şirketin herhangi bir hisse satışından haberi olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete ihtarname tebliğ edildikten sonra müvekkili şirket hisse devrinden haberdar olduğunu, davacı tarafın ....Noterliğinin 30.11.2018 tarihli ... yevmiye sayılı pay devir sözleşmesi ile ...'e ait 8.000 payını devir alınması işlemi müvekkili şirket hissedarı ... tarafından yönetim kuruluna hiçbir şekilde bildirilmediğini, ihtarname cevaplarında da davacının müvekkili şirketi genel kurula çağırma veya satın aldığı hisselerin tescil edilmesini, bu konuda bir karar verilmesini isteme yetkisinin bulunmamakta olduğunu, bu yetki hisseyi devreden ve müvekkil şirket pay sahibi ... tarafından yapılması gerekmekte olduğunu, müvekkili şirket pay sahibi ... tarafından da hissesinin devredildiğine ilişkin hiçbir bildirim yapılmadığını, davacı tarafından benzer şekilde olan bir davanın da ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile de bulunmakta olduğunu, ....Asliye Ticaret Mahkemesinde olan işbu dava dosyası davacı taraf müvekkili şirkette pay sahibi olan ...'in de hissesini devir aldığı, ...'in müvekkili şirkete bildirmesi üzerine şirketin toplandığını ve yapılan devir işlemine muvafakat göstermemiş olduğunu, bu davada ise müvekkili şirkete böyle bir hissenin devir edildiğine dair hiçbir bilgi verilmediği gibi toplantı yapılıp karar alınmasına dair de hiçbir talebin olmadığını,  bu sebeplerle usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın hisseyi devir aldıktan  iki sene sonra başvurduğunun nedeninin sorulması gerektiğini, davacı tarafından 30.11.2018 tarihinde hisse devir alındığının fakat satın alınan hisse ile ilgili karar verilmesi için yaklaşık iki sene sonra 22.06.2020 tarihinde talepte bulunulduğunu beyan ederek usul ve yasaya aykırı dava konusuna ve davaya itibar edilmeyerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; \"... Somut olayda, pay devri, noterden düzenleme şeklide yapılmıştır. Pay devir sözleşmesinde  yasanın aradığı  yazılılık ve imzaların noterce onanması koşulunun gerçekleştiği  ancak devre onay veren bir genel kurul kararının bulunmadığı görülmektedir.  Aynı  maddenin 7.fıkrasında, başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde devre onay vermiş sayılacağı açıklanmıştır. Davacının davalı şirkete göndermiş olduğu 22.06.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı .... Noterliğinin ihtarnamesinin incelenmesinde, hissenin devrine ilişkin hiçbir belgenin sunulmadığı, bu haliyle usulüne uygun bir başvuru yapılmadığı anlaşıldığından hisse devrinin sicile tescil ve ilanı şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın reddine, ...\" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ... Noterliği'nin 22/06/2020 tarihli ihtarnamesi ile davalı şirkete hisse devrini bildirdiğini hisse devir sözleşmesinin noter onaylı olduğunu, davalı bu devri genel kurul kararı alınmadığı gerekçesiyle kabul etmediğini ancak Türkiye Ticaret Kanunu'nun 595/7 . Maddesi yukarınca genel kurul kararı alınmadığı takdirde 3 ay içinde ret yapılmazsa devir onaylanmış sayılacağını, davalı şirketin 3 ay içinde ret beyanında bulanmadığı için devir onaylanmış sayıldığını, mahkemenin hisse devri işleminin usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle davayı ret etmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava,  devralınan limited şirket payının tescili istemine ilişkindir. <br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin .... Noterliği'ndin 30.11.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile davalı şirketin hissedarı olan ...'e ait 8.000 payı devraldığı, davalı şirkete genel kurulun yapılarak devredilen payın müvekkili adına tescil edilmesi istenilmiş ise de, şirketin bu talebi yerine getirmediği gibi aksine bir karar da almadığı, TTK'nın 595/7. maddesi hükmü uyarınca başvurudan itibaren 3 ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayın verilmiş sayılması gerektiği ileri sürülerek devralınan 8.000 payın müvekkili adına tesciline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı vekili tarafından, davanın reddi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>6100 sayılı HMK'nın 14/2. maddesi hükmü uyarınca, özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Dava tarihinden önce şirket ortağı olan ve ancak dava öncesi ortaklık sıfatı sona eren kişinin, daha sonra ortaklık ilişkisinin mevcut olduğu tarihlerden kaynaklanan hukuki ilişkilere dayalı uyuşmazlık nedeni ile ortak veya ortaklığa ya da devir alan kişiye karşı dava açması durumunda da aynı kural geçerlidir (Yargıtay 11. HD'nin 25.03.2022 Tarih ve 2021/9104 Esas- 2022/2412 Karar sayılı ilamı).<br>Somut olayda, ... Ticaret Odası Başkanlığı Ticaret Sicil Müdürlüğü Servisi tarafından gönderilen yazı cevabı ve eklerinden davalı şirketin merkez nakli yapılmak suretiyle ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün  /... numarasına kaydedildiği ve şirket adresinin \"... Mah.... No:3/01 .../...\" adresi anlaşılmaktadır. Bu durumda, davanın açıldığı 10.10.2020 tarihi itibariyle davalı şirketin merkez adresinin ... olduğundan şirket hisse devri sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlığın çözümünde HMK'nın 14/2. maddesi ... Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) kesin yetkili olduğu, HMK'nun 114/1-ç maddesi uyarınca kesin yetkinin dava şartlarından mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği gözetilerek mahkemenin yetkisizliği sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, ilk derece mahkemesi kararının bu sebeple re'sen kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkeme kararının re'sen kaldırılmasına, eksik hususlar tamamlanıp yeniden karar verilmek üzere dosyanın  ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br><br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı kararının HMK.'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince re'sen KALDIRILMASINA, <br>3-Dava dosyanın yeniden yargılama için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 80,70-TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya  İADESİNE,<br>5-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA, <br>6-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,<br>7-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 11/06/2025 tarihinde karar verildi. <br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4332e4d8cd1eecb0","SID":"3067b6b180718fd7"}}