{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2345 Esas<br>KARAR NO: 2025/903 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/86 Esas-2022/455 Karar<br>TARİHİ: 29/06/2022<br>DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacının, davalı şirket ile ticari ilişki içerisinde olduğunu, davalı şirketten mal aldığını, bu iki şirketin mal alışverişi neticesinde davacı şirket uhdesinde doğan borçları için davalıya alacaklı olduğu müşterilerden aldığı 30.11.2018 keşide tarihli 75.000,00 TL bedelli, 28.02.2019 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli ve 31.12.2018 keşide tarihli 33.000,00 TL bedelli 3 adet çeki verdiğini, davacı şirketin ciro edip verdiği 75.000,00 TL bedelli çek keşidecisi tarafından ibraz tarihinde ödenmediğini, 33.000,00 TL bedelli çekin de ödenmeyeceğini öğrenen davacı şirket yetkilisi ekte sunulan tahsilat makbuzuyla 75.000,00 TL ve 33.000,00 TL tutarlı çeklere ve cari ilişkiye karşılık olarak 21.01.2019 vade tarihli 40.650,00 TL bedelli, 21.02.2019 vade tarihli 40.740,00 TL bedelli ve 21.03.2019 vade tarihli 40.650,00 TL bedelli olmak üzere toplamda 3 adet senedi keşide ederek teslim ettiğini, davacı şirket söz konusu senet bedellerine karşılık davalının hesabına 22.01.2019 tarihinde 40.650,00 TL, 19.02.2019 tarihinde 40.740,00 TL, 19.03.2019 tarihinde 40.650,00 TL, 20.03.2019 tarihinde 18.400,00 TL ödendiğini, davalıya olan tüm borçlar davacı şirket tarafından ödendiğini ve davacı şirketin borcu kalmadığını, çekler davacı şirkete iade edilmediğini, açıklanan nedenlerle davacı şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, öncelikli olarak takiplerin durdurulması için bahsi geçen icra dosyaları bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesine, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... ve ... dosya numaralı icra takiplerine konu olan 20.000,00 TL ve 33.000,00 TL tutarlı çeklerin karşılığının bulunmadığının tespitine, çekin iptaline ve icra takibinin durdurulmasına, davalı şirketin kötü niyetli olması nedeniyle dava değerinin %20’si üzerinden kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki 2014 yılına kadar dayandığını, davacı tarafından borçlu olunmadığının tespiti yönünde dava konusu edilen çekler ve senetle işbu ilişki sebebi ile ödeme niteliğinde davalıya verildiğini, davacı ile dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında organik bağ olduğunu, davalının ilk olarak dava dışı şirket ile 2014 yılında ticari ilişki kurduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki dava dışı şirketin alacaklıları tarafından iflasının istenmesi sebebi ile 16.02.2018 tarihinden sonra, taraflar arasındaki anlaşma gereği davacı ile müşterek halde devam ettiğini, davacının dava dışı şirketin davalı şirkete olan ödemelerini de ... Ltd. Şti. adıyla gerçekleştirdiğini, davacının verdiği çekler ve senetlerin bağlı olduğu dava dışı şirketin davalıya olan borcuna karşılık olduğunu, davacının şirketin yetkilisinin ... olduğunu, dava dışı ... Mühendislik şirketinin yetkilisi ...’ın eşi olduğunu, açıklanan nedenlerle öncelikle belirtilen kurumlara müzekkere yazılarak ilgili belgelerin celbine, yargılama sonunda davanın reddine, davacı kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikamet ettiğinden davacı aleyhine dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/06/2022 tarih ve 2020/86 Esas-2022/455 Karar sayılı kararında; \"...Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce yargılama sırasında toplanan deliller kapsamında, davacı ve davalı arasında ticari ilişkinin var olduğu, ticari ilişki kapsamında uzun yılları kapsayan cari hesabın oluştuğu, davacının ticari defter ve kayıtlarında bahsedilen müşteri çeklerini davalıya verdiği / ciroladığı ve defter kayıtlarında davalıya verildiğinin kayıtlı olduğu, 33.000,00 TL'lik 2410682 nolu çeki davalıdan iade aldığı, 20.000,00 TL'lik çeki ise banka sorumluluk bedeli hariç 18.400,00 TL olarak ödeme yaptığının kayıtlı olduğu, bilirkişi incelemesinde yapılan tespitlerden de anlaşılacağı üzere davacının 3 adet senet verdiği iddiasına yönelik yapılan incelemede 21.01.2019 vadeli senedi davacının davalıdan iade aldığına dair defterlerinde kayıtyer aldığı ve bedeli kadar ödemenin yapılı olduğu, 21.02.2019 ve 21.03.2019 vadeli senetlerinde 321 borç senetleri muavin defter özetine göre ödemelerinin yapılı olduğu anlaşıldığı dolayısıyla 3 adet senet yönünden borçlu olmadığının tespit edildiği, davacının 31.12.2019 tarihi itibariyle davalıdan 136.746,57 TL alacağının kayıtlı olarak yer aldığı, yine ...' yazılan müzekker cevabında davacı tarafın davalıya farklı tarihlerde toplamda 81.390,00-TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, yine davacı tarafından sunulan 19.03.2019 tarihli ödeme dekontundan da anlaşılacağı üzere ikinci kez 40.650,00-TL davalı tarafa ödeme yapıldığı anlaşılmakla, davacının davalı tarafa davaya konu çeklerden dolayı herhangi bir borcunun olmadığı düzenlenen dosya kapsamına uygun denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu hükme esas alınmış olup  davacı tarafça açılan davanın  kabulü ile davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı icra takiplerine konu ... Bankasına ait, ... çek nolu, 28/02/2019 ibraz tarihli 20.000,00TL bedelli keşidecisi ... olan çek ile ... Bankasına ait, ... çek nolu, 31/12/2018 ibraz tarihli 33.000,00TL bedelli keşidecisi ... olan çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, yargılama sırasında davalının kötü niyetle icra takibi başlattığına ilişkin dosya kapsamında sunulan herhangi bir delil emare olmadığı anlaşıldığından koşulları oluşmayan davacının kötü niyet talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ...\"gerekçesi ile, ''1-Davanın  KABULÜ ile davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı icra takiplerine konu ... Bankasına ait, ... çek nolu, 28/02/2019 ibraz tarihli 20.000,00TL bedelli keşidecisi ... olan çek ile ... Bankasına ait, ... çek nolu, 31/12/2018 ibraz tarihli 20.000,00TL bedelli keşidecisi ... olan çekten  dolayı DAVACININ BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE 2-Koşulları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında davalarının kabulüne karar verilmişse de, davalının kötüniyet tazminatı ödemesine ilişkin taleplerinin reddinin yerinde olmadığını, söz konusu davada müvekkil şirketin İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/86 E. ve 2022/455 K. ile icra takibine konu olan borç ilişkisi içerisinde olmadığının tespit edildiğini, davalı tarafından, davaya konu icra takibinin müvekkilin kendilerine borçlu olmadığının bilinci ile açıldığını, nitekim müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespit edildiğini, İİK m. 72 gereğince menfi tespit davası borçlu lehine sonuçlandığında alacaklı tarafın kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Davalı tarafın, bir şirket olduğunu ve tacir sıfatında olduklarını, ayrıca TTK'nın 20. maddesi gereğince ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmeleri gerektiğini, bu şekilde hareket etmenin de en büyük sorumluluğunun ise yaptığı işlemlerin hukuki ve fiili sonuçlarını bilmek olduğunu, davalı şirketin kanun gereği, İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinde sonuçlanan menfi tespit davasına da konu olan, ticari bir ilişki neticesinde taraflar arasında var olduğu düşünülen senet ve bu senede ait olduğu iddia edilen alacağın, aslında var olmadığını bilmesi gerektiğini, borç var ise ödenip ödenmediği hususunda doğru ve gerekli özeni göstererek bunların hukuki ve fiili sonuçlarına katlanması gerektiğini, ticaret ile ilgilenen ve kanunen basiretli tacir sıfatını alan davalı tarafın bu hukuki yükümlülükleri bilmemesinin mümkün olmadığını, bu sebepler neticesinde de kötü niyetli olmadığının kabulünün de hayatın olağan akışına uygun olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Yerel mahkemenin gerekçeli kararında davacının borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, davacı tarafın müvekkil şirket aleyhine muvazaalı işlemler yaptığını, davacı şirket ile dava dışı ... Gıda Tur. İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti arasında organik bağ söz konusu olduğunu, her iki şirketin de Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil edilmiş olduğunu, şirket kurucu ve ortaklarının akraba olduğunu, 26 Aralık 2013 tarih ve 8473 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ilanında ... Ltd. Şti'nin başkanının ... ve üyesinin de ... olduğunu, yine 26 Şubat 2018 tarih 9524 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ilanında ... Ltd. Şti'nin kurucusunun ... olarak tespit edildiğini, her iki şirketin de kurucuları olan ... ve ...'ın karı koca olduğunu ve şirketler arasında organik bağın varlığının sabit olduğunu,Müvekkil ile dava dışı ... arasında 2014 yılında ticari ilişki kurulduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin dava dışı ... Mühendislik'in alacaklıları tarafından iflasının istenmesi sebebiyle 16.02.2018 tarihinden sonra, taraflar arasındaki anlaşma gereği davacı ... Proje ile müşterek halde devam ettiğini, yani davacının dava dışı ... Mühendislik'in müvekkil şirkete olan ödemelerini ... Proje adıyla gerçekleştirdiğini, dolayısıyla davacı tarafın iddia ettiği gibi haksız şekilde çek ve senet tahsilatı yapılmadığını, zira davacının verdiği çekler ve senetlerin bağlı olduğu dava dışı şirketin davalı müvekkile olan borcuna karşılık olduğunu, Davacı şirket yetkilisinin ... olduğunu, dava dışı ... Mühendislik'in yetkilisi ...'ın eşi olduğunu, bu durumun hayatın olağan akışı dışında olduğunu, davacının alacaklıları zarara uğratmak maksadı ile işbu yönetimin izlendiği tahmin edildiğini, bu nedenle, bahse konu organik bağ doğrultusunda davacı tarafça müvekkil şirket aleyhine muvazaalı işlemde bulunulduğu kanaatinde bulunulması ve bu doğrultuda hüküm kurulması gerektiğini, Dosyada mevcut bilirkişi raporunda açıkça; \"Davalının incelenen 2014 - 2015 - 2017 - 2018 - 2019 yıllarına ait ticari defterlerinde dava dışı ...San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile ticari ilişkisinin mevcut olduğu görülmektedir. Davalının ticari defterlerine göre ...Ltd. Şti.'den 31/12/2019 tarihi itibariyle 107.196,93 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edilmiştir.\" belirtildiğini, ayrıca davacının dava dosyası muhteviyatında bulunan beyanları dikkate alındığında davacının taleplerinin tamamının haksız olduğunu, davacının işbu dava ile haksız kazanç sağlama gayreti içerisinde olduğunu, huzurdaki davanın tamamen iyiniyetten uzak bir şekilde ve davacının haksız bir menfaat elde etme gayesi ile açıldığını, Yerel mahkeme tarafından toplanan delillerin yeterli ve gerekli inceleme yapmadan hatalı değerlendirilerek ve yalnızca soyut nitelikte olan, açık, net ve kesin nitelik arz etmeyen beyanlar ile yetinerek hatalı bir karar verildiğini, bu sebeple verilen kararın esas yönünden de yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, icra takibinden sonra İİK. 72 madde uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Somut olayda davacı taraf, Davalı ... Anonim Şirketi ile ticari ilişki içerisinde olup davalı şirketten mal aldığını, borçları için davalıya, müşterilerinden aldığı 30.11.2018 keşide tarihli 75.000,00 TL bedelli, 28.02.2019 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli ve 31.12.2018 keşide tarihli 33.000,00 TL bedelli  3 adet çeki ciro ederek davalıya teslim ettiğini, ciro edip verdiği 75.000,00 TL bedelli çekin dava dışı keşidecisi tarafından ibraz tarihinde ödenmediğini, 33.000,00 TL bedelli çekin de ödenmeyeceğini öğrenmesi üzerine 28.12.2018 tarihli tahsilat makbuzuyla 75.000,00 TL ve 33.000,00 TL tutarlı çeklere ve cari ilişkiye karşılık olarak  21.01.2019 vade tarihli 40.650,00 TL bedelli , 21.02.2019 vade tarihli 40.740,00 TL bedelli ve 21.03.2019 vade tarihli 40.650,00 TL bedelli olmak üzere toplamda 3 adet senedi keşide ederek davalıya teslim ettiğini, teslim ettiği senetlere karşılık davalının banka hesabına 22.01.2019 tarihinde 40.650,00 TL,  19.02.2019 tarihinde 40.740,00 TL, 19.03.2019 tarihinde  40.650,00 TL  şeklinde ödeme yaptığını, bununla birlikte 20.000,00 TL tutarındaki çekin bedeli için de 20.03.2019 tarihinde davalının banka hesabına 18.400,00 TL (bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktar düşülerek) ödendiği halde çeklerin iade edilmeyerek 75.000,00 TL bedelli çekle ilgili İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Dosya Numaralı  icra dosyasıyla, bedeli ödenen 33.000,00 TL bedelli çekle ilgili İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasıyla, bedeli ödenen 20.000,00 TL bedelli çekle ilgili olarak da İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasıyla icra takibi başlatıldığını belirterek İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... ve ... esas sayılı icra takiplerine  konu olan  20.000,00 TL ve 33.000,00 TL tutarlı çeklerden kaynaklı  borçlu olmadığının tespitine, davalı şirketin kötü niyetli olması nedeniyle dava değeri üzerinden %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Dava dilekçesinde dava değeri 49.370,00 TL. belirtilip bu miktar üzerinden harç yatırıldığı, mahkemece 01/06/2022 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararı uyarınca; Davacı vekiline dava değeri olan 60.386,25-TL üzerinden hesaplanan eksik kalan 188,13 TL harcı tamamlaması için 2 haftalık kesin süre verildiği, ara karar uyarınca davacı vekili tarafından 02/06/2022 tarihinde eksik harcın ikmal edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının talimat mahkemesince mali müşavir bilirkişiye inceletilmek suretiyle rapor alındığı, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları da yerel mahkemece mali müşavir bilirkişiye inceletilmek suretiyle bilirkişiden kök ve ek rapor alınmak suretiyle istinafa konu karar verilmiştir. İspat külfeti davacı tarafta olup davacı tarafından dava konusu edilen 2 adet çekten kaynaklı davalı tarafa borçlu olmadığının kanıtlanması gerekmektedir. Davacı taraf, davalı şirketin  ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmış olup davalı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda;  Davacı tarafından ciro edilen  ve dava konusu edilen 31.12.2018 keşide tarihli ... seri nolu 33.000,00 TL'lik çekin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup 07.01.2019 tarihinde çek iade kaydı yapıldığı, davacının 28.02.2019 keşide tarihli ... no.lu 20.000,00 TL'lik çeke istinaden ise banka  sorumluluk bedeli düşüldükten sonra 18.400,00 TL.'lik kısmında davalı yana ödenmiş olduğu, davalı yanın incelenen kendi ticari defterlerinde davacı yana 29.03.2019 tarihi itibariyle 16.306,56 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu, bu borcu 31.03.2019 tarihinde 340 nolu Alınan Sipariş Avansları hesabına virmanlanmış olup dava konusu edilen 31.12.2018 vadeli ... nodu 33.000,00 TL tutarlı ve 28.02.2019 keşide tarihli ... no.lu 20.000,00 TL tutarlı çekten dolayı davalının davacı yandan alacağının bulunmadığının tespit edildiği, davacı şirket tarafından, davalı şirkete 28.12.2018 tarihli tahsilat makbuzuyla 21.01.2019 vade tarihli 40.650,00 TL bedelli, 21.02.2019 vade tarihli 40.740,00 TL bedelli ve 21.03.2019 vade tarihli 40.650,00 TL bedelli olmak üzere toplamda 3 adet senet keşide edildiği, iş bu senetlerin 31.12.2018 tarihinde davalı kayıtlarında mevcut olduğu, ayrıca davacı tarafça ibraz edilen Davalı ...Anonim Şirketi tarafından davacı ... adına düzenlenen  28.12.2018 tarihli tahsilat makbuzunun alt kısmında ... nolu 30/11/2018 keşide tarihli 75.000 TL. Ve ... nolu  31/12/2018 keşide tarihli 33.000 TL. bedelli çeklerin yerine verildiğinin yazıldığı olduğunun görüldüğü,  bu durumda dava konusu edilen 31.12.2018 keşide tarihli ... seri nolu 33.000,00 TL'lik çekin davalı ticari defterlerinde  07.01.2019 tarihinde çek iade kaydı yapıldığı halde çekin davacı tarafa iade edilmeyerek 11/07/2019 tarihinde  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğu, dava konusu edilen 28.02.2019 keşide tarihli ... seri no.lu 20.000,00 TL'lik çekin banka sorumluluk bedeli olan 1.600,00 TL. düşüldükten sonra davacı tarafından davalıya  18.400,00 TL. Lik kısmında ödenerek davalı defterlerinde 20/03/2019 tarihli ödeme kaydı olduğu ve bu çekinde davalı tarafından davacıya iade edilmeyerek 11/07/2019 tarihinde  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunun anlaşıldığı, 6100 Sayılı HMK.' nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı,  davalı tarafın kendi ticari defterlerine göre dava konusu çeklerden kaynaklı alacaklı olmadığının tespit edildiği, davalı tarafın davacının dava dışı ...'in davalı şirkete olan ödemelerini ... Proje adıyla gerçekleştirdiğini, dolayısıyla davacı tarafın iddia ettiği gibi haksız şekilde çek ve senet tahsilatı yapılmadığına yönelik savunmasının davalı tarafça yazılı delillerle ispat edilemediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da  görülmediği, İlk Derece Mahkemesinin kabul ve  gerekçesine  göre davalı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Borçlu aleyhine takip başlatan alacaklının İİK'nın 72/5 maddesi gereğince kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için haksız olmasının yanısıra kötüniyetli olması da şarttır. Dosya kapsamına göre ve yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde, tacir olan  davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının borçlu olmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği  halde,  davacı hakkında  icra takibi başlatan davalının haksız ve kötü niyetli  olduğu anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle,  davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak dairemizce davanın kabulüne ve davalı takip alacaklısının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığından; İ.İ.K.m.72 maddesi gereğince dava değeri üzerinden %20 si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  yönelik yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)Davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, B)Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/06/2022 tarih ve 2020/86 Esas-2022/455 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; 1-Davanın  KABULÜ ile davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı icra takiplerine konu ... Bankasına ait, ... çek nolu, 28/02/2019 ibraz tarihli 20.000,00 TL bedelli keşidecisi ... olan çek ile ... Bankasına ait ... çek nolu, 31/12/2018 ibraz tarihli 33.000,00TL bedelli keşidecisi ... olan çekten  dolayı DAVACININ BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2- İİK'nun 72 maddesi gereğince dava değeri olan 60.386,25 TL. 'nin %20 si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.372,46-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.031,25-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.341,21-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 8.650,21-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan; 54,40-TL Başvuru Harcı, 843,12-TL Peşin/nisbi Harç, 188,13-TL Tamamlama Harcı, 1.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 181,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam: 2.767,15 TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Bakiye gider avansının talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 7-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 8-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 9-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 3.372,46-TL istinaf karar harcından, davalı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 843,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.529,34‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 11-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 13-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/05/2025 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cae711e78e837401","SID":"0df329103dfc9e78"}}