{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/401 - 2025/528<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2025/401  Esas<br>KARAR NO\t: 2025/528      <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t         (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t         (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/01/2025<br>NUMARASI\t\t: 2023/807 Esas-2025/140 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 03/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/06/2025<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen 01/02/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle;   Ana yüklenicisi ... İnşa ve İşletmeciliği Ltd. Şti. (14.10.2019 tarihi öncesi şirketin unvanı ... Teknoloji ve İletişim Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti.) olan davalı şirketin yüklenici sıfatı ile taahhüdü altında olan ve müvekkili ...'un alt yüklenici olarak yer aldıgı 41,8 metre boyunda, 18 metre genişliğinde ... imalatı ve montajı işi için tüm işçilik giderleri de davalıya ait olmak üzere 21.000 kg miktar ve 1,40 Euro birim fiyat olmak üzere toplamda 29.400 Euro bedel üzerinden davalı şirketle müvekkili arasında anlaşma sağlandığını, taraflar arasında bu işi düzenleyen 15.11. 2019 tarihli yazılı bir sözleşme akdedilerek taraflarca imza edildiğini, müvekkilinin imzasını taşıyan nüshasının davalı şirkete verildiğini, ancak davalı şirketin sözleşmenin kendi imzasını taşıyan nüshasının müvekkilinin tüm ısrarlarına rağmen müvekkiline davalı tarafından verilmediğini, bu nedenle müvekkilinin elinde sözleşmenin imzasız nüshasının bulunduğunu, davalı şirketin adresinde yer alan şubesinde strut ve tüplerden oluşan toplamda 10.400 kg imalatın (projede geçen T1- T2-T3-T4 ile ST1 ve ST2) müvekkili tarafından tamamlandığını, davalı şirketin de strut ve tüplerden oluşan bu imalatı montaj için ... tersanesine götürdüğünü, davalı şirket ile ana yüklenici arasındaki bir takım ticari anlaşmazlıklar nedeniyle işin kalan kısmının yapılmadan davalı şirketin işi bıraktığını, işin kalan kısmının yapılmayacağını müvekkiline söylediğini, davalı şirketin işin başlangıcında yaptığı sözleşmeyi kabul anlamına geleceğini bildiği için art niyetli bir şekilde müvekkiliyle yaptığı sözleşmeyi yazılı olarak fes etmediğini, işin devam etmeyeceğini şifahen söylemekle yetinip işten çekilerek kendi lehine fiili durum oluşturduğunu, davalı şirket tarafından, yapılan iş için bir kısım işçi giderleri dahil olmak üzere farklı zamanlarda müvekkiline 51.647,00TL ödeme yapıldığını, ancak teslim edilen işe göre yapılan ödemenin eksik olduğunu, bakiye alacağın müvekkiline ödenmediğini, müvekkili tarafından bakiye alacağın ödenmesi için davalı şirkete Konya 4. Noterliği'nin 24.07.2020 tarihli 14686 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnamenin 29.07.2020 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, ihtara rağmen davalı şirket tarafından bir ödeme yapılmadığını ve ihtarnameye de cevap verilmediğini beyan ederek, davanın kabulü ile; HMK md.109 gereğince kısmi dava olarak ikame ettikleri davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 12.000,00 TL alacağın (Konya 4. Noterliği'nin 24.07.2020 tarihli 14686 yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiği) 29.07.2020 tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; Görev itirazında bulunduklarını belirterek, müvekkili ile davacı arasında  işçi-işveren ilişkisi dışında bir ilişkinin bulunmadığını, davacı ve davacı ile birlikte işe alınan çalışanların yanlış imalatları nedeniyle müvekkilinin büyük zararlara uğradığını, sözleşmenin feshedilmesi ile birlikte bu çalışanların iş akitlerinin de sonlandırıldığını,  uluslararası test merkezi olan ... ve ... Ltd. Şti. ile müvekkili arasındaki e- maillerden de açıkça görüleceği üzere, firmalar adına kontrolleri yapanlardan birinin de davacı tarafından tanık olarak gösterilen ... olduğunu, ... tarafından verilen raporda kaynak işlerinin uygun olmadığının, testlerden geçemediğinin, yapılması gerekli revizelerin neler olduğunun belirtildiğini, davacı tarafından yapılan işleri kapsayan bu hususların müvekkilinin zararına yol açtığını, müvekkilinin hesaplarından davacıya yapılan ödemelerin tamamının işçilik alacaklarına mahsuben yapıldığını, işlem açıklamalarının da “ücret, Agi, maaş vb.” olduğunu, ek olarak davacı ve diğer çalışanların işe alındığı dönemde yapılan işe özel makine alımlarının yapıldığını, tüm bu alımların da yine müvekkili tarafından yapıldığını, alım yapılan makinelere ilişkin kayıtların müvekkilinin defterlerinde işli olduğunu, davacının tacir olmadığını, ticari işletme kaydı olmayan davacı ile basiretli bir tacir olan alışılagelmiş iş hacminden çok daha büyük bir iş için sözleşme akdeden müvekkilinin taşeronluk ilişkisi kurmasının mümkün olmadığını, davacının bu işi taşere edebilecek donanımı bulunmadığını, kendisine ait bir işyeri, çalışanı ve ekipmanın bulunmadığını, tüm bu hususların davacının müvekkili emrinde ücret karşılığı çalıştığının resmi kanıtı olduğunu beyan ederek, usul ve yasaya aykırı davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  30/01/2025 tarihli 2023/807 Esas 2025/140 Karar sayılı kararında özetle; Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi nedeniyle alacak istemine ilişkindir. <br>Davacı yan davalı ile aralarında ana yüklenicisi ... ... isimli firma olan ... Yapımı işine ilişkin iş akdi sözleşmesi bulunduğunu iddia ederek bakiye iş bedelinin tahsilini talep etmiş, davalı yan ise taraflar arasında yüklenici - işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının davalı yanında çalışan olduğunu, mahkememizin görevsiz olduğunu, iş mahkemesinin görevli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. <br>Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; mahkememizin 30/03/2023 tarihli 2021/163 esas, 2023/415 karar sayılı kararı ile; \"göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine\" karar verilmiştir.<br>Mahkememizce verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 11/07/2023 tarihli ve 2023/610 esas, 2023/870 karar sayılı ilamında; \"...Davanın taraflarından davacı gerçek kişi olup, görev hususu re'sen araştırılması gerektiğinden mahkemece davacının tacir olup olmadığı hususu, yukarıda belirtilen şekilde Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmak suretiyle araştırılarak sonucuna göre, mahkemenin görevli olup olmadığının tespiti gerekir. Bu sebeple dosyanın gönderildiği Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince tacir araştırması yapılarak sonucuna göre davacının tacir olmadığının belirlenmesi halinde uyuşmazlık yönünden görevli mahkemenin Kahramankazan Asliye Hukuk Mahkemesi olacağından dosyanın, Kahramankazan Asliye Hukuk Mahkemesine  gönderilmek üzere görev dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, davacının tacir olduğunun belirlenmesi halinde ise dosyanın gönderildiği ve eldeki kararı veren Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olacağından bu mahkemece yukarıda belirtilen şekilde akdi ilişkinin ispatı yönünden tüm deliller toplandıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince karar verilmesi gerekeceğinden ve görev dava şartı olup dairemizce de resen gözetilmesi gerektiğinden bu gerekçelerle de davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin  kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı  HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde öncelikle tacir araştırması yapılarak sonucuna göre görevli mahkemenin belirlenmesinden sonra davanın esastan sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ...\" denilmekle mahkememizden verilen karar kaldırılmıştır.<br>Kaldırma kararı uyarınca, ilgili vergi dairesine ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, müzekkerelere verilen cevabi yazılardan davacının tacir olduğu, dolayasıyla mahkememizin görevli olduğu değerlendirilerek işin esasına girilmiştir.<br>Mahkememizce davacının iddiasına göre talep edebileceği alacağın tespiti için bilirkişiden kök ve ek rapor alınmış, düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilerek davalı itirazlarının reddi ile rapor hükme esas alınmıştır.<br>Dosyaya sunulan imzasız iş akdi sözleşmesi başlıklı belgeye dayanarak yüklenici ... Metal Makine İmalat Eğitim Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin ana yüklenici olarak ... İnşa ve İşletmeciliği Ltd. Şti.'ne karşı işi üstlendiği davacının ise, ... Yapımı işini alt yüklenici sıfatıyla üstlendiği iddia edilmektedir. Davalı tarafça akdi ilişki kabul edilmediğinden davacının öncelikle akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Davacı tarafça bu iddianın ispatı için imzasız sözleşme, SGK kayıtları, ödeme dekontları, tanık beyanları delil olarak gösterilmiştir. Öncelikle sunulan sözleşme imzasız olduğundan delil olarak değerlendirilemeyecektir. Sunulan ödeme dekontlarının açıklama kısmında \"... ... ...\" şeklinde açıklamalar bulunmakta olup, bu açıklamalar ve dolayısıyla dekontlar da taraflar arasında iddia olunan akdi ilişkinin varlığını ispata yarar mahiyette değildir. Ancak dekontlara konu ödemelerin başka bir hukuki ilişki sebebiyle yapıldığı hususunun davalı tarafça ileri sürülüp ispat edilemediği görüldüğünden davacı tarafça ileri sürülen akdi ilişki ile ilgili delil başlangıcı  niteliğinde kabul edilerek tanık dinlenmiştir(Yargıtay 15. HD 2012/877 E. 2012/8143 K.).<br>İddia ve savunma, sunulan ve toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında davacının iddia ettiği şekilde ana yüklenicisi ... ... isimli firma olan, alt yüklenicisi davalı ... Metal Makine İmalat Eğitim Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olan ve davalının da davacıya taşere ettiği ... imalatı ve montajı işine ilişkin sözleşme bulunduğu, işin malzeme ve işçilik giderlerinin davalıya ait olduğu, tanık beyanları, SGK kayıtları ve dekontlardaki açıklamalardan bu durumun mahkememizce tespit edildiği, davalının savunmasının aksine taraflar arasında işçi - işveren ilişkisinin tespit edilemediği, ana yüklenici firma tarafından düzenlenen hakediş belgelerine göre toplam 9.554,4 kg işin teslim edildiği, tanık beyanlarıyla hakedişlerin büyük oranda örtüştüğü, işin davalı tarafça iptal edildiğinden yarım kaldığı, bu itibarla işin bıraktırıldığı tarihte yapılmış olan iş kadar bedelinin davacı tarafça talep edilebileceği, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere, yapılan iş bedelinin 87.854,62 TL olduğu, davacının ihtarnamesinde yapıldığını beyan ettiği ödeme tutarı olan 51.647,00 TL'nin mahsubu ile davacının bakiye iş bedelinin 36.207,62 TL olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre malzemenin davalıya ait olacağı, bu sebeple davacının iş için kiraladığı kaynak makinesi için ödediği bedeli davalıdan talep edebileceği, 4.500,00 TL bedelin bilirkişilerce denetlendiği ve makul olduğu, davacının belirlenen alacak kalemlerine göre talep sonucunu artırarak harcını yatırdığı anlaşılmıştır. Davalı vekili ıslah ile artırılan tutara karşı zamanaşımı definde bulunmuşsa da eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresinin TBK'nın 147/6. maddesi uyarınca 5 yıl olduğu, işin başladığı ve yarım bırakıldığı tarihler gözetilerek ıslah tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolmadığı anlaşılmakla davalı yanın savunmasına itibar edilmemiştir. Davadan önce davacı tarafça davalı adına düzenlenen ihtarnamenin 29/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede 7 gün ödeme süresi verildiği, bu sürenin dolduğu 06/08/2020 tarihi itibariyle davalının temerrüte düştüğü anlaşılmakla davacının faiz talebi yerinde görülerek neticeten davanın kabulü ile  36.207,62 TL bakiye iş bedeli ile 4.500,00 TL kaynak kiralama bedeli olmak üzere toplam 40.707,62 TL'nin temerrüt tarihi olan 06/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair karar verildiği görülmüştür.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili tarafından verilen 28/03/2025 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak; Müvekkili firma ile dava dışı ... Teknoloji ve İletişim Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 23.09.2019 tarihli, \"...- Yolcu Feribotu Alüminyum Cross Deck ve Üst Bina Elleçleme, Ön İmalat, Blok İmalat, Blok Eki ve Teçhiz İşleri Genel Sözleşmesi\" yapıldığını, yapılan bu sözleşme ile yüklenilen işin kaynaklarının yapılması amacıyla, davacı ve davacı tarafından tanık gösterilen bir kısım personelin, 4857 Sayılı İş Kanunu uyarınca işe alındığını, kanuna uygun olarak SGK bildirimlerinin yapıldığını, maaş ve sair ödemelerinin tamamının banka kanalıyla bu çalışanlara ödendiğini, davacı ve tanığın göstermiş olduğu çalışanlara ait işyeri sicil dosyaları ile ödeme dekontlarının dosyaya ibraz edildiğini, işveren ... Firamasının yapılan işten memnun kalmadığını, davacı ve kaynak için işe alınan diğer işçilerin yapmış oldukları kaynakların uluslararası test merkezi olan ... (Registro Italiano Navale) ve ... ... ve Belg. Ltd. Şti. tarafından onaylanmadığını, kaynaklarda standart tutturulamadığından ... Firaması tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, davacı ile müvekkilinin arasındaki ilişki işçi işveren ilişkisinden ibaret olup, SGK kayıtları, banka kayıtları ile bu hususun sabit olduğunu, davacının alt taşeron olduğunu ve müvekkiline bu minvalde bir sözleşme akdetmiş olduğunu iddia etmekteyse de müvekkili ile yapmış olduğu bir sözleşme ibraz edemediğini, davacı tarafından iddia olunan hususların gerçeğe aykırı olup, kesinlikle alacağı kabul etmemekle birlikte, iddia olunan taleplerde yargılama görevinin iş mahkemelerinde olduğunu, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 470-486. Maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi şartlarına haiz olmayan işçi işveren ilişkisinde, iddia olunan eser sözleşmesinin varlığı için davacı tarafından tanık deliline dayanıldığını ve tanık dinletmek suretiyle sözleşmenin varlığının ispat edilmek istendiğini, yerel mahkemenin de hukuka aykırı şekilde tanık dinlemek suretiyle ve muvafakatleri olmaksızın tanık beyanlarını hükme esas aldığını, işbu nedenlerle, açık itirazlarına karşın, tanık dinleyen ve dahi karara gerekçe olarak tanık beyanlarını alan yerel mahkeme kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu, <br>Esasa ilişkin istinaf başvuru nedenlerinde ise; Davacı ve davacı ile birlikte işe alınan çalışanların yanlış imalatları nedeniyle müvekkilinin büyük zararlara uğradığını, sözleşmenin feshedilmesi ile birlikte bu çalışanların iş akitlerinin de sonlandırıldığını, Uluslararası test merkezi olan ... (Registro Italiano Navale) ve ... ... ve Belg. Ltd. Şti. firmalarından müvekkile gönderilen maillerin dilekçelerinin ekinde ibraz edildiğini, bu maillerde açıkça, yapılan kaynak işçiliklerinin standartlara uymadığını, sözleşme ile şart koşulan testleri geçemediğinin belirtildiğini, firmalar adına kontrolleri yapanlardan birinin de davacı tarafından tanık olarak gösterilen ... olduğunu, davacı tarafın, yapıldığını iddia ettiği ancak var olmayan sözleşmeye dayanak olarak müvekkili tarafından yapılan ödemeleri göstermekteyse de müvekkilinin hesaplarından yapılan ödemelerin tamamının işçilik alacaklarına mahsuben yapıldığını, müvekkilinin banka hesapları incelendiğinde, işlemlerin açıklamalarının da yine ücret, Agi, maaş v.b. olduğu tespiti yapılacağını, davacı ve diğer çalışanların işe alındığı dönemde yine bu işe özel makine alımları yapıldığını, tüm bu alımların da yine müvekkili işveren tarafından yapıldığını, alımı yapılan makinelere ilişkin kayıtların müvekkilinin defterlerinde işli olduğunu, davacının imzasına haiz sevk irsaliyeleri ile işte kullanılacak tüm hammadde, alet edevat, sarf malzemesinin müvekkili tarafından karşılandığının ortada olduğunu, davacının tacir olmadığını, ticari işletme kaydı olmayan davacı ile basiretli bir tacir olan, alışılagelmiş iş hacminden çok daha büyük bir iş için sözleşme akdeden müvekkilinin taşeronluk ilişkisi kurmasının mümkün olmadığını, davacının bu işi taşere edebilecek donanımı bulunmadığını, kendisine ait bir işyerinin, kendisine ait bir çalışanı, kendisine ait bir ekipmanı bulunmadığını, bu haliyle de çalışan niteliğinde olduğunu, tüm bu hususların, iddia edilenin aksine, davacının müvekkili emrinde ücret karşılığı çalıştığının resmi kanıtları olduğunu, Ankara Batı Asliye Ticarete Mahkemesi görevlendirmesiyle alınan ve haksız şekilde hükme esas teşkil eden, 11.11.2024 tarihli bilirkişi ek raporuyla, maddi gerçeklikten ve hukukilikten uzak bir şekilde bir kısım alacak hesaplandığını ve davacı tarafından asılsız olarak iddia edilen yeni alacak kalemlerinin de eklenmişse de; davacının müvekkilinin taşeronu gibi değerlendirilmesinin ve sanki bir sözleşme varmış gibi tespitlerde bulunulmasının usulsüz olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş bir iş sözleşmesinin bulunmadığını, davacıya çalışması karşılığı ücretlerin ödendiği ve davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığının tespitlerinin dosya kapsamında alınan 20.05.2022 tarihli ve devamında alınan bilirkişi raporlarıyla yapılmış olup, bu bilirkişi raporu da dikkate alınarak, usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesi gerekli iken, davanın kabulüne karar verildiğini, davacı ile müvekkili arasında akdedilmiş bir sözleşme varmış gibi rapor tanzim edilmişse de davacı tarafından, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmenin aslen mevcut olmadığını, bilirkişi tarafından da bu sözleşmenin imzasız olduğu ve müvekkilinin bu yazılı evraktan haberdar olduğuna dair bir kaydın bulunmadığı yönündeki tespitlerin isabetli olduğunu, rapor ile ayrıca müvekkilince üstlenilen işin %45,49 oranında yapıldığı belirtilmişse de daha önce alınan ve taraflarınca itiraz edilen bilirkişi raporu ile tespit edilen %35,86 oranı ile çelişmekte olan oranla bağdaşmadığını, bu yönde herhangi bir değerlendirme de yapılmadığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, davalının alt yüklenicisi olduğu, ana yüklenicisi ... İnşaa ve İşletmeciliği Ltd Şti olan alüminyum gemi imalatı ve montajı işini konu alan eser sözleşmesi kapsamında davacının taşeron olarak bu işin bir kısım işçiliklerinin yapımı nedeniyle davalıdan kalan bakiye alacağın ödenmediği iddiasıyla talep edilen alacak isteğine ilişkindir.<br>Davalı vekili davaya cevabında, taraflar arasında işçi- işveren ilişkisi dışında başka bir ilişki bulunmadığını ve davacının işçi olarak yapmış olduğu imalatlarda da ayıplar bulunduğunu ve bu sebeple müvekkili davalının zarara uğramış olduğunu, müvekkilinin hesaplarından davacıya yapılan ödemelerin tamamının işçilik alacaklarına mahsuben yapıldığını, davacının tacir olmadığını, bu sebeple basiretli bir tacir olup alışılagelen iş hacminden çok daha büyük bir iş için sözleşme akdeden müvekkilinin davacı ile taşeronluk ilişkisi kurmasının mümkün olmadığını ve davacının bu işi taşere edebilecek bir donanımının da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemenin daha önce vermiş olduğu 30/03/2023 tarihli 2021/163 Esas 2023/415 Karar sayılı görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair ilk kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemizin 11/07/2023 tarihli 2023/610 esas 2023/870 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve mahkemece verilen kararın, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde ve öncelikle tacir araştırması yapılarak sonucuna göre görevli mahkemenin belirlenmesinden sonra davanın esastan sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. <br>Mahkemece dairemiz kaldırma kararından sonra, kaldırma kararı gerekleri yerine getirilerek yapılan inceleme ve araştırma sonucuna göre, davacının tacir olduğu, bu sebeple görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kabul edilerek yargılamanın esasının incelenmesine geçilmiş ve yine dairemiz kaldırma kararı da gözetilerek bilirkişi kurulundan alınan rapor hüküm vermeye yeterli görülerek ve taraf tanıkları ile dosyaya sunulan tüm bilgi ve belgeler de değerlendirilerek yapılan yargılama sonucunda, davacının taşeron olarak davalının ana yüklenicisi olduğu ... imalatı ve montajı işini yaptığı, malzeme ve işçilik giderlerinin davalıya ait olduğu, ana yüklenici firma tarafından düzenlenen hakediş belgelerine göre davalıya toplam 9.554,04 kg işin teslim edildiği ve buna göre talep edilebilecek iş bedeli tutarının 87.854,62 TL olduğu ve davacının aldığını kabul ettiği ödeme tutarı olan 51.647,00 TL'nin mahsubu sonucunda davacının talep edebileceği bakiye iş bedeli alacağının 36.207,62 TL olduğu, malzemenin davalıya ait olduğundan davacının, iş için kiraladığı kaynak makinesi için ödediği bedeli de davalıdan talep edebileceği ve 4.500,00 TL bedelin makul olduğu kabul edilerek ve dosyaya sunulan ıslah dilekçesi de gözetilerek davanın kabulüne, toplam 40.707,62 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur.  <br>\tMahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere ve dairemiz kaldırma kararı gereklerine uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>  1-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/01/2025 tarihli 2023/807 Esas 2025/140 Karar sayılı  kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin bu  karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun,  6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli  2.780,73 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 695,40 TL'nin mahsubu ile kalan 2.085,33 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br> Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere  03/06/2025  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>         Başkan                 Üye                  Üye               Katip <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58b951e93c94b5df","SID":"8977515b89d2f796"}}