{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ..... - .....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>KARAR TARİHİ: 25/06/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....\t(...)<br>ÜYE\t\t: .....\t(...)<br>ÜYE\t\t: .....\t(...)<br>KATİP\t\t: .....\t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA.....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 17/03/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas <br>DAVACI\t: ........ <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVALI\t: 1 -........ <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVALI\t: 2 -.....<br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 25/06/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/06/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle;Davalı ........, 16.11.2024 günü saat 21.15 sıralarında sevk ve idaresindeki ........ plakalı araç ile Konya ili, ........ caddesi giderken, ters istikamette gittiği sırada, bu sırada eşi ve çocuğu ile karşıdan karşıya geçmekte olan davacı müvekkile çarpmış, müvekkil ........’ın kucağında çocuğu ile birlikte yaralanmasına, eşinin de hafif şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, Davalı, geliş gidiş halinde iki yoldan oluşan ana yol üzerinde, ........ cadddesi üzerinden ters istikamette ..... Caddesi yönünde ilerleyip, ... yanında, karşıdan karşıya geçmek isteyen müvekkile çarptığını, Trafik kaza tutanağında açıkça müvekkillere atfedilecek bir kusur olmaması, ekli tedavi raporları ve hastane kayıtları birlikte değerlendirildiğinde müvekkillerin talep olunan tazminata hak kazanacağı kuvvetle muhtemel olduğunu, Davacı müvekkillerin alacağının temini için teminatsız olarak davalıların araçları ve taşınmazlarının kaydına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen 30/01/2025 tarihli ihtiyati haciz ara kararı ile; \"davacı tarafın talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile; Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin İİK 257. Maddesi düzenlenen ihtiyati haciz şartları oluşmadığından Sigorta şirketi yönünden reddine, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin gerçek kişi yönünden kabulü ile; Dava değeri olan 310.000,00TL'nin %20’si (yüzde yirmi) 62.000,00TL miktarındaki nakdi teminat tutarını veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz kayıtsız ve şartsız (hiçbir ihtara, ihbara gerek kalmaksızın) nitelikteki teminat mektubunu (şayet alacaklı bir banka ise kendisi dışındaki başka bir bankaya ait teminat mektubunu) infaz dairesi olan yargı çevremizdeki Konya Nöbetçi İcra Müdürlüğü kasasına yatırmasına veya ibraz etmesine, ibrazı halinde (infaz dairesince teminatın karşılanıp karşılanmadığı hususuna dikkat edilmesine), toplam 310.000,00TL dava değeri alacağa yetecek  kadar kısımlarının  İİK'nun 257 ve devamı maddeleri gereğince, alacaklının ileride ihtiyati hacizde haksız çıkması halinde karşı taraf olan borçlular ile üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydıyla, borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile bankalardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir.\" şeklinde  dair hükmün kurulduğu,<br>17/03/2025 tarihli ara kararda özetle; \"Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; İhtiyati hacze ilişkin düzenlemelerin İİK'nun 257 v.d. eden maddelerinde düzenlendiği, İİK'nun 257.maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1- Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\" şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür.<br>Adana BAM.....HD, ... E. , ... K, sayılı ilamında;\"Dairemizin anılan ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarında davalı sigorta şirketleri aleyhine ihtiyati haciz kabul kararı verilebileceği kabul edilmiş ise de, Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamında davalı sigorta şirketinin devlet denetimine tabi Türkiye genelinde faaliyet gösteren bir sigorta şirketi olduğu, devlet denetiminden ötürü sigorta şirketinin taahhütlerinden kurtulmak amacı ile hileli işlemlerde bulunma kastının olamayacağı kabul edilmiş olmakla, sigorta şirketi aleyhine ihtiyati haciz kabul kararı verilemeyeceği kabul edilmiştir.\"<br>İstanbul BAM, 8. HD., E. 2023/432 K. 2023/439 T. 14.3.2023 sayılı kararında da iddialarımızı destekler nitelikte;'' ... davalı ... Sigorta A.Ş'nin devlet denetimine tabi ve Türkiye genelinde faaliyet gösteren bir sigorta şirketi olduğu, devlet denetiminden ötürü taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarının gizleme, kaçırma ve hileli işlemlerde bulunma ihtimalinin olmaması (Yargıtay 17. H.D. ... E. ... K. Sayılı İlamı), sigortalının kusuru ve davacının gerçek zararından kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, davalı sigorta şirketi yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi ve davalı sigorta şirketinin ihtiyati hacze itirazının reddedilmesi doğru görülmemiştir. Ancak, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen 15/12/2022 günlü ara kararının kaldırılmasına ve bu suretle, davalı sigorta şirketi yönünden ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik olarak HMK m. 353/1-b/2 gereğince yeniden hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.'' şeklinde karar verdiği hususlarda dikkate alınarak, <br>  Dava konusu olayda haksız fiile dayalı olarak bir zararın meydana geldiği, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiği, geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yaklaşık ispat koşulunun  gerçekleştiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 30/11/2017 tarih ve 2016/18144 Es.2017/11201 Kar. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 20/05/2019 tarih ve 2016/14392 Es. 2019/6326 Kar. Sayılı ilamları ile  Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.  Hukuk Dairesi'nin 18/04/2019 tarih ve 2019/346 Es. 2019/354 Kar. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.  Hukuk Dairesi'nin 13/09/2019 tarih ve 2019/860 Es. 2019/760 Kar. Sayılı ilamlarının da benzer mahiyette olduğu  anlaşılmakla;<br>Somut olayımızda; dosyadaki mevcut delil durumu, tüm deliller, bilgi - belgeler bir bütün halinde dosya kapsamına göre emsal kararlarda değerlendirildiğinde ihtiyati haczin şartları oluştuğu sonuç ve kanaati ile davalının ihtiyati haciz kararına itirazının reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. \" şeklinde davalı vekilinin 30/01/2025 tarihli ihtiyati hacze itirazın reddine dair kararın kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili bakımından şartların hiç birinin gerçekleşmediğini, müvekkilinin sabit ikametgah sahibi olduğunu, soruşturma dosyasında kusuru bulunmaması nedeniyle tutuklanmadığını, müvekkilinin trafik kazasında kusurunun bulunmadığını, müvekkilinden fahiş oranda tazminat talep edildiğini ve müvekkilinin bu taşınmazlarına ihtiyati haciz konulmasının kusur durumuna göre müvekkilini mağdur eden ve adli olmayan bir karar olduğunu beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Dava konusu uyuşmazlık, davalıya ait malvarlığı üzerine ihtiyati haciz talebinin kabulüne ilişkin  verilen karara yapılan itiraz üzerine  ,bu itirazın reddedilmesi nedeniyle bu kararın  kaldırılmasına ilişkin istinaf talebinden ibarettir<br>Geçici hukuki koruma kurumu olan ihtiyati haciz ise İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. <br>   İİK'nun 257. maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. <br>Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir. <br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; <br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında maucceliyet kesbeder. <br>İİK'nun 259. maddesinde de teminat hususu düzenlenmiştir. Madde de “İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 87. maddesinde yazılı teminatı vermeye mecburdur. <br>Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.<br>Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata luzum olup olmadığını takdir eder.Bu açıklamalara göre ihtiyati haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır.<br> Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Ancak kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği  gereği  hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.<br>İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından dava konusu yapılan maddi ve manevi tazminat alacağını teminen de ihtiyati haciz talep edilmiş mahkemece talebin kabulüne karar verilmiştir.<br>Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki \"muacceliyet\" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır.<br>Dosyada bulunan savcılık dosyası,kusura ilişkin bilirkişi raporuna göre davacının maddi ve manevi zararlarının olabileceği kuvvetle muhtemeldir. Haksız fiil  (yaralama) tarihi itibarıyla davacının  maddi ve manevi tazminat alacakları muaccel hale gelmiştir.<br>\tAlacağın kesin olarak kanıtlanması gerekmez. Davacının alacağı rehinle de temin edilmediğine göre borçlunun elinde veya üçüncü kişilerde bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile alacak ve diğer haklarından uygun miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesi gerekir.<br>(Nitekim Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2016/18144 E,2017/11201 K;aynı daire 2016/9800 E,2017/8052 K,2014/22955 esas 2017/3970 karar sayılı ilamları)<br>(Aynı mahiyette Yargıtay 4. HD nin T.C. 2014/1150 esas 2014/1621 karar sayılı, 2014/9434 esas  2014/13476 karar sayılı ilamları)<br>\t\tKeza  Geçici hukuki koruma yargılamasında  karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan İbarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumundan ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması yukarıda yazılı kanun hükmünden de anlaşılabileceği üzere kanun emridir. <br>Bu halde davacının ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince kabülü nedeniyle dava dilekçesinde belirtilen harçlandırılmış dava değeri  üzerinden  teminatla  haciz kararı verilmesi suretiyle verilen idm kararı isabetlidir.<br>\t Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve  hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>1-Davalı ........ tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>2-Davalı ........ tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>4-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,<br>         Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1(f) ve İİK 265/son maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/06/2025<br><br>\t\t\t\t<br>       \t .....\t\t              .....\t\t        \t  .....\t\t    \t   .....<br>            Başkan\t             Üye  \t   \t            Üye \t \t\t  Katip<br>         \t    ...\t\t  \t   ...\t \t              ...\t  \t\t    ...<br>            E imza                        E imza                         E imza                         E imza<br><br><br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b966991c4fd160d8","SID":"c1f20abe999d354c"}}