{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/26 <br>KARAR NO: 2025/937<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/11/2024<br>NUMARASI: 2024/505 E. -  2024/1068 K. <br>DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası<br>Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin, tasfiyesi tamamlanmış durumdaki ... Şirketi'nden faiz ve masrafları hariç toplamda 700.000-TL alacaklı olduğunu, bu alacağın 350.000-TL'sinin Bakırköy ... Noterliğinin ... yevmiye no'lu, 06/03/2023 tarihli araç rehin sözleşmesiyle (... plakalı araç), 350.000-TL'sinin ise Bakırköy ... Noterliğinin ... yevmiye no'lu, 06/03/2023 tarihli araç rehin sözleşmesiyle (... plakalı araç) teminat altına alındığını, borçlu şirketin, müvekkiline olan borcunu ödeyemediğini ve müvekkilinin de Gaziosmanpaşa İcra Dairesinin ... (... için) ve ... (... için) Esas sayılı dosyaları ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, borçlu şirketin tasfiye işlemlerini tamamlamış olduğundan taraf sıfatını yitirdiği gerekçe gösterilerek, icra dairesince ödeme emri tebligatının  yapılamadığını, işlemlerin devam ettirilemediğini ileri sürerek, Gaziosmanpaşa İcra Dairesinin ...  ve ...  Esas  sayılı dosyalarda rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip ve takip esnasındaki tüm işlemler, ilgili sair tüm hususların  yerine getirilebilmesi amacıyla ...sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; şirketin tasfiyesinin gerçekleşmesinde müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, söz konusu araçların kamu alacağına mahsuben devlet eliyle satıldığından ve işbu satışlarda müvekkilinin kusuru bulunmadığını, rehin bedelinin müvekkiline verilmediğini, araç rehin sözleşmesinin, yasanın emrettiği şekle uygun düzenlenmediğini, hukuken geçerli olmadığı gibi tarafların sözleşmedeki iradelerini değiştirdiğini, ayrıca şirektte ek tasfiye edilecek bir mal olmadığından, ek tasfiye nedeniyle ihya kararı verilme ihtimali de bulunmadığını, müvekkilinin  kusurlu herhangi bir eylemi olmadığını, davacının haksız kazanç elde etmeye çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin TTKm.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m.547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili yönünden davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini  istemiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi'nin  ihyası istemine ilişkindir. Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; davalı  ...'ın ihyası talep edilen şirketin müdürü ve tasfiye memuru olduğu, davacı ...'nın ortağı ve yetkilisi olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 13/12/2023 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. Şirket ihyası davalarında yetkili Mahkeme limited şirketler açısından TTK.nın 643. maddesinin göndermesiyle TTK.nın 547/1. maddesinde belirtildiği üzere şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup kesin yetki kuralıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/04/2018 tarih ve 2018/1409 E., 2018/2580 K. sayılı ilamı, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 27/06/2019 tarih ve 2018/1577 E., 2019/898 K. sayılı ilamı.) HMK.nın 114/1-ç maddesine göre yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartlarından olup aynı yasanın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususu davanın her aşamasında Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir.İhyası talep edilen şirketin merkezinin bulunduğu yerin İstanbul/Güngören ilçesinde olduğu, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; şirketin tasfiyesinin sona erdiği 13/12/2023 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, davalı ...'ın ihyası talep edilen şirketin müdürü ve tasfiye memuru olduğu, Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... esas sayılı icra dosyalarından, ihyası talep edilen şirketin borçlu sıfatlı olduğu, takiplerin başlatılmış olduğu, icra dosyaları nihayete ermeden şirketin sicil kaydının terkin edildiği, takibin şirketin terkininden önce açılmış olduğu, ... ve ... plaka  sayılı araçların tasfiyeye dahil edilmediği, araçların tescil sicil kayıtlarında ihyası talep edilen şirkete ait gözüktüğü, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuş, davada davalı ... sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. \"gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 212457-5 sicil  numaralı Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketinin, TTK 547.maddesi gereğince Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ... ve ... Esas sayılı icra dosyalarına, ... ve... plakalı araçların tasfiyeye dahil edilmesi ve tasfiye işleminin eksiksiz yapılmasına özgü olarak ihyasına,  davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.  Bu karara karşı, davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; araç rehin sözleşmesinin, yasanın emrettiği şekle uygun düzenlenmediği, hukuken geçerli olmadığını, sözleşmenin ifasının zamanaşımına uğradığını, mahkemece bu yönden hiç bir inceleme yapılmadığını, davacının rehin sözleşmesi gereği alacaklı olduğunu iddia etmesine rağmen tarafların sözleşmede belirtilen iradelerinden vazgeçtiğini, kaldı ki, taraflar arasında yapılan rehin sözleşmesinin ... sistemine kaydedilmediğini,  Taşınır Rehin Siciline (TARES) tescil edilmekle Kanun çerçevesinde geçerli bir rehin hakkı kurulabileceğini, ancak ... San. Ve Tic. AŞ veya müvekkili adına, rehin verildiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, mahkemece bu konuda da  herhangi bir inceleme yapılmadığını, davacı rehin konusu menkulleri teslim almadığı gibi müvekkiline borç vereceğini iddia ettiği bedeli de vermediğini, araçların, kamu alacakları tarafından yediemine çekilmiş ve kamu alacağına mahsuben satışı yapıldığını, bu satış devlet kanalıyla yapıldığını, söz konusu araç satışlarından elde edilen bedelin kamu borçlarına (SGK veya vergi dairesi) mahsup edildiğini,  .... A.Ş.'ye ait SGK borçları ve vergi borçları ile bu borçlara karşılık araç satışının yapılıp yapılmadığı hususunun sorulmasını, ayrıca araçların sahiplik bilgilerinin sorgulanmasını ve trafik tescil kayıtlarının celbini  talep etmelerine rağmen  bu taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin tasfiyesi kararı almakta herhangi bir kusurlu hareketi bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından, yasal süresi içinde, istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı  taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye  kurulu ile  yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür.İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip  13.12.2023  tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\"  düzenlemesini getirmiştir. İhyası istenen  Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi  aleyhine davacı tarafından Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ...  ve ... Esas sayılı icra dosyaları ile rehinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, takibin derdest olduğu, bu sırada  dava dışı şirketin tasfiye ile sicilden terkin edildiği, bu sebeple davacı tarafından eldeki ihya davasının açıldığı görülmektedir. Buna göre  terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının  hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması şart olmayıp, şirkete karşı açılmış bir takip veya  davada taraf teşkilinin sağlanması ile bu dava veya takipte şirketin temsil edilesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan  şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı ...'ın  ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru olarak atanması yerinde olmuştur. Davalı ... vekilince takip konusu alacağın esasına ilişkin istinaf sebepleri ileri sürülmüş, davalının borcu olmadığı, rehinin geçersiz olduğu, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadığı belirtilmiş ise de, davacının ihyası istenen şirkete karşı başlatmış olduğu icra takiplerinde haklı olup olmadığı eldeki ihya davasının konusu olmadığından aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.   Bu durumda, TTK'nın 547. maddesine göre mahkemece yapılan inceleme ve verilen  hükmün yerinde olduğu, davalı tasfiye memurunun derdest  takipleri  dikkate almaması nedeniyle tasfiyenin eksik yapıldığı, mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiş ve istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tasfiye memuru ... tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tasfiye memuru ... tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 29.05.2025  tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e42247278241a8d1","SID":"cf30b3ff04962bbe"}}