{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/208 Esas<br>KARAR NO: 2025/817 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/10/2024<br>NUMARASI: 2020/520 E.  -  2024/762 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/06/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalılar arasında 19/08/2005 ve 25/07/2007 tarihli düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmeleri akdedildiğini, davalı şirket ve kefillerin borçlarını ödememeleri nedeniyle 06/06/2012 tarihli ihtarnamelerin çekilerek borçların ödenmesinin istendiğini, ancak davalıların borçlarını ödemediklerini, müvekkilinin finansal kiralama sözleşmesine konu alacağın tahsili için İst. ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, ancak davalıların haksız itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAPLAR: Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davadan diğer davalıların söylemesi üzerine haberdar olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan borcun müvekkilince ödenip kapatıldığını, ayrıca İstanbul 3.ATM'nin 2019/100 esas sayılı dosyası ile aynı konuda dava açılmış olup kararın kesinleştiğini belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde;  daha önceden aynı sözleşmeye istinaden İstanbul 3.ATM'de sözleşmenin feshi ve alacak davası açıldığını, davanın reddedildiğini ve bu kararın kesinleştiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davadan şifahen haberdar olduğunu, sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödendiğini, davacı tarafından açılan davanın reddedildiğini ve bu davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>MAHKEME KARARI: İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2018 tarihli 2014/840 E. - 2018/493 K.sayılı kararıyla; \"...davacının daha önce aynı sözleşmeye ilişkin alacağın tahsili ve iadesi talebiyle aynı konuda davalı aleyhine İst. 3. ATM'nin 2009/100 esas, 2010/272 karar sayılı dosyasıyla dava açtığı, davanın konusunun finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı, mahkemece davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay 19 HD tarafından onanarak kesinleştiği, kesin hüküm dava şartının bulunduğu... \"gerekçesiyle davanın HMK'nun 114/1-i maddesi uyarınca, kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir. <br>KALDIRMA KARARI: Dairemizin 13/07/2020 tarihli 2018/3167 E. - 2020/1305 K.sayılı kararıyla;  \"...Mahkemece İstanbul 3.ATM'nin 2009/100 Esas, 2010/272 Karar sayılı ilamının huzurdaki dava dosyası yönünden kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bahse konu davanın yukarıda da belirtildiği üzere sözleşmenin feshi, malın teslimi ve uğranılan zararın tahsili talebine ilişkin olup huzurdaki davada ise davacı taraf kira borçlarının ödenmediği iddiasına dayanmıştır. Dolayısıyla bahse konu davada verilen hüküm huzurdaki dava yönünden kesin hüküm teşkil etmez. Bu durumda mahkemece, dairemizin 2018/147 esas sırasında kayıtlı İstanbul 3.ATM'nin 2011/559 Esas sayılı dava dosyası sonucunun beklenerek ve tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usule aykırıdır. Hal böyle olunca davacı vekilinin istinaf talebinin açıklanan bu yönlerden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve kararın kaldırma sebebine göre davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına...\"  karar verilmiştir.  <br>KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI: İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2024 tarihli  2020/520 E. - 2024/762 K. sayılı kararıyla; .\"..Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; davacı tarafça,  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile, finansal kiralama sözleşmesinin feshedilmesi, fesih tarihi sonrasına ilişkin davalı borçlulardan alacak talebiyle icra takibi başlatıldığı, takibe karşı yapılan itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin 24/04/2013tarihli cevaba cevap dilekçesi dikkate alındığında, davacı tarafça, taraflar arasında düzenlenen Ankara ... Noterliği'nin 25/07/2007 tarih ve ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesinden (sözleşmenin feshinden) kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle icra takibi ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. Dosya kapsamına alınan İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/666(Eski: 2011/559) esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, 15/11/2011 tarihinde davalı ... Anonim Ortaklığı aleyhine, taraflar arasında akdedilen Ankara ... Noterliği nezdinde 25/07/2007 tarihli ve ... yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedilmesi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemiyle maddi tazminat talepli dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/12/2023 tarihli, 2020/666 esas ve 2023/700 karar sayılı kararıyla asıl dava yönünden asıl ve ıslah ile açılan davanın kısmen kabulüne, \"20.289,44-TL'nin  12/03/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte\", \"39.759,56-TL'nin ise dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine\"; birleşen davanın ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, verilen kararın davacı ve davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 12/07/2024 tarihli, 2024/717 esas ve 2024/1268 karar sayılı kararıyla, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine kesin olarak karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Söz konusu dosya kapsamı dikkate alındığında, eldeki davanın davacısı finansal kiralama şirketi tarafından, taraflar arasında düzenlenen Ankara ... Noterliği'nin 25/07/2007 tarih ve ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği görülmektedir. Nitekim bu husus İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/12/2023 tarihli, 2020/666 esas ve 2023/700 karar sayılı kararında belirtildiği gibi, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 12/07/2024 tarihli, 2024/717 esas ve 2024/1268 karar sayılı kararında da belirtilmiş bulunmaktadır. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/12/2023 tarihli, 2020/666 esas ve 2023/700 karar sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 12/07/2024 tarihli, 2024/717 esas ve 2024/1268 karar sayılı kararı sonrasında kesinleşmiş olup, finansal kiralama sözleşmesinin, finansal kiralama şirketince haksız olarak feshedilmiş olduğu da kesinleşmiş bulunmaktadır. Bu anlamda, söz konusu kesinleşmiş mahkeme kararı da dikkate alınarak, davacı finansal kiralama şirketi tarafından, dava konusu finansal kiralama sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği, bu nedenle davalı taraflardan bir alacak talebinde bulunulamayacağı sonucuna varılarak, açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı tarafça icra takibinin kötü niyetli olarak başlatıldığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafça davalılar hakkında açılan davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE... \" karar verildiği görülmüştür. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Müvekkil, şirket ile davalı şirket arasında akdedilen Ankara ... Noterliği'nin 19.08.2005 tarihli ve ... yevmiye ile 25.07.2007 tarihli ... yevmiyeli düzenleme şeklindeki finansal kiralama sözleşmesinin varlığının ihtilafsız olduğunu, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklı borçlarını ödemediğini, keşide edilen ihtarnameler ile temerrüde düştüğünü, sözleşme konusu kiralananı da kaçırdıklarını, iade ve teslim etmediklerini,  Sözleşme hükümlerine göre müvekkili şirketin kayıt ve defterlerinin yegane delil olduğunu, müvekkili şirket kayıtlarında davalı şirketin icra takibine konu borçlarının mevcut olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılmadan davalı şirketin borcunun bulunmadığının numaraları belirtilen dosyalardan tespit edildiğine dair gerekçenin kabul edilemeyeceğini, İlk derece mahkemesince gerekçeli kararında, davalı şirket  tarafından İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/666 Esas ( eski 2011/559 Esas ) sayılı dosyası ile açılan sözleşmenin haksız feshi dolayısı ile tazminat istemli dosya gerekçe gösterilmiş ise de, bu dosyada, davalının yargılama devam ederken sözleşme konusu mal yerine başka bir malı müvekkili şirkete iade ettiğinin yargılama devam ederken yapılan bilirkişi incelemesi ile ortaya çıktığını, bu sebeple sözleşme konusu malın halen daha davalı şirket elinde iken müvekkili şirkete borçlarının bulunmadığından bahis edilmesinin doğru olmadığını, davalının sırf bu eyleminin dahi mahkemeyi yanıltıcı ve  kötü niyetli olduğunu gösterdiğini,Kabul etmemekle birlikte, ilk derece mahkemesinin davayı reddetmekte haklı olduğu düşünülecek olsa dahi, davanın esastan değil usulden reddi gerektiğini, keza, evvelce de  2014/840 Esas numarası ile 24.05.2018 tarihinde \" kesin hüküm \" sebebiyle davanın usulden reddine karar verilerek maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, Yargıtay bozma sonrası yeniden görülen dosyada, ilk derece mahkemesinin bir yandan İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılan 2009/100 Esas 2010/272 karar sayılı dosya ile yine aynı mahkemenin 2020/666 Esas (eski 2011/559 Esas ) 2023/700 Karar sayılı dosyalarını  gerekçe göstererek ve esastan inceleme yapmadan  davayı reddettiğini, diğer yanda ise bu dosyaların konularının farklı olduğunu belirterek nispi vekalet ücretine karar verdiğini, bunun bir çelişki olduğunu, anılan dosyalardan verilen hükümlerin  davanın reddine dair hükme esas olacak ve davalının borcunun bulunmadığı kabul edilecek  ise kesin hüküm sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, bu durumda ise maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince  yanılgıya düşüldüğünü, müvekkili şirketin hakkaniyete aykırı olarak ayrıca  zarara uğradığını belirterek, arz ve izah ettikleri sebepler ile öncelikle müvekkili şirketin ileride telafisi güç zararlara uğramasını önleyebilmek adına ilk derece mahkemesinin kararının kesinleşmesine dek tehir-i icra taleplerinin kabulüne, istinaf başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının ortadan  kaldırılmasına, dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemesine iadesine, ortadan kaldırma mümkün değil ise  itirazlarının dikkate alınması ile   gerekli inceleme ve yargılamanın yapılmasına, itirazlarının ve davanın  kabulüne, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı/alacaklı ... Anonim Ortaklığı tarafından, 14/09/2012 tarihinde davalı/borçlular ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ... ve ... aleyhine Ankara ... Noterliğinin 25/07/2007 tarihli ve ... yevmiye sayılı finansal kiralama sözleşmesi, Beyoğlu ... Noterliğinin 06/06/2012 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ve cari hesap özetine dayalı 629.845,61-TL asıl alacak ve 1.322.637,53-TL işlemiş yıllık %94,50 faizi olmak üzere toplam 1.952.483,14-TL alacağın; icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek faizi ile, fazlaya ilişkin ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakları saklı kalmak ve kısmi ödemelerin öncelikle faiz, masraf ve ferilerine mahsup edileceği kaydıyla tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, dosyaya sunulan \"Kira Bakiye, Risk ve Ortalama Gün Raporu (Detay)\" başlıklı raporda 30/07/2007 tarihinden 14/09/2012 tarihine kadar olan süre için 629.845,61 TL asıl alacak, 1.322.637,53 TL toplam temerrüt faizi hesaplandığı, takibin de buna göre yapıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçlu ... vekili tarafından 25/09/2012 tarihinde böyle bir borçları bulunmadığı gerekçesiyle borca, faize ve faiz oranına, borçlular ... ile ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından ise 28/09/20012 tarihinde takibe konu bir borçlarının bulunmadığı gerekçesiyle takibe ve ferileriyle alacağın tamamına itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, itirazın iptali davasının yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya içinde bulunan İstanbul 3. ATM'nin 2009/100 Esas, 2010/272 Karar sayılı kararının incelenmesinde; davacının aynı davalılar aleyhine açtığı davada, davalıların kendilerine verilen finansal kiralama konusu malların bulundurmadıklarının tespit edildiğini, sözleşmenin feshedildiğini belirterek sözleşme konusunun teslimine, sözleşmenin feshine, 574.403,28 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, yargılama sonunda ise davalı kiracının finansal kiralama sözleşmesine konu borcunu fazlasıyla ödediği, hatta 23/07/2009 tarihi itibariyle davalı tarafında davacıdan 52.311,49 TL alacaklı bulunduğu, bu durumda ödenmemiş kira borcu oluşmadığı, kiralanan makinelerin işyerinin değişik adreslerinde bulundurulmasının hakkın kötüye kullanılmasını oluşturmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği, yine dosya içinde fotokopisi bulunan Yargıtay 19.HD'nin 2010/12383 Esas, 2011/8362 Karar sayılı ilamıyla ilk derece mahkemesi kararının 22/06/2011 tarihinde onandığı ve karar düzeltme talebinin de 12/03/2012 tarihinde reddedildiği görülmüştür. Dosya içinde fotokopisi bulunan İstanbul 15.ATM'nin 2012/259 Esas, 2013/87 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davanın finansal kiralama konusu malın aynen iadesi olduğu, davacı şirket tarafından davalı ... Ltd. Şti.'ne karşı açıldığı, mahkemenin usulüne uygun ihtarname tebliğ edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verildiği, bu kararın da Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nce onandığı görülmüştür. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/666 (Eski: 2011/559) Esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı ... İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, 15/11/2011 tarihinde davalı ... Anonim Ortaklığı aleyhine, taraflar arasında akdedilen Ankara ... Noterliği nezdinde 25/07/2007 tarihli ve ... yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedilmesi nedeniyle oluşan fark bedeli olan  52.311,49-TL'nin tazmini istemiyle maddi tazminat talepli dava açıldığı, davacı tarafın 15/11/2016 tarihli dilekçesiyle davayı ıslah ederek 60.240,44-TL fazla ödenen finansal kiralama bedeli ile 39.759,56-TL finansal kiralama kira bedeli ile adi kiralama bedeli arasındaki fark olmak üzere, müddeabihi 47.689,00-TL artırarak taleplerini toplam 100.000,00-TL'ye çıkarttığı ve haksız fesih tarihi olan 16/01/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, mahkemenin 13/07/2017 tarihli, 2011/559 Esas ve 2017/616 Karar sayılı kararıyla asıl ve ıslah ile açılan davanın kısmen kabulüne, 52.311,00-TL (Fazla ödenen bedel)'in mahkemenin 2009/100 Esas, 2010/272 Karar sayılı dosyasındaki kararın kesinleşme tarihi olan 13/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve 39.759,56-TL'nin ise dava tarihi olan 15/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 05/11/2020 tarihli, 2018/147 Esas ve 2020/1833 Karar sayılı kararıyla davacı tarafın istinaf taleplerinin incelenmesine yer olmadığına, davalı tarafın istinaf taleplerinin kısmen kabulüne ve mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, dosyanın, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/666 Esas sırasına kaydedilerek yargılamasına devam edildiği, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/12/2021 tarihli, 2021/816 Esas ve 2021/1038 Karar  sayılı kararıyla, davacı ve davalısı aynı olan ve aynı sözleşmenin feshi dolayısıyla kira fark bedelinin tahsili istemiyle açılan dava dosyası ile, arasında bulunan hukuki ve fiili irtibat nedeniyle İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/666 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi üzerine her iki dosyanın yargılamasına İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince devam olunduğu, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/12/2023 tarihli, 2020/666 Esas ve 2023/700 Karar sayılı kararıyla asıl dava yönünden asıl ve ıslah ile açılan davanın kısmen kabulüne, 20.289,44-TL'nin  12/03/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 39.759,56-TL'nin ise dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen davanın ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, verilen kararın davacı ve davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 12/07/2024 tarihli, 2024/717 Esas ve 2024/1268 Karar sayılı kararıyla, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.<br>G E R E K Ç E: Dava, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; 25/07/2007 tarihli ve ... numaralı finansal kiralama sözleşmesinin davacı ... Anonim Ortaklığı ile davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında imzalandığı, davalılar ... ile ...’nun sözleşmede kefil olarak yer aldıkları, sözleşmenin davacı şirket tarafından 17/01/2009 tarihinde feshedildiği tespit edilmiştir.Davacı vekilinin, mahkemenin gerekçesine göre davanın kesin hüküm nedeniyle reddedildiği halde nispi vekalet ücretine hükmedildiğine dair istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/666 Esas sayılı davası ile bu davanın konusunun da birbirinden farklı olduğu, bu nedenle kesin hükümden söz edilemeyeceği, Mahkemenin kararında da davanın kesin hüküm nedeniyle reddedildiğine dair bir gerekçeye yer verilmediği, davanın esastan reddedilmesi nedeniyle nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekilinin diğer istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin kesinleşen 2020/666 Esas ve 2023/700 Karar sayılı kararı ile davacının finansal kiralama sözleşmesini haksız olarak feshettiğinin tespit edildiği, ayrıca 30/07/2007 tarihinden kiralamaya konu malın iade edildiği tarih olan 12/03/2009 tarihine kadar olan dönemde tarafların ticari kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin davacıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, sözleşme feshedildiğinden kiralamaya konu malın iadesinden sonra taraflar arasında borç doğuracak bir ilişki kalmadığı, takibe konu olan dönemin de 30/07/2007 tarihinden başlatıldığı, davacının davalılardan haksız olarak feshettiği sözleşme uyarınca alacaklı olmadıkları, bu nedenle davalıların icra takibine yaptıkları itirazlarında haklı oldukları anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 18/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"504d937b26f40598","SID":"b4d91261208514be"}}