{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1385 Esas<br>KARAR NO: 2025/930 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2023/1193 Esas - 2024/772<br>TARİH: 16/07/2024<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ... Ticaret A.Ş. İle müvekkil şirket arasında ... numaralı 05/05/2018 tarihli Nakliya Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, davalının asıl taşıyıcı olarak taşınmasını üstlendiği emtiaların 05/05/2018 tarihinde Erenköy Gümrük Müdürlüğü nezdinde gümrük çıkış işlemlerinin tamamlanarak .../... çekici ve dorse plakalı araca parsiyel olarak yüklendiğini, aynı tarihte varış noktası olan İspanya'ya hareket ettiğini, 10/05/2018 tarihinde araç seyir halinde iken çekici ve dorse sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu trafik kazası meydana geldiğini ve tüm yüklerin hasar gördüğünü, meydana gelen trafik kazası sonucu dava dışı sigortalının müvekkil şirketi bilgilendirdiğini, müvekkil sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya 99.968,43-TL ödeme, ekspertiz işlemleri için de 8.412,50-TL ödeme gerçekleştirildiğini, davacı şirketin trafik kazası nedeniyle kullanılamaz hale gelen dava dışı sigortalıya ait emtialarında meydana gelen hasar sonucu ödediği hasar tazminatının sorumlu davalıdan rücu talebinde bulunduğunu, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine, davalıya karşı Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, muaccel olan alacağın teminat altına alınması için davalının mal varlığı üzerinde alacak miktarını karşılayacak ölçüde ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada taşıma tarihinin 05/05/2018 olduğunu, kaza tarihinin ise 10/05/2018 olduğunu, davacının davaya konu takibi 25/09/2019 tarihinde başlattığını, hasar tarihi ile takip tarihi arasında 1 yıl 4 aylık bir süre geçtiğini, davacının İİK m.67 uyarınca düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra davayı ikame ettirdiğini, aktif ve pasif husumet itirazlarının da bulunduğunu, söz konusu kazanın araç sürücüsünün önlemesine imkan bulunmadığını, kazanın taşıyıcının önlemeyeceği bir sebepten meydana geldiğini, yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemece re'sen dikkate alınacak gerekçelerle; zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine, her halükarda itirazlarının kabulü ile davanın reddine, davanın, ... \"...\" 3... / BULGARİSTAN adresinde mukim ... Ltd. Şirketine ihbarına, Kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatan davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 16/07/2024 tarih 2023/1193 Esas - 2024/772 sayılı kararında; \" Dava, Davacı Sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısına emtiasının zayi olması sebebiyle ödediği tazminat bedelinin davalı taşıma şirketinden tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalının itirazının iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı/alacaklının, davalı/borçlu aleyhine 108.380,93-TL asıl alacak, 17.775,96-TL işlemiş faiz, 126.156,89-TL toplam alacak üzerine takip başlattığı, ödeme emrinin davalıya tebliğini takiben davalı/borçlu tarafından takibe itirazı üzerine takibin durduğu,  İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.CMR Konvansiyonu'un 1. Maddesinde, sözleşmenin, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda davaya konu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.CMR'nin 32/1. Maddesine göre, CMR Konvansiyonu gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Dava açma süresi kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde,işlemeye başlar. Maddenin 2. fıkrasına göre ise, yazılı bir istemin, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteleyeceği düzenlenmiştir.Davacının, sigortalısına ait emtianın davalı tarafından nakliyesi sırasında hasara uğrayıp uğramadığı, hasar sebebiyle davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, hasar sebebiyle davacı tarafından sigortalısına ödenen bedelin davalıdan talep edilip edilemeyeceği, talep edilebilecekse miktarının ne olduğu hususlarından önce davalının, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığına ilişkin itirazını değerlendirmek gerekmiştir.Davacı sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ' nin taşımaya konu emtiasını taşımadan kaynaklı risklere karşı  ... poliçe numaralı 05.05.2018 tarihli Nakliyat Sigorta Poliçesi kapsamında sigortaladığı, davalının akdi taşıyıcı olduğu, davalının taşınmasını üstlendiği emtialar, 05.05.2018 tarihinde Erenköy Gümrük Müdürlüğü nezdinde gümrük çıkış işlemleri tamamlanarak .../... Çekici ve dorse plakalı araca Parsiyel Yük olarak yüklenerek aynı tarihte varış noktası olan İspanya'ya hareket ettiği, davaya konu sevkiyat evraklarına emtianın göndericiden teslim alınması sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği teslimat sırasında fark edilen hasardan davalı taşıyıcının CMR m.17/1 gereği sorumluluğu olduğu, davalıların meydana gelen hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları tespit edilmiş ise de davalının zamanaşımı itirazı üzerine öncelikle bu hususta inceleme yapmak gerekmiştir. CMR 32/1 cümlesi hükmüne göre yapılan taşımalardan doğacak davaların 1 yıl içerisinde açılması gerektiğinin düzenlendiği, zamanaşımı süresinin yükün taşıyıcı tarafından teslim tarihinde başlayacağının kabul edilmesi gerektiği, yükün taşıyıcıya teslim tarihinin 05.05.2018 olduğu, bu durumda CMR 32. maddesi uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresinin yükün taşıyıcı tarafından teslim alındığı tarihten itibaren başlaması gerektiği, bu tarihten itibaren davacının talebinin en geç 60 gün sonrası 04/07/2018 tarihine kadar yapması  gerektiği (Yargıtay 11. HD 2016/798 esas, 2016/6249 karar), oysa davacının ilk olarak icra takibini  25/09/2019 tarihinde başlattığı, CMR Konvansiyonu 32/1. maddesine göre CMR sözleşmesine göre yapılan taşımalardan doğan davaların bir yıl içinde açılması gerektiğine ilişkin düzenleme dikkate alındığında işbu davanın bir yıllık süreden sonra açılmış olduğunun ve davalının zamanaşımı itirazının yerinde olduğu kanaatine varılarak zamanaşımı süresinde açılmayan davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.\"gerekçesi ile, ''Davanın, zamanaşımı nedeniyle Reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket tarafından dava dışı ... Ticaret A.Ş. İle müvekkili şirket arasında ... numaralı 05/05/2018 tarihli Nakliya Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, dava dışı sigortalı tarafından İspanya'da yerleşik ... Firmasına 04.05.2018 tarih ve ... / 18 ve 19 numaralı faturalar muhteviyatı 11 palet  - 117 Adet (Net 1.904,00 Kg, Brüt 2.283,00 Kg) Gerilim ve Akım Transformatörleri emtiaları satıldığını, satışı gerçekleştirilen sigortalı emtiaların Türkiye'den İspanya'ya kadar olan karayolu nakliyesi ... Dağ. Ve Tic. A.Ş.'nin üstlendiğini, dava konusu emtialar, 05.05.2018 tarihinde Erenköy Gümrük Müdürlüğü nezdinde gümrük çıkış işlemleri tamamlanarak .../... Çekici ve dorse plakalı araca Parsiyel Yük olarak yüklenerek aynı tarihte varış noktası olan İspanya'ya hareket ettiğini, 10.05.2018 tarihinde Selanik Oraiokastrou'dan Atina istikametine seyir halinde iken çekici ve dorsenin sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması sonucu oluşan trafik kazasında sigortalı emtiaların da içerisinde bulunduğunu, tüm yüklerin hasar gördüğünü, kaza sonrasında emtiaların toparlandığını, başka bir tıra yüklenerek ... kurtarma tesislerine sevkinin sağlandığını, meydana gelen trafik kazası sonucu hasar gören sigortalı emtialar bakımından dava dışı sigortalı tarafından doğrudan müvekkili sigorta şirketinin bilgilendirilmiş olduğunu, hasar ihbarına istinaden alanında uzman ve bağımsız ekspere açılan hasar dosyası atandığını, kurtarma tesislerine çekilen emtialar üzerinde gerçekleştirilen eksper incelemeleri akabinde 117 adet emtiadan 98 tanesinin kurtarma sahasında olduğunu, 98 tanesinden 26 tanesinin hafif kirli ve kenar kısımlarında kırıkları, çatlakları barındırdığını tespiti ilk olarak gerçekleştirildiğini, emtiaların kurtarma merkezinden tekrar Erenköy Gümrük Müdürlüğüne getirilmiş olduğunu, beraber, Erenköy Gümrük Müdürlüğünde gerçekleştirilen ikinci eksper incelemelerinde emtiaların transformatör olması nedeniyle emtialar üzerinde hassas bir inceleme yapılması gerekliliği göz önünde bulundurularak ve emtiaların kaza sonrasında ıslanma, kirlenme, çatlama ve kırılmalara maruz kaldığından tamamının hasarlı olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, yönünde kanaate varıldığını, Erenköy Gümrük Müdürlüğüne getirilen emtialar bakımından sovtaj bedeli olarak 13.000,00 TL Teklif alınmış olduğunu, emtiaların gümrükten geri çekilmesi masraflarının sovtaj bedelinden kat be kat fazla olması nedeniyle sovtaj işleminin ekonomik faydasının bulunmaması kanaatiyle emtialar gümrükte bırakılmış olduğunu ve hükmi tam ziya olacağı tespitinin gerçekleştirildiğini, sonuç olarak sigortalı emtiaların hükmi tam ziya olmaları nedeniyle müvekkili sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya 99.968,43 TL ödeme gerçekleştirildiğini, müvekkili sigorta şirketi ödemiş olduğu hasar tazminatı bedeli tutarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, dava konusu hasarın giderilmesinden davalı ... Lojistik'in sorumluluğu bulunması nedeniyle davalıya karşı icra takibi başlatılmış olduğunu, ancak davalı tarafça itiraz edilmesi akabinde itirazın iptali davası yerel mahkeme nezdinde ikame edildiğini, Yerel mahkemece gerçekleştirilen yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra ikame edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, hükmün gerekçesinde; \"CMR 32/1 cümlesi hükmüne göre yapılan taşımalardan doğacak davaların 1 yıl içerisinde açılması gerektiğinin düzenlendiğini, zamanaşımı süresinin yükün taşıyıcı tarafından teslim tarihinde başlayacağının kabul edilmesi gerektiğini, yükün taşıyıcıya teslim tarihinin 05.05.2018 olduğunu, bu durumda CMR 32. maddesi uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresinin yükün taşıyıcı tarafından teslim alındığı tarihten itibaren başlaması gerektiğini, bu tarihten itibaren davacının talebinin en geç 60 gün sonrası 04/07/2018 tarihine kadar yapması gerektiğini (Yargıtay 11. HD 2016/798 esas, 2016/6249 karar), oysa davacının ilk olarak icra takibini 25/09/2019 tarihinde başlattığını, CMR Konvansiyonu 32/1. maddesine göre CMR sözleşmesine göre yapılan taşımalardan doğan davaların bir yıl içinde açılması gerektiğine ilişkin düzenleme dikkate alındığında işbu davanın bir yıllık süreden sonra açılmış olduğunun ve davalının zamanaşımı itirazının yerinde olduğu kanaatine varılarak zamanaşımı süresinde açılmayan davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.\" denilerek hatalı bir şekilde davalı itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından kurulan karar bakımından, CMR Konvansiyonu'nun 32. Maddesinin 1. Fıkrası esas alınmış olmakla beraber, 2. Fıkrada yer verilen durumun somut uyuşmazlık bakımından var olup olmadığının dikkate alınmadığını, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu alacağa konu olan icra takibinin CMR Madde 32/1 fıkrasında yer alan 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde başlatılmamış olduğunun tespitine yer verildiğini, ancak eksik ve hatalı bir şekilde tanzim edilmiş olan bilirkişi raporunda, somut uyuşmazlık kapsamında CMR Madde 32/2 fıkrasında belirtilen taşıyıcıya karşı başvuru yapıldıktan sonra taşıyıcı tarafından kesin dönüş, kesin ret, kesin kısmen kabul geri dönüşü gerçekleşene kadar dava açma süresinin durmuş olacağı hususunun göz ardı edildiğini, zira davalılar ile dava dışı sigortalı şirkete halef olan müvekkili sigorta şirketi arasındaki mailleşmelere bakıldığında müvekkili sigorta şirketi tarafından, dava dosyasında da mübrez ekspertiz raporu doğrultusunda sorumlulardan emtia hasarına ilişkin rücu talebinde bulunulduğunu ancak; davalı taraflarca bu konuda kesin bir cevap verilmediğini, hasar tutarı bakımından mutabakata varılamadığını ve neticeten hukuki sürecin başlatıldığını, CMR Konvansiyonu 32. Maddesinin 2. Fıkrasına bakıldığında; \"2. Yazılı bir istem, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar. Istemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa aittir. Aynı gayeyle yapılan başka istemler için zaman süresi ertelenemez.\" düzenlemesinin mevcut olduğunu, yazılı bir talep ile muhataba bildirimde bulunulduğu takdirde muhatap tarafından kesin bir cevap verilene kadar dava açma süresinin duracağının açık olduğunu, 10/05/2018 tarihinde meydana gelen hasar sebebiyle, müvekkili sigorta şirketi tarafından 22/11/2018 tarihinde davalıya rücu mektubu gönderildiğini, bu nedenle 22/11/2018 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin durduğunu, davalı ... Lojistik ya da sigortacısı tarafından kesin bir ret yazısı gelmediğinden, CMR m.32/2 uyarınca zamanaşımı süresinin durduğunu, zira, taşıyıcıya bir tazminat talebi yöneltildikten sonra, taşıyıcı duran sürenin tekrar başlaması için ret cevabını açık ve dava açma ihtimali dışında herhangi bir ihtimal bırakmayacak nitelikte olması gerektiğini, söz konusu olayda da ..., PIMK ve bunların sigortacıları tarafından ret yazısı gönderilmediğini, davalılar ile sulh görüşmelerine başlandığını, sonuç alınamadığını, sonuç olarak, söz konusu olayda zamanaşımı 22.11.2018 tarihi itibariyle durduğunu, duran süre zarfında da davalıya karşı icra takibi başlatıldığını, bu açıklamaları doğrultusunda açık bir şekilde dava konusu alacağın zamanaşımına uğramamış olduğunu, yerel mahkemenin aksi yöndeki kararının hatalı olduğunu, (İstanbul BAM, 13. HD., E. 2023/2015 K. 2024/574 T. Kararı, İstanbul BAM, 12. HD., E. 2018/332 K. 2018/1463 T. 22.11.2018 tarihli kararı), ekte sundukları mail yazışmalarından ve rücu mektuplarından görüleceği üzere, davalılara zamanaşımı süresi içerisinde yazılı talepte bulunulduğunu ancak davalılar tarafından icra takibi başlatıldığı tarih dahil olmak üzere herhangi bir kesin ret kararı verilmediğini, Müvekkili sigorta şirketinin rücu istemi ve dava dışı sigortalının zararın giderilmesini davalıdan isteme hakkının, zararın meydana geldiğininin, zarar miktarının tespiti ve rücu muhatabının belirlenmesi ile doğduğunu, yerel mahkeme tarafından esas alınan bilirkişi raporunda huzurdaki davanın zamanaşımı süresinin, geçtikten sonra başlatılan icra takibi sonucunda işbu davanın açılmış olduğu belirtildiğini, ancak bilirkişi tespitlerinde bu konuda eksiklik mevcut olduğunu, dava konusu hasar bedelinin davalıdan rücu edilmesine ilişkin zamanaşımı süresi müvekkili sigorta şirketinin hasar ödemesini gerçekleştirdiği tarihten itibaren başladığını, zira, rücu muhatabı olan davalının dava konusu konusu taşıma işleminden kaynaklı sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti ve zarar miktarının belirlenebilmesinin gerekli incelemelerin yapılması sonucunda ortaya çıktığını, bu kapsamda da gerek konvansiyonda gerek TTK'da düzenlenen 1 yıllık dava açma süresinin başlangıcında esas alınacak tarihin sigorta şirketinin sigortalısına ödemeyi gerçekleştirdiği tarih olduğunu, davalının temerrüde düşme tarihinin de ödeme tarihi olmasındaki sebepte bu durumdan kaynaklandığını, bu kapsamda, ödeme tarihi olan 13.11.2018 tarihinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde dava konusu icra takibi 25.09.2019 tarihinde başlatıldığını, bu durumun sayın mahkemece dikkate alınması gerektiğini, çünkü bilirkişi heyetince ödeme tarihi, icra takibi tarihi, itiraz tarihleri vb. tüm tarihlerin belirtildiğini, bu hususta kanaate sayın mahkemece varılması gerektiğini belirttiğini, İleri sürerek;  yukarıda açıklanan nedenler ile; tehiri icra taleplerinin kabulüne,  istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne veya  dosyanın esasına girilmek üzere yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; uluslararası karayolu taşıması sırasında hasarlanan emtia nedeniyle poliçe kapsamında sigortalısına ödeme yapan davacının, hasar tutarının davalı taşıyıcıdan rucuen tahsili amacıyla başlattığı ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; istinaf dilekçesi ekinde sundukları rücu yazısı ve e-mail yazışmaları kapsamına göre davalı yana rücu mektubu gönderildiğini ve yazılı olarak tazmin isteminde bulunulduğunu, bu nedenle CMR 32/2 fıkrası uyarınca zamanaşımının davalıya yazılı istemin iletilmesi ile durduğunu, mahkemece bu hususunun dikkate alınmadığını, aksi kabul edilse dahi zamanaşımının başlangıç tarihinin davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarih olduğu, bu tarihten itibaren zamanaşımı süresinin gerek takip, gerekse dava tarihi itibariyle dolmadığı yönündedir. Davacının sigortalısı ... Elektrik firmasın ait emtianın İstanbul'dan Vizcaya/ İspanya'da mukim alıcısına taşınması işinin davalı akdi taşıyıcı tarafından organize edildiği, CMR senedine göre yükün 05/05/2018 tarihinde alt taşıyıcıya ait tıra parsiyel olarak yüklendiği,  seyir esnasında 10/05/2018 tarihinde tır şoförünün aniden önüne çıkan araca çarpmamak için frene bastığı esnada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada davacıya ait emtianın hasarlandığı, emtianın bu hasar nedeniyle kullanılamaz hale geldiği, sigortalının hasar ihbarı sonucu yaptırılan eskpertiz incelemesi neticesinde 13/11/2018 tarihinde davacının sigotalısına 99.968,43-TL ödeme yaptığı, sigortalının davacıyı ibra ettiği, ayrıca alacağını davacı sigortacıya temlik ettiği anlaşılmıştır. Davalı ile davacının sigortalısı arasındaki taşıma sözleşmesi uluslararası karayolu taşımasına ilişkin bulunduğundan, bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklara  CMR Kovansiyonu hükümlerinin uygulanacağında duraksama yoktur. Konvasiyonun zamanaşımına ilişkin 32/1 maddesi uyarınca; konvansiyona tabi  taşımalardan doğacak davalar bir yıllık zamanaşımına tabidir.  Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda zamanaşımı süresi üç yıldır. Zamanaşımını süresinin ne zaman aşlayacağı Konvansiyonun 32/1 fıkrasının alt bentlerinde düzenlenmiştir. Buna göre zamanaşımı süresi, teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren; tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra,  kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde; bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda işlemeye başlar. Somut olayda davacının talebi, taşıma sözleşmesi sırasında meydana gelen kaza nedeniyle hasarlanan sigortalısına ait emtia nedeniyle ödenen hasar tutarının davalı taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkin olup, ağır kusur ve kasten kötü hareketi gerektirecek bir durum mevcut olmadığından zamanaşımı süresi bir yıldır ve sürenin başlangıcı Konvansiyonun 32/1-a bendi uyarınca yük alıcıya teslim edilemeden hasara uğradığından hasar tarihi olan 10/05/2018 tarihinde işlemeye başlayacak ve 11/05/2019 tarihinde dolacaktır. Davacı tarafından dava konusu ilamsız takibin bir yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 24/09/2019 tarihinde başlatıldığı anlaşılmıştır. Davacı yanın zamanaşımı süresinin, davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarih itibariyle işlemeye başlayacağına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Konvansiyon'un 32/3 fıkrası ile zamanaşımını durduran ve kesen sebepler bakımından ilgili iç hukuk kurallarına atıf yapılmış ve fakat taşıyıcıya yöneltilecek talepler bakımından Konvasiyon'un 32/2 fıkrasında zamanaşımını durduran özel bir düzenleme yapılmıştır. Buna göre; yazılı bir istem, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar. İstemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa aittir. Aynı gayeyle yapılan başka istemler için zaman süresi ertelenemez.(bkz. Akıncı, Ziya; Karayolu ile Milletlerarası Eşya Taşımacılığı ve CMR, Seçkin Yayınevi, Ankara, 1999, s.174, Gençtürk, Muharrem; Uluslararası Eşya Taşıma Hukuku, Genel Kavramlar, Gecikemeden Doğan Sorumluluk, Vedat Kitapçılık, İstanbul 2006, s.275). Somut olayda; dava dilekçesinde ve dilekçeye ekli deliller içerisinde, yine mahkemece celbedilen hasar dosyası içerisinde, davacı veya sigortalısı tarafından davalı taşıyıcıya bir yıllık zamanaşımı süresi dolmadan önce ödeme yapılması talebiyle yazılı olarak başvurulduğuna dair belge bulunmadığı, istinaf dilekçesi ekinde davalı yana tebliğ edilmiş bir rücu yazısı bulunmadığı gibi,  sunulan e-mail yazışmalarına da dava dilekçesinde delil olarak dayanılmadığı anlaşılmıştır. Nitekim mahkemece alınan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de, davalı yana gönderilmiş bir rücu yazısından veya istinaf dilekçesine ekli e-mail yazışmalarından bahsedilmediği, yalnızca zamanaşımı süresinin dava dışı sigortalıya ödemenin yapıldığı tarih itibariyle işlemeye başlayacağına dair itiraz ileri sürüldüğü görülmüştür.  HMK'nun 357/1 fıkrası uyarınca istinaf aşamasında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar dinlemeyeceği gibi, yeni delil sunulması da mümkün değildir. Bu saptama karşısında, davacı yanın  CMR Konvansiyonu'nun 32/3 fıkrasına göre davalıya yapılan yazılı rücu bildirimi ile zamanaşımının durduğuna yönelik delillerinin mahkemece değerlendirilmediğine yönelik istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesince, davalının cevap dilekçesi ile süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'inin yerinde olup olmadığına yönelik delillerin tartışılıp değerlendirilmesi sonucu  davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1bd22eda03ac57fd","SID":"80671983f8a3e124"}}