{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1805 <br>KARAR NO\t\t: 2025/809<br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/934 Esas 2021/514 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 17/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/04/2025<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı borçlu firma ile müvekkili arasında 2015 yılında ticari ilişki başladığı, davalı firmanın yönetmelikler kapsamında taşıma ve paketlemede kullanması lazım gelen ahşap ve keresteden imal edilen paletlerin üretimi müvekkil tarafından yapılmış davalı firma ise söz konusu müvekkilin bu edimi karşılığında sürekli olarak maddi karşılığını ifa etmiştir. Müvekkil tarafından imal edilerek davalı borçluya teslim edilen ve davalı firma ticari kayıtlarında da yer alan 10.09.2018 tarih ve A seri 000906 nolu fatura bedeli 27.586,50 TL ile 06.06.2018 tarih A seri 000900 nolu fatura bedeli 25.943,86 TL olmak üzere toplam 53.530,56 TL karşılığında müvekkile kısmi ödeme de bulunmuş 35.357,86 TL asıl alacak ise müvekkile ödenmediği, borçlu aleyhine 31.12.2018 tarihinde Sorgun İcra Müdürlüğü 2018/1837 esas sayılı takip dosyası ile işlem başlatılmış olduğu, borçluya söz konusu tebligatın yapılması üzerine borçlu vekili vasıtası ile 17.01.2019 tarihinde icra dairesinin yetkisine ve dosyada açıklanan alacağa itiraz etmiş ve takip ilgili icra müdürlüğü tarafından durdurulduğu, Yetki yönünden itiraz tarafımızdan kabul edilmiş dosyamız görevli ve yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi talep edilmiş ve yukarıda anılan İzmir 7 İcra Müdürlüğü 2019/1931 Esas sırasına kaydı yapılmış ve ilgili dosyadan borçluya yeniden 14.03.2019 tarihinde ödeme emri tebliğ edilmiş ve borçlu vekili tarafından bu defa yalnızca borç kaydına ilişkin olarak 20.03.2019 tarihinde itiraz edilmiş olduğu, Taraflar arasında ticari uyuşmazlık olması sebebi ile dava şartı olarak arabulucuya .... Bürosu aracılığı ile 2019/72783 numara ile başvuru yapılmış 27.08.2019 tarihinde taraflarca anlaşma söz konusu olmaması üzerine dava şartı arabuluculuk son tutanağı anlaşmazlık olarak tanzim edilmiş olduğu, davalı borçlu haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz etmiş bulunduğundan itirazı bertaraf etmek adına iş bu davayı açmak zorunluluğu doğmuş olduğunu beyan ederek davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafın icra takibine konu ettiği faturaları ödeme emri ekinde müvekkiline göndermediği, takibe dayanak faturaların inceleme imkânı verilmediği, davacının bedelini talep ettiği ürünleri müvekkiline teslim edip etmediği tespit edilmediği, taraflar arasındaki cari hesabı sona erdirmeden icra takibi başlatmış olduğu, davacının dava konusu icra takibinden gönderilen ödeme emrinde borcun sebebini \"Cari hesap alacağı\" olarak göstermiş olduğu, davacı tarafından müvekkiline cari hesabın kesildiğine ilişkin herhangi bir bildirim gönderilmediği, dava konusu takip tarihi itibariyle davacının hukuken alacaklı sıfatına sahip olmadığını, cari hesaba dayalı icra takibi başlatmakta haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEMECE: \"..., Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili talebine ilişkin olduğu, İzmir 7. İcra Dairesinin 2019/1931 Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhinde 35.357,86-TL asıl alacak ve 1.150,01-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.507,87-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davacıya ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla yazılan talimat gereğince dosyanın tevdi edildiği Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 01/04//2021 havale tarihli raporunda davacı vekilinin beyanı doğrultusunda davacı yanın yasal defterleri üzerinde inceleme yapmak amacıyla Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...'a ait iş yerine çeşitli zamanlarda gidilmesine rağmen tarafına yasal defterlerin tevdi edilmediği ve bir inceleme yapılmadığını mütalaa ettiği, davacı tarafça dava dilekçesinde iddia edilen hususlar açısından ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, her ne kadar davacı vekili tarafından davacıya ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerler mahkememize bildirilmiş ise de, bilirkişinin çeşitli zamanlarda yaptığı başvurularda davacıya ait ticari defter ve belgelerin bilirkişinin incelemesine hazır edilmediği, bilirkişiye ibraz edilmediği dikkate alındığında, davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla, açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur, gerekçesi ile, \"Açılan davanın REDDİNE, \" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; .. Taraflarınca  bildirilen adres itibari ile Yozgat Merkeze değil Yozgat Sorgun mahkemelerine talimat yazılmasının gerektiğini, bunun dışında 6100 s. HMK çerçevesinde yasal süre içerisinde taraflarınca bildirim yapıldığını, dolayısı ile dava dışı 3. kişi konumunda bulunan ve bilirkişi ile iletişim halinde olması gereken ve bilirkişi tarafından bilgi alınarak söz konusu bu bilgi ve randevulaşma çerçevesinde hazır edilerek incelenecek olan defter ve kayıtların taraflarınca bir ihmal varmış gibi değerlendirilerek davalarının bu sebeple reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığını, keza bilirkişi tarafından ek süre talep edilmesinin de mümkün olduğunu, dosya masrafının yatırıldığını, bilirkişi ücretinin ödendiğini, mahkemece yeniden talimat yazılmasının da mümkün olduğunu, davanın ispatı yönünden taraflarınca üzerlerine düşen yükümlülüğün yerine getirildiğini, davalı taraf yönünden ise dava ve duruşmalara iştirak edilmediği gibi verilen süreler içerisinde delil ikamesinin de yapılmadığını, davalı borçlu firma ile müvekkili arasında 2015 yılında ticari ilişkinin başladığını, davalı firmanın yönetmelikler kapsamında taşıma ve paketlemede kullanması lazım gelen ahşap ve keresteden imal edilen paletlerin üretiminin müvekkili tarafından yapıldığını, davalı firmanın ise söz konusu müvekkilinin bu edimi karşılığında sürekli olarak maddi karşılığını ifa ettiğini, müvekkili tarafından imal edilerek davalı borçluya teslim edilen ve davalı firma ticari kayıtlarında da yer alan 10.09.2018 tarih ve A seri 000906 nolu fatura bedeli 27.586,50 TL ile 06.06.2018 tarih A seri 000900 nolu fatura bedeli 25.943,86 TL olmak üzere toplam 53530,56 TL karşılığında müvekkiline kısmi ödeme de bulunduğunu, 35.357,86 TL asıl alacağın ise müvekkiline ödenmediğini,  mahkemece davanın reddine yönelik olarak verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, satımdan kaynaklı  icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br> TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi \" (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.<br>    (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. \" şeklinde düzenlenmiştir.<br>İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir.<br>İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.<br> Bir satım  ilişkisinde satıcı taraf sattığı malın-hizmetin miktarını ve alıcıya teslimini, alıcı  ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.<br>Davacı tarafça, cari hesaptan kaynaklanan bakiye borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine  İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2019/1931  esas sayılı dosyası ile  icra takibi yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu iddiasıyla, itirazın iptali için dava açılmış olup, davalı taraf cevap dilekçesinde dava konusu takip tarihi itibariyle davacının hukuken alacaklı sıfatına sahip olmadığını, cari hesaba dayalı icra takibi başlatmakta haksız olduğunu belirterek beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacı tarafça defterlerin bilirkişi incelemesi için teslim edilmediğinin, icra takibine ve davaya konu faturalarda teslim alan bölümünde isim ve imza bulunmadığının, ispat yükü üzerinde olan davacının iddiasını kanıtlayamadığının anlaşılmasına  göre davalı vekilinin  tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM    : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/06/2021 tarih, 2019/934 Esas ve 2021/514 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 556,10 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 17/04/2025\t\t\t\t<br><br><br><br>. <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"04a4c005526a0d26","SID":"0e2493384874b213"}}