{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/7 <br>KARAR NO: 2025/876<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/07/2024<br>NUMARASI: 2024/375 Esas - 2024/422 Karar<br>DAVA: Tazminat (Rekabet Yasağı Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.02.2023 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile rekabet yasağı sözleşmesi akdedildiğini, davalının müvekkili şirkette satış pazarlama ve klinik destek sorumlusu olarak göreve başladığını, sözleşmenin 30.11.2023 tarihinde sona erdiğini ve davalının işinden istifa ederek, işverenden alacağı kalmadığını belirterek müvekkilini ibra ettiğini, daha yüksek ücretle rakip firmaya geçtiğini beyan ettiğini, rekabet sözleşmesi uyarınca davalının işten ayrıldıktan sonra 24 ay boyunca İstanbul, Ankara ve İzmir illerinde ürodinami ve üroflowmetre ve sarfları,  gastroenteroloji pH metre-empedans-motilite sistemleri ve sarfları, pelvik taban rehabilitasyon cihazları ve sarfları, prostat füzyon biyopsi cihazları ve sarfları HOLEP lazer cihazları ve sarflarının satışı için rakip bir şirkette çalışmayacağını taahhüt ettiğini, taahhüde aykırılık halinde bir yıllık brüt maaş kadar tazminat ödeneceğini, davalının rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranarak rakip şirkette çalışmaya başladığını ileri sürerek, davacının  rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davrandığının tespiti ile 491.772,00 TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Taraflarca rekabet yasağı konusunda anlaşma yapılmışsa işveren, sözleşmeye aykırı davranıldığını ileri sürerek cezai şart ya da tazminat talebinde bulunabilecektir. Bu nedenle, burada borcun kaynağı kanun değil, iş sözleşmesidir. Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağının sona ermesini düzenleyen 447.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak ya da işçi tarafından haklı nedenle feshedilmiş olması halinde rekabet yasağının sona ereceği düzenlenmiş olup, haklı fesih müessesesinin iş hukuku ilkeleri çerçevesinde İş Mahkemeleri tarafından takdir edilmesi gereken bir durum olduğu ve uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu...\" gerekçesiyle, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Görevsizlik kararının hatalı olduğunu, taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesine göre, davalının işten ayrıldıktan sonra sözleşmede sayılan cihazların satışı için rakip bir şirkette çalışmayacağının taahhüt edildiğini, aksi halde 1 yıllık brüt maaş miktarı kadar tazminat ödeneceğini, davalının işten ayrıldıktan sonra rakip şirkette çalışmaya başladığını, davacı ile müvekkilinin  iş ilişkisinin sona ermesinden sonra haksız rekabete yol açacak bir eylemde bulunmasına mahal vermemek üzere yapılan anlaşmaya uyulmamasından kaynaklanan davanın iş davası olmadığını, taraflar arasında şu anda bir işveren-işçi ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayalı olarak TBK'nın 444 ve devamı maddeleri uyarınca   tazminat   istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine  karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında 09.12.2016 tarihli iş sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmenin 9.maddesinde davalı işçi aleyhine rekabet yasağı düzenlenmiştir. Rekabet yasağı, 6098 sayılı TBK'nın Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ila 447. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.  Öte yandan, TBK’nın 445/1. maddesi hükmüyle, rekabet yasağı  kaydının  işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin  türü  bakımından   uygun   olmayan   sınırlamalar   içeremeyeceği  hüküm  altına  alınmıştır. Bununla birlikte Kanun'un 445/2. maddesinde ise hakime, sözleşmede yer alan aşırı nitelikte rekabet yasağını kapsam ve süre yönünden sınırlayabilme yetkisi verilmiştir. İş görme ve sadakat borçları, açıkça kararlaştırılmasa bile her iş sözleşmesinde vardır. Sözleşme sona erdikten sonraki dönemde rekabet etmeme borcu ise ancak iş sözleşmesi taraflarının açıkça kararlaştırmaları halinde ortaya çıkar. İş sözleşmesi devam ederken, işçinin rekabet sayılacak davranışları ise “doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar olup” İş Kanunu’nun 25/II-e kapsamına girer ve işveren için haklı fesih nedeni oluşturur. Rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi halinde ise işçi,  zararı tazmin ile mükelleftir. Bu kapsamda, iş akdinin devamı sırasında işçinin sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasağına aykırılık halinde, bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesidir (Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/27017 Esas,  2020/665 Karar sayılı kararı). Ancak, somut olayda davacının  talebi, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra davalının davacı şirketlerle aynı iştigal konusunda faaliyet gösteren bir başka  şirkette  çalışmaya başlamasına dayanmaktadır.  Yani, dava konusu eylem, davalı işçinin, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonraki rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıdır. Davacının talebinin, TBK'nın 444 ve devamı maddelerinde düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesine aykırı eylemler nedeniyle cezai şart talebine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Ticari davaları düzenleyen TTK'nın 4/1-c maddesi gereğince, işçinin rekabet yasağına ilişkin TBK'nın 444 ilâ 447. maddelerinde düzenlenen uyuşmazlıklar mutlak ticari dava olup, bu tür dava ve uyuşmazlıklara ticaret mahkemelerince bakılması gerekir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin  07.02.2019 tarihli ve 2015/33389 Esas, 2019/2979 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.02.2015 tarihli ve 2014/19137 Esas, 2015/1379 Karar,  27.04.2015 tarihli ve 2015/4187 Esas, 2015/5893 Karar, 17.05.2018 tarihli ve 2016/11603 Esas, 2018/3697 Karar sayılı  kararı ile Yargıtay HGK'nun  29.02.2012  tarih  ve  2011/11-781 Esas,  2012/109  Karar  sayılı kararı). Bu açıklamalar ışığında, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde yapılan düzenlemenin, TTK'nın 4/1.c maddesini ortadan kaldırdığından söz edilemeyeceği, Dairemizin yerleşik kararları, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin 03.12.2021 tarih ve 2021/1534 Esas, 2021/6811 Karar ilamı ile TTK'nın 56.ve 4/1-a maddeleri uyarınca ve ayrıca henüz gerekçeli olarak yayınlanmayan Yargıtay İBBGK'nun 13.06.2025 tarihli kararı uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığa ticaret mahkemesince bakılması gerekirken, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının  kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.3. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,  3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden yapılacak yargılama sonucunda verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, 22.05.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1ac398466d10f19","SID":"5382b76f75dda146"}}