{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2024/1193 <br>KARAR NO\t: 2025/736 <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13.05.2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/277 Esas 2024/362 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 29.05.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 29.05.2025<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacılar vekili, 05.07.2022 tarihinde ...’e ait olup kazada vefat eden ...’in idaresinde ve zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan ... plakalı aracın önündeki kırmızı renkli aracın sağından geçmek için manevra yaptığı sırada çok süratli ve alkollü olması sebebiyle sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda otobüs durağında bulunan davacılara çarparak ağır şekilde yaralanmalarına sebebiyet verdiğini, kazada sürücü ...’in vefat ettiğini, mirasçılarının anne ve babası olan davalılar ... ve ... olduğunu, Güvence Hesabına yapılan başvuruda taleplerinin karşılanmadığını, arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davalıların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davanın 6100 sayılı HMK'ın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL tedavi ve bakıcı gideri, davacı ... için 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL tedavi ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 600,00 TL maddi  kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... ve ...’dan alınarak kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili, davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davalının müteveffa ...’in mirasını 4721 sayılı TMK’nın 609. maddesi uyarınca Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/1080 Esas, 2022/1064 Karar sayılı ilamı ile reddettiğini, davalı annenin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını ve davanın usulden reddini talep ettiğini, davaya konu alacakların zamanaşımına uğradığını, trafik kazasının iddia edildiği gibi gerçekleşmediğini, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, illiyet bağının kanıtlanması gerektiğini, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmasını, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, 24.04.2024 tarihli ara kararıyla davalı ... yönünden davanın asıl dosyadan tefrikine karar verilerek eldeki dava dosyası oluşturulmuş, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olduğu, davalı ...'un ...'in mirasını 4721 sayılı TMK'nin 609. maddesi uyarınca Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/1080 Esas, 2022/1064 Karar sayılı kararı ile reddettiği gerekçesi ile; davalı ... yönünden 6100 sayılı HMK'nin 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca davalı sıfatına ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde, davanın davalı ... yönünden usulden reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu, davalı tarafça sunulmuş olan mirasın reddine ilişkin kararı sonradan öğrenmiş olmakla beraber davanın selameti adına bir husumet yokluğu olarak değerlendirilmesini kabul etmediklerini, mirasın reddinin haksız fiilden kaynaklanan sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını, haksız fiilden kaynaklanan davalarda müteselsil sorumluluğun esas olup davanın usulden reddinin hak arama özgürlüğünü ihlal ettiğini, somut olayda davalının sorumluluğunun tartışılması gerektiğini, mirasın reddine ilişkin ilamın husumet yönünden eksiklik olarak değerlendirilemeyeceğini, mirasın reddini bilebilecek durumda olmamaları nedeniyle davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmak için kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu, davadan önceki ticari dava zorunlu arabuluculuk sürecinde de mirasın reddedildiğine ilişkin bir delil de elde edilmesinin mümkün olmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müteveffanın mirasçılarının taraf olarak göstermelerinin iyiniyet ve dürüstlük temenniyle inşa edildiği ve mevcut durumu bilmeyeceklerini belirterek davacılar yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin adil yargılanma hakkına ve dürüstlük ilkesine açık ihlali olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacılar vekili, 05.07.2022 tarihinde davalı ...'e ait olup müteveffa ... idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda otobüs durağında bulunan davacılara çarparak ağır şekilde yaralanmalarına sebebiyet verdiğini, davalılar ... ve ...'in vefat eden sürücü ...'in mirasçıları olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, mahkemece davalı ... yönünden tefrik kararı verilerek ...'in mirasını 4721 sayılı TMK'nin 609. maddesi uyarınca Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/1080 Esas, 2022/1064 Karar sayılı kararı ile reddettiği gerekçesiyle davalı ... yönünden davalı sıfatı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tDosya içeriğinden, 05.07.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların yaralanması nedeniyle 13.05.2023 tarihinde dava dilekçesinde davalı olarak ... plakalı araç maliki ..., vefat eden sürücü ...'in mirasçıları olarak davalı ... ve ... ile ... husumet yöneltilmek suretiyle dava açıldığı, mahkemece  24.04.2024 tarihli ara kararıyla  davalı ... yönünden davanın asıl dosyadan tefrikine karar verildiği, Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/1080 Esas, 2022/1064 Karar sayılı kararı ile sürücü ...'in mirasçılarının babası ... ve annesi ... olduğu, ...'in mirası kayıtsız ve şartsız olarak 4721 sayılı TMK'nin 609. maddesi uyarınca reddedildiğinin tespitine karar verildiği ve kararın 19.04.2023 tarihinde kesinleştiği, bu kararın davalı vekili tarafından 29.05.2023 tarihli cevap dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.<br>\t4721 sayılı TMK'nın Mirasçılardan biri tarafından ret başlıklı 611. maddesinde \"Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer.Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>\tBu halde, yasal mirasçılardan biri mirası reddederse, onun payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi varsa altsoyuna, yoksa diğer mirasçılara geçer. Mirasın açılması  mirasbırakanın ölüm tarihidir. Murisin mirasçıları olan davalı mirası reddetmekle, mirasın açıldığı andan geçerli olacak şekilde mirasçılık sıfatını kaybetmiş, onun payı mirasbırakanın vefatında kendileri hayatta değilmiş gibi, mirasın açıldığı andan geçerli olacak şekilde hak sahiplerine geçer.<br>\tDavada sıfat, tarafın dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Sıfat, davanın tarafı ile dava konusu hak arasında \"hak ilişkisine dayalı bağ\"dır. Taraf ve dava ehliyeti; davanın tarafları ile ilgili olduğu halde sıfat dava konusu hakka ilişkindir.<br>\tMahkeme önünde, maddi hukuka dayalı hakkına dair uyuşmazlığın çözümünü ve himayesini isteyen kişi davacı, kendisine karşı hakkın himayesi istenen kişi de davalıdır. \tDavacı, dava konusu hakkın sahibi, davalı ise hakka uymakla yükümlü olan ve bu hakkı ihlal ettiği düşüncesi ile kendisine karşı hakkın himayesi istenen kişidir. Bir davada, davacı ve davalı sıfatının kime ait olduğu tamamen maddi hukuka göre belirlenir. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen taraf ise de hakkın sahibi veya kendisine karşı hakkın himayesi istenmesi gereken kişiler olmadıkları belirlenir ise davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerekir. Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur.\t<br>\tSomut olayda, 05.07.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepli olarak 13.05.2023 tarihinde açılan davanın dava dilekçesinde, araç maliki ... ve ... yanında kazaya karışan aracın sürücüsü olan ...'in mirasçıları sıfatıyla davalılar ... ve ...'e husumet yöneltildiği, araç sürücüsünün mirasçısı olarak husumet yöneltilen davalı ...'un  Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/1080 Esas, 2022/1064 Karar sayılı kararı ile ...'in mirasının kayıtsız ve şartsız olarak 4721 sayılı TMK'nin 609. maddesi uyarınca reddedildiğinin tespitine karar verildiği ve kararın 19.04.2023 tarihinde kesinleştiği, sürücü ...'in mirasını reddetmiş olması ve kararının kesinleşmiş olması nedeniyle davalı ...'un taraf sıfatını kaybettiği, buna göre hakkındaki davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>\tNe var ki araç sürücüsü ...'in annesi olan ve mirasçısı sıfatıyla kendisine husumet yöneltilen davalı ...'un mirası reddettiğine ilişkin Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/1080 Esas, 2022/1064 Karar sayılı kararının davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde yargılama sırasında dosyaya ibraz edildiği, adı geçen davalıya dava dilekçesinde husumet yöneltilmiş olmasının dürüstlük kuralına aykırı olmadığı gibi mirasın reddi kararının yargılama sırasında ibraz edilmiş olması nazara alındığında davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.<br>\tAçıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca  kaldırılmasına ve istinaf sebebi yapılmayan ve kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>I-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>Buna göre;\t<br>\t1-6100 sayılı HMK'nun 114/1-d, 115 maddeleri uyarınca davalı sıfatına ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,<br>2-Davacıların maddi tazminat talebi yönünden 427,60 TL harç ile davacıların manevi tazminat talepleri yönünden 427,60 TL harç olmak üzere toplam 855,2‬0 TL'nin  davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3-Kararın niteliği gereği taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığını, <br>4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davacılar tarafından yatırılan 427.60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacılara  iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafça yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ile 268,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara tarafa ödenmesine,<br>\t3-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t4-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 29.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br>.<br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3532fd58b191d106","SID":"614357677f547ffb"}}