{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/712 <br>KARAR NO: 2025/882<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 15.11.2023<br>NUMARASI: 2023/714 Esas - 2023/898 Karar <br>DAVA: Şirketin İhyası<br>Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince ihyası talep edilen ... Sanayi ve Ticaret AŞ'ye karşı Bakırköy 2. İş Mahkemesinin 2017/275 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açıldığını, şirketin terkin edildiğinin öğrenilmesi için mahkemece süre verilerek davalı şirketin ihyası için dava açılmasının istendiğini ileri sürerek, tasfiye halinde ... Sanayii ve Ticaret A.Ş'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Kurum vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin TTK'nın 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34.maddesi çerçevesinde işlem yaptığını ve davanın açılmasına sebep olmadığını, müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerle müvekkili yönünden açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Tüm dosya kapsamından  davacının  ihyasını istediği şirket aleyhine Bakırköy 2. İş mahkemesinin 2017/275 Esas sayılı dosyası ile açılan tespit davası olduğu gözetildiğinde iş bu davayı açmasında da hukuki yarar bulunduğu anlaşılmış şirketin ihyası koşullarının bulunduğu davada davanın kabulüne İstanbul Ticaret Sicilinin ... siciline kayıtlı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin Bakırköy 2.iş mahkemesinin 2017/275 esas sayılı dosyası ile  sınırlı olmak kaydı ve şartıyla ihyasına ,şirket ortağı-yetkilisi ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına  karar vermek gerekmiş kısa kararda 2022/342 Esas sayılı dosya da belirtilmiş ise de maddi hata ile eklendiği...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul Ticaret sicilinin ... numarasında kayıtlı ... Sanayi ve Ticaret AŞ'nin Bakırköy 2.İş Mahkemesinin 2017/275 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak kaydıyla, TTK'nın 547. maddesi gereğince ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin TTK'nın 547/2. maddesi gereğince tescil ve ilanına, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı kurum  vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 7511 sayılı Yasanın 16. maddesine göre, müvekkilin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin yaptığı işlemlerin terkine ilişkin mevzuata uygun olduğunu, yapılan incelemede terkin edilen şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi ile 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin 5. maddesi kapsamında; “Aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılmaması“ gerekçeleriyle resen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 31.07.2013 tarihinde yukarıda belirtilen gerekçelerle sicil kaydının re'sen terkin edildiğini, müvekkilince şirket ve yöneticilerine ihtarlar gönderildiğini, şirketin davasının bulunduğuna ilişkin bir uyarı gelmediği gibi genel kurulların da yapılmadığını, şirkete gönderilen ihtarın 26.04.2013 tarihinde şirket yetkilisi ...'a yollanan ihtarın ise 09.04.2013 tarihinde tanınmadığı gerekçesiyle iade edildiğini, tebligatın eksik yapıldığı kabul edilse bile müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, terkin için bildirimin bilinen adreslere gönderilmesinin yeterli olduğunu, davacının da, müvekkilinin terkin işleminde usulsüzlük bulunduğunu ileri sürmediğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmaına, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince şirketin sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı sicil müdürlüğü vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, müvekkilice... Reklam Sanayi ve Ticaret AŞ'ye karşı Bakırköy 2. İş Mahkemesinin 2017/275 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açıldığını, yargılama sırasında davalı şirketin sicil kaydının re'sen terkin nedeniyle kapandığının anlaşılması üzerine, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması için mahkeme tarafından kendilerine kesin süre verildiğini ileri sürerek, adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı ve kayıtlarına göre; ihyası istenilen  ...  İnşaat Reklam Sanayi ve Ticaret AŞ'nin 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın  geçici 7.maddesi ile 30.12.2012 tarih 28513 sayılı Resmî  Gazetede yayımlanan Münfesih olmasına veya Sayılmasına ... Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının  Silinmesine ilişkin Tebliğin 5.maddesi uyarınca 31.07.2013 tarihinde sicil kaydının re'sen silindiği anlaşılmaktadır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. TTK'nın geçici 7. maddesine bakıldığında, şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden re'sen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret  sicilindeki  kayıtlı  son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği,  4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan  şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği düzenlemeleri yer almaktadır. TTK'nın geçici 7. maddesindeki sebeplerle re'sen terkin edilen şirketin ihyası davasında. husumetin sadece ilgili Ticaret Sicil Memurluğuna yöneltilmesi gerekmekte olup  eldeki davada da dava doğru şekilde Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun  28.09.2021 tarihli ve  2017/11-3184  Esas,  2021/1107 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bu yöndeki kararları sonrası TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında ihyasına karar verilen şirketlere de tasfiye memuru atanması gerektiği kabul edilmiş ve mahkemece önceki yönetici tasfiye memuru olarak atanmıştır.İlk derece mahkemesince, davalı kurumca gönderilen belgeler arasında, ihyası istenilen şirket ve yetkililerine ihtarın usulüne uygun gönderilmediği ve bu nedenle terkin işleminin usulsüz olduğu gerekçesiyle yasal hasım olan davalı yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmuştur. Dava dilekçesinde terkin işleminin usulsüz olduğu  davacı tarafından ileri sürülmemiştir.  Davalı bu davada yasal hasımdır. TTK'nın geçici 7. maddesi ile belirli koşullarda ticari şirketlerin sicilden terkin edilmesi için gerekli işlemlerin yapılması hususunda davalıya görev verilmiştir. Davacının, sadece şirketin ihyasını talep ettiği,  herhangi bir Yasa hükmüne dayanmadığı dikkate alındığında ve geçici 7. maddede gösterilen şartlar gerçekleşmeden şirketin terkin edildiğini ileri sürmediğine göre, mahkemece davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğu kabul edilerek yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Şirketin ihyasın eksik bırakılan bir tasfiye işleminin tamamlanması için TTK'nın 547. maddesine kıyasen yapılması nedeniyle yasal hasım olan davalının yargılama giderlerinden sorumlu olmaması nedeniyle, davalı vekilinini istinaf başvurusu yerinde görülmüştür (Yargıtay 11. HD'nın 2020/2299 E- 2020/4113 K sayılı, 14.10.2020 Tarihli kararı). Diğer taraftan, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/2866 Esas, 2024/4419 Karar ve 29.03.2024 tarihli ilamında; \"...Temyiz konusu kararda hüküm tarihi itibarıyla bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte 29.05.2024 tarihli 32560 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16 ncı maddesi ile \"...6102 sayılı Kanunun geçici 7'nci maddesinin on beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz.” düzenlemesine yer verilmiş olup anılan Kanun'un 23 üncü maddesinde bu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.. Bu durumda anılan hüküm uyarınca dava konusu terkin işlemi nedeniyle davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir...\" ifadelerine yer verilmiştir. Bu nedenlerle davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir. Ancak söz konusu hata yeniden yargılama yapılması gerektirmediğinden hükmün yargılama giderleri yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi uygun görülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerindren yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yargılama giderleri yönünden düzeltilmek üzere ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının yargılama giderleri yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numarasında siciline kayıtlı iken sicilden terkin edilmiş olan ... Sanayi ve Ticaret AŞ'nin sicil kaydının, Bakırköy 2.İş Mahkemesinin 2017/275 esas sayılı dosyası ve infaz işlemleri ile  sınırlı olmak üzere İHYASINA,  2-TTK'nın 547. maddesi gereğince eski yönetici ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, durumun TTK'nın 547/2. maddesi gereğince  tescil ve ilanına, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra, davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davalı tarafından yatırılan  istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf nispi karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, b-Davalı tarafından harcanan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 650,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.333,10 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 7-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 22.05.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f1e6d2d03b9a00c","SID":"de464b7c10471fc5"}}